Bu ülkenin insanı değil miyiz?

banner37

Bu ülkenin insanı değil miyiz?
banner90
banner8

Güney Kıbrıs’ta çalışanlar, dernek çatısı altında örgütleniyor. Kuruluş aşamasında olan “Güney Kıbrıs’ta Çalışanlar Derneği”nin öncüsü Soydan Borakan, Covid-19 salgını döneminde yoğunlaşan eleştirilere tepki gösterdi:

“ARKADAŞLARIMIZ KISILIP KALDI”… Soydan Borakan, 28 Kasım’dan itibaren Güney’de 24 saatten fazla kalanlara karantina uygulamasının getirildiğine dikkat çekerek, bu kararın ‘kimseye bir şey söylenmeden’ alındığını savundu. “Arkadaşlarımızı uyaracak zaman bize verilmediğinden, Baf, Limasol ve Paralimni başta olmak üzere bazı bölgelerde çalışan emekçiler mağdur oldu” diyen Borakan, Baf ve Larnaka’da halen 1’er emekçinin ‘kısılıp kaldığını’ da belirtti.

“2 MİLYON EURO GETİRİYORUZ”… Borakan, Covid-19 salgını sürecinde, özellikle Güney’deki pozitif vaka sayılarının çoğalmasıyla yoğunlaşan “Hastalığı oradan alıp buraya getiriyorlar” iddiasını kabul etmelerinin de mümkün olmadığını söyledi. Herkesin istediği yerde çalışma hakkı olduğunu, Güney’de çalışmalarının tartışmaya açılmasının ‘abes’ kaçtığını belirten Borakan, burada çalışan emekçilerin KKTC’ye her ay ortalama 2 milyon Euro döviz getirdiklerini söyledi.

“TEKRAR KAPANMAK BÜYÜK SORUN OLUR”… Soydan Borakan, Güney Kıbrıs’ın, yeterli likiditeye erişemediğinden ‘ikinci kapanma’ sürecine giremediğini savunurken; “Şayet Güney, ikinci kez topyekün kapanmaya giderse, mart-haziran periyodunda yaptığımız gibi evlerimizde oturacağız. Fakat böylesi bir karar KKTC devletinden gelirse, Kuzey’in mali yapısına güvenemediğimizden, başımıza neler geleceğine dair hiçbir fikrimiz yok” dedi.

Ali ÇATAL


Güney Kıbrıs’ta Çalışanlar Derneği adı altında yeni örgüt kuruluyor. Güney Kıbrıs’ta çalışanlar, mevcudiyetlerine yasal bir statü kazandırma aşamasında.


Bu girişimin öncüsü Soydan Borakan, yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgını döneminde artan ‘Güney’de çalışmalarına yönelik’ eleştirileri yorumladı.


Güney Kıbrıs’ta çalışan Kıbrıslı Türk sayısının 2 bine yakın olduğunu belirten Borakan, kuruluş aşamasındaki derneklerinin siyasi veya sendikal bir örgütlenme gibi kesinlikle değerlendirilmemesini; sadece ‘Güney’de çalışan emekçilerin haklarını savunacak bir yapılanma’ olarak algılanması gerektiğini söyledi.


Böylesi bir örgütlenmenin, önceleri akıllarında olmadığını fakat bir dernek çatısında örgütlenmedikleri sürece hem kamuoyu tepkisini göğüslemekte zorlandıklarını, hem de hükümetler nezdinde ciddiye alınmadıklarını aktaran Borakan, bundan sonraki çalışmalarını ‘çok daha örgütlü’ sürdüreceklerini söyledi.


Borakan, PCR testi sonucu ve çalışılan yerden belge getirilmesi uygulamasının 8 Haziran-24 Kasım periyodunda sürdüğünü, 15 günde bir test yapılmasına yönelik talebin de Sağlık Üst Kurulu tarafından ‘çalışan haklarına uygun bulunmadığı’ gerekçesiyle geri çekildiği bilgisini verdi.


Güney’de çalışan bir emekçinin testinin pozitif çıkmasının ardından 24 Kasım’da başlamak üzere bir panik havasının estiğini hatırlatan Borakan, Sağlık Üst Kurulu’nun da farklı hamle yaparak ‘herkesi kapsayan bir genel testin yanı sıra, kapılarda da test yapılması’ uygulaması kararı aldığını söyledi.


Bu karar uyarınca, 28 Kasım’dan itibaren Güney’de 24 saatten fazla kalanlara karantina uygulamasının da getirildiğine dikkat çeken Borakan, bu haber ‘kimseye bir şey söylenmeden’ alındığından, önlem almak ve/veya çalışan diğer arkadaşlarını yeni duruma yönelik bilgilendirmek gibi bir şanslarının da olmadığını kaydetti.

banner134

“Arkadaşlarımızı uyaracak zaman bize verilmediğinden, Baf, Limasol ve Paralimni başta olmak üzere bazı bölgelerde çalışan emekçiler mağdur oldu” diyen Borakan, Baf ve Larnaka’da halen 1’er emekçinin ‘kısılıp kaldığını’ belirtti.

“Eleştiriler son derece rencide edici”


Soydan Borakan, Güney’de çalışmaları konusu neredeyse her zaman tartışmaya açıldığından, buna yönelik eleştirilere zaten ‘büyük ölçüde’ alışkın olduklarını, fakat Covid-19 salgını sürecinde özellikle Güney’deki pozitif vaka sayılarının çoğalmasıyla yoğunlaşan “Hastalığı oradan alıp buraya getiriyorlar” iddiasını kabul etmelerinin de mümkün olmadığını söyledi.


‘Sağlıkta yaşanan bir krizin dahi faturasının Güney’de çalışan emekçilere kesilmeye çalışıldığını’ savunarak, Limasol ve Baf bölgelerinde bir dönem yaşanan ve 20 günü bulan karantina sürecinde, bu bölgelerde çalışan emekçilerin işe gitmeyi reddettiklerini de kaydeden Borakan, böylesine bilinçli davrandıkları halde kendilerine yönelik getirilen eleştirilerin ‘acımasız’ olduğunu belirtti.


Aklı başında hiç kimsenin, herkesten önce kendi sağlığını tehlikeye sokacak bir duruma girmek istemeyeceği gerçeğine dikkat çeken Borakan, Güney’de yaşanan vahim tabloya rağmen Kıbrıslı Türk emekçilerin kendilerini koruma konusunda ne denli başarılı olduklarının sağlamasının da test sonuçlarından yapılabileceğini söyledi.


Herkesin istediği yerde çalışma hakkı olduğunu ve bu bağlamda, Güney’de çalışmalarının tartışmaya açılmasının ‘abes’ kaçtığını belirten Borakan, Güney’de çalışan emekçilerin KKTC’ye her ay ortalama 2 milyon Euro döviz getirdiği bilgisini paylaştı.


Borakan, mart-haziran döneminde ‘ödeneksiz izne’ çıktıklarını ve bu zaman zarfında ne devletten herhangi bir katkı aldıklarını, ne de böylesi bir talepte bulunduklarını söylerken, yapılan eleştirilerde, bu durumun da dikkate alınması gerektiğini kaydetti; “Bu ülkenin insanı değil miyiz?” diye sordu.


Güney Kıbrıs’ın, yeterli likiditeye erişemediğinden ‘ikinci kapanma’ sürecine giremediğini de savunan Borakan, şöyle konuştu:


“Şayet Güney ikinci kez topyekün kapanmaya giderse, mart-haziran periyodunda yaptığımız gibi evlerimizde oturacağız. Fakat böylesi bir karar KKTC devletinden gelirse, Kuzey’in mali yapısına güvenemediğimizden, başımıza neler geleceğine dair hiçbir fikrimiz yok.”

“Bostancı’da da PCR testi yapılacak”


Öte yandan, Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Ali Çaygür’le görüştüklerini de kaydeden Soydan Borakan, ‘birkaç düzenleme yapılması’ doğrultusunda, bazı konularda mutabık kaldıklarını söyledi.


Güney’de ‘mahsur kalan’ arkadaşlarının, bir kereye mahsus olmak üzere 24 saatlik PCR testi ve karantinasız geçiş konusunda fikir birliğine vardıklarını aktaran Borakan, Gazimağusa’nın yanı sıra artık Güzelyurt Bostancı kapısında da PCR testi yapılacağını paylaştı.


Kapılardan geçişlerde, PCR testlerinin sonuçlarına yönelik mesaj çıktılarının ve barkod numarası ile alınacak internet çıktılarının da geçerli olması konusunda anlaştıklarını da belirten Borakan, bundan sonra alınacak kararlarda da ‘bakanlık ile yüksek istişare’ içerisinde olunacağı bilgisini verdi.


Borakan, ‘diyalogla çözüm’ yolunu tercih ettiği için Müsteşar Çaygür’e ‘bütün emekçiler adına’ teşekkür etti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75