Ciklos'ta mühendislik hatası var!

banner37

İnşaat Mühendisleri Odası, Lefkoşa-Girne anayolunda meydana gelen sel felaketi sonrası söz konusu yolla ilgili hazırladığı raporu açıkladı:

Ciklos'ta mühendislik hatası var!
banner90

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO), 5 Aralık 2018 tarihinde, Lefkoşa-Girne anayolunun Ciklos mevkiinde meydana gelen sel felaketi sonnrası hazırladığı teknik değerlendirme raporunu basın toplantısıyla açıkladı.

İMO Başkanı Gürkan Yağcıoğlu, Ciklos mevkiinde bir aracın dere suyu ile sürüklenmesine neden olan taşkının meydana geldiği yerde mühendislik hatasının bulunduğunu, bölgedeki menfezlerin herhangi bir veriye dayanarak tasarlanmadığını belirtti.

Rapora katkı koyan uzmanlar da, söz konusu yolun şiddetli yağışlara karşı yetersiz olduğu uyarısında bulundu.

Yağcıoğlu, oda olarak yol çalışmasıyla ilgili 21 Mayıs’ta proje talep ettiklerini ancak kendilerine iletilmediğini belirtti.

Teknik raporun hazırlanmasına yardımcı olan Geoteknik Mühendisi Yrd. Doç. Dr. Abdullah Ekinci, Hidroloji ve Su Kaynakları Mühendisi Yrd. Doç. Dr. Bertuğ Akıntuğ, Yapı Mühendisi Bora Kutruza ve Hüsnü Coşan, Trafik Ulaşım Mühendisi Yrd. Doç. Dr. Cumhur Aydın ile Hidrolik Mühendisi Yrd. Doç. Dr. İbrahim Bay elde edilen sonuçlarla ilgili açıklamalarda bulundu.

 

Yağcıoğlu: Mühendislik hatası menfezlerin tasarımındadır

İMO Başkanı Gürkan Yağcıoğlu, olayla ilgili değerlendirme raporunu birilerini rencide etmek veya siyasi bir malzeme olarak kullanılması maksadıyla hazırlamadıklarını belirterek ancak raporun siyasi malzeme olarak kullanıldığını gördüklerini ve bundan rahatsızlık duyduklarını söyledi.

Taşkının yaşanmasında bir mühendislik hatasının bulunup bulunmadığı konusuna karşılık Yağcıoğlu, “Boğaz deresinden gelen su drene edilemedi ve yolun üzerine çıktı. Gördüğümüz kadarıyla ana sorun budur. Buradaki mühendislik hatası menfezlerin tasarımındadır. Menfezlerin tasarlanması mühendislik olayıdır ve bizim gördüğümüz kadarıyla menfezler herhangi bir istatistik veriye göre tasarlanmış menfez değildir” dedi. Yağcıoğlu, oda olarak yol çalışmasıyla ilgili 21 Mayıs’ta proje talep ettiklerini ancak kendilerine iletilmediğini belirtti.

 

Kutruza: Projenin kimin tarafından yönetildiği bilinmiyor

Teknik ekibin üyelerinden Yapı Mühendisi Bora Kutruza, Karayolları Dairesi’nden Lefkoşa-Girne anayoluyla ilgili eski ve yeni tüm proje ve teknik şartnameleri talep ettiklerini ancak ya İMO’ya herhangi bir belge gönderilmediğini ya da Daire’nin elinde istedikleri projelerin bulunmadığını savundu.

Tüm alt ve üst yapı projelerinin vizelenmesi gerekliliğinin bulunduğunu anımsatan Kutruza, konu yol ile ilgili Oda’ya herhangi bir proje gelmediğini dolayısıyla öngörülen çalışmanın değerlendirmesinin de yapılamadığını söyledi. Kutruza, Karayolları Dairesi’nin Lefkoşa- Girne yolu üzerinde yapılan çalışmalardan bihaber olduğunu, projenin kimin tarafından yönetildiğinin bilinmediğini savundu.

 

Coşan: Yol kenarı korkulukları eksik ve menfezlerin ölçüsü yanlış

Yapı Mühendisi Hüsnü Coşan, dere yatakları, menfezler ve yol güvenliğiyle ilgili bölgeye 5 inceleme gezisi düzenlediklerini, yol kenarı korkuluklarında bir takım eksiklik ve noksanlıklar da tespit ettiklerini kaydetti.

banner9
Yaşanan olay nedeniyle ilgili Coşan, incelemelerinde, 5 Aralık’ta dere suyu ile sürüklenen çöp, çalı ve ağaç atıklarının toprak ile birlikte menfez girişini kapattığını, gelen suyun ise yola çıktığını daha sonra ise kendi yolunu bulduğunu anlattı.

Menfezin farklı dönemlere ait üç kısımdan oluştuğunu belirten Coşan, etapta menfezin girişinin ortadan ikiye bölündüğünü, sol tarafın 95 cm sağ tarafın ise 93 cm genişliğine ve 270 cm yüksekliğe sahip olduğunu kaydetti.

Coşan, menfezin sağ tarafın büyüdüğü, sol tarafın ise ayni devam ettiğini söyleyerek, çıkış ağzının daha da daraldığının gözlemlendiğini vurgulayarak menfez girişinin 2.7 metre yükseklik ve 2.08 metre genişliğe sahipken, çıkışının 2.5 metre genişlik ile 1.34 metre yüksekliğe sahip olduğunu belirtti.

 

Ekinci: Şevlerde de sıkıntılar tespit edildi

Lefke Avrupa Üniversitesi’nden (LAÜ) Geoteknik Mühendisi Abdullah Ekinci, menfezin ilk bölümünün 1986’da, ikinci ve üçüncü kısımlarının da 1998’den sonra yol genişletme çalışmalarına bağlı olarak inşa edildiğini belirtti.

Bazı noktalardaki şevlerde yani doğal ya da insan yapımı yamaçlarda da sıkıntılar tespit edildiğini ve gereken uyarılara raporlarında yer verdiklerini kaydeden Abdullah Ekinci, yol yapımında kullanılan malzemelerin kalınlığıyla ilgili herhangi bir hesaplamaya da rastlamadıklarını söyledi.

 

Bay: Yol şiddetli yağışlara karşı yetersiz

LAÜ’den Hidrolik Mühendisi Yrd. Doç. Dr. İbrahim Bay, değerlendirme raporu hazırlanırken İrlanda ve İngiltere’de altyapı inşaatlarının projelendirilmesinde baz alınan yağış miktarlarının kullanıldığını belirterek ülkemizde de olabilecek en yoğun yağış oranlarının göz önünde bulundurulması gerektiğini ancak bu hesaplamalar yapılmadan yolun yapıldığını savundu.

İngiltere ve İrlanda’da proje hesaplamalarının günlük metrekareye 1300 mm (1.3 metre) yağış düşünülerek yapıldığını bundan dolayı benzer olaylar yaşamadıklarını, 5 Aralık’ta yağış miktarının metrekareye 178 mm olmasına rağmen bölgede su taşkını yaşandığını kaydetti.

 

Akıntuğ: Tekrarlanabilecek şiddetli yağışlar göz önünde bulundurulmalı

ODTÜ Hidroloji ve Su Kaynakları Mühendisi Yrd. Doç. Dr. Bertuğ Akıntuğ, alt ve üst yapıların, 50 veya 100 yıl arasında tekrarlama ihtimali olan şiddetli yağışlar dikkate alınarak tasarlanması, son yıllardaki iklim değişikliğinden Meteoroloji Dairesi’nin verilerine göre 2010’dan önce metrekareye 100 mm yağışların yaşandığının görüldüğünü, ancak 4 Ocak 2011’de metrekareye 175 mm, 22 Kasım 2012’de 190 mm yağış kaydedildiğini kaydeden Akıntuğ, altyapı ve üstyapılarda kullanılmak üzere her beş yılda yağış miktar ve sıklıklarının derlenmesi gerektiğini ifade etti.

Akıntuğ, 5 Aralık’ta gün içerisinde metrekareye saatte 35 mm kadar yağış düştüğünü, ancak saat 21.00 sıralarında metrekareye saatte 60 mm yağış kaydedildiğini, dere yatağında toplanan yağmur suyunun önünde ne bulduysa sürükleyerek menfez ağzını tamamen tıkadığını ifade etti.

Bunun sonucunda da dere suyunun yol üzerinden geçmeye başladığını ifade eden Akıntuğ, metrekareye saatte yağan 60 mm suyun dere içerisinde saniyede 50 ton su akışı yarattığına dikkat çekerek “Bu suyun önünde hiçbir şey duramazdı” dedi.

Ciklos mevkiindeki menfezin kapasitesini saniyede 30-35 ton olarak hesapladıklarını ancak bu kapasitenin gün içinde derenin taşıdığı su ile azaldığını belirten Akıntuğ, ayrıca bazı noktalarda bariyer konmamasının da bir eksiklik olduğunu vurguladı.

Güncelleme Tarihi: 10 Ocak 2019, 10:33
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner108

banner107

banner88

banner96