banner6

Çakıcı: “Sürdürülen yanlış manevralar, Rum liderliğini mağdur konumuna getirdi”

banner37

Çakıcı: “Sürdürülen yanlış manevralar, Rum liderliğini mağdur konumuna getirdi”
banner8

Toplumcu Kurtuluş Partisi-Yeni Güçler Genel Başkanı Mehmet Çakıcı, Kıbrıs Türk tarafınca bu dönemde sürdürülen yanlış ve her an değişebilen siyasi manevraların, Kıbrıs Rum liderliğini geçmişte çözümsüzlük yanlısı suçlanan taraf olmaktan  mağdur olan taraf konumuna getirdiğini ileri sürdü.

Çakıcı yazılı açıklamasında, barış ve çözüm yanlısı bir siyaset yerine çatışma kültürünün artırıldığı siyaset anlayışının uzun vadeli götürülebilecek bir siyaset  olmadığını ve  çökmeye mahkum olduğunu iddia etti.

KKTC Cumhurbaşkanlığı Sarayı, Millet Bahçesi ve KKTC Meclis binası yaptırma önerilerinin büyük törenlerle sunulmasına rağmen Kıbrıs Türk halkının talebi  olmadığını savunan Çakıcı,   bu temsili binaların Kıbrıs Türk halkının kendi kaynakları ile yapılmasının daha doğru olduğu görüşünü ifade etti.

Bu binaların bugün yapılmasıyla ilgili bir aciliyet  olmadığını kaydeden Çakıcı, bugün Covid 19 ile mücadele, hastane, okul, yol, alt yapı, düşük gelirli insanların desteklenmesi gibi çok daha öncelikli temel ihtiyaçlar  olduğunu vurguladı.

Mevcut Cumhurbaşkanlığı  binasının “Gecekondu" olarak nitelendirilmesinin  de Kıbrıs Türk halkını ayrıca rahatsız ettiğini savunan Çakıcı, konu binanın hem Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Muavini Dr. Küçük’ün hem de KKTC’nin kuruluşundan bu yana tüm Cumhurbaşkanlarının tarihi mekanı olduğuna dikkat çekti.

Çakıcı, şunları öne sürdü:

banner134

“Tüm bu gelişmeler yaşanırken, Kıbrıs Türk halkını halihazırda temsil eden yetkili durumdaki siyasetçilerin bunları düzeltmeye yönelik veya düzenlemeye yönelik olması gereken tavırların tam tersi bir davranışla ortaya konması da ayrıca üzüntü vericidir. Bugünün temsili ve yetkili siyasetçisi silik ve korkak görüntüsüyle olumlu veya olumsuz her şeyi alkışlar konuma gelmiştir.

Hakarete uğrasak dahi alkışlar pozisyonlarını sürdürmektedirler. Koltuk koruma veya sürdürme uğruna hiçbir kişilikli siyaset ortaya konamamaktadır. Bu tür bir temsiliyet Kıbrıs Türk halkının gerçek anlamda bir temsiliyeti olamaz. Bu tür siyasi duruşlar sağlıklı bir duruş değildir ve yalnızca çıkar ilişkileriyle beslenmektedir. Biat kültürü ile ortaya konulan siyaset anlayışı Kıbrıs Türk halkının tüm dünyada, AB, Türkiye, Kıbrıs Rumları ile karşılıklı ilişkilerde inandırıcılığını ortadan kaldırmaktadır.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88