Ciddi ihmaller var!

banner37

Lefkoşa-Girne anayolu Ciklos mevkiinde 5 Aralık 2018’de meydana gelen ve 4 gencin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan sel felaketinin ardından konuyu araştırmak üzere mecliste oluşturulan özel komite, 1 yıl aradan sonra nihayet raporunu tamamladı:

Ciddi ihmaller var!
banner90

ÖNEMLİ BULGULAR… Cumhuriyet Meclisi, Girne-Lefkoşa Anayolunda Meydana Gelen Sel Felaketinin Oluşum Nedenleri ve Sonucunda Yaşanan Can Kayıpları İle İlgili Yol ve Trafik Güvenliği Konusunda İhmalin Olup Olmadığı İle İlgili Meclis Araştırma Komitesi raporunu tamamladı. Raporda, “yolda yapılan genişletme ve yükseltme çalışmalarına uygun olarak menfezlerin de genişletilip, yükseltilmesinin yapılmadığı”, “çevre temizliğine yeterince önem verilmediği ve bu nedenle menfezlerin önünün tıkandığını” ve “asfaltın, dağın eteğine dayanması nedeniyle, gelmesi muhtemel bir su taşkınının ancak asfaltın üzerine akacağı” gibi önemli bulgular yer alıyor

TÜRKİYE İLE OLAN SÖZLEŞME YENİLENMELİ… Komitenin hazırladığı raporda, 1988 yılında imzalanan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Bayındırlık Ulaştırma Bakanlığı ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Karayolları Genel Müdürlüğü Arasında Yardım ve İşbirliği Sözleşmesi’nin, o yıllardaki ihtiyaca cevap verebilirken, günümüzdeki ihtiyaca cevap veremediği yer aldı. Yine ayni raporda, sözleşmenin, iki ülkenin işbirliği çerçevesinde yeniden ele alınmak suretiyle güncellenmesi gerektiği ve güncellenecek sözleşmede, Karayolları Dairesi’nin gerek yeni yol yapımlarında, gerekse mevcut yolların tamirattadilatında, kontrol mercii olarak yer alması gerektiği ifade edildi

4 GENÇ HAYATINI KAYBETMİŞTİ… Girne-Lefkoşa anayolunda yaşanan yoğun yağış sonrası, 5 Aralık 2018’de, Ciklos mevkiinde, anayol üzerinde yükselen yağmur sularına kapılan bir araç, yolun dışına çıkarak uçuruma yuvarlanmıştı. Araçta bulunan 4 gence ulaşmak için yoğun çalışmalar yapıldı. Uçuruma yuvarlanan araçta bulunan ve sel sularına kapılarak kaybolan 21 yaşındaki Tolga Bekçi, 23 yaşındaki Ahmet Kılıç ve 18 yaşındaki Günay Kandaz’ın cesetlerine 6 Aralık 2018 tarihinde ulaşılmıştı. 18 yaşındaki Gaye Soyutok’un cesedi ise olaydan 3 gün sonra, yani 8 Aralık 2018’de bulunmuştu

Ceren ÖZBİL

Cumhuriyet Meclisi, Girne-Lefkoşa Anayolunda Meydana Gelen Sel Felaketinin Oluşum Nedenleri ve Sonucunda Yaşanan Can Kayıpları İle İlgili Yol ve Trafik Güvenliği Konusunda İhmalin Olup Olmadığı İle İlgili Meclis Araştırma Komitesi, bir aradan sonra nihayet raporunu tamamladı.

Raporun kısa süre içerisinde Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’na sunulması bekleniyor.

Söz konusu rapor, ciddi ihmallere bulgu yapıyor.

Meclis raporu, “bahse konu aracın, bariyer bulunmayan bir yerden dere yatağına sürüklendiğini”, “yolda yapılan genişletme ve yükseltme çalışmalarına uygun olarak menfezlerin de genişletilip, yükseltilmesi gerektiğini”, “genişletilen yolların kaplama yüzeyinde toplanan suyu boşalmayı sağlayacak şekilde tasarlanması gerektiği”, “herhangi bir yol yapım tamiratı-tadilat çalışması başlamadan önce planlanan yolun altındaki menfez boyutlarının Karayolları Dairesi tarafından değerlendirilmesi gerektiğini”, “ülke genelindeki su kanallarının, drenajların, dere yataklarının ve menfezlerin düzenli olarak temizlenmesi gerektiğini” ve “Çevre Koruma Dairesi’nin çevre temizliğine ve moloz dökümüne karşı denetimlerini artırması gerektiği” içeriyor.

Ayrıca raporda, 1988 yılında imzalanan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Karayolları Genel Müdürlüğü Arasında Yardım ve İşbirliği Sözleşmesi’nin o yıllardaki ihtiyaca cevap verebilirken günümüzdeki ihtiyaca cevap veremediği yer alıyor.

Konuyla ilgili KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Cumhuriyet Meclisi, Girne-Lefkoşa Anayolunda Meydana Gelen Sel Felaketinin Oluşum Nedenleri ve Sonucunda Yaşanan Can Kayıpları İle İlgili Yol ve Trafik Güvenliği Konusunda İhmalin Olup Olmadığı İle İlgili Meclis Araştırma Komitesi üyesi Salahi Şahiner, komite raporunun dün tamamlandığını söyledi.

Şahiner, raporun kısa süre içerisinde Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’na sunulacağını ifade etti.

Neler yaşanmıştı?

Ülke genelinde etkili olan şiddetli yağmur nedeniyle birçok araç, ev ve işyeri sular altında kalmıştı, bazı yollar trafiğe kapanmış, bazı okulların binalarında hasar oluşmuştu.

Ancak en büyük felaket 5 Aralık gecesi Ciklos’ta yaşanmıştı. Girne-Lefkoşa anayolunda yaşanan yoğun yağış sonrası, 5 Aralık 2018’de, Ciklos mevkiinde, anayol üzerinde yükselen yağmur sularına kapılan bir araç yolun dışına çıkarak uçuruma yuvarlanmıştı.

Olayın ardından araçta bulunan 4 gence ulaşmak için çalışmalar başlatılmıştı. Uçuruma yuvarlanan araçta bulunan ve sel sularına kapılarak kaybolan 21 yaşındaki Tolga Bekçi, 23 yaşındaki Ahmet Kılıç, 18 yaşındaki Günay Kandaz’ın cesetlerine 6 Aralık 2018 tarihinde ulaşılmıştı. 18 yaşındaki Gaye Soyutok’un cesedi ise olaydan 3 gün sonra, yani 8 Aralık 2018’de bulunmuştu. Bu felaketin nedenleri hakkında çeşitli açıklamalar yapılmış, iddialar ortaya atılmıştı.

Bulgular:

  • Yolun proje yapım aşamasında hiçbir zaman tam olarak kapatılmadığı; Lefkoşa-Girne, Girne-Lefkoşa istikametinin dönüşümlü olarak trafiğe açık bırakıldığı;
  • Yolun sadece ortadaki refüjün daraltılması ile genişlemiş gibi görünmediği, Girne Ciklos Mevkii’nde bulunan ve bir etkinlik çerçevesinde çocuklar tarafından geçmiş yıllarda boyanmış olan duvar önündeki kanalın artık görülmediği ve yolun bu duvara kadar dayanmış olduğu, bahse konu mevkiinin Girne-Lefkoşa istikametinde yer alan bazı noktalarda da asfaltın dağın eteğine dayandığı nedeniyle gelmesi muhtemel bir su taşkınının ancak asfaltın üzerine akacağı;
  • Meteoroloji Dairesi’nin 5 Aralık 2018 saat 14.00 ile 7 Aralık saat 15.00 arasında kuvvetli bir yağış olacağı, bu yağışın 76-100 kilogram kareye düşeceği, hatta bunun 100 kilogram olabileceği, derelerin suya doymuş olduğu ve bundan dolayı bir zarar olabileceği, bundan dolayı dikkatli olunması gerektiği yönündeki raporları olduğu;
  • 5 Aralık 2018 gecesi ülke genelinde yoğun yağışın etkili olduğu, bazı bölgelerde su taşkını ve seller yaşandığı;
  • Saint Hilarion Bölgesi’ne düşen yağışın da Girne-Lefkoşa anayolunun altındaki menfezden geçip karşı taraftaki dereye bağlandığı; menfezde herhangi bir tıkanıklık olmadığı için yol üzerinde herhangi bir taşma yapmadan tam kapasiteli çalıştığı;
  • Ciklos mevkiinde derenin yolun iki noktadan böldüğü, Boğaz mevkiinden gelen yolun ilk bölünme noktasında menfezin giriş ve çıkışının tıkalı olduğu;
  • Giriş ve çıkış kapalı olan menfezin aşırı yağışla meydana gelen suyu tahliye edememesi nedeniyle yolda su taşkını meydana geldiği, ayrıca yapışın su taşkınına sebep olduğu saatlerde yağışın 50 metreküp saniyeye ulaştığı ancak menfezin tam kapasite görevini yapmış olsa dahi kapasitenin 35 metreküp saniyede olduğu;
  • Bahse konu yağışın etkisiyle dere yataklarında bulunan çöp, dal, yol yapımında kullanılan atıklar benzeri şeylerin hatta yağışın şiddeti nedeniyle ağaçların kökleriyle birlikte yerlerinden sökülüp,dere içinde sürüklenerek taşıdığı ve temizliği önceden yapılmamış olan menfezlerin tamamen tıkanmasına ve oluşan suyun tahliyesine engel olduğu, dolayısıyla menfezin görevini yapamadığı için de suyun hızlı bir şekilde yolun üstüne taştığı;
  • Ani taşkın öncesinde yol üzerinde yolun kapatılmasını gerektirecek bir sorun  görülmediğinden dolayı yolun kapatıldığı, ancak yoğun suyun bir anda geldiği ve yolu bir anda kullanılamaz hale getirdikten sonra yolun Girne istikametinin kapatıldığı
  • Polis Genel Müdürlüğü’nün raporuna göre; Lefkoşa istikametine doğru ilerleyen birden fazla arabanın olduğu, bir anda çok şiddetli bir su kütlesinin geldiği, bahse konu aracın bariyer olmayan bir yerden dere yatağına sürüklendiği;
  • Bazı noktalarda oto korkulukların eksik olduğu, standartlara uygun olmadığı ve yeterli sert zemine çakılmadığı İnşaat Mühendisleri Odası yetkilileri tarafından iddia edilirken Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı müsteşarı da yol yenilenmesi sırasında 447 metre uzunluğunda korkuluk çıkarıldığı ve yerine 447 metre uzunluğunda yeni korkuluk çakıldığı, ayrıca orta refüjden sökülen tüm korkulukların da yeniden eski yerlerine çakıldığı;
  • Bahse konu yolun yükselmesinin ve genişletilmesinin yolun temelinin ve meylinin değiştirilmesi demek olduğu ve bunun da bir yol tamiratının-tadilatının ötesinde olduğu;
  • Sözleşme çerçevesinde yapılan yollarda fiili kontrollüğün  Türkiye Cumhuriyeti Karayolları tarafından yapıldığı, bizim Karayolları Dairesi’nin teknik anlamda fiili kontrollüğü bulunmadığı, idari noktada görevleri olduğu, ancak görüş ve taleplerini gerek proje gerekse de yapım aşamasında bilgiye getirmek suretiyle değişiklik talep edebildiği

banner9

Sonuçlar ve öneriler:

  • Polis Genel Müdürlüğü’nün raporuna göre; Lefkoşa istikametine doğru ilerleyen birden fazlı arabanın olduğu, bir anda çok şiddetli bir su kütlesinin geldiği, bahse konu aracın bariyer bulunmayan bir yerden dere yatağına sürüklendiği;
  • Yol tamirat-tadilat kapsamında yapılan işlemlerin yolun değişen eğimine, yapılan yükseltme ve genişleme işlemlerine uygun olarak menfezleri genişletmek ve büyütmek suretiyle yenilemenin aslında bir ihtiyaç değil de şart olduğu; menfezlerin sadece girişlerinin temiz olmasının yeterli olmadığı, çıkışlarının da yeterli büyüklükte ve temiz olması gerektiği;
  • Genişletilen yolların kaplama yüzeyinde toplanan suyu boşalmayı sağlayacak şekilde tasarlanması gerektiği; bu yapılırken drenaj katmanlarının da genişletilmesinin şart olduğu ve yeni yol yapılırken veya mevcut yollar genişletilirken kullanılan tasarım değerlerine uygun serbest çıkışın bırakılması gerektiği;
  • Herhangi bir yol yapım tamiratı-tadilat çalışması başlamadan önce planlanan yolun altındaki menfez boyutlarının Kamyonun Dairesi tarafından değerlendirilmesi gerektiği;
  • Girne-Lefkoşa istikametindeki Ciklos mevkiinde halen yapımı sürmekte olan kanalın yüksekliği ve genişliği göz önüne alındığı zaman yol yapım aşamasında bazı hususların göz ardı edildiğinin düşünülmesine neden olduğu;
  • Ülke genelindeki su kanallarının, drenajların, dere yataklarının ve menfezlerin düzenli olarak temizlenmesi gerektiği;
  • Çevre Koruma Dairesi’nin çevre temizliğine ve moloz dökümüne karşı denetimlerini artırması gerektiği;

  • 1988 yılında imzalanan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Bayındırlık. Ulaştırma ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Karayolları Genel Müdürlüğü Arasında Yardım ve işbirliği Sözleşmesi o yıllardaki ihtiyaca cevap verebilirken günümüzdeki ihtiyaca cevap veremediği; bu nedenle bahse konu Sözleşmenin iki ülkenin işbirliği çerçevesinde yeniden ele alınmak suretiyle güncellenmesi gerektiği; güncellenecek sözleşmede Karayolları Dairesi’nin gerek yeni yol yapımlarında gerekse mevcut yolların tamirat-tadilatında kontrol mercii olarak yer alması gerektiği.
  • Ayrıca Polis Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan dosyanın Başsavcılık’ta olduğunu bu nedenle meydana gelen olayda herhangi bir şahsın, kurumun kusuru olup olmadığı eğer kusur varsa kimlere hangi davaların okunmasına ilişkin sürecin Başsavcılık tarafından sürdürülmesi ve konunun da en erken zamanda sonuçlandırılması gerektiğini düşünmektedir.
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96

banner108