Çocuklarımıza sahip çıkmalıyız!

Sosyal Hizmet Uzmanı Barış Başel, çocuklara yönelik saldırılar konusunda Türkiye’deki kadar korkutucu bir tabloya sahip olmasak da ülkemizde de her çocuğun risk altında olduğunu belirtti

Çocuklarımıza sahip çıkmalıyız!
  • 04 Temmuz 2018, Çarşamba 9:02

Ahmet İLKTAÇ
Sosyal Hizmet Uzmanı Barış Başel, çocuklara yönelik saldırılar konusunda,Türkiye’deki kadar korkutucu bir tablo olmasa da ülkemizdeki tüm çocukların risk altında olduğunu söyledi.

Barış Başel, ebeveynlerin, evde çocuklarına bağırıp vurduklarında onların duygusal ve bedensel bütünlüklerini bozduklarını ve onları çocuk tecavüzcüleri karşısında savunmasız bıraktıklarını kaydetti.

Çocukların evde görmedikleri ilgiyi, dışarıdaki kötü niyetli kişilerde arayabildiklerini belirten Başel, onlara vurarak veya bağırarak bedensel bütünlüklerini bozmamak gerektiğini ifade ederek, “Çocuklarımıza ‘hata yapsan da seni severim’ veya ‘sen benim dünyadaki en değerli varlığımsın’ gibi sözlerle yaklaşmamız gerekiyor” dedi.

Ülkemizde ıslah evi olmadığı için suça karışan çocukların cezaevine gönderildiklerine işaret eden Barış Başel, cezaevinde de her türlü istismara açık hale geldiklerini bildirdi.
 

Başel: Tehdit ve oyun yalanı
Gazetemiz KIBRIS’a konuşan Sosyal Hizmet Uzmanı Barış Başel, çocuklara yönelik saldırılar konusunda Türkiye’deki kadar korkutucu bir tablo olmasa da ülkemizdeki tüm çocukların risk altında olduklarını söyledi.
Barış Başel, çocuklarımıza, evde vurarak veya bağırarak, duygusal ve bedensel bütünlüklerini böldükten sonra dışarıda, kötü niyetli insanlardan korunabilmelerini beklemememiz gerektiğini kaydetti.
Çocuklara, özel bölgelerine doktor veya hemşire dışında başka kimsenin dokunmasına izin vermemeleri gerektiğini ve sır tutmanın kötü bir şey olduğunu öğretmemiz gerektiğini belirten Başel, istismarcıların, çocukları, özellikle de “bu senin ve benim aramda bir oyundur. Kimseye söyleme, oyun bozulur” yönünde söylemlerle kandırdıklarını bildirdi.
Barış Başel, istismarcıların, bir başka yöntem olarak da tehdit etmeyi kullandıklarını ve genellikle “eğer bu yaptığımızı birine söylersen, seni, anneni veya babanı öldürürüm” yönündeki söylemleri kullanarak yaptıkları istismarın çocuk tarafından ailelerine anlatılmamasını sağlamaya çalıştıklarını aktardı.
Toplumun gözardı ettiği bir konunun da çocuklara yönelik yapılan bu istismarın, tanımadıkları insanlar tarafından yapılmadığının altını çizen Başel, bu tür istismar olaylarının yüzde 90’ının tanıdıklar ve yakın çevresindeki kişiler tarafından yapıldığının görüldüğüne değindi.
Barış Başel, bu kişileri uzakta aramamak gerektiğini, genellikle de geçmişte, çocuğun güvenini bir şekilde kazanmış kişilerin bu girişimi yaptığını dile getirdi.
Çocukların evde ebeveynleri tarafından azarlandıklarında ve evlerinde göremedikleri ilgiyi dışarıdaki bu kötü niyetli kişilerden görmeye çalıştıklarına dikkat çeken Başel, çocukların ana rahmine düştükleri andan itibaren sağlıklı gelişme hakkına tüm yönleriyle sahip olmaları gerektiğine vurgu yaptı.
Barış Başel, şunları kaydetti:

“Toplumuzun başka sorunlarından biri de istismarı sadece tecavüz veya cinsel saldırı olarak algılamalarıdır. Oysa istismar geniş bir yelpazeyi kapsar. Çocukların duygusal, cinsel, zihinsel ve sosyal gelişim alanlarını olumsuz etkileyecek, yapılmaması gereken tüm davranışlara istismar diyoruz. Bu gelişim alanlarının sağlıklı olması için yapılması gerekip de yerine getirilmeyen yükümlülük ve sorumluluklara da ihmal diyoruz. Çocuğu okula göndermeme, eğitim hakkını ihmal etme veya hasta olduğunda doktora göndermeme gibi durumlara ihmal diyoruz.”
 

Islah evi yok, cezaevi istismara açık
Ülkemizde ıslah evi olmadığı için suça karışan çocukların da cezaevine gönderildiğini belirten Başel, çocukların burada her türlü istismara açık hale geldiklerini dile getirdi.
Ülkemizde yaygın olanın sadece cinsel istismar olmadığını, fiziksel ve duygusal istismarın da yaygın olduğuna işaret eden Barış Başel, en fazla istismar edilen gruplardan birinin de parçalanmış ailelerin çocukları olduğunu belirtti.

Sosyal Hizmet Uzmanı Başel, ebeveynlerin, ayrıldıktan sonra çocuklarını çatışma alanı olarak kullandıklarını, duygularını önemsemeden kendi kişisel hırs ve çıkarlarına alet ettiklerini gördüklerini söyledi. Bu konuda yasal düzenlemeye ihtiyaç olduğunun altını çizen Başel, çocuğunu, babasına göstermeyen anneler ya da çocuğu ile hiç ilgilenmeyen, kendi hayatına dalmış babalar olduğunu kaydetti. Barış Başel, 8-9 yaşındaki çocuklar için ölüm, henüz soyut bir kavramken, “abi ben ölmek istiyorum” diyebilen çocuklarla karşılaştıklarını üzülerek belirtti.
Barış Başel, ebeveynlerin, çocuklarına “eğer sınıfı geçersen sana telefon alacağım” veya “uslu durursan sana dondurma alacağım” diye koşullu sevgi ortamı yerine, “hata yapsan da seni severim”, “sen, benim dünyadaki en değerli varlığımsın. Ben de senin bir sevgi figürün olarak istenmeyen olumsuz davranışları yapmamanı, o zaman senden talep edebilirim” gibi duyguları hissettirmeleri gerektiğini ifade etti.
Ebeveynlerin, çocuklarına bağırıp vurduklarında, duygusal ve bedensel bütünlüklerini bozduklarını anlatan Başel, bu şekilde, çocukları, dışarıdaki çocuk tecavüzcüleri karşısında savunmasız bıraktıklarının görülebildiğini bildirdi.

Barış Başel, evde, sevgi görmeyen çocukların ilgiye aç oldukları için istismarcıların vaatlerine kolayca kanabildiğine ve bunun, onları savunmasız hale getirebileceğine dikkat çekti.

Barış Başel, kendisinin 21 yıl Türkiye’de kaldığını, günümüzde medyaya yansıyan benzeri olayların Türkiye’de buzdağının sadece görünen yüzü olduğunun altını çizdi.
Bu tür olayların Türkiye’de yıllardır yaygın olduğunu ifade eden Başel, son olayların, kamuoyunun önüne daha çok getirilerek idam cezasının gerekliliği yönünde, çocuk gibi masumiyeti temsil eden bir varlıkla, algı yönetimi yapılmayı çalışıldığını dile getirdi.
Barış Başel, idam cezasının olduğu bir sistemde, günümüzdeki iktidar edenlerin bunu belki yapmayacağının düşünülebileceğini ama gelecekte farklı bir ideolojinin ya da faşist düşünceyi barındıran iktidarların yetkiyi eline geçirmesi durumunda, farklı düşünen insanları veya muhalif olanları ipin ucunda sallandırmayacağının garantisini kimsenin veremeyeceğini vurguladı.

Bu nedenle çağdaş demokratik sistemde idam cezasını savunmak yerine, devletin, tüm kaynaklarını ve imkanlarını seferber ederek çocuklara yönelik yükümlülüklerini yerine getirmediğinin sorgulanması gerektiğinin altını çizen Başel, çocuk dostu bir toplum olmak adına, çocukların ayrı bir birey ve yurttaş olarak görüldüğü bambaşka bir kültürü yaratmak adına tepkilerin konulması gerektiğini söyledi.
Barış Başel, yıllardır binlerce çocuğun istimara uğradığı Anadolu’nun, günümüzde de cehennemden farksız bir coğrafya olmadığını sözlerine ekledi.

Beğendim 2 Muhteşem 3 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek