banner6

Bizler, Meryem Özkurt olayını 1983’te yaşamıştık

banner37

Bizler, Meryem Özkurt  olayını 1983’te yaşamıştık
banner151 banner143

AKAY CEMAL

   Malum, bu günlerde KKTC gündemi yine oldukça yüklü… Öyle de, seçim yasağını çiğnediği gerekçesiyle iki ay hapse mahkûm edilen Bayrak Radyo Televizyon Kurumu (BRTK) Müdürü Meryem Çavuşoğlu Özkurt olayını geçiştirmek olmaz!

   Cumhuriyet Meclisi Dilekçe ve Ombudsman Komitesi, BRT Müdürü Özkurt için sunulan Özel Af Yasası dilekçesini değerlendirdi ve yapılan açıklamada, “Komitemiz, istinaf süreci ile ilgili olarak, davanın taraflarından yazılı beyan gelmesi halinde konu yeniden değerlendirilecektir” denildi.

   Komite tarafından Meryem Özkurt adına avukatı tarafından yapılan özel af dilekçesine ilişkin toplantı sonrası, “Mahkeme süreci tamamlanmadığı görülmektedir. Komitemiz istinaf süreci ile ilgili olarak, davanın taraflarından yazılı beyan gelmesi halinde konu yeniden değerlendirilecektir” açıklaması yapıldı.

   Benzeri bir durumu bizler 1983 yılında yaşamıştık… Merhum Arif Hasan Tahsin, bir yazısından dolayı mahkûm edilmiş ve hapse mahkûm edilerek, cezaevine gönderilmişti. O dönemde Kıbrıs Türk Gazeteciler Cemiyeti’nin başkanı idim. Konuyu basın özgürlüğü açısından yönetim kurulu olarak ele almış ve değerlendirme yapmıştık. Nihayet işin ucunda basın özgürlüğü vardı. Etik kurallar dışına çıkmadan fikir özgürlüğünü savunmak durumundaydık ve öyle de yaptık.

   Cumhuriyet Meclisi önünde ‘siyah çelenk ve muhtıra eylemi’ gerçekleştirdik. O günlerde Cumhuriyet Meclisi Başkanı yurt dışında olduğundan Başkan Vekili Ekrem Ural idi. Verilen muhtırada şöyle denilmekteydi: “Kıbrıs Türk halkı, temel hak ve özgürlüklerine, çağdaş demokrasi aşığı yaşam anlayışı ile, yıllardır elde ettiği tüm değerlerinin bir çırpıda ortadan kaldırılmasına değil, daha ileri götürülmesine layık bir halktır… Basın, haber alma ve düşünce özgürlüğüne ‘hapislik cezası’ korkutmacalarıyla dolu, ürkütücü tasarı Meclis’ten geri çekilmelidir.”

   Kadim dostum Ahmet Tolgay dünkü köşesinde konuya bir nebze değinirken, o zaman işin içinde olan bizler dün gibi hatırlıyoruz. Zaten Erten Kasımoğlu da sosyal medyadaki paylaşımında konuya değinmişti. Ben Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, anımsadığım kadarıyla Erten Kasımoğlu da ya Başkan Yardımcısı ya da Genel Sekreter idi. Erten’le birlikte yanımıza yönetim kurulundan Sabahattin İsmail ve merhum Mustafa Doğrusöz’ü de alarak, Başkan Vekili Ekrem Ural’ın makamına gittik. Görüşme esnasında muhtırayı verdik ve 1-2 gün içinde Meclis’ten çıkarılan özel af yasası ile Arif Hasan Tahsin Desem’i demir parmaklıkların arkasından çekip aldık.

   Hatırlıyorum; Arif Hasan Tahsin, o gün ekip olarak bizleri Merkezi Cezaevi’nde gördüğünde duygulanmış ve teşekkür etmişti… Özel Af Yasası ile ilgili resmi kararın yazılı olduğu kâğıdı Cezaevi Müdürü’ne teslim ettikten sonra, Arif Hasan Tahsin’le birlikte oradan ayrılmıştık…

  

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104