Bir hayvana yaşam alanıyaratmanın maliyeti 100 bin TL’yi buluyor

banner37

Yardıma muhtaç yaban hayvanları ve ülkeye gelen egzotik hayvanların bakımı ve rehabilitasyonu için canla başla çalışan Taşkent Doğa Parkı’nın Direktörü Kemal Basat, işlerini severek yaptıklarını ancak mali külfetin altından kalkabilmek için de herkesle işbirliğine gitmenin mecburi olduğunu vurguladı:

Bir hayvana yaşam alanıyaratmanın maliyeti 100 bin TL’yi buluyor
banner90
banner99

Eniz ORAKCIOĞLU

MALİYETLER ÇOK YÜKSEK… Basat, Taşken Doğa Parkı bünyesinde bulunan deniz kaplumbağalarının elektrik maliyetinin ve bazı egzotik hayvanların aylık mutfak giderinin yüksek olduğunu, bazılarının ise çok ciddi yaşam alanına ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Bakım alanlarının inşa edilebilmesinin çok ciddi bir maliyet olduğuna dikkat çeken Basat, bunların hepsi birleşince maddi anlamda çok zorlandıklarını, sadece bir hayvanın yaşam alanının üretilmesinin 100 bin TL’ye mal olduğunu kaydetti.

Yaban hayvanlar ve egzotik hayvanlar için bir umut, kimisine yuva, kimisine can veren Taşkent Doğa Parkı’nın Direktörü Kemal Basat, KIBRIS’a Doğa Parkı’nın nasıl yola çıktığını, neler yaptığını, içinde neleri barındırdığını ve yaşadıkları sıkıntıları anlattı.

Taşkent Doğa Parkı olarak öncelikle çevre konularında farkındalık yaratmak ve eğitim vermek amaçlı kurulan bir kuruluş olduklarını anlatan Basat, ilk başta düşündükleri bakımını yapabilecekleri hayvan sayının çok üzerine çıktıklarını ve bu durumun onlar için çok büyük bir maliyet olarak geri döndüğünü vurguladı.

Basat, deniz kaplumbağalarının elektrik maliyetinin yüksekliğinden söz ederek, bazı egzotik hayvanların aylık mutfak giderinin de çok yüksek olduğunu, bazılarının ise çok ciddi yaşam alanına ihtiyaç duyduğunu kaydetti.

Bakım alanlarının inşa edilebilmesinin çok ciddi bir maliyet olduğuna dikkat çeken Basat, bunların hepsi birleşince maddi anlamda çok zorlandıklarını söyledi.

Basat, sadece bir hayvanın yaşam alanının üretilmesinin 100 bin TL’ye mal olduğunu kaydederek, ülkenin ihtiyacı için bir işbirliğine gitmenin mecburi olduğunu söyledi.

Kıbrıs Yaban Hayat Araştırma Enstitüsü

Taşkent Doğa Parkı Direktörü Kemal Basat, Taşkent Doğa Parkı şemsiyesi altında birçok oluşum oluştuğunu anlatarak, artık Kıbrıs Yaban Hayat Araştırma Enstitüsü dediklerini kaydetti.

“Taşken Doğa Parkı çok büyük bir oluşuma dönüştü” diyen Basat, sadece yaban hayvanları ile değil tarımla ilgili de çalıştıklarını söyledi.

Basat, doğanın ve çevrenin farklı aşamalarında da farklı şekillerde çalışmalar yaptıkların vurgulayarak, Kıbrıs Yaban Hayat Araştırma Enstitüsü bünyesinde ziraat mühendisleri olduğunu, fidan üretimi yaptıklarını, tarım sektörü ile çalıştıklarını, çiftçilerin arpa ve buğdaylarının elenmesi ile ilgili bir sistem de kurduklarını belirtti.

Arpa ve buğday eleme sisteminden bahseden Basat,“Çiftçi sakladığı tohumluk arpayı ayırıyor, bize getiriyor, biz onu çiftçi için eliyoruz, dönüp kılçığını ve taşını toprağını ayıklıyor, çıkan tohumdan birinci sınıf tohumu ayırarak, tohumu ilaçlıyor, ilaçladıktan sonrada tartıp torbalıyoruz” dedi.

Basat, işlemden sonra arpa ve buğdayı çiftçiye teslim ettiklerini söyleyerek, bu sistemle tohumda ilaçlama yapıldığı için çok daha sağlıklı, birinci sınıf tohumların araziye ekildiğine, böylelikle doğa için sıkıntılı bir durum olan yüzeysel ilaçlamaya ihtiyacın azaldığına dikkat çekti.

Taşkent Doğa Parkı’nın Tarım ve Fidancılık adı altında bir alt kuruluşu olduğundan da bahseden Basat, hem kendilerine, hem de ekolojik projeleri için fidan ürettiklerini anlattı.

Basat, Doğa Parkı bünyesinde restoranları olduğunu kaydederek, restoranın pandemiden dolayı 1 yıldır pek çalışmadığını vurguladı.

7/24 hizmet veren 1190 Yaban Hayat Destek Hattı

Bunların dışında yaban hayat ile ilgili fonksiyonları 2018 yılında Kıbrıs Yaban Hayat Araştırma Enstitüsü adı altında topladıklarının altını çizen Basat, burada Yaban Hayat Kurtarma Rehabilitasyon Merkezi, Deniz Canlıları Merkezi, Yaban Hayat Hastanesi ve Araştırma Laboratuvarı, Yaban Hayat Barınağı ve enstitünün kendi binası olarak Yaban Hayat Araştırma Enstitüsü altında topladıklarını anlattı.

Basat, yerleşke içerisinde mevcut şekilleri ile 3 biyolog, 2 veteriner hekim, artı hayvan bakıcıları ile birlikte faaliyet gösterdiklerini kaydetti.

7/24 hizmet veren 1190 Yaban Hayat Destek Hattı’ndan da bahseden Basat, yaban hayatla ilgili her türlü konuda vatandaşların kendilerini arayıp bilgi alabileceğine, fikir sorabileceğine dikkat çekti.

Basat, adanın neresinde olursa olsun yardıma muhtaç, yaralı yaban hayvanlarına müdahale ettiklerini vurguladı.

“Düşündüğümüz sayının üzerine çıktık”

Taşkent Doğa Parkı olarak öncelikle çevre konularında farkındalık yaratmak ve eğitim vermek amaçlı kurulan bir kuruluş olduklarını anlatan Basat, “Zaman içerisinde yaban hayvanlarının gelmesi ile önce bir Yaban Hayat Kurtarma Rehabilitasyon Merkezi, arkasından deniz kaplumbağalarının gelmesi ile Deniz Canlıları Merkezi yaptık. Bu hayvanların sayıları arttık sonra bunların tedavi ve testleri için Yaban Hayat Hastanesi ve Araştırma Laboratuvarı, doğaya geri dönemeyecek hayvanların kalabilmeleri için bir Yaban Hayvan Barınağı inşa ettik.

banner134
Son olarak da devletin el koyduğu ve devletin himayesinde olan hayvanların da devlet adına biz bakımını yapıyor ve bunların her birinin uluslararası standartlara göre yaşam alanlarını oluşturuyor, bakımlarının yapıyoruz” dedi.

Öte yandan Basat, ilk başta düşündükleri bakımını yapabilecekleri hayvan sayısının çok üzerine çıktıklarını ve bu durumun onlar için çok büyük bir maliyet olarak geri döndüğünü vurguladı.

“Geliri artırmak için ek işler üretmeye gittik”

Basat, deniz kaplumbağalarının elektrik maliyeti ile bazı egzotik hayvanların aylık mutfak gideri maliyetinin çok yüksek olduğunu belirterek, bazılarının ise çok ciddi yaşam alanına ihtiyacı olduğunu kaydetti.

Bakım alanlarının inşa edilebilmesinin çok ciddi bir maliyet gerektirdiğine dikkat çeken Basat, bunların hepsi birleşince maddi anlamda çok zorlandıklarını söyledi.

Basat, “Bu konuda daha küçük hedeflerle yola çıktığımız için ilk başta dışarıdan bir destek alma ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorduk, ama gelinen noktada, bütün ülkedeki yaban hayat ve egzotik hayvan probleminin tek bir merkezle, tek bir kişinin külfetinde çözülemeyeceğini anlamış durumdayız” şeklinde konuştu.

Bu nedenle ek işler üretme yoluna gittiklerini anlatan Basat, tarım ve fidancılık faaliyetlerine başladıklarını, piknik alanının çalıştırılmasını aldıklarını vurguladı.

Basat, piknik alanından çok gelir gelmese de bir restoran talebi olduğunu ve restoranın çalışmasını yapıp açtıktan sonra, sezona girecekleri sırada pandemiden dolayı kapattıklarını söyleyerek, aynı şekilde fidanlıktaki üretimi de pandemi sebebi ile küçültmek zorunda kaldıklarını kaydetti. Basat, tarım faaliyetlerinin de bu yıl kuraklıktan dolayı kötü gittiğine işaret etti.

“Bazı gelir çalışmalarımız var ama yeterli olmuyor”

Külfeti hafifletmek adına SMS bağışı aldıklarına vurgu yapan Basat, vatandaşların “ABONE KORU 50” veya 20, 10 yazıp 4271’e SMS gönderirlerse aylık bağış yapmış olacaklarını belirtti.

Basat, bu yıl bir de 5 Haziran Çevre Günü’nde çekilişli bir piyango hazırladıklarını ifade etti.

Kısaca “Bazı gelir çalışmalarımız var ama yeterli olmuyor” diyen Basat, bu konuda destek arayışı içinde olduklarına dikkat çekti.

Basat, Çevre Koruma Dairesi ile yakın çalıştıklarını anlatarak, “Onlar tarafından da yetkilendirilmiş bir kurum olarak faaliyet gösteriyoruz. Bu noktada gerekli izinlerin sağlanması ve iş yapabilmemizi sağlayacak bütün imkanları bize verdiler ama bir maddi destek ne yazık ki yok” şeklinde konuştu.

Veteriner Dairesi ile bir çalışmaları olduğunun altını çizen Basat, el koydukları egzotik hayvanları kendilerine teslim ettiklerini ama bu hayvanların bakımı için maddi bir destek olmadığını vurguladı.

“Bir hayvanın yaşam alanı 100 bin TL”

Basat, bazı hayvanların yaşam alanları yapılırken, bazılarının da geçici yerlerde tutulduğuna dikkat çekerek,

bu geçici yerlerde tutulan hayvanların kalıcı yaşam alanlarının yapılması gerektiğine vurgu yaptı.

Bu konudaki düşüncelerinden söz eden Basat, “bu ülkede en çok aktif sektör inşaat sektörü. Sektörlerdeki kuruluşların her biri bize ucundan biraz destek verirse, bu hayvanların yaşam alanlarının yapılması ile ilgili, bakım alanı sorununu da çözebiliriz.

Örneğin biri kumu, biri çakılını, biri telini verirse, bir diğeri araçları ile bize bakım alanlarının kurulumu konusunda yardımcı olursa, böyle bir işbirliği kimseye de külfet olmaz” dedi.

Basat, sadece bir hayvanın yaşam alanının üretilmesinin 100 bin TL’ye mal olduğunu kaydederek, Doğa Parkı’nda 10’larca 100’lerce hayvan olduğunu vurguladı.

Bunların yanında “Bütün ülkenin kaçak hayvanlarına el konulsun ve hepsi bize verilsin, biz her şeyini yapalım” noktasının sürdürülebilir bir yapı olmadığına dikkat çeken Basat, ülkenin ihtiyacı için bir işbirliğine gitmenin mecburi olduğunu söyledi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75