Çıkmazın kısa sürede aşılması zor

banner37

KIBRIS Gazetesi köşe yazarı İsmail Kemal, Kıbrıs müzakere sürecinde son günlerde yaşanan krizi değerlendirdi

Çıkmazın kısa sürede aşılması zor
banner87

Emine DAVUT YİTMEN

KIBRIS Gazetesi köşe yazarı Dr. İsmail Kemal, müzakere sürecinde bir tıkanma yaşandığını, bunun aşılmasının kolay olmayacağını söyledi.

Kemal, Nisan-Mayıs döneminde, Güney Kıbrıs’taki seçim tartışmalarının daha da ilerleyeceğine işaret ederek, hiçbir siyasetçi ve siyasi partinin bunun dışında kalamayacağını belirtti. Kemal, tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda, çıkmazın kısa sürede aşılmasının zor göründüğünü, uzunca bir tıkanıklık dönemi yaşanacağını kaydetti.

Kemal, siyasi eşitlik konusuna tarafların farklı yaklaştığını anlatarak, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, dönüşümlü başkanlığın siyasal eşitlikle eş anlamda olmadığını, üst mecliste ve adli veya yarı adli konular gibi diğer bazı konularda eşit temsiliyet ile ifade edildiğini söylediğini oysa Türk tarafının siyasal eşitlik anlayışının bundan oldukça farklı olduğunu aktardı. Kemal, siyasi eşitlik konusunda ortak bir anlayışa varmadan çözüme ulaşmanın zor olduğunu vurguladı.

İsmail Kemal’le yapılan söyleşi şöyle:

SORU: Türk tarafının, karar alma mekanizmalarına etkin katılım talebi karşısında, Anastasidis, azınlık toplumunun çoğunluk toplumla eşitlenmesinin istenemeyeceğini söyledi. Anatastasidis, Kıbrıs Türk tarafının hakkı olmayan imtiyazlar ve güvenceler almasına rağmen, azınlığın ana söz sahibi olması ve çoğunluğun da sadece itaat etmesinde ısrar edildiğini öne sürdü. Bu açıklamayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

KEMAL: ENOSİS Plebisiti ile ilgili karar sonrasında patlak veren krize kadar, liderler müzakerelerde sağlanan ilerlemelere, yakınlaşmalara vurgu yapıyor, görüş ayrılıklarını çok ön plana çıkarmıyordu. Kriz ve müzakerelerin kesilmesi sonrasında, her iki taraftan yapılan açıklamalarda, üzerinde görüş ayrılığı olan konular ortaya konuyor. İki liderin son yaptığı açıklamaları dikkatle okuduğumuz zaman, müzakerelerde taraflar arasında var olan ciddi görüş ayrılığı noktalarını rahatlıkla görebiliriz.

Tabii açıklamalarda sertleşme de var. Toprak, güvenlik ve garantiler, siyasal eşitlikten ne anlaşılması gerektiği, dönüşümlü başkanlık gibi konularda tarafların yaklaşımı çok farklı. Bunlar, Kıbrıs sorununun en önemli yönleri arasında. Dolayısıyla bir çözüme ulaşılabilmesi için var olan zorluklar şimdi daha net ortaya çıkmış durumda.

“Siyasi eşitlikte anlayış farkı”

SORU: Rum tarafı “Siyasi eşitlik, üst mecliste ve adli veya yarı adli konular gibi diğer bazı konularda eşit temsiliyet ile ifade edilir” görüşünde... Bu noktada iki tarafın siyasi eşitlikle ilgili anlayış farkı olduğunu söyleyebilir miyiz?

KEMAL: Sayın Anastasiadis’in Filelefteros gazetesine verdiği demeçte ortaya koyduğu görüşler, siyasal eşitlik konusuna Rum tarafının nasıl baktığını yansıtıyor. Aslında bu görüşler yeni değil. Geçmişte de dile getirilmiş görüşler. Kıbrıs Türk tarafının konuya yaklaşımını, hassasiyetlerini biliyoruz. Bu da bize aradaki önemli görüş farklılıklarını anlama olanağı veriyor. Taraflar siyasal eşitlikten oldukça farklı şeyler anlıyorlar.

Sayın Anastasiadis, dönüşümlü başkanlığın siyasal eşitlikle eş anlamda olmadığını, üst mecliste ve adli veya yarı adli konular gibi diğer bazı konularda eşit temsiliyet ile ifade edildiğini söylüyor. Türk tarafının siyasal eşitlik anlayışı bundan oldukça farklı. Siyasi eşitlik konusunda ortak bir anlayışa varmadan çözüme ulaşmak zor. Bu konuda kat edilmesi gereken engebeli bir yol var.

“Bu tür belgeler farklı yoruma açıktır”

SORU: Bu açıklama ile Rum tarafının siyasi eşitlik konusunu,14 Şubat belgesinde kabul etse bile, aslında baştan beri bunu içselleştirmediğini söyleyebilir miyiz?

KEMAL: Sayın Anastasiadis kendi ifade ettiği görüşlerin, 14 Şubat belgesi ile uyumlu olduğunu düşünüyordur. Başından beri 14 Şubat belgesinin bazı noktalarının taraflarca farklı şekilde yorumlandığını biliyoruz. Bu tür belgelerin bir özelliği, farklı yoruma açık olmalarıdır. Öyle olmasa kabul edilmezler. Siyasal eşitlik konusunda taraflar arasında hep farklılık olmuştur. Böyle olmasaydı çözüme ulaşmak daha kolay olurdu. Dediğim gibi konu zor bir konu.

SORU: Anastasidis’in bu çıkışı, Rum tarafının toprak düzenlemeleri ile ilgili memnuniyetsizliğinden mi kaynaklanmaktadır? Rum tarafı harita ile ilgili rahatsızlığını bir süredir sürdürüyor

KEMAL: Toprak konusu anlaşmazlık konularından sadece biri. Tabii çok önemli bir konu ve Anastasiadis Filelefteros’a verdiği demeçte bu konuya vurgu yapıyor ama güvenlik ve garantiler konusu da önemli anlaşmazlık konuları arasında. Sayın Anastasidis, bu iki konuda Türk tarafının adım atmasını beklediğini tekrar tekrar söylüyor. Bu yapılmadan dönüşümlü başkanlık gibi konularda uzlaşı olamayacağı mesajını veriyor.

“Dönüşümlü başkanlık epey pazarlık gerektirecek”

SORU: Anastasidis açıklamalarında dönüşümlü başkanlığın görüşme dışı olduğunu, bunun için karşı tarafın tavizlerini görmek istediğini söylüyor. Bunu da güvenlikte pazarlık konusu olarak, sona bırakmak istediğini anlıyoruz. Ne düşünüyorsunuz?

KEMAL: Çok net olarak dönüşümlü başkanlığın toprak, güvenlik ve garantiler konularında yapılacak pazarlıkla bağlantılı olduğu mesajını veriyor. “Şu anda tartışılmayan bir konu ama gün gele pazarlığı yapılacak” demek istiyor. Karşı tarafın ne vereceğini görmek gerektiğini söylüyor. Çözümün “kalıcılığı ve çalışabilirliği” açısından Kıbrıslı Rumların kaygılarını giderici olması gerektiğini de söylüyor. Bu yoruma çok açık bir yaklaşım veya kriter. Rum tarafının nasıl bir dönüşümlü başkanlığı kabul edebileceği net değil. Belli ki dönüşümlü başkalık konusu aşılması zor konular arasında bulunuyor. Epey pazarlık gerektirecek.

SORU: Türk tarafının çok hassas olduğu siyasi eşitlik konusunda böylesine bir açıklama, artık müzakere sürecinin fiziki olarak çöktüğünün ilanı mıdır? Nasıl değerlendiriyorsunuz?

KEMAL: Sayın Anastasiadis, Türkiye’de yapılacak anayasa referandumuna kadar bir gelişme beklemediğini söylüyor. “Referandumdan sonra ne değişecek?” sorusuna ise “Türkiye’nin tavrının değişmesini umut ediyorum” cevabını veriyor. Böyle bir değişimin olacağına inandığını söylemek ise zor. Mesajı, topun Türk tarafında olduğu yönündedir. Müzakerelerin kesilmesinin esas nedeninin, Türk tarafının güvenlik ve garantiler gibi konularda adım atmak istememesi olduğunu söylüyor. Sürecin yeniden başlaması için Türk tarafının adım atması gerektiğini belirtiyor. Bilindiği gibi Türk tarafı da topun Rum tarafında olduğunu söylüyor ve Rum tarafının adım atmasını bekliyor. Bu durumda bir tıkanma yaşanıyor ve bu tıkanmanın aşılması kolay olmayacak gibi. Nisan-Mayıs dönemine geldiğimizde Kıbrıslı Rumların şimdiden başlamış olan seçim tartışmaları daha da ileriye gitmiş olacak. Anastasiadis, iktidarda olan her lider gibi, seçimleri düşünmediğini, çözüm çabalarına odaklandığını söylüyor. Ancak seçim süreci erken başladı ve giderek hızlanacak. Hiçbir siyasetçi ve siyasi parti bunun dışında kalamaz. Tüm bunları göz önünde bulundurduğumuzda çıkmazın kısa sürede aşılması zor görünüyor. Uzunca bir tıkanıklık dönemi yaşanacak gibi.

Güncelleme Tarihi: 28 Şubat 2017, 10:08
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER