CAS çalışanlarının belirsizliği sürüyor

Ercan Havalimanı’nda yer hizmeti veren Cyprus Airport Services çalışanları, yasal statülerinin belirlenmemesi ve 55 gündür maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle 3 farklı yerde eylem yaptı

CAS çalışanlarının belirsizliği sürüyor
  • 25 Temmuz 2018, Çarşamba 8:48

Mustafa ÖZYAĞCI / Ediz PİRHAN

Ercan Havalimanı’nda yer hizmetleri veren Cyprus Airport Services (CAS) çalışanları, kime bağlı çalışacaklarına yönelik statülerinin belirlenmemesi ve 55 gündür maaş alamadıkları gerekçesiyle dün Ercan Havalimanı, Başbakanlık ve Ulaştırma Bakanlığı önünde bir dizi eylem yaptı.

Bazı havayolu şirketlerinin sefer sayılarını azaltması, bazılarınınsa seferlerini iptal etmesinden dolayı gelirlerinin düşmesine bağlı olarak baş gösteren maaş kriziyle mücadelelerine devam eden CAS çalışanları, eylemleri kendilerine hükümet tarafından kime bağlı olarak çalışacaklarıyla ilgili verilen sözlerin tutulmadığı gerekçesiyle yaptı.

CAS çalışanları ayrıca dün itibariyle Sivil Havacılık Dairesi tarafından gönderilen yazılı açıklamada bundan sonra Ercan Havalimanı’ndaki aprona girilmeyeceği ve personel yaka kartlarının iptal edildiğinin kendilerine bildirildiğini söyledi.
Polisin geniş güvenlik önemleri altında, Ercan kavşağında basın açıklaması yapan eylemciler, TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun havalimanına giriş yapmasının ardından Ercan Havalimanı’na yöneldi. Eylemciler, Polis Çevik Birliği (PÇB) tarafından engellenince kavşakta düdük ve sloganlarla hükümeti protesto etmeye devam etti ve trafiğin akışı kısa süreliğine aksadı.
Ercan’da eylemlerini sonlandıran ve görev yerlerine geri dönmek isteyen CAS çalışanlarına Polis Çevik Birliği müdahale ederek içeriye girmelerine izin vermedi. Engelleme üzerine çalışanlar ile polis karşı karşıya geldi ve yaşanan sözlü tartışmanın ardından taraflar arasında kısa süreli arbede yaşandı.

Ercan kavşağında toplanan 134 CAS çalışanı eylem sırasında “Emek en yüce değer diyenler şimdi nerdeler?”, “Yaşadığımız bu kaçıncı eziyet”, “CAS devlettir devlet kalacak”, “Ercan’daki son kale CAS”, “Yıkılmadık direniyoruz kazanacağız” pankartlarını açan, ıslık ve düdükler çalıp seslerini duyurmaya çalışan CAS çalışanlarının eyleminde polis de geniş güvenlik önlemi aldı. Ercan Havalimanı’ndaki eylemlerini sonlandıran CAS çalışanları, ardından konvoy halinde polis eşliğinde Başbakanlık önüne geldi.

   Başbakanlık önünde yaklaşık iki saat devam eden eylem olaysız sonlanırken, polis geniş güvenlik önlemi aldı.

Başbakan bir grup eylemciyle görüşmek istedi, ancak çalışanlar görüşmeye gitmedi.

Başbakanla defalarca görüştüklerini söyleyen CAS çalışanları, yeni bir görüşme talebinde bulunmayacaklarını ve her defasında aynı yalanlarla kandırılmaktan bıktıklarını dile getirdi.

Bir grup çalışan ise Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’na gidip Bakan Tolga Atakan’dan son gelişmelerle ilgili bilgi aldığını ve şirkete kayyım tarafından başka bir direktör atandığı söylendiği belirtti.

CAS çalışanların Başbakanlık önündeki eylemlerine, Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı Zorlu Töre, YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı, UBP Milletvekilleri Ersin Tatar ve Olgun Amcaoğlu, YDP Milletvekili Bertan Zaroğlu’da destek verdi.

CAS çalışanları ardından Başbakanlık önündeki eylemlerini sonlandırdı, ancak bugün yine farklı kilit noktalarda eylemler olacak.

 

“Personel kartların iptali ile ilgili yazlı belge gönderildi”

CAS çalışanlarının Başbakanlık önündeki eylemem destek veren CAS Şirketi Genel Müdürü Fikri Çavuşoğlu, çalışanların demokratik haklarını kullandığını belirterek, bu şirketin 2010 Temmuz ayında satıldığını ve parasının alındığını, ancak her nedense bu şirketin kaydının Şirketler Mukayyitliği’ne yapılmadığını söyledi. Tek taleplerinin CAS’ın devletin bir organı olduğu anlaşılması ve aksi taktirde hükümetin amacı şirketi elde çıkarmak olduğunu belirten Çavuşoğlu, bu elde çıkarmanın doğru olmayacağını, bunun gerçekleşmesi halinde herkesin işten atılması anlamına geldiğini savundu. Çavuşoğlu, bunun haklı bir tarafı bulunmadığını ve çalışanlarının haklarının yenilmesinin doğru olmayacağını söyledi. Polisin çalışanlara karşı sert davrandığıyla ilgili kendilerine duyumlar ulaştığını anlatan Çavuşoğlu, “öyle olup olmadığını kendi gözümle görmedim ama çalışanların beyanları böyledir. Bu demokratik hak bu çalışanlara verilmelidir. Bu çalışanlar ülkenin bir organında çalışan emekçilerdir. Dolaysıyla bu çalışanlar devletin bir yerinde geçici olarak istihdam edilebilirler. Şirket yeniden canlandırıldıktan sonra tekrardan geri yerlerine gönderilebilirler” ifadelerini kullandı.

Sivil Havacılık Dairesi’nin çalışanların personel yaka kartlarının iptal edildiğini doğrulayan Çavuşoğlu, “dünden itibaren Sivil Havacılık Dairesi Müdürü Mustafa Sofi’nin kendisini arayarak, ‘Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’nın çalışanların personel kartlarının iptal edilmesiyle ilgili yazılı belgeyi gönderiyorum. Bana bir yazılı emir geldi. Çalışanların içeriye alınmaması ve kartların iptal edilmesi yönünde karar alındı’ dendiğini söyledi. Çavuşoğlu son olarak, şirketlerle olan sözleşmelerinin yanı sıra, hizmet verdikleri havayolu şirketlerine karşı mükellefiyetleri bulunduğunu belirtti.

 

“Sokaklarda yalnız bırakıldık”

Basına verdikleri destekten dolayı teşekkür eden CAS çalışanları sözcüsü Erkut Öznergiz, 134 CAS çalışanının işsiz ve sokaklarda aç bırakıldıklarını söyledi. Sonuna kadar demokratik tüm haklarını aramaya devam edeceklerini aktaran Öznergiz, Başbakan ve tüm bakanların kendilerine söz verdiklerini, 12’sinde yatırılması beklenen maaşlarının 24’ü olmasına rağmen halen ödenmediğini ve kendilerinin mağdur edildiğini savundu. Öznergiz, hükümetin kendilerine oyalamaya devam ettiğini ve şirketin devlete ait olduğunu söyleyip hisselerinin devri için gerekeni yapacaklarını iddia etmelerine rağmen halen herhangi bir düzenlemenin yapılmadığını belirtti.

Hükümet ortağı diğer 3 partinin sürekli olarak Maliye Bakanı Serdar Denktaş’ı hedef gösterdiğini ifade eden Öznergiz, CAS’ın artık yasal statüsünün belli olması gerektiğini, eylemlerin süreceğini, yol kapatma ve açlık grevi dahil her türlü hareketi bundan sonra yapacaklarını kaydetti.
 

“CAS her zaman devletindi”

CAS çalışanı Selcan Oruç da 2009 yılında bu yana şirkete hizmet vermeye devam ettiklerini anımsatarak, bugüne kadar şirkete hep sahip çıktıklarını, CAS’ın her zaman devletin himayesinde olduğunu ve gerek işe yerleştirmede gerekse diğer kararlarda bunun açıkça görüldüğünü belirtti. Devlet çalışanları olarak kendilerine yapılan bu haksızlığın hükümet edenlere yapılması halinde nasıl bir çaba içerisinde olacağını soran Oruç, bu saatten sonra personel olarak tüm sorumluluğun üzerlerinde gittiğini söyledi. Oruç, “ Serdar Denktaş, bize verdiği sözde ‘ben CAS’a altın çağını yaşatacağım’ dediği günden beridir bizler değil altın olarak, toprak olarak bile yaşayamıyoruz” dedi.

 

“Böbreğimi satmayı düşünüyorum”

CAS’a 2012 yılında girdiğini anlatan şirket çalışanı Hüseyin Melhem de 2014 ile 2018 yılında hep aynı sorunun yaşandığını ve verilen sözlerin bir türlü yerine getirilmediğini söyledi.

Tek isteklerinin yasal statülerinin bir an önce belirlenmesi gerektiğini ifade eden Melhem, 55 gündür maaş alamadıklarını, bu yüzden evde huzursuz olmasından dolayı eve bile gitmediğini belirtti. Melhem, 55 gündür aç-susuz emek mücadelesi verdiklerini belirterek, parasızlıktan dolayı böbreğini satmayı düşündüğünü söyledi. Melhem son olarak, CAS develtin bir kurumu olmasına rağmen hükümet edenlerin, kendilerini bir balon gibi şişirip, havaya bırakarak patlamalarını zevkle izlediklerini kaydetti.

 

“Yasal statümüz belirlenmesini istedik”

İyi niyetle her türlü girişimlerini bugüne kadar yapmalarına rağmen halen ortada bırakıldıklarını savunan diğer bir CAS çalışanı Okan Eroğlu, hükümet edenlerde şimdiye kadar istedikleri tek şeyin, yasal statülerinin belirlenmesi olduğunu söyledi. Bugün eylem yapmalarının tek nedeni maaş konusu olmadığını hatırlatan Eroğlu, Başbakan ve Maliye Bakanı yapamayacakları sözleri vermelerinin doğru olmadığını belirtti. CAS çalışanlarıyla ilgili devlet memuru olmak istiyorlar algısının doğru olmadığını belirten Eroğlu, Böyle bir taleplerinin olmadığını tek taleplerinin mevcut şirketin yaşatılması olduğunu söyledi.

 

Töre:  Ya çözüm bulsunlar ya da bir an önce çekip gitsinler

Başbakanlık önündeki eylemde CAS çalışanlarına destek veren Meclis Başkan Yardımcısı Zorlu Töre, çalışan insanların işten durdurularak böyle sokağa bırakıldığını ve bunların doğru şeyler olmadığını söyledi. Hükümetin emek düşmanı olduğu açıkça görüldüğüne işaret eden Töre, “bu hükümet emekten yana değildir. Emekçiden ve çalışandan yana değildir. Bunların ekmek parasıyla oynuyorlar. Hükümet iktidarda olduklarını farkında değil, çalışanlara saygıları yok” dedi.

CAS çalışanlarının Kıbrıs Türk Hava Yolları ve Eti çalışanları gibi mağdur edileceğini hatırlatan Töre, ‘Bakacağız, yapacağız’ demek başka, çözüm üretmek başka bir şey. Hükümet ya bu soruna çözüm bulsun ya da bir an önce çekip gitsinler” diye konuştu.

 

Arıklı: Hükümet sahip çıkmalı

CAS çalışanlarının mağduriyetlerini giderilmesi için Başbakan Tufan Erhürman ile konuyu görüştüklerini ve başbakanın konuya duyarlı davrandığını belirten YDP Genel Başkanı Arıklı da CAS çalışanlarının sokakta bırakılmamaları için hükümetin kendilerine bir formül üreterek sahip çıkması gerektiğini söyledi.

Sorunların yasal zeminde çözülmesi gerektiğini ifade eden Arıklı, “Yasal düzenleme gerekiyorsa yapalım. Gerekirse acil çağrı yapılarak Meclis olağanüstü toplansın ve gereği yapılsın. CAS çalışanlarının mağduriyetini gidermek devletin öncelikli görevleri arasında olmalıdır” dedi.

Çalışanlara sorunların çözülünceye kadar birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmeleri gerektiğini söyleyen Erhan Arıklı, çalışanlara asla şiddete başvurmadan sonuna kara haklarını aramaları konusunda destek verdi.

 

 Tatar: Zeki Çeler nerede?

CAS çalışanların mağdur edilmesi konusundaki üzüntüleri paylaştıklarını belirten UBP Milletvekili Ersin Tatar, “bu kadar emekçi insanın böyle muamele görmesi kabul edilemez. Hükümet bir bütün olarak ortaya net bir görüş koymalı. Emekçiden yana olduklarını söyleyen hükümet bu emekçilerin emeğine saydı duysun. Her zaman emek ve emekçinin hakkından söz eden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Zeki Çeler hani nerde?” diye sordu.

Tatar, ülkeye her yıl 4 milyona civarında yolcu geldiğini belirterek, bu dönemde yer hizmetlerinin çok önemli olduğunu, bunların çalışmaması halinde hizmet anlamında büyük bir krizin baş göstereceğini kaydetti.  

 Tatar son olarak, kurallar gereği Ercan Havalimanı’nda rekabet edebilirlik anlamında hizmet veren birden çok şirketin olması gerektiğine işaret ederek,”Uzun bir zamandan beridir ciddi bir sıkıntı olduğunu biliyoruz, ama mutlaka çözüm yolu vardır ve bulunmalıdır” şeklinde konuştu.

HABERE AİT RESİMLER

Beğendim 1 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık