banner6

“Bu davranışın temelinde ‘çocukluk travmaları’ var

banner37

Uzman Klinik Psikolog Yılmaz, Karpaz’da dört köpeğin ağaca asılarak vahşice katledilmesi davranışının altında birçok psikolojik rahatsızlığı bulmanın mümkün olduğuna işaret etti

“Bu davranışın temelinde  ‘çocukluk travmaları’ var
banner150 banner150 banner151 banner143

Ali ÇATAL

Uzman Klinik Psikolog Beniz Yılmaz, Karpaz’da dört köpeğin ağaca asılarak vahşice katledilmesinin temelinde çocukluk travmalarının olduğunu belirtti.

Hayvanlara şiddet uygulamanın altında birçok psikolojik rahatsızlığı bulmanın mümkün olduğuna dikkat çeken Yılmaz, “Bu davranışların temeline baktığımızda bu kişilerin çocukluk travmalarının bulunduğu gözlemlenebilir” dedi.

Dünyada hayvanlara karşı fiziksel, duygusal, psikolojik şiddet ve cinsel istismar olaylarının yaşandığını belirten Yılmaz, çocukluk döneminde kötü muamele görmüş, duygusal ve fiziksel ihmal veya istismar yaşamış, merhamet ve acıma duygusunu öğrenememiş çocukların, yetişkinlik süreçlerinde suça yatkın bireylere dönüşebildiğini vurguladı.

Çocukluk çağında yaşanan duygusal ve fiziksel örselenmelerin çocukta meydana getirdiği korkunun, dışarıya ‘öfke’ olarak yansıdığının altını çizen Yılmaz, bir çocuk için bunun en rahat yansıma şeklinin hayvanlara veya çevreye zarar verme’ davranışı olduğunu belirtti.

“Kendi yetersizliklerinin acısını savunmasız canlılardan çıkarıyorlar”

Yılmaz, şiddet eğilimi bulunan bireylerde genellikle anti-sosyal kişilik özelliklerinin de görüldüğünü kaydetti.

Anti-sosyal kişilerin başkalarına aldırış etmeme ve toplum kurallarına uymama olarak ifade edilen sorumsuz ve agresif davranışlarla tanımlandığını belirten Yılmaz, bu bozukluğa sahip insanların sıklıkla ciddi suçlar da işlediğini ve bu davranışları için pişmanlık da duymadığını dile getirdi.

Yılmaz, kendi kişilik yapılarından, toplum içerisindeki statülerinden memnun olmayan ve ‘ideale’ ulaşamayan bireylerde bu hoşnutsuzluğun ‘gerginliğe’ yol açtığını belirterek, böyle bir durumda kişinin kontrol duygusunu ya da ‘güç bende’ düşüncesini tatmin etmek istediğini vurguladı.

Yılmaz, “Bu tip şahıslar, o doyumu da zayıf kişilere, hayvanlara ve doğaya karşı şiddet kullanarak yakalar. Bu durum, genellikle içindeki güç yatıştırılamadığı ve karşılık bulunamadığında ortaya çıkar. Bu gerginlik de onları suça ve şiddete eğilimli hale getirir. Bunu aslında ‘kendi yetersizliklerinin acısını savunmasız canlılardan çıkardıkları’ şeklinde de yorumlayabiliriz” şeklinde konuştu.

“Tedavi edilirse düzelebilir”

Yılmaz, hayvana şiddetin uluslararası literatürde‘fiziksel şiddet’ olarak adlandırıldığını söyledi.

Doğaya ve hayvanlara şiddet uygulamaya ilişkin özel bir tanımın olmadığını belirten Yılmaz, fiziksel şiddet tanımının, hayvan ve insan için aynı olduğunu ifade etti.

Bugün hayvanlara işkence uygulayanların yarın bir insana da yapabileceğine dikkat çeken Yılmaz, “Hayvanlara şiddet durdurulabilirse, insana ve kadına yönelik şiddetin de önüne geçilebilir. Kişilik bozuklukları kategorisinde değerlendirilen bu davranış, tedavi edilirse düzelebilir” dedi.

Yılmaz, sadece ilaç tedavisi değil, bu durumun altında yatan dinamiklerin de saptanması gerektiğini belirterek, “Kişinin gelişimsel ve bilişsel kapasitesi ile bireysel ihtiyaçlarına uygun bir tedavi planıyla bu şahıslar iyileşebilir” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, bu çerçevede, söz konusu kişilerin travma geçmişine yönelik yaklaşımın da ‘bilişsel davranışçı müdahaleler, kişinin çevreyle ilişkisinde sorumluluğu, empati ve öfke kontrolü tedavisi’ yönünde olması gerektiğini söyledi.

“Çocuklara hayvan sevgisini aşılayacak öğütler verilmeli”

Çocukluk çağının, sağlıklı toplumsal etkileşim ve hayvanlara karşı davranış kalıplarının öğretilmesi için en uygun zaman olduğunu aktaran Yılmaz, aile ve öğretmenlerin, her fırsatta çocuklara hayvan sevgisini aşılayacak öğütler vermesi ve onları bu doğrultuda eğitmesi gerektiğini belirtti.

Yılmaz, şöyle devam etti:

“Canlıların su ve yemek ihtiyaçlarını karşılamaları için çocukları gönüllü olmaya yönlendirebilmek hem onların sorumluluk almasını sağlar, hem de çocukların merhamet duygusunu geliştirir.

Bir canlıya zarar verildiğini ve ailenin tepki vermediğini gören bir çocuk, bunu normalleştirecektir. Böyle durumlara müdahale edilmeli ya da yetkililer haberdar edilmelidir.”

banner343
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110