“Birçok kanser türü, erken tanı ile tedavi edilebilir”

banner37

Temel Onkoloji Uzmanı Çağlar, dünyada en çok yaşanan kanser tiplerinden biri olan meme kanseri ve diğer kanser türlerinden korunmanın ve erken teşhisin önemine dikkat çekti

“Birçok kanser türü, erken tanı ile tedavi edilebilir”
banner90
banner99

“BUGÜNKÜ TIBBİ İMKANLAR YETERSİZ”… Meme kanserinden tamamen korunabilmenin veya hastalığın oluşmasını engelleyebilmenin, bugünkü tıbbi imkânlar ile ne yazık ki mümkün olmadığını belirten Temel Onkoloji Uzmanı Mine Çağlar, meme kanserinin oluşumunu engelleyecek ve dolayısıyla kadınları hastalıktan mutlak koruyabilecek bir yöntemin henüz bilinmemekte olduğunu söyledi. Çağlar, tanısı erken konulduğu takdirde meme kanseri başta olmak üzere birçok kanser türünün tedavisinin mümkün olduğunu söyledi.

“ERKEN TANI ÇOK ÖNEMLİ”… Kitle yapan diğer kanser türlerinde olduğu gibi meme kanserinin en sıklıkla görülen belirtisinin ağrısız bir kitle olduğuna dikkat çeken Çağlar, meme kanserinde doktora başvurma nedeninin genellikle memede kitlenin ele gelmesi olduğunu vurguladı. Çağlar, bu nedenden dolayı memedeki her değişikliğin önce kişiler tarafından fark edilerek hiç vakit kaybetmeden ilgili uzmanlara başvurmasının büyük önem taşıdığını söyledi.

Erol KANLIADA

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de, ekim ayı, meme kanserinde farkındalık ayı olarak kabul ediliyor.

Dünyadaki en yaygın kanser türlerinden biri olan meme kanseri için ekim ayı boyunca birçok farkındalık etkinliği düzenleniyor.


Uzmanlar, meme kanserinden korunmanın ve erken teşhisinin önemine dikkat çekiyor.


Temel Onkoloji Uzmanı Mine Çağlar, meme kanserindeki erken teşhisin çok önemli olduğunu ve günümüzde birçok kanser türlerinden korunabilmenin mümkün olduğunu fakat meme kanserinden tamamen korunabilmenin veya hastalığın oluşmasını engelleyebilmenin, bugünkü tıbbi imkânlar ile ne yazık ki mümkün olmadığını belirtti.


Kanser hastalığının, vücudumuzun kendi hücrelerinden köken alan bir hücre hastalığı olduğunu belirten Çağlar, bu hücrelerin, birçok risk faktörünün etkisiyle genetik yapılarında meydana gelen kalıcı değişiklikler neticesinde ölümsüz hücreler şekline dönüşerek kontrolsüz bir şekilde bölünme ve çoğalma özelliği kazanmakta olduğunu belirtti.


Bu hücrelerin kontrolsüz bir şekilde bölünüp çoğalması ve kitleler meydana getirmesi neticesinde kanserin meydana geldiğini ifade eden Çağlar, doku ve organları oluşturan tüm vücut hücrelerinde meydana gelebileceğini söyledi.


Çağlar, “Bu şekilde vücudun herhangi bir doku ve organından köken alan ve gelişen kanser hastalığı da, köken aldığı doku ve organa göre farklı isimler almaktadır” dedi.


Meme yapısını oluşturan hücre gruplarından köken alan meme kanserini, ‘meme dokusu içerisinde normalde olmayan, olağan dışı yapıdaki kanser hücrelerinin var olması ve kitleler meydana getirmesi’ şeklinde tanımlayabileceğimizi vurgulayan Çağlar, süt kanallarından kaynaklanan kansere “duktal karsinom”, lobüllerden kaynaklanana ise “lobüler karsinom” denildiğini söyledi.

Meme kanserinin nedenleri nelerdir? 


Meme kanserinin oluşumunda bazı önemli risk faktörlerinin yer almakta olduğuna dikkat çeken Mine Çağlar, bu risk faktörlerini şu şekilde sıraladı:


“Cinsiyet (özellikle kadın olmak), yaş (50-70 yaş arası veya menapoz sonrası dönemde olmak), kişisel meme kanseri hikâyesi, ailevi meme kanseri hikâyesi (kan bağı yakını olanlarda meme kanseri tanısı almış kişi sayısı ve yakınlık derecesi önemli), şişmanlık (özellikle menapoz sonrası dönemde hızlı kilo alımı), erken adet görme (12 yaş öncesi), menapoza geç girme (55 yaş sonrası), sigara, diğer tütün mamülleri ve alkol kullanma alışkanlığı, genç yaşta iyonizan radyasyona maruz kalmak, polisiklik aromatik hidrokarbonlar gibi kanserojenlere maruz kalma, ileri yaş gebelikleri, menapoz veya menapoz sonrası dönemde kontrolsüz ve uzun süreli östrojen hormon tedavisi alma ve sağlıksız beslenme alışkanlıkları (özellikle yağlı ve hazır gıdalarla beslenme ve normal şartlarda yetiştirilmemiş meyve ve sebzelerin, et ve süt ürünlerinin sıklıkla tüketilmesi), hareketsiz yaşam tarzı, stres ve duygusal kişilik yapısına sahip olmak.”


Çağlar, meme kanserinin oluşum riskini artıran bu tür risk faktörlerinin varlığının her zaman için kadınlarda yaşam süreleri boyunca meme kanseri gelişeceği anlamını taşımadığı gibi, bu tür risk faktörlerine sahip olmayan kadınlarda da meme kanseri gelişmeyeceği anlamını da taşımamakta olduğunu söyledi.


Çağlar, “Bu konuda Amerikan Kanser Birliği’nin (ACS) yapmış olduğu çalışmalarda, meme kanserinin bilinen hiçbir riski olmayan kadınlarda da sıklıkla görüldüğü ayrıca bildirilmektedir” dedi.

Meme kanserinde dikkat edilmesi gereken belirtiler


Kitle yapan diğer kanser türlerinde olduğu gibi meme kanserinin en sıklıkla görülen belirtisinin ağrısız bir kitlenin fark edilmesi olduğuna dikkat çeken Çağlar, meme kanserinde doktora başvurma nedeninin genellikle memede kitlenin ele gelmesi olduğunu vurguladı.


Bu nedenden dolayı meme kanserinin tanısında memedeki her değişikliğin önce kişiler tarafından fark edilerek hiç vakit kaybetmeden ilgili uzmanlara başvurmasının büyük önem taşımakta olduğunu belirten Çağlar, bu değişiklikleri sırasıyla şöyle sıraladı:


“Memede ağrısız veya ağrılı kitlenin ele gelmesi, meme başında düzleşme, içeriye çekilme, küçülme, büyüme, kabuklanma, çatlama veya sertleşme, meme derisinde ödem, portakal kabuğuna benzer görüntü oluşması, memede asimetri ve şekil bozukluğu, koltuk altında sert kitle veya beze, meme derisinde iyileşmeyen yara, meme yapısında ve şeklinde değişiklik, bir memenin diğerine göre daha sarkık bir şekil alması, meme derisinde kalınlaşma, şişme, renk değişikliği, meme başında kızarıklık, meme başlarının pozisyonlarında değişiklik, meme başından kanlı veya renkli akıntı gelmesi, meme yapısındaki damarlarda belirginleşme şeklindeki belirtiler.”


Bu belirtilerin başka hastalıkların da belirtisi olabileceğini vurgulayan Çağlar, “Bu nedenle bu tür belirtiler görüldüğü zaman, hiç vakit kaybetmeden Genel Cerrahi Uzmanına başvurulması sağlık açısından büyük önem arz etmektedir” dedi.

Meme kanserinden korunmanın yolları


Meme kanserinden tamamen korunabilmenin veya hastalığın oluşmasını engelleyebilmenin, bugünkü tıbbi imkânlar ile ne yazık ki mümkün olmadığını belirten Çağlar, meme kanserinin oluşumunu engelleyecek ve dolayısıyla kadınları hastalıktan mutlak koruyabilecek bir yöntemin henüz bilinmemekte olduğunu söyledi.


Çağlar, meme kanseri ile mücadelenin erken tanı ile mümkün olabileceğinin bilinmekte olduğunu vurguladı.


Çağlar, bu nedenden dolayı, meme kanserine karşı mücadelede şu aşamada yapılabilecek en doğru yaklaşımın, meme kanserinin erken tanınmasına yönelik birey olarak yapılması gerekenleri yerine getirmek ve erken tanı hizmetlerinden doğru ve bilinçli bir şekilde faydalanmak olduğunun altını çizdi.


Çağlar, hastalığın erken teşhisi yönünde yapılacaklar dışında, meme kanserinin oluşumunda risk faktörü oluşturabileceği düşünülen birçok faktörden korunmanın da hastalığa yakalanma riskini azaltılabileceğine dikkat çekti.


Çağlar, özellikle, lif içeriği fazla olan gıdalar, döneminde yetişen meyve ve sebzeyle beslenmenin hastalıktan korunma şansını mümkün kıldığını ifade ederek, günlük diyetle yağ alımının asgari vücut ihtiyacı düzeyine indirilmesi gerekmekte olduğunu anlattı.


Çağlar, sözlerine şöyle devam etti:


“Fiziksel olarak aktif bir yaşam tarzının kazanılması meme kanserinden korunmada önemli bir rol oynamaktadır. Düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmak ve sağlıklı kiloda kalmak gibi önemli adımları atmak, hastalıktan korunmak için önem arz etmektedir.


Ayrıca, günümüz yaşam şartlarının her türlü zorluğuna ve stresine rağmen sigara gibi genel sağlığı da etkileyen önemli bir kanserojeni dost olarak benimsememek ve özellikle yaşanılan her günde karşılaşılan sıkıntılı veya olumsuz gelişmeler karşısında mantıklı ve olumlu bakış açısını kaybetmemek de hastalıktan korunmak adına uygulanabilecek yaşamsal alışkanlıklar olarak kabul edilmektedir.” 

Kanserde erken teşhisin önemi ve yöntemleri


Günümüzde birçok kanser türünden korunabilmenin mümkün olduğunu ve birçok kanser türünün de erken tanı ile tedavi edilebilir hastalıklar arasına girdiğini ifade eden Çağlar, erken tanının kanserle olan savaşta en önemli basamak olduğunu ve bazı kanser türlerinde erken tanının uygulanabilir olup, tedavi imkânı sağlayabildiğini söyledi.


Çağlar, erken tanısı ve erken tanındığı takdirde tedavideki başarı ve sağlıklı yaşam şansı yüksek olan bir kanser türü olarak “meme kanseri”nin, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kadınlar arasında en sıklıkla görülen kanser türü olduğunu ifade etti.


Günümüzde, erken tanı hizmetlerinin sağlıklı bir şekilde uygulanması ve erken tanı konusunda kadınların bilinçlendirilmesi neticesinde hastalıktan ölüm oranlarının azaldığına dikkat çeken Çağlar, “Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Amerikan Kanser Birliği (ACS) gibi önemli dünya sağlık kuruluşlarının önerileri dikkate alındığında meme kanseri ile savaşta en önemli unsurun, kişilerin kendi kendine aylık meme muayenesi ile yıllık doktor kontrolleri ve meme kanserine yönelik uygulanan erken tanı (mamografi, meme ultrasonografi) hizmetlerinden bilinçli bir şekilde faydalanılması olduğu vurgulanmıştır” dedi.


Çağlar, tedavisi kolay olan erken evredeki meme kanserlerinin, kendine özgü hiçbir belirtisinin olmaması, erken tanı hizmetlerinin sürekliliğinin önemini bir kez daha ortaya çıkardığını kaydetti.


Çağlar, Bu nedenle, kadınların meme kanserinin erken tanısı için önerilen kontrol programlarını uygulamalarının çok önemli olduğunu söyledi.


Meme kanserinin erken dönemde teşhisine yönelik yapılabilecek ilk adımın, memede olabilecek değişikliklerin dikkate alınarak gecikmeden ilgili uzman görüşüne başvurulması olduğunu belirten Çağlar, meme yapısında meydana gelebilecek olağan dışı değişiklikleri fark edebilmenin ancak kişinin kendi meme yapısını tanımasına bağlı olduğunu söyledi.


Bu nedenle, her kadının düzenli olarak kendi kendine meme muayenesi yapması gerektiğini belirten Çağlar, bu şekilde her ayın belli dönemlerinde düzenli olarak yapılan meme muayenesi ile kişinin kendi meme yapısını tanımış olacağını söyledi.


Çağlar, bunun sonucunda meme yapısında meydana gelebilecek değişiklikleri kişinin hemen fark edebilir duruma geleceğini ve meme yapısında meydana gelebilecek anormalliklerin tanımlanmasında önemli bir adımı oluşturmakta olduğunu belirtti.


Çağlar sözlerine şöyle devam etti:


“Kişinin kendi kendine meme muayenesi yanında, yılda bir kez Genel Cerrahi Uzmanına detaylı meme muayenesini yaptırması gerekmektedir. Meme kanserinin erken tanısında en güvenilir ve altın standart yöntem olarak kabul gören “mamografi yöntemi”, meme dokusunu görüntülemek için en sık kullanılan özel bir meme röntgeni yöntemidir. Mamografi, klinik muayenede saptanamayacak kadar küçük kanser odaklarını gösterebilmektedir. Meme kanserinin bu evrede saptanabilmesi de tedavi şansını oldukça artırmaktadır.


Amerikan Kanser Birliği (ACS) önerilerinde mamografinin 40 yaşlarından itibaren çekilmeye başlanarak, mamografi yorum bulguları dikkate alınacak şekilde, düzenli yıllık kontroller ve ilgili uzman önerileri doğrultusunda her iki memenin radyolojik olarak takip edilmesinin gerekliliği üzerinde durulmaktadır. Ayrıca, özellikle tarama yaşının, kişisel ve ailesel özelliklerin ve genetik yükün de dikkate alınarak “kişiye özel olarak” belirlenmesi de kuvvetle önerilmektedir.


Meme kanserinin erken tanısında kullanılan bir diğer yöntem ise ultrasonografi yöntemidir. Ultrasonografi yöntemi, genellikle memeyle ilgili şikâyetleri olan özellikle 40 yaşından genç kadınlarda tercih edilen bir diğer görüntüleme yöntemidir. Ultrasonografi yöntemi, mamografi yöntemine yardımcı bir yöntemdir.”

Meme kanseri için farkındalık çalışmaları


Kadınlar arasında sıklıkla görülen meme kanserine karşı farkındalığı yaratmak ve bilinçlendirmek amacıyla her yıl ekim ayında kadınlara yönelik çeşitli organizasyonlarla hastalık konusunda bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları yapıldığını hatırlatan Mine Çağlar, ülkemizde, 2003 yılından beridir kanser konusunda toplumsal farkındalık programlarıyla (okullar, köy kadın kursları, kurumsal eğitim çalışmaları, semineler, konferanslar, yazılı, görsel ve sözel basın yoluyla) ülkemizin her noktasına ulaşmaya, meme kanseri ve diğer kanser türlerine karşı toplumsal farkındalık yaratmaya çalıştıklarını ve çalışmalarının devam edeceğini söyledi.


Çağlar, ekim ayı boyunca da ülkemiz kadınlarını bilinçlendirmek ve hastalık konusunda farkındalığı artırmak amaçlı programlarının devam edeceğini kaydetti.


Çağlar, “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” dolayısıyla ülkemizin tüm kadınlarına mesaj göndererek, “Meme kanserine değil, sağlıklı yaşamımıza şans verelim ve meme kanserinde erken tanının ‘hayat kurtarıcı’ olduğunu unutmayalım” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner108