Çocuk istismarına 3 yıl hapislik!

banner37

Gazimağusa Ağır Ceza Mahkemesi, annesinin verdiği çöp poşetini atmak için evinin önüne çıkan küçük kıza cinsel istismarda bulunan, Tayfun Uzun’u, 3 yıl ağır hapse mahkûm etti.

Çocuk istismarına 3 yıl hapislik!
banner99

Sedef BOŞNAK

Gazimağusa Ağır Ceza Mahkemesi, Mayıs ayında, 10 yaşındaki küçük kıza, “gel sana para vereceğim, yemişler alacağım” diyerek, cinsel istismarda bulunan ve ülkede 8 yıldır kaçak yaşayan Tayfun Uzun’u 3 yıl ağır hapis cezasına çarptırdı.

Başkan Fadıl Aksun, Kıdemli Yargıç Pınar Beyoğlu ve Yargıç Temay Sağer’den oluşan Gazimağusa Ağır Ceza Mahkemesi, toplumda büyük infiale neden olan olayla ilgili davayı dün karara bağladı.

Olayın hemen ardından parayı yere atıp, ağlayarak durumu annesine anlatan küçük kızın ifadesiyle, olaydan bir ay sonra aynı mahallede mahalleli tarafından yakalanıp polise teslim edilen Tayfun Uzun aleyhine oy birliğiyle alınan kararı Heyet Başkanı Fadıl Aksun açıkladı.

İddia Makamı Başsavcılık adına Kıdemli Savcı Mustafa İldeniz’in mahkemeye aktardığı olgulara özetle değinen Aksun, olgulara göre, 16 Mayıs 2017’de, Gazimağusa’da, 10 yaşında olan müştekinin saat 16.30’da, annesi tarafından kendisine verilen çöp poşetlerini atmak için, kaldıkları apartmanın önündeki çöpe indiğini, çöpleri attıktan sonra apartmanın giriş kapısına geldiğinde uzun boylu, zayıf, kısa kollu gömlek giyen bir adam gördüğünü belirttiğini anımsattı.

Fadıl Aksun, müştekinin, bu adamın kendisine “Gel sana para vereceğim, yemişler alacağım” diyerek kendisini

beklemesini söyleyerek uzaklaştığını, 1-2 dakika sonra geldiğini, kendisini sol eliyle tutup avucuna 7,5 TL demir para bıraktığını ve her iki eliyle, kendi ellerini tutup üzerine çekip yanaklarından zorla birer kez öptüğünü anlattığına dikkat çekti.

Aksun, olanlar üzerine, müştekinin, koşarak merdivenlerden yukarıya çıktığını ve paraları yere atarak annesine olayı anlatıp, söz ettiği kişiyi tekrar görse tanıyabileceğini ifade ettiğine değinerek, küçüğün ailesinin polise başvurduğunu anlattı.

“Bir ay sonra aynı mahalde yakalandı”

Başkan Fadıl Aksun, sanığın, 5 Haziran 2017’de, müştekinin ailesiyle birlikte evlerinin balkonunda oturduğu sırada, “Baba beni öpen bu” diyerek işaret etmesi üzerine, bölge sakinleri tarafından yakalanarak polise teslim edildiğini söyledi.

“Ben bir şey yapmadım” diyen sanığın, Ocak 2009’dan beridir ülkede izinsiz ikamet edip, Gazimağusa’daki bir restoranda aşçı olarak izinsiz çalıştırıldığının ve olay günü işyerinden izinli olduğunun tespit edildiğine dikkat çeken başkan, sanık avukatı İbrahim Demirtaş’ın, sanık lehine aktardığı hafifletici sebeplere de değindi.

Sanığın avukatı aracılığıyla mahkemeden özür dileyip pişmanlığını dile getirdiğinden söz eden başkan, avukatın, sabıkasız sanığın işlediği suçun yoğun bir cinsellik ve agresiflik içermediğini, bunun yanında fiziksel temasın az olduğunu ifade ederek mahkemeden suçunu kabul eden müvekkiline mülayim davranmasını talep ettiğini ifade etti.

4 davadan da suçlu

Cinsel istismar suçunun, ciddi ve vahim suç türlerinden olup, ülkede yaygınlaşma eğilimi gösterdiğine dikkat çeken heyet başkanı, sanığı, davasının 3’üncü celsesindeki kabul beyanını göz önüne alarak, “cinsel istismar”, “cinsel saldırı”, “darp” ve “izinsiz ikamet” suçlarından suçlu bulup mahkûm etti.

banner134
Suçun, 10 yaşındaki bir çocuğa karşı işlendiğine dikkat çeken başkan, yasa koyucunun, çocuğun cinsel istismarı için 6, cinsel saldırı için 3 yıl azami hapislik cezası öngördüğüne vurgu yaparak, yasa koyucunun yaklaşımıyla, suç tipinin ne kadar vahim olduğunun vurgulandığını dile getirdi.

Başkan, davaya konu fiillerin suç kapsamına alınmasıyla, korunmak istenen temel yararın, çocukların sağlıklı gelişiminin güvenceye alınarak toplumun geleceğinin sağlıklı bireylerden oluşmasını mümkün kılmak olduğuna da değindi.

Başkan, şöyle devam etti:

“Huzurumdaki olayda sanığın müştekiyi iki yanağından öptüğünü görmekteyiz. Sanığın bu fiili, ilk nazarda basit veya masumane görünse de, önemli olan bu fiilin cinsel saikle işlenmiş olmasıdır. Bu tip fiiller, çocuk mağdurlarını derinden etkiler. Bilimsel yayınlarda da bu açıkça belirtilmektedir. Mağdur üzerinde gözle görülür fiziki zararı olmasa da, mağdurların ruh sağlığını ciddi şekilde etkileyebileceğini görmekteyiz. Dolayısıyla, kararımızda bunu aklımızda bulundurarak hareket ettik.

Suçun işleniş şekline göre, sanığın, suç teşkil eden fiilinden hemen önce, müştekiye para ve yemiş vermeye çalıştığını görmekteyiz. Bu hareket, hukuk literatüründe, çocuk kandırma veya çocuk alıştırma olarak tercüme edilen fiillerdir. Bu fiiller, sanığın mağdur ile arasında bağ kurarak, mağdurun üzerinde güven ve sevgi ilişkisi tesis edişi olarak tanımlanır. Bu tarz bir fiille, fail, çocuk mağdura, duygusal olarak yaklaşıp kendisinin zararsız bir kimse olduğuna inandırarak, suçun üstünü kapatmaya ve ileriki fiilleri için zemin yaratmaya çalışır. Sanığın hiç tanımadığı müştekiye para ve yemiş vermeye çalışmasını da bu yönde değerlendiririz. Başka türlüsünü düşünmemiz mümkün değildir.”

“Küçücük bir bedeni, cinsel hazzı için obje haline getirdi”

Sanığın müştekiye para vererek, kendisi ve müştekiyle arasında güven ilişkisi tesis etmeye çalıştığına dikkat çeken Aksun, sanığın, müştekiyi, kendisine alıştırmak ve onu kandırmak için para ve yemiş vermeye kalkıştığına vurgu yaptı.

Başkan, sanığın yaptığı fiille, küçücük bir bedeni, cinsel hazzı için obje haline getirdiğine dikkat çekti ve şöyle devam etti:

“Buna hoşgörüyle yaklaşmak mümkün değildir. Bu tür suçları işlemeye tevessül etme eğiliminde olanları caydırmak, bu suçların yaygınlaşmasını engellemek için kamu menfaatleri prensibine ağırlık verdik.

Sanığa ceza takdir ederken, müştekinin oldukça küçük yaşta olduğu, müşteki ile sanığın arasında 27 yıllık yaş farkı olduğu, ülkedeki izinsiz bulunduğu sürenin 8 yıl olmasını sanık aleyhine ağırlatıcı faktörler olarak ele aldık.”

Aksun, suçun işlenişi bakımından hafifletici faktör tespit etmelerinin mümkün olmadığının altını çizerek, sanık avukatının fiilin yoğun fiziksel temas içermediği beyanının, adeta daha kötüsü de olabilirdi yaklaşımından ibaret olduğuna vurgu yaptı.

Aksun, “Sanığın cezasında indirime gitmek, cinsel içerikli suçlarda korunması gereken temel yararla taban tabana zıttır. Bu açıdan dikkate alınabilecek faktörler, sanığın, suçunu erken bir safhada kabul edişi, sabıkasız oluşu ve alması muhtemel hürriyeti bağlayıcı cezayı ülkesinden uzakta çekecek olmasıdır” dedi.

“Otoriteyi 8 yıl hiçe saydı”

Başkan sanığın 24 Ocak 2009’dan beridir ülkede izinsiz ikamet ettiğine, adeta 8 yıl hayalet gibi yaşadığına dikkat çekerek, “Ülkede, ülkenin kanunları, yabancıların belirli kurallara tabi tutularak bulunabileceklerini açık bir dille vurgular. Sanık, 8 yıl gibi uzun bir süre ülke otoritesini hiçe sayarak bu ülkede bulundu” şeklinde konuştu.

Sanığa verilecek en uygun cezanın hapislik cezası olduğunu kaydeden başkan, fiilin bir kez olduğunu, sanık ile mağdurun yaş farkını, sanığın hükümsüz tutuklu olarak cezaevinde geçirdiği 4 aylık süreyi ve diğer tüm faktörleri göz önünde tutarak, sanığı, uzun süreli bir hapislik cezasıyla cezalandırdı.

Oy birliğiyle, müştekiye cinsel niyetle zarar veren sanığı 3 yıl ağır hapis cezasına çarptırdıklarını açıklayan başkan, ayrıca, kendilerini göreve davet edip, izinsiz yabancı işçi çalıştıran sanığın işverenine de, eğer daha önce başlatılmamışsa, cezai kovuşturma başlatılması yönünde de emir verdi.

Güncelleme Tarihi: 14 Ekim 2017, 10:32
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75