Bir evin damına dikilen direkler, tedirgin etti

banner37

Dikmen’de halk ‘baz istasyonu’ olduğunu düşündükleri bir yapının inşasına karşı çıktı. Mal sahibi “Baz istasyonu değil, internet vericisi” dediyse de vatandaşları ikna edemedi

banner87
Bir evin damına dikilen  direkler, tedirgin etti
banner90
banner8

“BAZ İSTASYONU İSTEMİYORUZ”… Dikmen bölgesindeki Tepebaşı Sokak, No.2’de sakin yurttaşlar, mahallelerine yapılacağını iddia ettikleri baz istasyonun inşaatına tepki gösterirken, “Bu mahallede bir sürü çocuk yaşıyor. Kanserden ölmek ve aile fertlerimizin de öldüğünü görmek istemiyoruz. Baz istasyonunun buradaki varlığına şiddetle karşıyız” dedi. Bahse konu yapının sahibi Hasan Ak ise söz konusu inşaatın baz istasyonu değil; internet vericisi olduğunu söyledi. Bölge halkı, buna da karşı olduklarını belirtti.

Ali ÇATAL

   Dikmen bölgesindeki Tepebaşı Sokak No.2 sakinleri, bu günlerde tedirgin… Mahalle sınırları dahilindeki bir evin çatısına dikilen ve ne olduğu bilinmeyen direkler, mahalle sakinlerinin dikkatini çekti.

   Dama dikilen demirlerin ‘baz istasyonu’ olduğunu düşünen mahalle sakinleri buna karşı olduklarını yetkililere bildirmek için imza topladı. Damına direkler dikilen evin sahibi Hasan Ak ise inşa edilenin baz istasyonu değil; internet vericisi olduğunu savundu.

   Mahalle sakinleri, yaşam alanlarında böylesi bir yapıyı istemedikleri ve inşaatın durdurulmaması halinde ‘her türlü’ eylemi yapacaklarını söyledi. Başbakan’a yaptıkları başvurudan herhangi bir sonuç alamadıklarını, Kaymakamlık’ın kendilerini Bilgi Teknolojileri İletişim Müdürlüğü’ne, burasının da Ulaştırma Bakanlığı’na, Ulaştırma Bakanlığı’nın da polise yönlendirdiğini söyleyen mahalleli, “Polis de ‘Müdahale etmeye yetkimiz yok’ diyerek bizi başından attı. Kapı kapı dolaştık ama bir tane bile yetkili bulamadık. Taş Devri’nde yaşıyoruz herhalde” dedi.

Ak: İnşaat ‘internet vericisine’ ait

   Damına direkler dikilen evin sahibi Hasan Ak ise “Yapılan şey, baz istasyonu değil; internet vericisi” diyerek gösterilen tepkinin temelsiz olduğunu savundu.

   Ak, “Kendi malımda bir şey yaparken mahalleliye mi soracağım? Bütün gün Facebook’ta zaman öldürenler, bu vericinin yaydığından daha fazla radyasyona maruz kalıyor” şeklinde hem yapılan işlemin doğruluğunu savundu hem de mahallelinin gösterdiği tepkinin ‘abartılı’ olduğunu iddia etti.

   Ak, “Ağıllar bölgesinde, iki GSM operatörünün de istasyonu var. Baz istasyonu görmek isteyen, oraya gitsin ve bunların ‘minare boyunda’ olduğunu görsün” dedi ve yapılan inşaatın fiziki yapısının da baz istasyonlarınınkiyle örtüşmediğine dikkat çekti. “Dikmen Belediyesi’nin çatısında bu internet vericilerinden dört tane var” diyen Ak, konu belediye olduğunda ses çıkarmayanların ‘kazan kaldırmasının’ da omurgalı bir tavır olmadığı söyledi.

Mahalleli ikna olmadı

   Ak’ın paylaştığı ve söz konusu inşaatın, bir baz istasyonu değil; internet vericisine ait olduğu bilgisi kendilerine iletilen Dikmenli yurttaşlar ise “Onu da istemiyoruz çünkü verici de radyasyon yayıyor. Vericilerini başka yere taksınlar. Zaten önce başka yere takacaktılar, o mahalle tepki gösterince buraya getirdiler” diyerek, gerginlik konusu inşaata yönelik tepkilerini sürdürdü.

Mahalle halkı ne dedi?

Mehmet Bahadır:

“Bütün mahalle bu işe karşı. Başbakan’a yaptığımız başvurudan herhangi bir sonuç alamadık. Kaymakamlık, bizleri Bilgi Teknolojileri İletişim Müdürlüğü’ne, orası Ulaştırma Bakanlığı’na, Ulaştırma Bakanlığı da polise yönlendirdi. Polis de ‘Müdahale etmeye yetkimiz yok’ diyerek bizi başından attı. Kapı kapı dolaştık ama bir tane bile yetkili bulamadık. Yetkili bulsak, ilk iş ara emri aldıracağız. Yapılanın baz istasyonu olmaması da bir şeyi değiştirmez zira bu yapı ‘ne olursa olsun’ sökülüp atılmalıdır”.

Nezire Akargöl:

“Bu inşaata kesinlikle karşıyız ki bize inşaat başlarken kimse bir şey de sormadı zaten”.

Ayşe Olay:

“Emekli ağır ceza mukayyitiyim. Bu işe kesinlikle karşıyız. Bu malın sahibi şu an Londra’da yaşıyor. Mal sahibi olduğunu iddia eden şahıs ise aslında bu mülke vekaleten bakıyor. Bu işlem yapılacak ve bu kişi parayı alıp, mal sahibine de ‘Hükümet yaptı, elimizden bir şey gelmedi’ diyecek. 74 yaşındayım ve ne bu işlerle uğraşacak gücüm var ne de evimi yerimi terk etmeye niyetim. Hoş, böyle bir şeyin yanındaki evime de kimse zaten para vermez. Nerede Çevre Bakanlığı, nerede Çevre Dairesi? Nereye isterlerse oraya taksınlar ama burada istemiyoruz. Baz istasyonu olmasa da istemiyoruz”.

Nezire Bahadır:

“Kanserle boğuşan 40 yaşında bir akrabam var ve bu inşaatı her görüşümde tüylerim diken diken oluyor. Birileri para alıp keyfini sürecek diye hastalıklarla boğuşmaya niyetimiz yok. Götürüp dağın başına kursunlar”.

Hidayet Aktansu:

“İnsan hayatı parayla ölçülebilir mi? Üç kuruş için böyle bir şey yapılmamalı. Yerleşim yerinde böyle şey olur mu? Kesinlikle karşıyız”.

Fatma Sayar:

“Çok rahatsızız. Çocuklarımız bütün gün sokakta ve ‘acaba hasta mı olacaklar’ diye düşünmekten bıktık”.

Tuğba Öçalmaz:

“Çocuklarımızın zarar görmesini istemiyoruz. Mahallenin ortasında böyle bir şey olmaz”.

Hasan Aktansoy:

“Bu tarz şeylere katiyen karşıyız çünkü en önemli şey sağlıktır”.

Bekir Demir:

“Özellikle çocuklarımızın can sağlığına zararlı bu adım için yeni bir çözüm önerisi talep ediyoruz”.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75