Çocuk haklarında da sınıfta kaldık!

banner37

Ülkede istismara uğrayan, şiddet gören, suç işleyen ve öldürülen çocuk sayısı, çocuk hakları konusunda da başarılı olamadığımızı gösteriyor

banner87
Çocuk haklarında da sınıfta kaldık!
banner99

Ceren ÖZBİL

Ülkede istismara uğrayan, şiddet gören, suç işleyen ve öldürülen çocuk sayısı, çocuk hakları konusunda da sınıfta kaldığımız acı gerçeğini gözler önüne seriyor.

Ülkenin dört bir yanında, bugünün, Dünya Çocuk Hakları Günü olması dolayısıyla, çocuk haklarıyla ilgili açıklamalar yapılırken, onlarca çocuk ailesinden uzak, sıcak bir yuvaya hasret yaşıyor.

KIBRIS Gazetesi’nin kısa süre önce Merkezi Cezaevi’nden alığı bilgiye göre; 9 çocuk, çeşitli suçlar nedeniyle cezaevinde yatıyor.

Ayrıca Sosyal Hizmetler Dairesi’nden alınan bilgiye göre, “koruma” gerekçesiyle 106 çocuk SOS Çocukköyü, 30 çocuk Lefkoşa Çocuk Yuvası ve 28 çocuk da koruyucu aile yanında…

Çocuk hakları için hazırlanan yasalar ile imzalanan sözleşmeler ise ne yazık ki rafta kalıyor.

Sosyal hizmetler uzmanları, çocuk psikiyatrları, Cumhuriyet Meclisi tarafından kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne uyulması ve Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismara Karşı Korunması Sözleşmesi (Onay) Yasası’nın uygulanmasıyla bile çocuk hakları konusunda önemli bir yol kat edileceğine inanıyor.

3 çocuk cinayet kurbanı…

Ülkede, çocuk haklarından söz edilirken, son 9 ve biri de içerisinde bulunduğumuz yılda olmak üzere 3 çocuk cinayet kurbanı oldu.

Bu çocukların tümünün de yakınları tarafından öldürülmesi dikkat çekti.

2010 yılında, 8 yaşındaki Umut Ötügen üvey kardeşi, 7 yaşındaki Mustafa Diker babası ve yine 7 yaşındaki Ercan Kaya Kunduracı da annesi tarafından öldürüldü.

Başkurt: Rehabilitasyon Merkezi için çalışmalar sürüyor

Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürü Aydan Başkurt, şu anda SOS Çocukköyü’nde 106, Lefkoşa Çocuk Yuvası’nda 30 ve koruyucu aile yanında da 28 çocuk olduğunu söyledi.

Çocuklarla ilgili koruma politikasının da geliştirilmesi için çalışmaların sürdüğünü ifade eden Başkurt, ayrıca Gençlik Rehabilitasyon Merkezi için de başlatılan proje çalışmalarının sürdüğünü anlattı.

“Eğitim programlarımız yeni başlıyor”

Başkurt, ebeveynlerin eğitilmesi programı çerçevesinde Dipkarpaz ve Lefkoşa Surlariçi’nde eğitim verildiğini ve bu eğitimlerin aralık ayı içerisinde tekrar başlayacağını söyledi.

Aydan Başkurt, “Aile eğitim programlarımız sürüyor. Bunların bir kısmını tamamladık. Bir kısmı ise aralık ayında tekrardan başlayacak” dedi.

Erçal: Çocuk istismarında ortaya çıkanlar, buzdağının görünen kısmı

banner9
Kıbrıs Türk Pediatri Kurumu Başkan Dr. Gülten Erçal yaptığı yazılı açıklamada, KKTC’de son yıllarda çocuk istismarlarının arttığını ifade ederek, “Ortaya çıkan olgular buzdağının görünen kısmı. Yasalarımız yetersiz. Çocuk İzleme Merkezi’nin olmaması, istismarla etkili mücadeleye engel. Bunu göreve her gelen Sağlık Bakanı’na hatırlatıyoruz ama hiçbir gelişme yok” dedi.

Çocuk istismarının önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurgulayan Erçal, “Ne yazık ki bu olayların tanısında güçlüklerle karşılaşıyoruz. Kanıt yetersizliği, yanlış bilgiler, kültürel ve geleneksel değerler nedeniyle olgular gizleniyor” açıklamasında bulundu.

Erçal, çocuğa yönelik her türlü istismarın suçların en büyüğü olduğunu kaydederek, “Bu suçu işleyen de en ağır biçimde cezalandırılmalı. Devlet olmanın sorumluluğu bu konuda üzerine düşen görevi yerine getirmektir” şeklinde konuştu.

Gülten Erçal, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü nedeniyle basın açıklaması yaptı. Erçal, savaş ve yoksulluğun olduğu ülkelerde yaşam mücadelesi veren çocukları korumak ve koşullarını iyileştirmek için 20 Kasım 1989’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda “Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi’nin imzalandığını, 2 Eylül 1990’de yürürlüğe giren sözleşmenin 193 ülke tarafından imzaladığını anımsattı.

“Bu sözleşmeye rağmen, hâlâ çocuk hakları ihlal edilmekte, çocuk işçi, çocuk yaşta evlilikler, çocuk ihmali, istismarı ve şiddet devam ediyor” diyen Erçal, 20 Kasım’ın bunlara dikkat çekmek, farkındalık yaratmak için “Dünya Çocuk Hakları Günü” olarak kabul edildiğini söyledi.

Dünya Sağlık Örgütü’nün her bireyi 18 yaşına kadar çocuk olarak tanımladığını anımsatan Erçal, “Çocukluk çağı gelişimin, bilgilenmenin henüz tamamlanmadığı bir süreçtir. Bu süreçte çocuklar kolayca güvendikleri, kandırılabildikleri, korkutulabildikleri için istismara açıktır” dedi.

Erçal, çocuğa yönelik her türlü istismarın suçların en büyüğü olduğunu kaydederek, “Bu suçu işleyen de en ağır biçimde cezalandırılmalı” ifadesini kullandı.

Gülten Erçal, şunları kaydetti:

“Bu noktada bizlere, çocukla ilgili tüm profesyonellere, ailelere, öğretmenler ve devlete büyük görevler düşmektedir. Gelişmiş ülkelerin aksine, ülkemizde yasaların olgular karşısında yetersiz kalması ve sağlık alanında “Çocuk İzlem Merkezi”nin hayata geçirilmemesi, istismarla etkili bir mücadele yapılmasına engel teşkil etmektedir. Kıbrıs Türk Pediatri Kurumu olarak, Sağlık Bakanlığı bünyesinde bu merkezlerin kurulmasının çocuk istismarı mücadelesinde önemli olduğunu, her gelen Sağlık Bakanı’na hatırlattık, hatırlatmaya da devam etmekteyiz. Ne yazık ki bu merkezlerin kurulması yönünde henüz bir gelişme sağlayamadık. Bizlerin asıl amacı, geleceğimiz olan çocuklarımızın zarar görmeden önce korunmasıdır. Devlet olmanın sorumluluğu da, bu konuda üzerine düşen görevi yerine getirmektir.”

Varış: Bu olayların ülkemizde de artmasından üzüntü duyuyoruz

Kıbrıs Türk Kamu Hekimleri Sendikası (TIP-İŞ) Başkanı Dr. Ahmet Varış, yaptığı yazılı açıklamada, kadına yönelik şiddetin ve çocuk istismarının dünyada da KKTC’de de önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu kaydederek, “Bu olayların ülkemizde de artmasından üzüntü duyuyoruz” dedi.

Dünya Çocuk Hakları Günü’nü nedeniyle mesaj yayımlayan Varış, dünyadaki ve ülkedeki çocukların barış içinde insanlık onuruna yakışır şekilde yaşamasını diledi.

Ahmet Varış, mesajında şöyle dedi:

“Ülkemizde çocukların temel hakları ve ihtiyaçlarına önem verilmekle birlikte çözüm bulunamayan çok sayıda sorunun olduğu da bir gerçektir. Onlarca öğretmen ve temel alt yapı eksiklikleriyle açılan okullar ülkemizdeki çocukların uygun ortamda ve kalitede eğitim alamamasına neden olmaktadır.

Kıbrıs’ın kuzeyinde gerçek nüfus bilinmediği ve sosyal devletin bir diğer önemli öğesi olan sağlık sistemine yeterli yatırım yapılmadığı için kamu sağlık merkezlerindeki ilaç, alt yapı ve personel eksiklikleri her geçen gün artmaktadır. Bu durum başta çocuklarımız olmak üzere toplumuzdaki tüm bireylerin eşit şekilde, nitelikli kamusal sağlık hizmetine ulaşamamasına neden olmaktadır. Unutulmamalıdır ki ‘sağlık bir maliyet değil bir yatırımdır.”

TIP-İŞ Başkanı Dr. Ahmet Varış, kadına yönelik şiddetin ve çocuk istismarının dünyada da KKTC’de de önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu kaydederek, “Bu olayların ülkemizde de artmasından üzüntü duyuyoruz” dedi.

“Her devlet, çocukların yaşaması ve gelişmesi için azami çabayı göstermeli”

Varış, şunları kaydetti:

“Kamusal alanlar başta olmak üzere ülkenin her yerinde çocukların yararı gözetilerek gerekli uygulamalar yapılmalıdır. Her devlet çocukların yaşaması ve gelişmesi için azami çabayı göstermelidir. Devlet, çocukların aile bireyleri dahil herhangi bir kişi tarafından bedensel veya zihinsel saldırıya uğramaması, şiddet görmemesi, istismar ve kötü muameleye karşı korunması için yasal, idari, toplumsal ve eğitsel yönlerden bütün önlemleri almalıdır.

İdare, Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin ilkelerini ülkemizin hukuk yapısına uyarlamalı ve hayatın her alanında çocuk haklarını savunmak için gereken özen gösterilmelidir. Özetle idari ve toplumsal düzeyde çocukları bedensel ve ruhsal yönden yaralayacak hiçbir yaklaşıma izin verilmemelidir.”

Güncelleme Tarihi: 20 Kasım 2018, 09:24
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96