Cilt kanseri ve nedenleri

banner37

Cilt kanseri ve nedenleri
banner90
banner99

Uzm. Mine ÇAĞLAR

Cilt kanseri, genellikle vücudun güneşe yoğun olarak maruz kaldığı ve gözle görülür bölgelerinde oluştuğu için erken tanısı, korunulabilmesi mümkün olabilen ve tedavi edildiği takdirde yaşam kaybı riski düşük olan bir kanser türüdür. Cilt kanseri, cilt yapısını oluşturan hücrelerin başta güneş ışınlarına maruziyet olmak üzere birçok faktörün etkisi ile kontrolsüz bir şekilde çoğalması ve kitleler meydana getirmesidir. 

Cilt kanserine yol açan risk faktörleri içerisinde “güneş ışınları” ve “güneş ışınlarına uzun süreli maruz kalma” en önemli grubu oluşturmaktadır. Cilt kanserinin oluşumuna sebebiyet veren diğer risk faktörleri içerisinde; kişinin kalıtsal özellikleri yani genetik yapısı önemli bir yer tutmaktadır. Hastalığın oluşumunu etkileyebilecek bazı önemli kişisel risk faktörleri içerisinde açık tenli olmak, mavi-yeşil göz rengine sahip olmak, açık ve kızıl tondaki saç rengine sahip olmak, kişinin birden fazla güneş yanığı hikayesi olması, birçok ben yapısı ve çilli bir cilt yapısına sahip olmak ve ailede cilt kanseri hikayesi olması yer almaktadır.  Güneş ışınları ve kişisel risk faktörleri dışında cilt kanserine neden teşkil edebilecek diğer risk faktörleri içerisinde iyonize radyasyona maruz kalma, kimyasal maddelerle uzun süreli temas, virusler, kronik irritasyon ve enflamasyon gibi faktörler de yer almaktadır.  Yapılan çalışmalarda cildin, x ışınlarına uzun süreli ve düşük dozlarda maruz kalınmasının cilt kanserine yol açabileceği gösterilmiştir. Ayrıca, arsenik, katran, zift gibi kimyasal maddelerle uzun süreli temasın sonucunda da cilt kanserinin görülebileceği bilinmektedir. HPV (Human Papilloma Virus) gibi virüslerin de cilt kanseri oluşumunda rolleri olabileceği üzerinde durulmaktadır. Uzun süreli tahrişin özellikle yanık ve eski kırık nedbeleri üzerinden cilt kanseri gelişmesine sebep olabileceği üzerinde durulmaktadır. Derin yanıkların çoğu kez usulüne uygun tedavi edilmediği takdirde yaranın kendi kendine kapanması halinde kolayca kanayan, tekrar yara açılabilen bir alan oluşturabileceği ve bu zeminin de cilt kanseri gelişmesi için son derece uygun olabileceği belirtilmektedir.


 

Cilt kanseri türleri

banner134
Tek bir hücrenin aşırı üreme potansiyeli ile doğal sürecin dışında çoğalması neticesinde oluşan kanser hastalığı cildimizde de üç farklı şekilde görülmektedir. Cilt kanseri türleri, davranış ve karakter olarak birbirlerinden farklı olsalar dahi önemli bir sağlık problemini oluşturdukları muhakkaktır.
Bazal hücreli karsinom, squamoz hücreli karsinom ve malign melanom olarak isimlendirilen üç ana grubu olan cilt kanserinin cildimizde iyileşmeyen yaralar, ben ve et benlerindeki şekil, simetri, renk ve büyüklük değişiklikleri ile ortaya çıkabileceği bilinmektedir. Bu üç tür içerisinde bazal hücreli cilt kanserinin yavaş seyirli olmasından dolayı kişiye zaman kazandırabileceği gibi, malign melanom türünün çok daha yayılma, hızlı ilerleme ve hayatı tehdit etme ihtimali taşıdığı da gözardı edilmemelidir.


 

Cilt kanseri”nin önemli belirtileri

Tüm cilt kanseri türleri ayni belirtileri göstermeseler dahi genel olarak hemen hepsi kendini ciltte benlerde meydana gelen renk değişimleri, pullanma ile iltihaplı, kanamalı, ağrılı, kaşıntılı ve kapanmayan yaralar şeklinde göstermektedirler. 

Cilt kanserlerinden en sık görülen tür olan “bazal hücreli cilt kanseri” nde dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında iyileşmeyen, devamlı büyüyen, kabuklanan yaraların oluşması yer almaktadır. İkinci sıklıkta görülen bir diğer cilt kanseri türü “skuamoz hücreli cilt kanseri” olup, genellikle deri veya alt dudakta iyileşmeyen yaralar şeklinde ve ender olarak da siğil benzeri sertlikler şeklinde belirtiler gösterebilir. Cilt kanseri türleri içerisinde en tehlikeli tür olarak bilinen “malign melanoma” olgularının %50’si vücutta daha önceden varolan bir benden (özellikle dev doğumsal ben yapısı) köken alır. “Malign melanom” açısından vücutta bulunan büyük ben yapısının kontrolü esnasında benin sağ ve sol yarı bölümlerinin birbiri ile ayni olup olmadığına bakılması (simetrinin bozulup bozulmaması açısından önemli), sınırlardaki düzensizliklerin araştırılması (şekil bozukluğu, çevreye dağılan ışınsal görüntülerin oluşması), renk değişikliği ve farklı renklerin birarada olması ve ben yapısının çapı hastalığın kontrolü açısından önem arz etmektedir.

 

Güncelleme Tarihi: 27 Mart 2021, 16:18
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75