banner6

Bu ilkesizliklerle, partinin ileriye gideceğine inancım kalmadı

banner37

DP Genel Sekreteri Afet Özcafer, hem partisinden, hem de Genel Sekreterlik görevinden istifa ettiğini açıkladı. İstifa kararını basın toplantısıyla duyuran Özcafer, bazı suçlamalarda da bulundu:

Bu ilkesizliklerle, partinin ileriye gideceğine inancım kalmadı
banner99

Ceren ÖZBİL

ZEHİR ZEMBEREK AÇIKLAMALAR… Afet Özcafer, Başbakan Ersan Saner’i “Mecliste nisap sağlanamayacak korkusuyla DP’nin yaptığı Çalışma Bakanı önerisini Cumhurbaşkanı’na sunmamakla”, Serdar Denktaş’ı “DP’yi bitirmek istemek ya da yeniden genel başkanı olmak isteyip, bu nedenle de DP’nin ivme kazanmasını istememekle” ve parti başkanı Fikri Ataoğlu’nu da “dik duruş” sergileyememekle suçladı.  Özcafer ayrıca, bazı UBP’li vekillerin de telefonla bazı yerlere ulaşarak “Afet Özcafer bakan olmasın. Olursa potansiyeli yüksek olur, ivme kazandırır” dediğini iddia etti

Demokrat Parti (DP) Genel Sekreterliği görevini yürüten Afet Özcafer, hem DP üyeliğinden, hem de Genel Sekreterlikten istifa ettiğini açıkladı.

İstifa kararını basın toplantısıyla duyuran Özcafer, Başbakan Ersan Saner’e, DP Genel Başkanı Fikri Ataoğlu’na ve DP milletvekili Serdar Denktaş’a suçlamalarda bulundu.

Afet Özcafer, Ersan Saner’i “mecliste nisap sağlanamayacak korkusuyla DP’nin yaptığı Çalışma Bakanı önerisini Cumhurbaşkanı’na sunmamakla”, Serdar Denktaş’ı “DP’yi bitirmek istemek ya da yeniden genel başkanı olmak isteyip, bu nedenle de DP’nin ivme kazanmasını istememekle” ve Fikri Ataoğlu’nu da “dik duruş sergileyememekle” suçladı.

 Özcafer ayrıca bazı UBP’lilerin de telefonla bazı yerlere ulaşarak “Afet Özcafer bakan olmasın. Olursa potansiyeli yüksek olur, ivme kazandırır” dediğini iddia etti. 

“Hükümet protokolüne göre zaten ekimde seçim olmalı”

Afet Özcafer, Başbakan Ersan Saner’in yasama tatilinden sonra mecliste nisap sağlanamayacak korkusuyla, DP tarafından Çalışma Bakanı olarak önerilen Afet Özcafer ismini onaylayıp, Cumhurbaşkanı’na sunmadığını savunarak, şöyle konuştu:

“Anayasa’ya göre bir bakanın istifasının ardından en geç 10 gün sonra yeni ismin atanması gerekiyor. Ancak bu yapılmadı. Genel Başkanın, bakan olarak bir isim verdiği zaman, Başbakan’ın, eğer söz konusu isim bir suç işlememişse, kriterlere uygunsa, o partinin vermiş olduğu ismi onaylaması gerekmektedir.

Hal böyleyken bizim, Ersan Saner’den aldığımız cevap, ‘Eğer Afet Özcafer bakan olursa, mecliste nisap sağlayamayız’ oldu. Ancak ekimde biten bir hükümet protokolü var.

Biz sorumluluk bilinci ile ülke, bütçe geçsin ve ülke, hükümetsiz kalmasın diye hükümete girmeyi kabul ettik.

Ekimde de seçime gidilecekti. Ancak görüyoruz ki UBP’nin böyle bir niyeti yok. Bu da sağlam bir yapı değildir. Aynı zamanda DP ve YDP’nin grubu yok.

Zaten hükümet partilerinden olan milletvekilleri, hükümetin meclisteki vekil sayının 26 ya da 27’de olduğunu bildiğinde, kendini kırmızı çizgide görüp, maalesef bazı isteklerde bulunabiliyor. Bu yıllarca yaşandı. Bu şekli ile hükümetin sağlam bir yapıda olmadığını söylüyoruz. Ama UBP bunu kabul etmiyor”.

“Ya yeniden Genel Başkan olmak istiyor, ya da partiyi bitirmek”

Afet Özcafer, Ersan Saner’in kendinin Çalışma Bakanı olmasını onaylaması durumunda Serdar Denktaş’ın buna karşı duracağını söylediğini belirtti ve bunun üzerine de kendisinin Serdar Denktaş ile konuştuğunu anlattı.

Serdar Denktaş’ın kendisine “ben kesinlikle sizden hiçbir şekilde şikâyetçi olmam… Siz geldiniz, o dönem gelenlerin hepsi gitti, siz kaldınız. Siz vefalısınız” dediğini kaydeden Özcafer, şöyle devam etti:

“Bunun üzerine ben de vefa tek taraflı mı olur diye sordum. Çünkü benim için bakanlığımın önemli olmadığını, ancak bakanlığı aldıktan sonra DP’nin bir ivme kazanabileceğini söyledim. Zaten DP’den ayrılıp, YDP’ye giden ve şu anda geri dönmek isteyenler var. Ben bu seçimlerde aday da olmayacağımı söylemiştim.

Birçok meslek sahibi kişi partiden aday olmak istiyor. Bunu neden yaptığını Serdar Bey’e sorduğumda da zaten söyledi.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra kırgın ve küskündür ve Fikri Bey ile sorunları vardır. Yani resmen, ya niyeti partiyi bitirmektir ya da geri dönüp Genel Başkanlığı almaktır. Serdar Beyi çok seviyorum ancak son zamanlarda atmış olduğu adımlar tasvip ettiğim adımlar değil”.

“Bazı UBP’li vekiller bakan olmamı istemedi”

UBP içerisinden birçok kişinin de bazı yerlere ulaşıp, “Afet Özcafer bakan olmasın. Afet Özcafer bakan olursa potansiyeli yüksek olur, seçimlere katılır” dediğini bildiğini kaydeden Afet Özcafer, seçimlere katılmayacağı bilindiği halde bunun yapıldığını kaydetti.

Özcafer, “Tabi bunu da anlayamıyorum. Neden UBP’li vekiller, Afet Özcafer’in DP’den aday olmasını istemesin? Bu da yine DP’nin ileriye dönük bir ivme kazanmasının önünü kesmektir” dedi.

“Genel Başkan’ın kararlılığını sürdürmesini beklerdim”

DP Genel Başkanı Fikri Ataoğlu’nun son güne kadar dik duruş sergilediğinden söz eden Afet Özcafer, şunları kaydetti:

“Telefon görüşmeleri yanımda yapıldı. Israrla MYK’nın kararına saygı duyarak görüşünde geri adım atmayacağını söyledi. Ertesi gün ne olduysa oldu, benim haricimde toplantılar yapıldı, Koral Çağman yeniden bakan oldu.

Genel başkan son güne kadar duruşunu sergiledi ancak son gün bu karar değişti. Bu kararlılığında durmasını beklerdim. Çünkü biz kendi içimizde, partinin bir ivme kazanmasını, hükümet ederken UBP’nin almış olduğu yanlış kararlardan, yapmış olduğu anayasa aykırı hareketlere ortak olduğumuzu ve bundan kendimizi soyutlayıp, kendimizi seçime hazırlamamız gerektiğini konuştuk.

Eğer bu duruşumuzda geri adım atarsak partinin büyük bir güvensizlik kazanacağını konuştuk”. 

Özcafer’in yazılı basın açıklaması

Afet Özcafer’in yazılı açıklaması ise şöyle:

“Son bir aydır ismimin anıldığı siyasi gelişmeler nedeniyle toplandık. Ancak bundan önce, sizlere milletvekilliğine seçildiğim 2009 tarihinden itibaren yaşanan gelişmeleri, siyasi yaşamımı, siyasete bakışımı, siyasi duruşumla ilgili bilgi vermek istiyorum.

Bankacılık sektöründe edindiğim deneyim ve birikim sonrasında 2009 yılında Ulusal Birlik Partisi'nden milletvekili seçilip halka siyasi alanda da hizmet vermek için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Cumhuriyet Meclisi'nde ettiğim yemine siyasi hayatım boyunca sadık kaldım.

2013 yılında Ulusal Birlik Partisi'nde yaşanan demokratik sıkıntılar, yasa ve tüzüklere aykırı hareketler, beni ve bir grup arkadaşımı bu uğurda mücadele etmeye itmiştir. Yapmış olduğumuz mücadele sonuç vermeyince, bizler de Demokrat Parti ile yolumuza devam etme kararı aldık.

Bu karar sonrasında Demokrat Parti - Ulusal Güçler çatısı altında halkımıza daha fazla adalet, daha fazla demokrasi, daha fazla eşitlik ve daha fazla özgürlük sloganları çerçevesinde belirlediğimiz ilkeler ile yolumuza devam etme kararı aldık.

Bir müddet sonra Demokrat Parti - Ulusal Güçler'e katıldığım milletvekili arkadaşlarımın tümü Ulusal Birlik Partisi'ne geri dönüş yaptı. Ancak ben Demokrat Parti'de kalıp, buradaki arkadaşlarla bahsedilen ilkeler çerçevesinde yola kararlılıkla devam etmeyi tercih ettim.

Milletvekilliğim süresince ve sonrasında pek çok siyasi görev üstlendim. Bunlardan bazıları, Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları, AD-HOC komitelerinde üyelik, Kıbrıs Türk Hava Yolları Komitesinde Başkanlık

Ekonomi ve Bütçe Plan Komitesinde Başkanlık, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Cumhuriyet Meclisi Divan Katipliği, Türkiye Konfederasyonlar Topluluğu KKTC Temsilciliği, Avrupa Parlamentosu, Türk Yüksek Temas Grubu Kadın temsiliyeti, Gazi Mağusa İlçe Başkanlığı olup, tüm bu görevleri sorumluluk bilinci ile yerine getirdim.

banner134

Yukarıda belirttiğim görevlerden edindiğim birikimle Demokrat Parti Genel Sekreterlik görevini ikinci kez yürütmekteyim.

Sn. Serdar Denktaş'ın parti başkanlığından ayrılmasından sonra, partimi düşünerek bir sonraki genel seçimlere kadar bu görevi yürütme kararı aldım.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine bağımsız aday olarak katılan eski Genel Başkanımız Sn. Serdar Denktaş'a seçim sürecinde DP olarak tam destek verdik ve tüm süreçte yanında bulunduk.

Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasında yaşanan siyasi gelişmeler ışığında, parti olarak UBP-DP YDP ve dıştan üç milletvekilinin destek verdiği azınlık hükümetinde yer alma kararı aldık.

Bu karar, sizlerin de takdir edeceği üzere kolay alınmış bir karar olmamıştır. Ülkemizin zor pandemi koşulları ve ekonomik darboğazın içinde bulunduğu göz ardı edilmeden fedakarca alınmış bir karardır.

Bu desteği ekim ayına kadar sürecek olan protokol çerçevesinde bütçenin geçmesi koşulu ve pandemi süresince ülkeyi hükümetsiz bırakmama adına verdiğimizi hatırlatmak isterim.

Hükümetin kurulmasının ardından, her üç partinin de ayrı ayrı kendi içerisinde yaşamış ve halen yaşamakta olduğu demokratik sıkıntılar aşikardır.

Bazı milletvekillerinin meclisi ve partileri zora sokan talepleri, halkımızı rahatsız ettiği gibi beni de son derece rahatsız etmiştir.

Bu sorunlar yaşanırken, DP milletvekilimiz Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sn. Dr. Koral Çağman, bakanlık görevinden 18 Haziran 2021 tarihinde istifa ettiğini basın aracılığı ile duyurmuştur. Sn.

Çağman'ın istifası, Sn. Başbakan tarafından 25 Haziran 2021 tarihinde kabul edilmiştir.

Parti Başkanımız Sn. Ataoğlu, bana partimizin ortağı olduğu hükümette Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevini teklif etmiştir.

Bu teklifin ardından parti içerisinden ve dışından gelecek bireysel tepkilere karşı durup duramayacağı konusunu başkanla açıkça konuştum. Sn. Ataoğlu da bana bu kararın arkasında olacağı sözünü vermiştir.

Bu gelişmelerin hemen ardından DP MYK'sı da Afet Özcafer'in Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevine atanması konusunda oy birliği ile güçlü bir karar almıştır.

Ancak bu karar Başbakan Sn. Ersan Saner tarafından onaylanmamış ve süreç muğlakta bırakılarak sonlandırılmamıştır.

Bunun üzerine Demokrat Parti, "Ombudsman Sn. Emine Dizdarlı'nın, Anayasa'nın ihlal edildiği yönündeki açıklamasına rağmen, hükümet ortağımız UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ersan Saner'in, gerek Anayasa'ya, gerekse hükümet protokolüne aykırı davranarak, halen atamayı Cumhurbaşkanı'na sunmaması, ne siyasi etik kuralları, ne hükümet protokolü, ne de Anayasa'ya uygundur." şeklinde açıklama yapmıştır.

Afet Özcafer isminin ısrarla Cumhurbaşkanlığına sunulmaması manidardır.

15 Temmuz 2021 tarihinde ise DP MYK'nın aldığı karar göz ardı edilerek Sn. Dr. Çağman'ın yeniden bakan olarak atanması daha da manidardır.

Afet Özcafer'in bakan olup olmaması önemli değildir. Afet Özcafer birçok kez bakanlık teklifi ile karşılaşmış, ne eleştirileri, ne de durduğu noktadan vazgeçmemiştir.

Önemli olan partilerin ve bireylerin ilkeli duruşudur. On gün içerisinde kendisine iletilen ismi bakanlığa atamayarak anayasayı ihlal eden Sn. Başbakan'ın ve buna onay veren DP Genel Başkanı'nın takdirini siz basın mensuplarına ve halkımıza bırakıyorum.

Siyasette yaşanan her erozyon, siyasete vurulmuş önemli bir darbedir. Bu yaşananlarla sadece partimizin değil, siyasete olan inancın büyük bir darbe aldığını düşünmekteyim.

Afet Özcafer, 41 yıllık mesleki hayatından ve toplumsal görevlerindeki ilkeli, prensipli duruşundan ödün vermemiştir. Demokrat Parti'nin kuruluş amacının ve toplumdaki duruşunun da buna paralel olarak ilkeli olması hususunda olağanüstü bir çaba harcamış, tüm halkımıza bunu anlatmayı bir borç bilmiştir.

Demokrat Parti'ye gönül vermiş arkadaşlarımın da benimle aynı görüşte olduğundan zerre kadar şüphem yoktur. Her biriyle çalışmış, aynı yola emek vermiş olmaktan gurur duyuyorum. Hal böyleyken, önümüzdeki erken seçimlerde bu duruşumuzdan ödün vermememiz gerektiğine inanan biri olarak bulunduğum partide siyasete devam etmek, benim değerlerime, ahlaki anlayışıma, prensiplerime ve bugüne kadar yürütmüş olduğum dürüst siyasete ters düşmektedir.

Bu ilkesizliklerle, partinin ileriye gideceği yönünde müspet bir inancım kalmamıştır.

Bu nedenle DP’deki Genel Sekreterlik görevimden, aynı zamanda DP üyeliğinden istifa ettiğimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bu gelişmeler beni pes ettirmiş değildir. Ancak toplumun siyasete olan inancının son derece sarsıldığı bu dönemde, bu zihniyeti reddettiğimi belirtir, duruşumdan asla taviz vermeyeceğimi tekrar ederim.” 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88