Covid-19 dışındaki hastalar mağdur

banner37

Koronavirüs’ün hayatımıza girdiği 1 yılı aşkın süreçte mevcut sağlık altyapımız tamamen pandemiyle mücadeleye ayrıldı bu durum diğer hastaların hizmet almasını sekteye uğrattı. Evrensel Hasta Hakları Derneği Başkanı İmge, yaşanan süreci değerlendirdi:

Covid-19 dışındaki hastalar mağdur
banner90
banner8

Ahmet UÇAR

“HASTA HAKLARI İHLALİ”… Evrensel Hasta Hakları Derneği Başkanı Emete İmge, ilaca, sağlık hizmetine, kişiselleştirilmiş yenilikçi tedavilere erişimin imkansız hale gelmesinin, hasta haklarını ihlal etmek anlamına geldiğini söyledi. İmge, bu sorunun kök nedenlerinden bir kısmının pandemi olsa da, idarenin doğru zamanda, doğru politikaları ve uygulamaları yapmamış olmasının etkili olduğunu kaydetti. İmge, pandemi süreci nedeniyle bazı hastaların ilaçlara ulaşamadığını, tetkiklerini yaptıramadığını, Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin nöroloji bölümünün sadece Covid- 19 hastalarına hizmet vermesi gibi sorunlar nedeniyle de hastaların mağduriyet yaşadığına dikkat çekti.

Koronavirüsle mücadele kapsamında sağlık konusunda belli adımlar atılsa da Covid dışı hastalar mağduriyet yaşıyor.

Pandemi nedeniyle alınan tedbirler, hastaların gereken sağlık hizmetini alamamasına neden oldu.

Evrensel Hasta Hakları Derneği Başkanı Emete İmge, ilaca, sağlık hizmetine, kişiselleştirilmiş yenilikçi tedavilere erişimin imkansız hale gelmesinin, hasta haklarını ihlal etmek anlamına geldiğini belirtti. İmge, bu sorunun kök nedenlerinden bir kısmının pandemi (mücbir sebep) olsa da, idarenin doğru zamanda, doğru politikaları ve uygulamaları yapmamış olmasının da etkili olduğunu kaydetti.

İmge, mevcut sağlık sisteminin hastalıkları tedavi etmeye yönelik olarak yapılandırıldığını belirterek, devletin esas görevinin bireylerin ‘yaşam hakkı ve sağlık hakkı’nı korumak için halk sağlığını koruyucu bir sağlık alt yapısı oluşturmak olduğunu vurguladı.

“Devlet hastanesi Covid dışı hastalara gereken hizmeti veremiyor”

Evrensel Hasta Hakları Derneği Başkanı Emete İmge, pandemiyle birlikte tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sağlık hizmetlerinde aksamalar yaşandığını belirtti.

İmge, sağlık hizmeti veren kuruluşlarda bulaş riskine yönelik olarak hastaların mevcut tetkik ve kontrollerini ertelediklerini dile getirerek, dünyada ve ülkemizdeki kapanmalardan dolayı ilaç ihalelerinin geciktiğini ve bu nedenle hastaların ilaca erişiminin zorlaştığını ifade etti.

Bazı hastaların ilaç bulamadığı için tedavisini/tetkikini aksatmak zorunda kaldığına işaret eden İmge, onkoloji tedavisi gören bazı hastalarda hastalığın ilerlediğinin kaydedildiğini, bazı hastaların kurul ilaçlarını almada ciddi gecikmeler yaşadığını ve kısıtlı sayıda ilaca erişebilmeleri nedeniyle stres altında kaldıklarını anlattı.

Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde nöroloji, diyaliz, MS hastalarının hizmet aldığı bölümlerin pandemi mücadelesine ayrılmasının hastaların hizmet alması noktasında sıkıntılara yol açtığına dikkat çeken İmge, Thalassemia hastalarının ise kan ihtiyaçlarının karşılanmasında hastaneye gelerek kan veren  bağışçı sayısında azalma görülmesi nedeniyle mağduriyet yaşadığını söyledi.

İmge, pandemi sürecinin ülkemizde ekonomik koşulları ve çocukların eğitimini olumsuz yönde etkilediğinin altını çizerek, toplumun psikolojisini de olumsuz etkilediğini bildirdi.

Ötelenen sağlık kontrollerine kaygı ve endişe de eklenince evde ani ölümlerin dikkat çektiğini belirten İmge, Covid-19 hastalığı dışındaki hastaların sağlık hizmeti almasının, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de olumsuz etkilendiğini kaydetti.

“Hasta hakları ihlal ediliyor”

banner134
İmge, şöyle dedi:

“İnsan hakları (hasta hakları) kapsamında değerlendirildiğinde ilaca, sağlık hizmetine erişim, kişiselleştirilmiş yenilikçi tedavilere erişim imkansız hale gelmişse, hasta hakları da ihlal edilmiş demektir. Bu sorunun kök nedenlerinden bir kısmı pandemi (mücbir sebep) olsa da, idarenin doğru zamanda, doğru politikaları ve uygulamaları yapmamış olması, üstüne üstlük Covid-19 virüsünden korunmanın en etkin aracı aşılamayı da etkin ve adil bir şekilde yapamıyor olması iktidarın vizyonunun ve iş yapma kapasitesinin ciddi olarak sorgulanmasını gerektirmektedir.”

Kamu sağlık hizmetlerinde aşı programlarının uygulanmasının “Koruyucu Tedbirlerin Alınması Hakkı kapsamında” olduğunu dile getiren İmge, “Kadın ve çocuk sağlığı açısından yapılan aşı uygulamaları, bulaşıcı hastalıkları önleme kapsamındaki aşı uygulamaları gibi” dedi.

İmge, Covid-19 hastalığına yönelik geliştirilen ve devletin ülkemize sağladığı aşıların herkes için eşit ve erişilebilir olmasının önem arz ettiğine işaret ederek, bu süreçte aynı siyasi partinin görevlendirdiği iki Sağlık Bakanı’nın süreci yönettiğini anımsattı.

Dünya Sağlık Örgütü’nün tavsiye ettiği Aşılama Rehberi kapsamında ülkemizde de zaman zaman bir program yapıldığının ve bu programa göre hareket edildiğinin söylendiğini anlatan İmge, uygulamada ise bu aşıların Aşı Rehberi’nin öncelik belirlediği hedef gruplara tümden ulaşamadığını, hedef gruplar dışında ayrıcalıklı kişilerin aşı olduğunu ve risk grubundaki öncelikli bireylerin hâlâ aşı olamadığının gözlemlendiğini vurguladı.

İmge, bu tabloya bakıldığında devletin, bilerek veya bilmeyerek yurttaşları arasında 1. ve 2. sınıf diye ayrımcılık yaptığının görüldüğünü söyledi.

 “Kamu sağlık hizmetlerine aktarılan kaynak yetersiz”

Hasta haklarının en temeli olan kaliteli sağlık hizmetine erişim hakkı, güvenlik hakkı ve mahremiyet hakkı ihlallerine yol açan sorunların büyük bir kısmının kamu sağlık hizmetlerine aktarılan kaynağın yetersizliğinden kaynaklandığını dile getiren İmge, “Başta ilaç olmak üzere her türlü kaynak israfı ve var olan kaynakların etkin kullanılamaması nedeniyle yaşanan hak ihlallerinin birinci muhatabının devlet olduğunu hatırlatmak isteriz” dedi.

İmge, mevcut sağlık sisteminin hastalıkları tedavi etmeye yönelik olarak yapılandırıldığını belirterek, “Oysa ki devletin esas görevi anayasal ödevleri olan bireylerin ‘yaşam hakkı ve sağlık hakkı’nı korumak için halk sağlığını koruyucu bir sağlık alt yapısı oluşturması gerekir” şeklinde konuştu.

Kalp, kanser, diyabet gibi yaygın görülen hastalıkları önleyici politika ve uygulamalar için beşeri ve mali kaynakların önemli bir yerde durduğunu söyleyen İmge, halk sağlığı için gıda güvenliğini sağlayan etkin yasal ve idari uygulamaların da yapılmasının ve bunların etkin olarak denetlemesinin gerektiğini kaydetti.

“Hasta Hakları Yasası hayata geçirilmeli”

İmge, yasa yapma gücünde olan siyasilerin sağlık sektörünün ihtiyacı olan tüm yasaları, başta Hasta Hakları Yasası olmak üzere meclis gündemine getirmesini ve ivedilikle yasalaştırmasını talep ederek, kamu sağlık sektöründe yetersiz olan kadrolu hekim, hemşire, paramedikal hizmet sunucuları, hasta bakımı için gerekli ara elemanlar, cihaz, malzeme eksikliği için kadrolar ve bütçe kaynaklarının öncelikli olarak oluşturulması gerektiğinin altını çizdi.

Bu kaynakların kullanımı konusunda ise etkin ve adil uygulamaların yapılmasının önem arz ettiğini ifade eden İmge, sivil toplum örgütleriyle işbirliği ve diyalogun katılımcı ve sistematik hale getirilmesi için gerekli yasal ve idari düzenlemelerin ivedilikle yapılması gerektiğine de dikkat çekti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75