Çölleşiyoruz!

banner37

Yangınlarla yok ettiğimiz ormanlar, plansız programsız yapılaşmayla rant alanına dönüştürdüğümüz tarımsal araziler ve dünyayı tehdit eden küresel ısınma, su fakiri güzelim ülkemizi ciddi olarak tehdit ediyor

Çölleşiyoruz!
banner90
banner8

SİBER: YANGINLAR İÇİN ÖNLEM ALINMALI… ÇEKOVA Başkanı Dr. Rıfat Siber, ısınmanın ve yangınların çölleşmenin başlıca sebebi olduğunu vurgulayarak, yangınlardan ilgili daire, kurum ve bakanlıklar ders çıkarmadığını, önlem almadığını söyledi. Siber, dünyada bir ısınmanın söz konusu olduğuna dikkat çekerek, ülkemizin Akdeniz’in ortasında bir ada olmasından dolayı ısınmadan birçok ülkeye göre daha fazla etkilendiğinin altını çizdi

ATUN: ŞEHİR PLANLAMASI ÖNEMLİ… ÇEKOVA eski Başkanı Hakkı Atun, düzensiz yapılaşma ve iklim değişikliğinin tarımsal arazilerin, yangınların ise ormanların yok olmasına neden olduğunun altını çizerek, çölleşmeyi önlemek için çevre, şehir ve fiziki planlamalarının halkın çıkarına olacak şekilde yapılması gerektiğini söyledi. Atun, tarımsal arazilerin bizim için altın değerinde olduğuna vurgu yaptı


Eniz ORAKCIOĞLU

Dünyanın en büyük sorunlarından biri haline gelen küresel ısınma, düzensiz yapılaşmanın hüküm sürdüğü, ormanlarının yangınlarla yok edildiği bu güzelim ülkeyi adım adım çölleşmeye götürüyor.


Sadece küresel ısınma değil, düzensiz yapılaşma, iklim değişikliği ve yangınlar da çölleşme tehdidini daha da büyütüyor.


Akdeniz’in ortasında bir ada olan Kıbrıs, bu konumu nedeniyle de küresel ısınmadan birçok ülkeye göre daha fazla etkileniyor.


Uzmanlar, yangınlar nedeni ile dünyada ve ülkemizde yeşil alanların günden güne azaldığını, büyük yangınlardan ders çıkarılmadığını ve yangın önleyici tedbirlerin her türlü felakete rağmen alınmadığını vurguladı.


Öte yandan düzensiz yapılaşmanın, plansızlığın altın değerindeki tarımsal arazilerin yok olmasına sebep olduğunu söyleyen uzmanlar, bu olaylara bir de iklim değişiklikleri eklenince çölleşmeye doğru evirildiğimizi söylüyor.


Çevre Koruma Vakfı (ÇEKOVA) Başkanı Dr. Rıfat Siber, dünyanın özellikle de Akdeniz bölgesindeki ülkelerin günden güne çölleşme riskinin arttığını ifade ederek, global ısınmanın ve yangınların çölleşmenin başlıca sebebi olduğunu vurguladı.


Çevre Koruma Vakfı (ÇEKOVA) eski Başkanı Hakkı Atun da düzensiz yapılaşmanın ve iklim değişikliğinin tarımsal arazilerin, yangınların ise ormanların yok olmasına neden olduğunun altını çizerek, çölleşmeyi önlemek için çevre, şehir ve fiziki planlamaların halkın çıkarına olacak şekilde yapılması gerektiğine dikkat çekti.

Siber: Yangınlar için hiçbir önlem alınmıyor

  Çevre Koruma Vakfı (ÇEKOVA) Başkanı Dr. Rıfat Siber, sıcak ve yeşili az bir ülkede yaşamamıza rağmen yangınlar konusunda yeterince önlem alınmadığından yakınarak, yol kenarlarında temizlenmeyen kuru otlara dikkat çekti.


Siber, hala otların temizlenmediğini, araç içerisinde sigara içenlerin izmaritlerini yola attığını söyleyerek, alınmayan önlemleri işaret etti.


“Yeni ağaç dikme ve yetiştirmeyi bir yana bırakın, biz daha var olanı koruyamıyoruz” diyen Siber, bu yıl yanan Akdeniz ile Kalkanlı arasındaki ormanda kül olan 500-600 yıllık anıt zeytin ağaçlarını hatırlattı.

  Siber, yangında, Cumhurbaşkanı ve Başbakan başta olmak üzere herkesin yangın bölgesinde boy gösterdiğini, fakat o günden bu güne yangınların önüne geçmek için bir önlem alınmadığını belirterek, bu konuda kimsenin sorumluluk almadığını kaydetti.

“Ciddi önlemler alınmazsa yangınlar devam edecek”


Rıfat Siber, yangınlar konusunda vurdumduymazlık yaşandığını, yangınların devam edeceğini ve herkesin sadece seyredeceğini söyledi.


Bu konuda ciddi çalışmalar yapılması gerektiğinin altını çizen Siber, itfaiyenin de bu bağlamda güçlendirilmesinin öneminden bahsetti. Siber, itfaiyenin hem cihaz, hem de personel olarak güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.


Siber, Lefkoşa ve Girne anayolundaki otları dahi temizlemekten aciz olduğumuzun altını çizerek,  kuru otların görüntü kirliliği yanında yangına davetiye çıkarttığına da vurgu yaptı.

“Küresel ısınmadan biz daha çok etkileniyoruz”


Dünyada bir ısınmanın söz konusu olduğunu söyleyen Siber, ülkemizin ise Akdeniz’in ortasında bir ada olmasından dolayı ısınmadan birçok ülkeye göre daha fazla etkilendiğinin altını çizdi.


Siber, global ısınmanın, özellikle sanayileşmiş ülkelerde bacalardan çıkan zehirli gazların atmosferi bozmasından kaynaklandığını ifade ederek, atmosferin bozulması ile güneş ışınlarının günden güne daha çok hissedildiğine dikkat çekti.


Küresel ısınmayı önlemek için çevreye ve doğaya uyumlu enerjilerin kullanılması gerektiğine işaret eden Siber, bizim ülkemizde atmosfere zarar verecek çok fazla sanayileşmenin olmadığını söyledi.


banner134
Siber, sanayileşmenin çevreye ve atmosfere verdiği zararın tüm dünyada hissedildiğini vurgulayarak, ısınmanın ülke ayırmadığına dikkat çekti.

“Yağmur yeteri kadar yağmıyor,su kaynakları tükeniyor”


Dr. Rıfat Siber, ısının arttığının altını çizerek, yağmurun yeteri kadar yağmadığını ve su kaynaklarımızın da günden güne azaldığını belirtti.


Çölleşmenin önünü alabilecek ormanların da yandığını belirten Siber, Ulaştırma Bakanlığı, Karayolları Dairesi, Çevre Dairesi, Orman Dairesi ve belediyelerin ise yangınları önleme konusunda pasif olduğunu ve sadece izlediklerini ifade etti.


Siber, sanayi yangınlarında yanan plastik ve lastiğin de ozon tabakasına, sanayi bacalarından çıkan dumanlar kadar olmasa da etkisi olduğunu vurguladı.

Atun: Tarımsal arazilerin korunması için şehir planlaması önemli


 Çevre Koruma Vakfı (ÇEKOVA) eski Başkanı Hakkı Atun, düzensiz yapılaşma, iklim değişikliği ve yangınların tarımsal arazilerin ve ormanların yok olmasına neden olduğunun altını çizerek,  çölleşmeyi önlemek için çevre, şehir ve fiziki planlamaların halkın çıkarına olacak şekilde olması gerektiğine dikkat çekti.


 Atun, aylarca üzerinde çalışılan Gazimağusa, İskele, Yeniboğaziçi İmar Planı’ndan bahsederek, siyasi iradenin, bu planın halkın çıkarına olduğunun farkına varamadığını söyledi.


 Tarımsal arazilerin bizim için altın değerinde olduğuna işaret eden Atun, Kıbrıs’ın küçük bir ada olduğunu, bu nedenle tarımın gerekli olduğunu kaydetti.


Tarımsal arazilerin korunması için şehir planlamasının önemini vurgulayan Atun, müteahhitlerin haklı olarak kendi çıkarlarını düşünerek planlamaya karşı çıktıklarını söyledi.


 

“Yangınlardan ders çıkarılmadı”


Atun, çölleşmeye neden olan yangınlardan da bahsederek, başbakanlık yaptığı dönemde en büyük yangın olarak anılan Beşparmak Dağları yangınını hatırlattı.


 1995’te yanan Beşparmaklar’da yaşananların ciddiyetini ortaya koymak için o dönemin Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’la taptıkları diyalogu anımsatan Atun, “Denktaş, bana bütün Kıbrıs yanacak galiba diye dert yanıyordu”  dedi.


Atun, o dönemde yeniden ormanlaştırmada kendilerinin başarılı olduklarını aktararak, bugün bu yangınlardan hala ders çıkarılamadığın söyledi.

“İklim değişiklikleri dünyayı tehdit ediyor”


Atun, iklim değişikliklerinin de dünyayı tehdit ettiğini vurgulayarak,  Rize’de ağustos ayında meydana gelen sel ve heyelanlar ile buzullardaki erimeyi örnek gösterdi.


“Bu çok ciddi üzerinde durulması gereken bir konudur” diyen Atun, bu yaşanan iklim değişikliklerinin fiziki planlamanın da gündeminde olduğuna işaret etti.


Atun, şöyle devam etti:


“Dünyadaki yeşil alanlar da maalesef azalıyor.


İnsanoğlu dünyayı kendi eliyle yok ediyor.

  Dünyayı tehdit eden gereğinden fazla gelişme var. Sanayi yönündeki gelişmeler dünyayı tehdit ediyor. Sanayileşmenin hızı kesilmelidir ki ozon tabakası daha çok zarar görmesin.”

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner75