banner6

Çevreyi kirletmenin cezası 5 TL!

banner37

Çevreyi kirletmenin cezası 5 TL!
banner151 banner143

Ahmet UÇAR

   Ülkemizde yaşanan çevre felaketleri birbirini kovalıyor. Ancak çevreyi kirletmenin cezası ise çok komik.

   Belediyeler tarafından çevre kirliliğine yönelik cezalar, caydırıcılıktan çok, suça teşvik ediyor.

   Belediyeler Yasası’nın 122. Madde’sine göre “… çöp, süprüntü, sanayi atıkları ve inşaat molozlarının gerekli izin alınmadan gelişi güzel atılması, dökülmesi veya depolanması” suçunun işlenmesi durumunda belediye tarafından ilgili kişilere “5 milyon Türk Lirası”, yani günümüzdeki tabiriyle “5 TL”lik ceza yazılabiliyor.

   Hayat pahalılığının yaşandığı günümüz şartlarında 5 TL’ye su almak bile zorlaşırken, çevre kirliliğinin cezasının 5 TL olması, çevreye verilen önemi gözler önüne seriyor.

   Özellikle sanayi bölgelerinde çöp konteyneri ücretinin çevre kirliliği cezasından yüksek olması, kişilerin atıklarını gelişi güzel bırakmasına neden olurken, ortaya çıkan çevre kirliği ise hem doğaya, hem de insan sağlığına zarar veriyor.

   KIBRIS’a konuşan Yeşil Barış Hareketi Genel Sekreteri Doğan Sahir, atıkların, görüntü kirliliğinin yanı sıra doğanın işleyişine, doğadaki canlılara ve insan sağlığına zarar verdiğini belirterek, çevreyi korumaya yönelik bir sistemin yaratılmamasına belediyeler tarafından yazılan cezaların caydırıcı olmaması durumunun da eklenmesiyle, çevre felaketlerinin yaşandığını vurguladı.

   Sahir, Belediyeler Yasası düzenlenirken “sahiplenme” kelimesinin en üstte yer alması gerektiğini dile getirerek, insanların kendi yörelerini çevresel anlamda sahiplenmesinin önem arz ettiğini vurguladı.

Belediyelerin cezası caydırıcı değil

   Yeşil Barış Hareketi Genel Sekreteri Doğan Sahir, ülkede çevreye yönelik ciddiyet olmamasından dolayı çevreyi korumanın ilgili hükümetlerin öncelikleri içerisine girmediğini belirterek, oysa çevrenin eğitim, turizm, sağlık ve bunun gibi birçok alanla bağlantılı olduğunu kaydetti.

   Sahir, cezalardan önce çevreye bakışın dikkate alınması gerektiğini, cezaların, onun ardından geldiğini dile getirerek, çevreye yönelik işlenen suçlarla ilgili cezaların gözden geçirilmemesinin çevreye olan duyarsızlığının boyutunun bir göstergesi olduğunu ifade etti.

   Çevrenin korunabilmesi için öncelikle insanların doğayı önemsemesini sağlayacak önlemlerin alınması gerektiğine işaret eden Sahir, daha sonra bu önlemlere rağmen çevreye bir zarar varsa “caydırıcı” cezalar verilmesi gerektiğinin altını çizdi.

   Sahir, Belediyeler Yasası”nda çevre kirliliğinin cezasının 5 TL (5 milyon Türk Lirası) gibi caydırıcı olmayan bir tutarda olmasının ülkede hiçbir şeyi yönetememek anlamına geldiğini belirterek, önce çevreyi sahiplendirme çalışmalarının yapılması gerektiğini, ancak bunun yapılmadığını kaydetti.

   İnsanların çevreyi sahiplenmesine yönelik girişimler olmadığı durumlarda kişileri cezalarla doğruya yönlendirme yolunun seçilebileceğini dile getiren Sahir, ancak cezaların da caydırıcı olmaması nedeniyle ülkede birçok noktanın çöplük olarak kullanıldığını vurguladı.

   Sahir, insanların yönetime olan memnuniyetsizliğini de çevreyi kirleterek gösterme yoluna gittiğine işaret ederek, “Madem bir şey yapamıyorum, zaten cezası çok küçük, ben de çevreyi kirletirim” şeklinde düşündüğünü anlattı.

   Sahir, cezaların küçük olmasının insanları çevreyi kirletmeye teşvik ettiğinin altını çizerek, hem çevreyi korumaya yönelik bir sistemin olmaması, hem de caydırıcı cezaların bulunmamasının insanları ülkesine yabancılaştırdığını söyledi.

Belediyeler Yasası’nda “çevrenin

sahiplenilmesi” ön planda olmalı

   Sahir, çevre kirliliği suçuna yönelik caydırıcı cezaların yer alabilmesi için öncelikle Belediyeler Yasası, düzenlenirken “sahiplenme” kelimesinin en üste çıkması gerektiğini belirterek, yöre halkının bulunduğu bölgeyi sahiplenmesinin büyük önem arz ettiğini kaydetti.

   Her bireyin çevre konusunda paydaş olabileceği bir modelin oluşturulması gerektiğini dile getiren Sahir, planlı, çağdaş bir yönetim mekanizmasının belli bir hedefe ulaşmak için çaba sarf etmesinin önemli olduğunu ifade etti.

   Sahir, bu adımlar atılırken bütçenin de düşünülmesi gerektiği üzerinde durarak, “İnsanlar nereye gideceğini bildiği hizmetler için para öderler. Bu parayı ödediklerinde ama hizmet alamadıklarında ödemekten de vazgeçerler. Dolayısıyla belediyelerin bütçeleri düşer. Oysa ihtiyaçlarını en güzel şekilde iletebildiği, yerini bulduğu kararlara yansıtan belediye yönetimi çağdaş bir belediye modelidir” şeklinde konuştu.

Çevre kirliliği hem doğaya hem insana zarar veriyor

   Çevre denilince insanların aklına görsel kirliliğin geldiğini belirten Sahir, ancak görünenlerin yanında görünmeyen sorunların da söz konusu olduğunu kaydetti.

   Sahir, görünen kirliliğinin insanların psikolojisini olumsuz etkilediğini, sevimsiz bir dünyada yaşadığını düşündürdüğünü dile getirerek, insanların bu pislikler içerisinde farkında olarak veya olmayarak bir bunalım yaşamaya başladığını ifade etti.

   Çöplerin içerisindeki atıkların toprağı etkileyebildiğine işaret eden Sahir, oradan yararlanan bazı canlıların bulunduğunu, atıkların bu canlılar üzerinden yayıldığını söyledi.

   Sahir, mikrobiyolojik çözülme, bakteri ve mikropların üremesinin söz konusu olabileceğine dikkat çekerek, uluorta atılmış ne olduğu bilinmeyen tıbbi atıklarla da karşılaşıldığını anlattı.

   Mezbaha atıklarından hayvan ürünlerine kadar her şeyin çevreye atıldığını belirten Sahir, bunların çevreye çok yönlü etkilerinin bulunduğunu kaydetti.

   Sahir, bu atıkların kimyasal bozulmalardan dolayı koktuğunu dile getirerek, bunun yanında kediler, köpekler, kuşlar ve bunun gibi canlılar yoluyla birçok hastalığın insanlara bulaşabildiğini ifade etti.

   Doğadaki tarımsal faaliyetleri etkileyen çevre kirliliklerinin de bulunduğuna işaret eden Sahir, poşetlerin doğada gezinmesi sonucu mikro-plastiklere dönüşerek gıdalara, suya karışması, ya da erimese bile yüzeyi örterek oradaki doğal organik çözülmeleri, güneş ışınının ve yağmur sularının toprağa geçmesini önlemesi gibi birçok soruna yol açabildiğinin altını çizdi.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104