“Çıkmazdayız”

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği ve Kıbrıs Türk İnşaat Taşeronları Birliği, TL’nin sürekli değer kaybetmesinden dertli; gayrimenkul sektörünün geleceğinden de umutsuz

“Çıkmazdayız”
  • 12 Eylül 2018, Çarşamba 8:59

Ali ÇATAL

  Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği ve Kıbrıs Türk İnşaat Taşeronları Birliği, hem ateşi düşmeyen dövizden hem de sektörün girmek üzere olduğunu savundukları çıkmazdan dertli.

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği (KTİMB) Başkanı Cafer Gürcafer, ekonominin düzelmesini istediklerini fakat bunu şu an ancak temenni edebildiklerini ifade ederek TL ve diğer para birimleri arasındaki makasın açılmaya devam ettiği sürece herkesi çok daha kötü günlerin beklediğini belirtti. Gürcafer, “Bu şekilde sürerse hem bizi hem de Türkiye’yi ciddi bir fakirleşme bekliyor” diye konuştu.

Kıbrıs Türk İnşaat Taşeronları Birliği Başkanı Osman Amca ise  “Dövizin yükselmesi, her şeyden önce halkın birikimini götürdü. İnşaat malzemeleri de dövize endeksli olduğundan inanılmaz zamlandı” dedi ve önemli bir uyarı yaptı:

“İnşaat sayısı azalacak ve yatırımını ev kiralamaya yapanlar bu işten vazgeçecek”.

Gürcafer ve Amca, TL bazlı konut ederinden düşük faizli krediye, sosyal konut projesindeki acil eylem taleplerinden Kıbrıs sorununun ekonomik yansımalarına, değer kaybeden TL’nin gayrimenkul sektöründeki götürülerini ve yapılması gerekenleri KIBRIS Gazetesi’ne anlattı.

 

Gürcafer: Hem bizi hem de Türkiye’yi ciddi bir fakirleşme bekliyor

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer, yükselen döviz kurlarına paralel, değeri sürekli düşen TL’nin, inşaat sektörünü de vurduğunu belirtti.

Gürcafer, “İsrail, Yunanistan başta olmak üzere Avrupa Birliği, Mısır ve Lübnan gibi ülkelerde de Doğu Akdeniz enerji kaynakları üzerinden Avrupa pazarına girme inancı, yakın gelecekte gelişecek, ki bu da ekonomik bir hareketlenmedir” dedi.

Gürcafer, ekonominin düzelmesini istediklerini fakat bunu şu an ancak temenni edebildiklerini ifade ederek TL ve diğer para birimleri arasındaki makasın açılmaya devam ettiği sürece herkesi çok daha kötü günlerin beklediğini belirtti. Gürcafer, “Bu şekilde sürerse hem bizi hem de Türkiye’yi ciddi bir fakirleşme bekliyor” diye konuştu.

“Türkiye firmaları, inşaat ve müteahhitlik sektörlerinde dünyada ilk sırada olmalarıyla övünüyor yalnız şu da unutulmamalıdır ki ilk sırada olmak ‘bazı durumlarda’ pek de iyi değildir” diyen Gürcafer, “Söz gelimi, yoksullukta da Çin ilk sırada. Fakirlikte de Çin’le yarışmayalım” şeklinde ‘manidar’ bir görüş de belirtti.

 

“Çözüm şart”

Kangren haline çoktan gelmiş Kıbrıs sorununun, ekonomik göstergelerle bağlantısı ve iktisadi yapıya olumsuz etkisinden dert yanan Gürcafer, şöyle devam etti:

“Türkiye ekonomisi, sadece Kıbrıs sorunu özelinde bile 44 yılda çok ağır bir bedel ödedi. Bu konuda ‘ver kurtul’ kesinlikle demiyorum. Sadece Mont Pelerin’de masaya oturduğumuz yaklaşıma dönelim diyorum zira o görüşmelerin ardından takındığımız tavır da ekonomimizi negatif anlamda epey etkiledi. Halbuki Cenevre’de Anastasiadis bile çok yapıcıydı. Ta ki her iki taraf da ‘kırmızı çizgileri’ çekene kadar. Siyaset hile kaldırmaz.

Kıbrıs sorununa bakışımızın, çözüm perspektifi taşıyan bir yaklaşıma hızla dönüştürülmesi gerekir”.

Kıbrıs sorununun çözülmeden, ekonomik verilerin düzelmesini beklememek gerektiğini savunan Gürcafer, “Federal, konfederal veya tanınma… Dünyanın kabul edebileceği bir çözüme ulaşmak şart. Toplumlar arasındaki küçücük yakınlaşmaların dahi ne denli heyecana neden olduğunu hepimiz görüyoruz. Bunu ileriye taşımak şart. Aksi takdirde, ekonomik anlamda gelecekte iyi şeyler görünmüyor. Yap-sat sektörüne yabancı ilgisi her ne kadar sürüyor görünse de, Kıbrıs sorunundaki belirsizlik, insanları yatırımdan kaçırıyor” sözleriyle ‘kalıcı barışla taçlandırılmış bir çözüm süreci’ çağrısı yaptı.

 

“İlk ev alınırken ayrı bir politika şart”

İlk kez ev sahibi olan kişiler için ayrı bir politika oluşturulması gerektiğinin altını çizen Gürcafer, evin ederinin de TL üzerinden alınarak, teşvik uygulanması gerektiğini belirtti.

Gürcafer, belli limitlere kadarki konutlarda faiz farkı alınmaması gerektiğini ifade ederek “Eğer kişi, kendi arazisine ev yapacaksa kendisine uzun vadeli kredi sağlanmalı. Keza serbest piyasa koşullarında devlet desteğiyle maliyetler düşürülerek sosyal konut projesi hayata geçirilmeli” dedi.

   

“Elimiz kolumuz bağlı”

Gürcafer, “Kısa vadede elimiz kolumuz bağlı. Çünkü küresel ekonominin en küçük aktörlerindeniz. Üçüncü küreselleşme döneminde, küçük bir köyün bir mahallesindeki küçücük bir işletme neyse, dünya ölçeğinde de ekonomik açıdan ancak oyuz. Yatırım ikliminin oluşmasını beklemekten başka çaremiz yok” şeklinde konuştu.

Siyaset ve ekonomi birbirinden ayrılamaz olduğunu, doğru siyaseti iyi ekonomi, yanlış siyaseti de kötü ekonominin takip ettiğini belirten Gürcafer, “Hiçbir ülke yalnız ve uygarlık ailesinden kopuk yaşayamaz. Buna Türkiye de Kuzey Kıbrıs’ta dahil” dedi.

 

Amca: Birçok kişi işsiz kalacak

Kıbrıs Türk İnşaat Taşeronları Birliği Başkanı Osman Amca da, dövizin yükselmesinin, halkın birikimini götürdüğünü, dövize endeksli inşaat malzemelerini de pahalılaştırdığını söyledi.

Yatırımcının bu şartlarda geri adım attığını ifade eden Amca, “Yap-satçı, müteahhit ve taşeron, böylesi bir durumun karşısında dayanamaz. Ama hayat devam ediyor” dedi.

Krizin bu şekilde devam etmesi halinde, inşaat sayısının azalacağını ve yatırımını ev kiralamaya yapanların bu işten vazgeçeceğini belirten Amca, birçok kişinin de işsiz kalacağını söyledi.

Amca, “Benzin başta olmak üzere akaryakıta ve elektriğe zaten sürekli zam geliyor. İşçinin yövmiyesi artarsa inşaat fiyatları da yükselir” dedi.

 

“Ne yatırımcıyı ürkütelim ne işçiyi mağdur edelim”

“Döviz patladığında, tüccarlar mal vermeyi durdurdu çünkü onlar için herhangi bir sıkıntı söz konusu değil” diyen Amca, şöyle devam etti:

“Ne yatırımcıyı ürkütelim ne de işçiyi mağdur edelim. Anlaşmalı işlerimizde zam yapmadık ama işçiye zam yapmak zorundayız. Piyasalar zaten kırılgan. Batma riski çok. 2001’de ve 2006’da da bunun bir benzerini yaşamıştık. Zaten her beş senede bir batıp çıkıyoruz. Yakında iflasları duyacağız. Develüasyon, Körfez Krizi, Annan Planı, Türkiye seçimleri… derken, her sarsıntıdan biraz daha küçülerek çıkıyoruz. TL’den kaçamayız ama en azından yap-satçılar, fiyatları dövize endeksleyebilir. Geçiş sürecini, mümkün olan en az hasarla atlatalım ki, normalleşme periyodunda ayakta kalabilelim”.

İmalat sanayisinde, satışta dövize endekslemenin şart olduğunu da savunan Amca, dövize endeksli imalata geçmezsek, sektördeki çoğu şirketin batacağı uyarısında bulundu.

Amca, “Ülkemizdeki hizmet sektörü, 1994’te de bu tarz bir kriz yaşamıştı. Bunun üzerine oturup Kalıpçılar Birliği’ni kurmuş ve ‘Kalıp fiyatı 2.5 sterlindir’ demiştik. Bu sayede hayatta kaldık. İçerisinden geçtiğimiz dönemden batmadan çıkmanın anahtarı da yine budur” dedi.

Beğendim 1 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 1 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 9 8 1 0 18 25
2 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 7 1 1 12 22
3 BAF ÜLKÜ YURDU 9 5 3 1 12 18
4 CİHANGİR GSK 9 5 2 2 3 17
5 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 5 1 3 11 16
6 GÖNYELİ SK 8 4 1 3 2 13
7 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 8 4 0 4 6 12
8 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 2 4 -3 11
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 2 5 2 -7 11
10 BİNATLI YSK 9 3 1 5 -6 10
11 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 3 4 -3 9
12 LEFKE TSK 8 2 3 3 -4 9
13 ÇETİNKAYA TSK 8 2 3 3 -6 9
14 GİRNE HALK EVİ 9 2 0 7 -7 6
15 ESENTEPE KKSK 9 1 1 7 -14 4
16 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 0 3 6 -14 3
yukarı çık