Belgeler, ABD'nin 74 harekatına sıcak bakmadığına işaret ediyor

banner37

Türkiye'nin 20 Temmuz 1974'te başlattığı Kıbrıs Barış Harekatı öncesinde dönemin ABD yönetiminin, NATO üyesi Türkiye ve Yunanistan arasında bir çatışma çıkma endişesi nedeniyle Türkiye'nin Kıbrıs'a müdahalesine sıcak bakmadığı ortaya çıktı.

Belgeler, ABD'nin 74 harekatına sıcak bakmadığına işaret ediyor
banner99

Diğer yandan dönemin ABD Dışişleri Bakanı Kissinger, harekat hazırlığı öğrenmesiyle birlikte Makarios'un yeniden makamına döneceğine imkan sağlayacağı için Türkiye'ye tepki göstermişti.

ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) erişime açtığı gizli belgelere göre, EOKA terör örgütü lideri Nikos Sampson'un adayı Yunanistan'a bağlamak amacıyla Makarios'a karşı 15 Temmuz 1974'te darbe yapması ve sonrasındaki gelişmeler ABD yönetiminin o günlerdeki öncelikleri arasında başı çekti.

Belgelerde ayrıca dönemin ABD Dışişleri Bakanı Kissinger'in "Kıbrıs'a Amerikan askeri gönderme" konusunda ordudan bilgi aldığı görüldü.

Yaklaşık 12 milyon sayfalık belgeler arasında dikkat çekenlerden biri 16 Temmuz 1974 tarihli "Çok Gizli" damgalı belge oldu.

Buna göre, Richard Nixon yönetiminde dönemin ABD Dışişleri Bakanı olan Henry Kissinger başkanlığında CIA, Pentagon ve birçok kurumun yöneticilerinin katılımıyla "Washington Özel Eylem Grubu" toplantısı düzenlendi. Sampson darbesinin ertesi günü yapılan toplantının konusu sadece Kıbrıs oldu.

Tutanaklara göre, Kissinger toplantıya katılanlardan değerlendirmelerini aldı ve Kıbrıs konusunda izlenecek politikaları belirlemeye çalıştı.

Kissinger'ın TBMM'nin 18 Temmuz'da özel oturumla yapacağı toplantının ne anlama geldiğini sorması üzerine dönemin CIA Direktörü William Colby, "Türkiye'nin güçlerini Kıbrıs'a gönderme niyetinde olduğu" şeklinde yorumladı.

Bunun üzerine Kissinger, "buna inanamıyorum. Makarios'u tekrar iktidarda görmek istemelerine inanamıyorum" dedi. Kissinger, dönemin Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ne (SSCB) yakın olduğu düşünülen Makarios'un yeniden cumhurbaşkanlığı makamına oturması taraftarı değildi.

Sisco müdahalenin amaçlarını anlattı

Aynı toplantıda söz alan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ise Türkiye'nin askeri müdahalesinin iki amaç taşıyacağını, bunların adadaki Türk toplumu korumak ve adayı Yunanistan'a bağlama amacı taşıyan "enosis" politikasını engellemek olduğunu söyledi.

Kissinger ise yine araya girerek, "Makarios'u destekleyecekleri akla hayale sığmıyor" diye konuştu.

Toplantının sonlarına doğru Kissinger, ABD'nin Kıbrıs'taki durumla ilgili iki amacı bulunduğunu söyledi.

Kissinger, şöyle devam etti:

"Amaçlarımızdan biri durumun uluslararası boyut kazanmasını önlemek, ikincisi eğer bir iç savaş çıkarsa komünistlerin durumu suistimal etmek üzere cesaret kazanmasına karşı kendimizi hazırlamak. Yapmamız gereken ilk şey Yunanistan'ı ayrıştırmak ve bunu hemen bugün yapmak. Ayrıca Türkleri de bu işin dışında tutmamız gerekiyor."

"Samson bir 'kukla'"

Darbeci Sampson'u meşru yönetim olarak tanımayacaklarını aktaran Kissinger, Sampson'u bir "kukla" olarak nitelendirdi.

Kissinger, toplantının son bölümlerinde de "öncelikle sahadaki durum nedir, bunu öğrenelim. Daha sonra kimi destekleyeceğimize karar veririz." ifadesini kullandı.

Toplantıya katılanlardan Atina ve Ankara'ya odaklanmalarını isteyen Kissinger, Türkiye'nin ne istediğini bilmek gerektiğini vurguladı.

banner134
Kissinger, toplantı tutanaklarının son cümlesinde ise "Türkleri ve Sovyetleri bunun dışında tutmalıyız. Kıbrıs'taki iç durumun nasıl geliştiğini görmeliyiz." dedi.

"Türkiye'yi geciktirmek asıl sorun"

Takip eden günlerde de CIA Ulusal İstihbarat Bülteni ve diğer belgelerde Kıbrıs konusuna en başta yer verildiği dikkati çekti.

Bu belgelerde Türkiye'nin güneye doğru askeri birliklerini kaydırdığı, olası bir müdahale için askeri önlemler aldığı bilgisi aktarıldı.

CIA'in 19 Temmuz 1974 tarihli "Çok Gizli" damgalı bir başka belgesinde ise CIA Direktörü William Colby'nin Kissinger gibi Türkiye'nin Kıbrıs'a müdahalesini engelleme ya da geciktirme fikrinde olduğu göze çarptı.

Yine Kıbrıs konusunda Dışişleri Bakan Yardımcısı Robert Ingersoll başkanlığında yapılan "Washington Özel Eylem Grubu" toplantısında söz alan Colby, "Asıl sorun Türklerin pazartesiye (22 Temmuz 1974) kadar adayı işgal etmesini geciktirmek." ifadesini kullandı.

Bir diğer belgede ise Türkiye'nin istemesi halinde tüm Ada'yı 3 haftada ele geçirebileceği bilgisi yer aldı.  

ABD, Kıbrıs'a asker göndermeyi düşünmüş

CIA belgelerinde, Kıbrıslı Başpiskopos Makarios'un adadan kaçmasına yol açan 15 Temmuz darbesinden sonra ABD yönetiminin adaya asker gönderme düşüncesini ele aldığı da ortaya çıktı.

18 Temmuz 1974'te yapılan üst düzey toplantının tutanaklarına göre, ABD Dışişleri Bakanı Kissinger, ABD askerini adaya gönderme ihtimalini gündeme getirdi.

Kissinger, ABD Genelkurmay Başkanı General George Brown'a, "mesela eğer ihtiyaç duysak, 82. hava indirme bölüğünü Kıbrıs'a göndermek ne kadar sürer?" diye sordu.

Brown ise Kissinger'a şu yanıtı verdi:

"Kuzey Carolina'daki Fayetteville'de iki saatte hazır olacak şekilde sürekli alarmda tutulan bir bölük var. Bu askerleri oraya göndermek için C-130 uçakları gerekli. İki saatte hazır olabilirler ama onları Kıbrıs'a götürmek 12 saati bulur. Bir ya da iki taburun oraya (Kıbrıs'a) götürülmesi ise 18 saat sürebilir."

Bunun ardından Kissinger, General Brown'dan Kıbrıs'a asker gönderme süreleri hakkında rapor istedi. Brown da "Tabii ayrıca Avrupa ve Almanya'da daha hızlı gönderebileceğimiz birlikler bulunuyor." dedi.

Kıbrıs'taki darbe ve harekat

15 Temmuz 1974 tarihinde Yunanistan'daki cuntanın desteğiyle EOKA lideri Nikos Sampson, adayı Yunanistan'a bağlamak amacıyla Makarios'a karşı bir darbe gerçekleştirerek iktidarı kısa süreyle ele geçirmişti.

Bu hareket karşısında Türkiye, 1960 Garanti Antlaşması çerçevesinde önce İngiltere'ye ortak müdahale teklifinde bulunmuştu.

Türkiye, İngiltere'nin olumsuz cevap vermesi üzerine adadaki Türklerin güvenliğini de dikkate alarak dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in "Ayşe tatile çıksın" mesajıyla 20 Temmuz 1974 günü "Barış Harekatı"nı başlatmıştı. Böylece Kıbrıs'ın Yunanistan'a ilhakı önlenmiş, Kıbrıs Türk halkının varlığı da güvence altına alınmıştı. Kıbrıs Türk Barış Harekatı'nın ardından Yunanistan'daki cunta idaresi de iktidarı kaybetmişti.

 

Güncelleme Tarihi: 28 Ocak 2017, 16:18
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75