Canlı müzik performansları başladı

banner37

Kademeli açılımlar kapsamında mekanlar, sanatçıları sahnelerinde ağırlıyor

Canlı müzik performansları başladı
banner90
banner8

Murat OBENLER
Ülkemizde uzun bir aradan sonra ilk kez Lefkoşa MOD Cafe’de bir canlı müzik programı gerçekleşti.

Program, sosyal mesafe, maske kurallarının uygulandığı, masa kapasitenin azaltıldığı, her masada dezenfektanın yer aldığı ve çalışanlar ile müzisyenlerin PCR testlerinin yapıldığı bir ortamda salı akşamı yapıldı.

Canlı müzik gecesinde “Süleyman Todd’s ile Sunset Jazz Projesi” kapsamında caz müzisyenleri Süleyman Akosman (Todd’s) (vokal), Cahit Kutrafalı (bas gitar), Ersen Sururi (keman), Uğur Güçlü(davul) ve Kadir Evre (elektronik gitar) sahne aldı. 

Rezervasyonların günler öncesinden dolduğu caz akşamında saat 19.30’da sahneye çıkan müzisyenler yaklaşık 2 saat sahnede kaldı ve müzikseverleri geçmişten günümüze oldukça keyifli bir caz yolculuğuna götürdü.
Siyaset, iş ve sanat dünyasından ünlüler de caz gecesini izledi
Siyaset, iş ve sanat dünyasından tanıdık kişilerin de katıldığı etkinlik her şeyiyle örnek bir canlı müzik gecesi olurken MOD Cafe Direktörleri İbrahim Erben ile Hüseyin Altan tekrardan müzisyenlerle müzikseverleri buluşturmanın mutluluğunu yaşadılar.
Şartların iyileşmesi durumunda bu yaz her salı gecesi Lefkoşa MOD Cafe’de yer alacak program ile müzikseverlere müthiş bir caz güzelliği sunacak Sunset Jazz Projesi daha şimdiden bu müziği sevenlerin uğrak yeri olacak.

Altan: Her türlü tedbiri aldık

Müzisyen-MOD Cafe Direktörü Hüseyin Altan, canlı müzik performanslarının başlamasından duyduğu mutluluğu KIBRIS’la paylaştı:

“Müzisyen olarak çok özledik. Endüstri içinde olan insanlar bir senedir bir bilgisayar ekranından çalıyorduk ama insanlara karşı çalmak, notaların, duyguların karşılıklı gidiş gelişinin başlaması çok müthiş.

İşletmeci olarak Sağlık Üst Kurulu’nun belirlediği kurallara uyduk. Masa, mesafe, PCR her türlü tedbiri aldık. Masa sayımızı yüzde 35-40 azalttık. Önemli olan insanların huzur içerisinde rahat bir ortamda müzik dinleyebilmesidir. Müziğin, sanatın yaydığı güzel duyguları hepimizi düşünerek en iyi ve sağlıklı ortamda sunmayı amaçlıyoruz. Bazı mekan sahiplerinin canlı müziksiz de işlemeye devam edilebilir gibi görüşlerine katılmıyorum. Bu mekanlarda canlı müzik olmazsa olmaz. Hem bu müzikten hayatını kazanan insanlar hem de bizler ekmeğimizi kazanacağımız ortamları yaratalım”.
Sanatçılar heyecanlıydı

banner134
Sanatçı Ersen Sururi, yeniden sahnede olmanın heyecanını şu sözlerle anlattı:

“Caz çalmanın bir öncesi vardır. Önce çalışırsın, sonra dinlersin sonra da prova yapıp sahnede bunu insanlarla paylaşırsın. Birçok arkadaşımız da evde çalıştı ve artık bunu insanlara sunmanın zamanıdır. Uzun zamandır çalmamanın da bir heyecanı vardır. Bugünü beklemenin bile heyecanını yaşadık. İlk kez bir araya gelen bu ekip çok kaliteli isimlerden oluşuyor. Bu kaliteyi sahneye yansıtacağız. Uzun zamandan sonra viyola çaldım. PCR testlerimizi yaptık, sosyal mesafeli köşemizde çaldık”.

Sanatçı Süleyman Akosman da, Sağlık Bakanlığı’nın canlı müzik için 27 Mayıs gününü açıklamasından sonra bir grup müzisyenin harekete geçtiğini belirterek “Denetim mekanizmalarının yeterli olmamasından dolayı müzisyenlere karşı adaletsiz bir ortam yaratıldığını düşünüyoruz” dedi. Akosman, şöyle devam etti:

“Bir köşede çalmanın ne olduğunu tam anlamadık. Mod Cafe, bakanlığa bir başvuru yaptı, Ezgi Akgürgen, Emre Yazgın, Serhan Candaş, Birdal Cihangirl ve ben, Sağlık Bakanlığı’na gittik ve orada karşılıklı konuştuk. Canlı müziği eğlence olarak algılama düşüncesini orada biraz daha açıklığa kavuşturduk. ‘İyi de geldiniz’ dediler. Müziğin algısı hep eğlence sektörü ile anılıyor ve tartışmalar da hep bu sektör üzerinden yapılıyor ama bizler ana akım müzik yapan müzisyenler değiliz ve bunun anlatılması gerekiyor. Bizlerde de sorumluluk var çünkü kaybolduk.

Eskiden mekanlarda jam sessionslar yapardık, görünürlüğümüz vardı ama popüler müziğe çok dündük ve kendi müziğimizi ihmal ettik. Benim eğitimim caz müziği üzerinedir ve Ersen Sururi ile konuşmalarımız sonrasında harekete geçerek bu yaz için bu projeyi tasarladık. 4-5 yıldır caz söylemiyorum ve bu benim için de bir yeniden başlangıç oldu. Çok heyecanlandık.
Müziğin sadece eğlence amacı olmadığını düşünüyorum. Bunun bir dengesi olması gerekir ve bizim proje gibi projeler de olması gerekir. Müzisyenler aç kaldı denirken bile eğlence sektöründe çalışan müzisyenlerin aç kaldığı konuşuldu. Sanat ve sanatçılar hiç konuşulmadı. Fikir ve Sanat Eserleri Yasası yoktur, telif 1911’e bağlıdır, kurumsal bir sistem yoktur gibi meselelerimiz vardır ve bunun bütünlüklü tartışılması gerekir”.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75