Bütçe, bilimsel verilere göre hazırlanmalı!

banner37

KTAMS Genel Sekreteri Devrim Barçın, 2020 Bütçe Yasa Tasarısı hakkında açıklama yaptı ve hükümet yetkililerini eleştirdi:

Bütçe, bilimsel verilere göre hazırlanmalı!
banner90

“CİDDİ ÇELİŞKİLER VAR”… KTAMS Genel Sekreteri Devrim Barçın, 2020 Bütçe Yasa Tasarısı’nda seyrüsefer gelirlerinde artış öngörüldüğüne dikkat çekerek, bunun için ya yasanın değiştirilmesi ve temel birim fiyatının artırılması, ya da seyrüsefer affı çıkarılması gerektiğini ifade etti. Barçın ayrıca, diğer bir artış öngörülen kimlik kartı gelirlerinde de bunun olabilmesi için ya kimlik harçlarına yüzde 100’e varan bir zam, ya da ciddi sayıda yeni vatandaş yapılması gerektiğini belirtti

“BÜTÇEDE AÇIK VARKEN, NEDEN İNDİRİME GİDİLSİN”… Hükümetin 2020 bütçesinde 2019’a göre tapu harçları gelirinde yüzde 22 gerileme öngördüğüne değinen Barçın, bu gelirde azalma olması için hükümetin ya tapu harcında indirime gitmesi, ya da inşaat sektöründe kriz olması gerektiğini söyledi. Barçın, 500 milyon TL açık öngörülen bir bütçede, ciddi bir gelir kaynağı olan tapu harçlarında indirime gidilmesinin hiçbir iktisadi akla sığmadığını ifade etti

Ceren ÖZBİL

Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Genel Sekreteri Devrim Barçın, 2020 Bütçe Yasa Tasarısı hakkında açıklama yaptı.

Bütçede birçok çelişkili konu olduğunu söyleyen Barçın, 2019’da artış görülen bazı kalemlerde azalma öngörüldüğünü anlattı.

Barçın, artış öngörülen seyrüsefer ve kimlik kartı gelirlerine de değinerek, seyrüsefer gelirinin artırılabilmesi için ya yasanın değiştirilmesi ve temel birim fiyatının artırılması, ya da seyrüsefer affı çıkarılması gerektiğini ifade etti.

Devrim Barçın ayrıca, bir diğer artış öngörülen kimlik gelirlerinde de bunun olabilmesi için ya kimlik harçlarına yüzde 100’e varan bir zam, ya da ciddi sayıda yeni vatandaş yapılması gerektiğini belirtti.

“Bütçeyi, hükümetlerin öngördüğü ekonomik politikaların yansıması olarak okumak gerekir”

Devrim Barçın, bütçenin bir öngörü olduğunu ve hükümetlerin vatandaşına, toplumuna ve ülke ekonomisine bakışını öngören bir yasa olduğunu söyledi.

Bütçedeki rakamlarını, artışlarını ve azalışlarını okurken de bunu salt rakamlar üzerinden değil, hükümetin öngördüğü ekonomi politikasının yansıması olarak okumak gerektiğini kaydeden Barçın, şöyle konuştu:

“Örneğin Tarım Bakanlığı’nın döner sermaye geliri elde ettiği kurumları vardır. Bunlar Orman Dairesi’nin fidan satışı, Devlet Üretme Çiftliği’nin küçükbaş ve büyükbaş hayvan satışlarıdır.

Devlet bunlardan döner sermaye çerçevesinde bir gelir elde eder.

Bakıyoruz UBP-HP hükümeti, 2019 bütçesine göre 2020 bütçesinde bu kurumlardan elde edeceği gelirde bir azalış öngörüyor. Düşünün özelde bir işletmeniz var. Ondan elde edeceğiniz gelirden azalma öngörülüyor. Bu da aynı durumdur.

Düşünün Maliye Bakanlığı diyor ki ‘Bu kurumlardan döner sermaye noktasında elde edilecek gelirlerde azalma öngörüyorum. Bu azalma da yüzde 14.18’dir’.

Bunu yapmalarının nedeni de bize göre bu alanlardan devleti tasfiye edip, peşkeş çekme noktasına getirmektir”.

“Tapu harçlarında yüzde 22 gerileme”

Hükümetin tapu harçları gelirinde yüzde 22 gerileme öngördüğüne değinen Barçın, bunun da inşaat sektöründe yüzde 22 gerileme anlamına geldiğini kaydetti. Barçın, şöyle devam etti:

“Bu ülkede inşaat sektörü, gerek istihdam noktasında, gerekse yan sektörleri bakımından, ekonomide büyük bir rol oynuyor.

İnşaat sektörünün olumlu bir noktada ilerlediğini de tapu harçlarından elde edilen gelirlerden görebiliriz.

İnşaat sektörü ne kadar çok satarsa, tapu harçlarından elde edilen gelir artar.

Ancak hükümet ve maliye bakanı 2020 bütçesinde bize diyor ki ‘Biz 2019’a göre elde edeceğimiz tapu harç gelirlerinde yüzde 22 azalma öngörüyoruz’.

Yani hükümet bize diyor ki inşaat sektörü 2020 yılında ya krize girecektir, ya da bu tapu harçlarında indirime gidilecek ve gelir azalacak.

500 milyondan fazla açık verilen bir bütçede, gelirde azaltma yaratmanın da hiçbir iktisadi akla uygunluğu yoktur.

Siz yılın başından zaten 500 milyondan fazla açık vereceğini öngörüyorsunuz. Açık verecek bir bütçede gelir kalemini 2019’a göre indirim yaparak azaltmanın hiçbir iktisadi akla uygunluğu olamaz”.

Sadece 3 milyon TL’lik artış”

KTAMS Genel Sekreteri Devrim Barçın, Ercan Havaalanı işletmesinin özelleştirildiğini de hatırlattı ve bu işletmeden elde edilen gelirlerin de bütçede, “Ercan Havaalanı Özelleştirme Geliri” olarak yer almakta olduğunu ifade etti.

Ercan Havaalanı’nı özelleştirme gelirinin 2019 bütçesi hazırlanırken 2018’e göre yaklaşık 70 milyon TL’lik bir artış öngörüldüğünü belirten Barçın, şunları anlattı:

“Bugün ise UBP-HP hükümeti, 4’lü hükümetin öngördüğü 197 milyon TL’lik gelir noktasından sadece 3 milyon TL’lik daha fazla artış öngörmüştür.

banner9
Yani UBP-HP hükümeti diyor ki ‘4’lü hükümet 197 milyon TL gelir öngördü. Biz de bunu ancak 3 milyon TL artırabileceğiz’. Bu da yüzde 1.52’ye tekabül ediyor.

Diğer taraftan bilindiği üzere havaalanındaki uçakların yaklaşması üzerinden alınan ücretler var. Buna sivil havacılık yer hizmetleri denmektedir.

Öteki taraftan bu hükümet bize diyor ki ‘sivil havacılık yer hizmeti ücreti’nin de gelirleri, 2019’a göre sadece yüzde 3.33 artacaktır’.

10 aylık enflasyon şu anda 10.71’dir.

Hükümet enflasyonun altında bir artış öngörüyor.

Aslında reel anlamda Ercan’dan elde edilecek gelirin azalacağını bize söylüyor.

Bilindiği gibi söz ettiğim bu iki kalemdeki artış ve azalış, uçaklar ve yolcu sayısına bağlıdır.

Diğer taraftan da Turizm Bakanı bu yıl 2 milyon turist hedefi koyuyor. Eğer 2 milyon turist gelirse, bu gelirlerin çok daha üzerinde gelir elde edileceği gün gibi ortadadır. Bu da demektir ki ya Maliye Bakanı, Turizm Bakanı’nı yalanlıyor, ya da Maliye Bakanı öngörüden yoksun bir siyaset yapıyor”.

“Ya seyrüsefere zam yapılacak, ya da af çıkarılacak”

Barçın, seyrüsefere yapılacak zam miktarının da İstatistik Kurumu’nun belirlediği hayat pahalılığı oranını aşamayacağını ifade etti ve şu anda 10 aylık hayat pahalılığı oranının yüzde 10.71 olduğunu hatırlattı.

Hayat pahalılığının yıl sonuna kadar yüzde 12 olacağı öngörüldüğünde, hükümetin yasaya göre seyrüsefere yüzde 12’den fazla yani 2019’da gerçekleşen hayat pahalılığından fazla zam yapamayacağını anlattı.

Barçın, şunları kaydetti:

“Bütçe yasa tasarısına baktığımızda, motorlu taşıtlar vergisi gelirlerinde ki bu da seyrüseferdir; 2019’a göre yüzde 33.52’lik bir artış öngörülmektedir.

Bu artışın gerçekleşebilmesinin iki yolu vardır.

Biri ya 2017’de yapıldığı gibi yasayı değiştirip, yasadaki temel birim fiyatlarını artıracaklar ya da af çıkaracaklar. Bu affa binayen bir gelir artışı sağlanacak.

Eğer af çıkararak bu geliri artıracaklarını söylüyorlarsa da söylesinler bize, biz de seyrüseferimizi boşuna ödemeyelim.

Şu anda KDV indirimi nedeniyle araç alımı da arttı.

2020’de yeni araç alımı düşecek. Alan zaten şimdi alıyor”.

“Ya yeni vatandaş yapılacak, ya da kimlik harcına yüzde 90 zam yapılacak”

Devrim Barçın, ülkede her yıl kimliğini yenileyen ortama insan sayısının belli olduğunu söyledi ve bunun üzerinden de Maliye Bakanlığı’nın öngörü yaparak bütçede bir artış hedefi belirlediğini ifade etti.

Barçın, “2019’a göre yine 2020 bütçesinde kimlik kartı yenileme ya da ilk defa verme noktasında elde edeceği gelirlerden yüzde 92 artış öngörüyor. Bunun da yine iki yolu vardır. Ya kimlik kartlarına yüzde 100’e yakın bir zam yapacaklar, ya da ciddi vatandaş yapıp, bu vatandaşların da çıkaracakları kimlik sayısından ciddi anlamda bir artış olacaktır” dedi.

“Bilimsel çalışma yapılmalı”

Barçın, bütçenin bir öngörü meselesi olduğunu söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:

“Bu öngörülenin hazırlanması da bilimsel temeller etrafında yapılır.

2019’da öngörülen kurumlar vergisinden elde edilecek gelir 278 milyon TL idi. Şu anda Maliye Bakanlığı bunları kendi sayfasından yayınlıyor.

2019’un ilk 9 ayında kurumlar vergisinden elde edilen gelir 346 milyon TL’dir.

Yani siz, 2019 için kurumlar vergisinden 278 milyon TL gelir elde edeceğinizi öngördünüz ancak 346 milyon TL elde ettiğiniz.

Fazla gelir elde etmek, devlet ve bütçeyi hazırlayanlar açısından olumlu olabilir ancak bunun öngörüsüzlüğü, bilimsel anlamda kabul edilebilecek bir durum değildir.

Bunun üç sebebi vardır.

Ya bütçe hazırlanırken gelirleri Türkiye’ye düşük gösterip, daha fazla para alabilmek, ya bu bütçenin bilimsel temelden uzak hazırlanmasıdır, ya da Olgun Amcaoğlu’nun topluma 500 milyon TL’lik bir bütçe açığını  gösterip, 4-5 gün sonra da ‘bakın, ben, gelirlerde artış sağladım, bütçe açığını kapattım’ diye ileriye yönelik siyasi malzeme yapmasıdır”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96