Belinale Talents genç sinemacılara uluslararası bir deneyim sundu

banner37

banner87
Belinale Talents genç sinemacılara uluslararası bir deneyim sundu
banner90
banner8

MURAT OBENLER

Türkiye’den Berlinale Talents programına katılan kurgucu Selda Taşkın ve oyuncu Ece Yüksel ile Berlin’de buluşarak programı ve festival tecrübelerini konuştuk.

Dünyanın dört bir yanından yetenekli sinemacıları buluşturan Berlinale Talents programına siz nasıl dahil oldunuz?
Ece Yüksel: Berlinale Talents dünyanın farklı ülkelerinden film yapım sürecinde üreten, geleceği açık olduğunu düşündükleri genç insanları bir araya getirdikleri bir programdır. Burada sinema üzerine iletişimi seven insanlarla,kollektif çalışma yöntemiyle çeşitli atölyelere katıldığımız, sinema üzerine karşılıklı konuştuğumuz, bilgi,tecrübe ve deneyim paylaşımında bulunduğumuz güzel ve kafa açıcı bir hafta geçirdik.
Buraya gelebilmek için yüksek bir başvuru arasından belli kriterlere uygun olmanız ve sektörün uzmanlarından oluşan jürilerin son listesine girmeniz gerekiyor. Oyuncular için bu kriterler arasında uluslararası bir festivalde prömiyer yapmış bir filmde oynamış olmak (Ben Emin Alper’in yönettiği Üç Kızkardeş filmi ile 2019 Berlinale’de yer almıştım) var. Eylül ayında başvurular kapanıyor ve Ekim ayı ortalarında da size cevap geliyor. Bizlerin doldurduğu formlarda “Sinemayla ilgili aklınızda olan sorular,dertleriniz,hedefleriniz, Talents’den beklentileriniz” gibi ortak sorulara cevaplar yazıyoruz.
Selda Taşkın: Kurgucu olarak başvurduğunuzda da benzer soruları alanınıza göre cevaplıyorsunuz. Kurguya bakış açınız, ilham aldığınız sinemacılar kimler ve onlarla ne tartışmak isterdiniz, Talents’de hangi konular hakkında fikir alışverişinde bulunmak istersiniz gibi başlıklar vardı. Ayrıca örnek işler yüklüyorsunuz. Ben en son kurguladığım Kıvanç Sezer’in yönettiği “Küçük Şeyler” filminden bir sahneyi göndermiştim.

“Katılımcılar “Collectives” temalı Talents’te farklı çalışmalar yaptılar”

Buraya gelmeden daha önce katılan kişilerle konuştunuz mu yoksa oraya gidip görelim mi dediniz?
Selda Taşkın: Daha önce giden arkadaşlara sordum. Çok iyi etkinliklere katılacağımızı,çok iyi bir ortam olacağını ve faydalı bir program olacağını söylediler ve öyle de oldu. Tabi her yıl Talents’in farklı bir konsepti var. Bu yıl Collectives. Etkinlikler bu konsept çerçevesinde düzenlenmişti. Aslında film üretiminin kolektif bir çalışma biçimi olduğu sürekli söylenir ama farklı alanındaki insanlar birbirleriyle her zaman çok iletişim içinde olmazlar. Örneğin müzisyenlerle kurgucular, görüntü yönetmenleriyle kurgucular ya da ses tasarımcıları ile görüntü yönetmenleri. Hakim olan film üretim yöntemlerinde herkes yönetmenle iletişim içinde olur fakat kolektif bir üretimde tüm çalışanların birbirleriyle daha çok iletişim kurmaları birbirlerinin bilgi ve deneyimlerinden faydalanmaları çok önemlidir. Bu durum yönetmenin iktidarına zarar verecekmiş gibi görünür (ki vermeli bence:)) Aynı zamanda film üretim sürecini uzatabilir diye kaygılanır yapımcılar bu yüzden de tercih edilmez. Halbuki tüm bunlar hem daha özgür hem daha özgün işler üretebilmek için çok önemlidir. Umarım özellikle yönetmenler ve yapımcılar çoğul düşünce biçimlerine daha çok alan tanıyabilirler. Buradaki etkinlikler bunu göz önünde bulundurarak farklı meslek gruplarının bir araya getirmek üzere tasarlanmıştı. Böylece oyuncular kurgucuların işlerini, prodüksiyon tasarımcıları ses tasarımcıların işlerini vs. daha iyi tanımış oldular, bir filmin üretimin tüm aşamalarındaki insanlar kendi işlerinin başkalarınınkileri nasıl etkilediğini ve birbirlerinin bakış açısından nasıl faydalanabilecekleri üstüne kafa yordu.

Festivalde neler yaptınız?
Ece Yüksel: Her sabah katılımcıların bir araya geldiği bir kahvaltı oluyor. Daha sonra çeşitli profesyonel konuşmacıların katılımıyla çeşitli çalışmalar yapılıyor. Bu çalışmalar çok geleneksel değil de daha paylaşımcı ve etkileşimci bir anlayışla yapılıyor.


Selda Taşkın: Toplamda 6 masa var ve 85 ülkeden katılımcılar bu 6 masadaki uzmanların da koordinatörlüğünde farklı konuları konuşuyor. Her seferinde masaya başka bir konu geliyor.

Taşkın: “Festival yarattığı sıcak ortamla size iyi bir networking imkanı sağlıyor”

Bu bir haftada ne gibi çalışmalara katıldınız,Talents size neler kattı,ne gibi arkadaşlıklar ve bağlantılar kurdunuz?

Selda Taşkın: Bu programın amacı biraz da networking zaten. Burada bir sürü insanla tanışıyorsunuz. Mesela yapımcılar,kurgulcular,görüntü yönetmenleri,DOP’ler , ses tasarımcıları vs. yapım öncesi ve sonrasını ilgilendiren kişilerin buluştuğu bir etkinliğe katıldım. Festival oradaki sıcak ortamla size birçok kişiyle tanışma imkanı sağlıyor. Her meslek grubunun mentörleri ve koordinatörleri var. Mesela Filipinlerden,Perudan,Fransadan ve başka bir çok ülkeden kurgucuların buluştuğu etkinlik benim için çok faydalıydı. Farklı kültürlerden bir çok meslektaşım ile ortak dertlerimizin olduğunu görmek çok güzeldi. Evrensel bir iş yapıyor olduğumu hissettim. Susan Korda mentörümüzdü, onunla kurgu atölyelerimiz çok verimli geçti. Atölyeler dışında farklı konularda katılımcılar sunumlar yaptılar. Benim konum “Sansür ve Türkiye’de sinemanın ve film yapım süreçlerinin özgürleşmesi” idi. Sansür mekanizmalarının film üreten kişiler üstündeki etkileri üzerine konuşmaya çalıştım. Her katılımcı bambaşka konularda çok güzel sunumlar yaptı ve sunumlar çok öğreticiydi. Almanya’da kurgucuların oluşturduğu bir insiyatif olduğunu öğrendim, oradan bir katılımcı bizim sunumlarımızı dinledi ve kendi insiyatifleriyle ilgili bilgiler verdi.

Yüksel: “Oyuncu arkadaşlarla ortak bir dil oluşturduk,mesleğimizi besleyici çok faydalı bilgiler aldık”

Oyuncular için farklı mı biraz ortam?
Ece Yüksel: Normalde film yaparken oyuncu belli insanlarla birlikte çalışıyor ve aslında tüm sürece hakim olmuyor. Bu programda herkesin süreci hakkında bilgi sahibi olmak çok güzeldi. Toplu yapılan etkinlikler buna yardımcı oldu. Ayrıca sektörde yeni üretime başlamış dinamik yönetmen,yapımcı ve oyuncularla (Buraya 12 oyuncu seçilmiş) yakın iletişim ve etkileşim imkanı sağlıyorsunuz. Buraya büyük cast direktörlerini getirdiler,tanıştırdılar,çok güzel ve faydalı bilgiler verdiler,sorularımızı yanıtladılar ve uluslararası alanda işlerin nasıl yürüdüğünü daha iyi anlamış olduk. Oyuncu arkadaşlarla katıldığımız atölyelerde ortak bir dil oluşturduğumuzu görmek beni çok mutlu etti. Herkesin katılımı zorunlu atölyeleri vardı.Bir de gönüllü olarak katılabileceğimiz yan çalışmalar vardı. Biz oyuncular için Acting Studio’dan iki harika hoca Jean Louis Rodrigue ve Kristof Konrad geldi. Bize Alexander tekniğini öğrettiler. Bir de Almanyadan bir kast direktörü ile ünlü bir Oyunculuk Ajansı’nın temsilcisi geldi ve bizlere mesleğimizi besleyici çok faydalı bilgiler verdiler. Yine başka bir etkinikte Almanyadaki tüm oyuncuların kaydedilerek toplandığı bir database sistemindeki oyuncu yöneticisi ile tanıştım ve kendisine CV’mi göndermem için bana kartını verdi. Böylece o sistemin içine girdim. Berlinale Talents kendini geliştirmek ve yeni meslektaşlarla tanışmak için harika bir program.
Dünyadan üretken insanlarla bu çatı altında buluşmak beni çok heyecanlandırdı ve sevindirdi.

Taşkın: “Daha dayanışmacı bir bakış açısıyla nasıl film üretebilirize kafa yormalıyız”

Bu süre zarfında Türkiye sinemasının durumu,nasıl daha iyiye götürülebileceğiyle ilgili konular da konuşuldu mu?
Selda Taşkın: Tabi ki doğal akışında bizler de Türkiye Sineması hakkında kendi bilgi,görüş ve düşüncelerimizi diğer ülke insanlarıyla paylaşıyoruz. Türkiye’de özellikle bağımsız filmlerin bütçe sıkıntıları gitgide artıyor ve içinde bulunduğumuz politik durum film üreten insanların önünde maddi manevi ve fikri engeller çıkartıyor. Bu yüzden Bizler de daha dayanışmacı bir bakış açısıyla alternatif yöntemlerle nasıl film üretilir, seyirciye nasıl ulaştırılır gibi konulara kafa yormalıyız diye düşünüyorum.

Ece Yüksel: Herkes kendi ülkesindeki sinemanın durumunu konuştu. Oyuncular arasında küçük ülkelerden olanlar vardı ve ülkelerinde üretimin kısıtlı olmasından dolayı zorunluluktan yönetmenlik ve yapımcılık yapmaya başladıklarını söylediler. Türkiye’de bütçesel tüm sıkıntılara rağmen büyük bir üretim isteğinin ve kapasitesinin olduğunu düşünüyorum.

Yüksel: “Uluslararası ölçekte işlerin nasıl yürüdüğünü öğrenme fırsatına sahip oldum”

Sizin için Talents’in en iyi yanı neydi?
Ece Yüksel: Üretmeye hevesli bir çok insanla tanıştım, onlarla bağlantılar kurdum, birbirimizden öğrendik, uluslararası ölçekte işlerin nasıl yürüdüğünü öğrenme fırsatına sahip oldum. Geçirdiğimiz paylaşım dolu bir hafta benim için unutulmaz bir tecrübeydi.

Selda Taşkın: Alanında tecrübeli bir çok insanla tanıştım, hem katılımcılar hem de organize eden kişiler ile çok güzel ilişkiler kurdum. Deneyim paylaşımlarımız çok öğretici ve ufuk açıcıydı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75