banner6

Bu caniler hapislikle cezalandırılmalı!

banner37

Bu caniler hapislikle cezalandırılmalı!
banner151 banner143

Eniz ORAKCIOĞLU

   Girne’de Karaoğlanoğlu ve Çatalköy bölgelerinde ardı ardına 100’e yakın kedi zehirlenerek öldürüldü.

   Kimi sahipli, kimi sokakta yaşayan, bazıları yavru olmak üzere 100’e yakın kedinin katledilmesi, ülkede büyük üzüntü ve tepki yarattı.

   Kimliği belirsiz cani veya caniler tarafından zehirlenen kedilerden 3-4’ü hayata döndürülse de ömür boyu taşıyacakları sıkıntılara sahip oldular.

   Bölge sakinlerini ve kedi sahiplerini büyük üzüntüye boğan katliamla ilgili polis soruşturması sürerken, Altın Patiler Derneği As Başkanı Ülkü Curcioğlu, bölge halkına seslenerek, “Bir şey bilen, bir şey gören, bir durumdan şüphe duyan lütfen bize veya polise ulaşsın” dedi.

   “Susmak, bugün ölen 40 canın, yarın 80- 100 can olması anlamına gelmektedir” diyen Curcioğlu, bugün sokaktaki kediyi zehirleyenin yarın sizin kedinize, köpeğinize, çocuğunuza da zarar verebileceğini söyledi.

   Bu tarz olayların önünü alamadıklarını ve bu durumların ciğerlerini yaktığına dikkat çeken Curcioğlu, “3 can kurtarıyoruz ama ona bile sevinemiyoruz çünkü diğer taraftan 3 can kaybediyoruz” şeklinde konuştu.

“Polise şikayette bulunuldu”

   Altın Patiler Derneği As Başkanı Ülkü Curcioğlu, Girne’nin değişik bölgelerinde 3-4 gündür ciddi bir hayvan katliamı yaşandığına işaret ederek, Karaoğlanoğlu’nda başlayan kedi ölümlerinin, Çatalköy’de devam ettiğini kaydetti.

   Karaoğlanoğlu’nda bilinmeyen kişi veya kişilerin gelişi güzel attığı zehrin 30-40 cana mal olduğunu belirten Curcioğlu, Çatalköy’de de yine zehirle 40-50 canı kaybettiklerini vurguladı.

  Zehirlenen bölgelerdeki canlara, bölge sakinlerinin ve hayvan severlerin sahip çıktığını, onca zaman, onların beslenmelerine katkıda bulunduklarını belirten Curcioğlu,  kedilerin öldüğünü görünce şok yaşadıklarını kaydetti.

   Curcioğlu, olayın, sahipli bir kedinin zehirlenmesi ile ortaya çıktığından bahsederek, hem Altın Partiler Derneği’ne ulaştıklarını, hem de polise şikayette bulunduklarını vurguladı.

   Curcioğlu, bölgede kedileri besleyen gönüllülerin ve sahipli kedinin ailesinin telefonda kendisine ulaştığını ve olayı anlatırken ağlamaktan konuşamadıklarını, perişan olduklarını söyledi.

   “Biz de belediyelerle görüşerek, gerekli şikayetleri yaptık” diyen Curcioğlu,  Çatalköy’deki zehirlemede 4-5 kedinin kurtarılabildiğini ama onların da çok kötü durumda olduklarını, bulunduklarında, gözlerinin, ağızlarının ot ve toprak dolu olduğunu, çok acı çektiklerini, kurtarılmalarına rağmen ömür boyu kalıcı hasarla yaşamaya mahkum edildiklerini vurguladı.

“Susmayın, yarın sizin de başınıza gelebilir”

   Curcioğlu, kullanılan zehrin çok ağır bir zehir olduğundan bahsederek, zehrin etkisi ile saniyeler içinde kedilerin can verdiğine işaret etti.

   Curcioğlu, polise gerekli şikayetlerin yapıldığını ama bölgede kamera olmadığı ve henüz bir görgü tanığı çıkmadığı için bunu yapan kişi veya kişilerin şu an rahatça elini kolunu sallayarak gezdiğini kaydetti.

   Bölge halkına seslenen Curcioğlu, “Bir şey bilen, bir şey gören, bir durumdan şüphe duyan, lütfen bize veya polise ulaşsın. Korkmasın, çünkü bu gibi durumlarda isimler gizli tutuluyor” şeklinde konuştu.

   “Susmak demek bugün ölen 40 canın yarın 80- 100 can olması anlamına gelmektedir” diyen Curcioğlu, bugün sokaktaki kediyi zehirleyenin, yarın sizin kedinize, köpeğinize çocuğunuza da zarar verebileceğini söyledi.

   Curcioğlu, gelişi güzel atılmış bir zehri gören çocuğun eline alabileceğini ve elini ağzına götürebileceğini belirterek, kedileri öldürerek cinayet işleyen bu kişi veya kişilerin, içinde var olduğu psikoloji ile yarın bir çocuğu, bir insanı öldürebileceğini, hatta bir kadına tecavüz edebileceğini vurguladı.

“Hayvan öldüren de hapse gönderilmeli”

   Bu tarz olayların önünü alamadıklarını ve bu durumların ciğerlerini yaktığına dikkat çeken Curcioğlu, “3 can kurtarıyoruz ama ona bile sevinemiyoruz çünkü diğer taraftan 3 can kaybediyoruz” şeklinde konuştu.

   Curcioğlu, yasaların güncellenmesi gerektiğini ifade ederek, cezaların artırılmasının, caydırıcı cezalar verilmesinin, hayvan cinayetlerini ve katliamlarını azaltacağını söyledi.

   12 yıldır gönüllü olarak devletten bir katkı almadan bu görevi yaptığını hatırlatan Curcioglu, “1 insan öldüren nasıl ki demir parmaklıklar arkasına gönderiliyorsa, bir hayvanı öldüren de demir parmaklıkların arkasına gönderilmeli. O hayvanın çektiği acının karşılığı para cezası olmamalı” şeklinde konuştu.

   Curcioğlu, amacının polislerin işine karışmak olmadığını, zaman zaman bu gibi olaylarla kendileri ile ilgilenen polisler ve avukatlar olduğunu, kimi zaman ise “boş ver abim” gibi durumlarla karşılaştıklarını anlatarak, “İnsan cinayetlerinde polis nasıl ki kapı kapı gezerek kanıt arıyorsa, bölgeyi kapatıp kanıt topluyorsa, aynı şekilde hayvan cinayetlerinde de bunu yapılmalı.  Devlete düşen ise ilgili yasaları biran önce revize etmektir.

Hayvanlar artık vazo yerine konmamalı, onlara bir nesne gibi davranılmamalıyız. Onlar da can ve acı çekiyorlar” dedi.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104