banner6

Çalışan geleceğinden, devlet vergiden, daire primden oluyor!

banner37

​​​​​​​ Ülkemizde yıllardır özel sektörde çalışıp yüksek maaş almasına rağmen yatırımları asgari ücret üzerinden yapılan çalışanlar, bunun acısını emeklilikte “düşük maaş” alarak yaşıyor ve buna ne yazık ki göz yumuluyor. Bu durum yüzünden çalışan kadar Sosyal Sigortalar Dairesi ve devlet de kaybediyor

Çalışan geleceğinden,  devlet vergiden,  daire primden oluyor!
banner150 banner150 banner151 banner143

Ceren ÖZBİL

Ülkemizde özel sektör çalışanları her anlamda sömürülüyor. Gelecek güvencesinden yoksun olarak çalışan özel sektör çalışanları, emeklilikte de mağduriyet yaşıyor.

Ülkemizde yıllardır özel sektörde çalışıp yüksek maaş almasına rağmen yatırımları asgari ücret üzerinden yapılan çalışanlar, bunun acısını emeklilikte “düşük maaş” alarak yaşıyor ve buna ne yazık ki göz yumuluyor. Bu durum yüzünden çalışan kadar Sosyal Sigortalar Dairesi ve devlet de kaybediyor.

Bu durum yarattığı sıkıntılar bununla da sınırlı kalmıyor. Bu durumdan, vergi alamayan devlet ve daha düşük prim alan Sosyal Sigortalar Dairesi de zararlı çıkıyor.

Hür-İş Genel Sekreteri Ali Yeltekin ve DEV-İŞ Başkanı Koral Aşam, konuyla ilgili KIBRIS Gazetesi’ne değerlendirmede bulundu.

Ali Yeltekin, özel sektörde çalışan bazı kişilerin maaşının asgari ücretten yüksek olmasına rağmen yatırımlarının asgari ücret üzerinden yapılmasının aslında devleti çalmak anlamına geldiğini söylerken, Koral Aşam da sosyal sigorta kayıtlarına bakıldığı zaman yatırımların en az yüzde 50’sinin asgari ücret üzerinden olduğunun açık bir şekilde görüldüğünü belirtti.

Yeltekin: Devletten çalınıyor

Hür-İş Genel Sekreteri Ali Yeltekin, özel sektörde çalışan bazı kişilerin maaşının asgari ücretten yüksek olmasına rağmen yatırımlarının asgari ücret üzerinden yapılmasının aslında devleti çalmak anlamına geldiğini söyledi ve bu durumun hem maliyeyi, hem vatandaşın geleceğini, hem de sosyal sigortalar ile ihtiyat sandığını çalma olduğunu ifade etti.

Yeltekin, şöyle konuştu:

“Şu anki yapıda bunu kontrol etmek mümkün değildir. Çünkü devletin bunu kontrol etmek gibi bir gailesi yoktur.

Ücretlerin bankadan yatırılması, sektörel bazda asgari ücret, yıllara göre maaş artışı gibi bir sistem söz konusu değildir. Özel sektörün maaşı bankalara gitmiyor. Örneğin bir kişinin yatırımları asgari ücret üzerinden yapılıyor ve bankaya yatan maaşı 7 bin TL ise buna bakılması gerekir. Bunun kontrol edilmesi gerekir. Yani özel sektörde bir müdürün yatırımı asgari ücretten görünüyor ancak maaşı daha fazladır. Maaşa bakıldığında 15 bin TL, 16 bin TL’dir. Devletin bu konuda bir çabası yoktur.”

“Haksız rekabete neden oluyor”

Bu durumun haksız rekabete de neden olduğundan söz eden Ali Yeltekin, “Bir taraftan hiçbir hak yemeyen işveren, diğer tarafta hak yiyen işveren var. Kâr yemeyen işverenin kâr marjı daha düşük oluyor. Bir kişi sosyal sigortalardan emekli olduğunda brüt maaşının yüzde 60’ını alıyor. Sonuçta oranlara alınan ücret yine asgari ücretin altındadır” dedi.

Aşam: Yatırımların yarısı asgari ücret üzerinden

DEV-İŞ Başkanı Koral Aşam, sosyal sigorta kayıtlarına bakıldığı zaman yatırımların en az yüzde 50’sinin asgari ücret üzerinden olduğunun açık bir şekilde görüldüğünü söyledi ve işin en kötü tarafının da yetkililerin bunu bilip bir şey yapmaması olduğunu ifade etti.

Zaten yatırımları asgari ücretin üzerinde olanların ciddi bir bölümünün de kamu ağırlıklı çalışanlar olduğunu söyleyen Aşam, şöyle devam etti:

“Bu konuda yapılabilecek çok şey vardır. Ancak siyasi iradenin doğru şeyi yapmayı amaçlaması gerekiyor.

Sermaye kesimleri ile siyasi kesimler, seçimlere, birbirini sırtında taşıyarak giriyor. Seçim öncesi sermaye, sağ partileri sırtında taşıyor, seçimden sonra sağ partiler sermayeyi sırtında taşıyor.

Peki bu konuda ne yapılabilir? Etkin denetim yapılabilir. Bunun artıları da olur. Çünkü asgari ücretin üzerinde yapılan yatırımlarda gelir vergisi mevzu bahis olur. Aynı zamanda sosyal sigortalar da daha yüksek prim kazanır.

Bunlar dışında sektörler arası barajlar belirlenebilir. En fazla konuşulanlar arasında da profesörlerin yatırımlarının bile asgari ücret üzerinden yapılmasıdır. Buna da göz yumuluyor. Bunlar çok kolaylıkla belirlenebilir. Sektörler arası barajlar da belirlenip, bunun altında da yatırım kabul edilmeyebilir. Zaten bu barajlar da vardır. Belli sektörlerde bu barajlar genişletilebilir.

İnsanlar özel sektörde çalışıyorlar. Bunların nakit olarak ödenmesinin önüne geçilebilir. Şirketler iç muhasebe için kendi muhasebelerini tutuyorlar. Bir de devlete sundukları muhasebe defteri vardır. Bu iç muhasebede çalışanların aldıkları normal maaşlar yer alırken, devlete beyan edilende ise tüm çalışanların ya da çok ciddi bir çalışan sayısının asgari ücret maaşı aldığı görülüyor. Maalesef yetkililer de buna göz yumuyor.”

banner343
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110