banner6

‘Çalışma hayatında sömürüye karşı’ ortak mücadele çağrısı

banner37

‘Çalışma hayatında  sömürüye karşı’ ortak mücadele çağrısı
banner150 banner151 banner143

Ali ÇATAL

   İşçi sınıfının ve emekçi halk kitlelerinin uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs, dün, adanın her iki kesiminde de etkinliklerle kutlandı.

   Başkent Lefkoşa'da sivil toplum örgütleri, siyasi partiler ve sendikalar, saat 09.30 itibarıyla Kuğulu Park’ta toplanıp Sarayönü'ne yürüdü. Burada düzenlenen mitingde, Devrimci İşçi Sendikaları Federasyonu (DEV-İŞ) Başkanı Koral Aşam konuşma yaptı; ardından kitle, kortej halinde Ledra Palace Sınır Kapısı’na yürüdü.

   Aşam, hiciv şiirleriyle ünlenen Neyzen Tevfik’ten bir dörtlükle süslediği konuşmasında KKTC’nin mevcut yönetimine çeşitli eleştiriler getirdi ve Kıbrıs sorununun çözümündeki tek alternatifin “iki bölgeli ve iki toplumlu bir federal yapı” olduğunu kaydetti.

   Aşam, dünyada ve bölgede tüm kirli savaşları bir kez daha lanetlerken; 1 Mayıs emeğin dayanışma gününde, ezilen dünya haklarına dayanışmayı bir kez daha ifade etti.

   İş cinayetlerinde kaybedilen işçi sayısının her geçen gün artarken, taşeron denilen kölelik sisteminin devlet eliyle yürütüldüğünü ve özel sektörde sendikalaşmanın önünde engellerin hâlâ durduğunu da dile getiren Aşam, bütün bu adaletsizliklere, haksızlıklara ve sömürüye karşı hep birlikte karşı çıkılması gerektiğini belirtti.

   Sarayönü’ndeki mitingin ardından ara bölgede iki toplumlu bir etkinliğe geçildi.

   Güney’den Solcu İşçi Sendikaları Federasyonu (PEO) ve Kuzey’den DEV-İŞ tarafından hazırlanan ortak deklarasyonun Türkçe ve Rumca okunmasının akabinde ‘İki Toplumlu Koro’ sahne aldı.

   İki Toplumlu Koro’nun söylediği Türkçe ve Rumca şarkılar eşliğinde etkinlik sona erdi.

Aşam: Kirli savaşları lanetliyoruz

   DEV-İŞ Başkanı Koral Aşam, 1 Mayıs’ın dünyanın her yerinde milyonlarca işçi ve emekçinin, emperyalistlere ve uluslararası tekellere karşı savaşsız, sömürüsüz, insanca yaşanacak bir dünya özlemiyle tek bir yumruk, tek bir ses halinde birleştiği ortak mücadele ve dayanışma günü olduğunu söyledi.

   Fukasa madeninde çalışırken 1925 yılında ölen ve aynı mezara gömülen Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum maden işçilerinin anılarını yaşatmak için bir arada olduklarını dile getiren Aşam, 1948 yılında CMC madeninde iki bin Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk işçinin canları pahasına dört ay, dört gün süren şanlı direnişini de selamladıklarını belirtti.

   Aşam, ayrıca, 1958’de Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum emekçilerin ortak 1 Mayısı kutlamasından sonra faşist katiller tarafından katledilen, tehdit edilen, baskıya uğrayan işçi önderlerini bir kez daha anmak için de bir arada olduklarını kaydetti; “Bugün kalbimiz Ukrayna’da, Türkiye’de, Yunanistan’da, Amerika’da, Asya’da, Afrika’da, Latin Amerika’da, Uzak Doğu’da dünyanın dört bir yanında emperyalist ve neo-liberal saldırılara karşı direnen tüm dünya işçileri ile birlikte atıyor” ifadelerini kullandı.

   Kıbrıs’ın kuzeyinde dayatılan ekonomik paketler ve baskı politikalarının gittikçe şiddetlendiğini de söyleyen Koral Aşam, “Toplumsal irademizden, sendikal haklarımıza kadar ‘taş taş üstünde bırakmak istemeyen’ bu zihniyet, yıllar içinde emekle, özveriyle, mücadeleyle oluşturulan örgütlü yapıyı dağıtmak, bağımlılığı, biat kültürünü normalleştirmek ve yalnızca kendi stratejik çıkarları doğrultusunda bizleri rehin tutarak toprak bekçiliği rolünden kurtulmamızı engellemeyi amaçlamaktadır” ifadelerini kullandı.

   Sınıf sendikacılığına inanan sendikalar olarak, bu politikalara karşı sonuna kadar direneceklerini dile getiren Aşam, bu politikaların emekçilere nelere mal olacağını çok iyi bildiklerini kaydetti.

   Aşam sözlerini “Bizler, bölgede yabancıların değil; Kıbrıslıların çıkarına hizmet edecek bir çözüme en kısa sürede ulaşabilmemiz için bugüne kadar üzerinde anlaşmaya varılmış BM parametreleri, ilkeleri ve belgeleri temelinde bir çözüm öneriyoruz.

   Bu önerinin de net olduğu çok açık ortadadır. Birleşmiş Milletlerin ilgili kararlarında belirtildiği şekli ile iki toplumun siyasi eşitliğinin, tek egemenliğin, tek vatandaşlığın, tek uluslararası kimliğin olacağı, iki bölgeli iki toplumlu Birleşik Federal bir Kıbrıs’tır. 1 Mayıs mücadele günüdür. 1 Mayıs dayanışma günüdür. 1 Mayıs birlik olma günüdür. 1 Mayıs Kıbrıs’ta yaşayan tüm insanların ortak vatanı yaratma mücadelesinin yükseltildiği gündür. 1 Mayıs emperyalizme ve neo-liberal anlayışlara karşı direnme günüdür. 1 Mayıs savaşsız ve sömürüsüz bir dünya umudunu yükseltme günüdür” şeklinde sonlandırdı.

Ortak deklarasyon

   PEO ve DEV-İŞ tarafından hazırlanan ve ara bölgedeki iki toplumlu etkinlikte okunan ortak deklarasyon şöyle:

“Kıbrıs’ın emekçileri olarak dünya çapında emekçilerinin mücadele ve dayanışma günü olan işçi 1 Mayısını bu yıl da kutlamaktayız. Fedakârlıklarıyla dünya işçi sınıfının mücadele sembolü olan Chicago isyanının öncü kahramanlarını işçi sınıfı için bu önemli günde saygıyla anmaktayız. Onların vizyonları yıllardır canlı kalmaya ve dünyanın dört bir yanında emekçileri birleştirmeye devam etmektedir.

   Sınıf dayanışması ve enternasyonalizm ruhuyla verdikleri zorlu sınıf mücadeleleriyle Kıbrıs işçi sınıfının temel kazanımlarını elde eden yurdumuzun işçi hareketinin Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk öncülerini saygıyla anmaktayız. Üretilen servetin büyük olmasına ve teknolojinin ilerlemesine rağmen sosyal eşitsizlikler daha da yoğun hale gelmekte, yüksek fiyatlar ve pahalılık çalışanların hayatlarını daha da kötüleştirmekte ve milyarlarca insan işsizlik, güvencesizlik ve yoksulluğa karşı hayatta kalabilme mücadelesi vermektedir.

   Son dönemde insanlık Ukrayna'da yaşanan dramatik gelişmeleri, felaketi ve insanların hayatlarını kaybetmesini kaygıyla izlemektedir. Silahlanmanın tırmandırılması ve askeri harcamaların arttırılması çözüm değildir, tam aksine durumu karmaşıklaştırmakta ve dünya barışını tehlikeye atmaktadır.

   NATO ile müttefiklerinin emperyalist planlarının sonuçlarını neredeyse yarım asırdır yaşayan Kıbrıslı emekçiler, savaşın acılarını yaşayan halklarla dayanışmalarını ifade etmekte, uluslararası hukuk ihlallerini kınamakta, savaşın bir an önce durdurulmasını ve Rusya ordularının Ukrayna topraklarından çekilmesini talep etmektedir.

“Crans Montana’da kalınan yerden tekrar başlanmalı”

   İşçi sınıfı açısından önemli bir kongre olan Dünya Sendikalar Federasyonu'nun 18. Kongresi pandemi ve savaşın yol açtığı yeni ve zor koşullarda 6-7-8 Mayıs'ta gerçekleştirilecektir.

   İnsanın insan tarafından sömürüsünün olmayacağı, barışın hâkim olacağı bir toplum için emekçilerin mücadelelerinin ön saflarında yer alarak, neo-liberalizmin saldırılarına karşı direnen uluslararası sendikal güç Dünya Sendikalar Federasyonu’nu güçlendirmeye yönelik çabaları Kıbrıs'taki üye örgütleri olarak desteklemeye devam edeceğiz. Bu ortak açıklamamızla da taksimle asla uzlaşmayacağımız mesajını veriyor, barışın hâkim olması ve vatanımızın yeniden birleşmesi için ortak mücadelemize devam etme kararlılığımızı yineliyoruz.

Kıbrıs sorununa BM kararlarında belirtildiği şekilde siyasi eşitliğin, tek egemenliğin, tek vatandaşlığın ve tek uluslararası kimliğin olacağı iki bölgeli, iki toplumlu bir federasyon çerçevesinde adil ve karşılıklı olarak kabul edilebilir bir çözüm için! Hamilerin ve vasilerin olmayacağı, askersizleştirilmiş ve bağımsız bir devlet için, Kıbrıs sorununun çözümü için görüşmeler Crans Montana'da kaldıkları yerden mümkün olan en kısa zamanda yeniden başlamalıdır çünkü diyalogun yokluğu ve yeni oldubittilerin yaratılması ülkemizin nihai bölünmesine yol açmaktadır.

   Kıbrıs sorununun çözümü ve ülkemizin yeniden birleşmesi ile Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk emekçiler olarak, birleşik bir çalışma ilişkileri sistemi ve herkes için birleşik çalışma koşullarıyla birleşik bir ekonomi çerçevesinde barış ve güvenlik koşullarında ortak mücadelelerimizi sürdüreceğiz.

   Öncü Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslın Rum sendikacıların bize emanet ettiği emekçilerin haklarını ve kazanımlarını, sosyal hakları ve kazanımları savunmak ve genişletmek için, savaşlara karşı barış ve sosyal adalet için mücadeleyi birlikte sürdürüyoruz.”

Etkinliğe katılanlar

   Ara bölgedeki etkinliğe, Kuzey’den DEV-İŞ’in yanı sıra Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS), Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), Belediye Emekçileri Sendikası (BES), Kooperatif Görevlileri Sendikası (KOOP-SEN), Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN),Eşit Hak ve Adalet Sendikası (HAK-SEN), Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP), Toplumcu Kurtuluş Partisi-Yeni Güçler (TKP-YG), Sol Hareket, Bağımsızlık Yolu, Yeni Kıbrıs Partisi (YKP), Kıbrıs Sosyalist Partisi (KSP) ve bazı dernek, siyasi parti temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.

   Güney’den ise PEO’nun yanında Emekçi Halkın İlerici Partisi (AKEL), AKEL’in gençlik organizasyonu Birleşik Demokratik Gençlik Örgütü (EDON) ve çeşitlik örgütler de meydandaki yerlerini aldı.

   Ara bölgedeki etkinliklere, Türkiye’den Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Yunanistan Komünist Partisi (KKE) tarafları da kendi bayrakları altında katılım gösterdi.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110