banner6

Bıçak kemiği delip geçti!

banner37

Zam ve pahalılık, vatandaşların canını yakmaya devam ediyor. Döviz yükseldikçe güne yeni zamlarla uyanmaktan bıkıp usandığını belirten vatandaşlar, ne yapacağını, nasıl geçineceğini bilemiyor

Bıçak kemiği delip geçti!
banner99

VATANDAŞIN CEBİNDE PARA KALMIYOR… Zamlar karşısında günden güne eriyen asgari ücret, hatta emekli ve memur maaşları ile bugün beslenmesine ve sağlığına yetecek parası kalmayan vatandaş, kimseye sesini duyuramamaktan şikayetçi. Kirasını, faturalarını ve en basitinden karınlarını doyurmak için yapacakları market alışverişine zar zor para yetiştirmeye çalıştıklarını anlatan vatandaşlar, hızla sefalete sürüklendiğini söylüyor. Vatandaşlar, zamlar, döviz artışları, hayat pahalılığı ve alım gücünün sıfırlanması nedeniyle insanların kötü yollara yöneleceğinden endişe ederek, geleceğe karamsar bakıyor

Eniz ORAKCIOĞLU


Ülkemizde ekonomik çöküş devam ediyor. Her gün yeni bir zam haberi alan vatandaşta ne geçinmek için para, ne dik duruş gösterebileceği bir sabır, ne de mutlu olabileceği bir psikoloji kaldı.


Undan ekmeğe, tüp gazdan akaryakıta, kahveden kuru yemişe, sağlık için kullanılan ilaçlardan hijyen için gerekli deterjana, yediğimiz meyve, sebzeden ete, kıymaya, akla gelebilecek her türlü mal ve hizmete, bir kez değil, defalarca zam yapılması, insanları perişan ediyor.


Zamlar karşısında günden güne eriyen asgari ücret, hatta emekli ve memur maaşları ile bugün beslenmesine ve sağlığına yetecek kadar parası bile kalmayan vatandaş, isyanda.


Kirasını, faturalarını, günlük ekmek, makarna yağ gibi bazı gıda ihtiyaçlarını zar-zor karşılayabilen asgari ücretli ise alım gücünün düşmesini de geçti, ekmek alacak para bulamamaktan haykırıyor.


Lefkoşa sokaklarındaki vatandaşlar, battıklarını, geçinemediklerini söylerken, ekmeğin 4 TL olduğu, şu an maaşlarının ev kirası ve faturalara bile yetişmediğine dikkat çekti.


KIBRIS’ın kulak verdiği vatandaşlar, zamlar, döviz artışları, hayat pahalılığı ve alım gücünün sıfırlanması yüzünden vatandaşın hırsızlığa, gaspa ve kaçağa yöneleceğini belirterek, vatandaşları ve memleketi çok kötü günlerin beklediğini söyledi

Lefkoşa halkı ne dedi? Lefkoşa halkı ne dedi? Lefkoşa halkı ne dedi?

Halil Bilener:


“Bu ekonominin freni patladı, duracağı yok. Döviz yükseldikçe fiyatlar artmaya devam ediyor. Halkın alım gücünü, gelinen noktada artık kimse düzeltemez. Geçinmek artık mümkün değil. Emeklilik maaşımla çok yüksek tutarlarda gelen elektrik, su ve telefon faturalarını ödemeye çalışıyorum. Bunların yanında tüp gaz, akaryakıt masrafları derken, gıdaya bile para yetiştiremiyoruz. Eskiden altın almak lükstü şimdi giyim kuşam alışverişi lüks oldu, zorunlu kalmadıkça giyim alışverişi yapamıyoruz.”

banner134

Hasan Karakaş:


“Dövizin yükselişi, zamlar derken gelinen noktada makarna, pilav yemeye alışacağız. Eti falan artık kimse alamayacak. Kaşar olmuş 45 TL, hellim olmuş 73 TL, bir ekmek 4 TL. Zaman zaman artışlar, zamlar olacaktır ama hükümetler halkı ezdirmemek için aynı oranda maaşlara artış yapmalıdır. Öte yandan döviz aldı başını gidiyor, kimse boynuna ne ip takabiliyor, ne de dur diyebiliyor. Sabah kalkıyoruz 40 kuruş, canı sıkılırsa 50 kuruş, biri öksürürse 40 kuruş daha. Bu nedenle siyasiler ağzından çıkana çok dikkat etmek zorundadır ki dizginleri eline alabilesin.”

Fehime Özdil:


“Tek başıma yaşıyorum ama geçinemiyorum. Kirama, faturalarıma zar zor yetiyorum. Bunların yanında araba kredisi ödüyorum. Maaşımla bırakın ayın sonunu, başını bile geçiremiyorum. 2 bin TL kira veriyorum, 200-300 TL elektrik faturam var, tüp olmuş 140 TL alamıyoruz, zaten aldığımızda 10 gün gitmiyor. Kredimi de ödediğimde hiç param kalmıyor ve ayın ortasında ne yiyebilirim diye düşünüyorum. Zaten önümüzde en ucuz seçenekler makarna, çorba ve pilav gibi yemekler. Tavuk, et yemeyi unuttuk.”

Cuma Kavuncuoğlu:


“Memleket bitti. İnsanlar aç. Devlet yok, hükümet yok. Bir sene önce 1,25 TL olan ekmek 4 TL oldu. 4 çocuğum var, bizle birlikte 6 kişilik aile, günde 10 ekmek tüketsek, günde 40, ayda bin 200 TL sadece ekmek masrafımız var. 2 marul 15 TL, 75 TL bir hellim. Ben ailemle 3 öğün sadece ekmek ve hellim yesem, maaşım yetmez. Bu zamlar, bu maaşlar, bu ekonomi, vatandaşı hırsızlığa, suça, gaspa ve kaçağa yönlendirir duruma geldi. Bu durum vatandaşları çöp karıştırmaya, yemeğini çöpten bulmaya kadar götürür.”

Hamit Bekar:


“Bu ülkede kafasına göre fiyatlama da var. Her markette ürün fiyatları farklı. Denetim yapan da yok. Her şeye ciddi zamlar geliyor, akaryakıt her gün zamlanıyor. Bu ülkede o kadar sorun varken, zamlar altında vatandaş ezilirken, maaşlar eriyip biterken, Türkiye’yi eleştirmek de doğru değil. Çıkıp Türkiye’yi eleştireceğimize niye her gün ekmeğe, süte, hellime, akaryakıta zam geldiğini sorgulayın. Asgari ücretin ne kadar yetersiz olduğunu, vatandaşın kirasını ödeyemediğini konuşun.”

Uğur Güler:


“Zamlar aldı başını gidiyor ama esas konuşmamız gereken önümüzdeki seçimde kimleri seçip bu durumu düzeltebileceğimizdir. Şu an 50 milletvekilinin kaçını değiştireceğimiz çok önemlidir. Vatandaşlar olarak bize de bu noktada çok büyük iş düşmektedir. Seçim olacak, yine aynı insanları seçeceğiz, yine aynı zihniyet bizi yönetecek. Asgari ücretle çalışanı düşünen yoktur. 19 bin TL alan bakanlar, vekiller, bir ay asgari ücretle yaşamaya çalışsınlar, belki halkın halinden anlarlar. Bu gidişat gidişat değil, birkaç sene sonra kimse yolda bile yürüyemeyecek, ne can, ne de mal güvenliğimiz kalacak”.

İbrahim Güngör:


“33 yıldır KKTC vatandaşıyım. Bu memlekette insanlar hırsızlık yapmadan geçinemeyecek hale geldi. Siyasiler gidip yesin, içsin, yukardan baksın, onlara hava hoş, seçimde de seçmenimiz gidip ayni kişilere oy versin sonra beklesin ki bu memlekette bir şeyler olsun. Döviz 1 TL yükselirken sen 3 TL zam yapıyorsun. 1 TL’ye çocuklarıma aldığım çikolata bugün 5.50 TL oldu. Sütün paketi 10 TL oldu. Sebep olarak yem zamlandı demek yerine, ekerek çözüm bulalım. Benim 2 oğlum var. 22 ve 23 yaşında, biri psikoloji okuyor, biri de kendi işini yapıyor. İkisi de çantasını alıp Londra’ya gitmekten, ‘fish and chips’te çalışmaktan bahsediyorlar.”

Emre Karataş:


“Bu kadar merkezi ve Avrupa’ya yakın bir yerde para birimimizden ve hayat pahalılığından dolayı orta çağı yaşamak zorunda kalıyoruz. Bir üniversite öğrencisi bugün yurtdışına giderek gezip o vizyonu, o kültürü bile öğrenemiyor. Sadece film ve televizyonlardan öğreniyoruz ve bu şimdi böyleyse ileriki yıllarda çok daha büyük sorun haline gelecek. Şu an 2 bin 500 TL kira veriyorum evi tutalı 5-6 ay oldu, bir sonraki sözleşmemde 3 bin TL’den fazla olacağından eminim. Bugün zamlar, döviz artışı ve ekonomi bizi alışverişten de uzaklaştırdı. 100 TL’ye aldığımız bir giyim ürünü şu an 250 TL’yi buldu.”

Tahsin Akcan:


“Emekliyim, düşük baremden emekli oldum ve ayda 3 bin 400 TL alıyorum. Elektrik, su, telefon faturası, tüp ve gıda derken maaşım yetmiyor. Allaha şükür ki ödemem gereken bir borcum yok, ev benim ve zar zor idare ediyorum. Eskiden hayat pahalılığı vardı ve doğru olarak maaşlara yansırdı, şimdi ise hayat pahalılığı doğru dürüst maaşımıza yansımıyor. Asgari ücretlinin vay haline iki kuruş maaşla hem kira, hem faturaları ödemek zorunda kalan vatandaşlar, birde borcu, kredisi varsa vay haline”.

Sait Kumru:


“Zamlar vatandaşı darmadağın etti. Biz bilet satarak eskiden market alışverişimizi az çok yapabilirdik, şimdi sosyal sigorta primlerimizi bile ödeyemez olduk. Kazancımızla alışverişe gittiğimizde, şimdiki kazancımızın üzerine bir o kadar daha koyarak günlük sütümüzü, ekmeğimizi, yoğurdumuzu, makarnamızı alabiliyoruz. Asgari ücretli perişan, ama başbakan müdürlerini değiştirmekle meşgul. Yapılacak tek şey Kıbrıs Türkü Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki yüzde 30 hakkı için Kıbrıs kimliği taşıyan herkesin sandığa giderek Cumhurbaşkanı muavinini, 3 bakanını ve hakkı olan vekil sayısını seçerek, Güney Kıbrıs’ta Kıbrıs Cumhuriyeti meclisine koltuklarına oturmak olmalı.  Kıbrıs’ın güneyinde insanlar refah içinde yaşarken, kuzeyinde sürünüyorlar.”

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner104