banner6

Daha çok çocuğu ve aileyi korumak için AGP destek bekliyor

banner37

Daha çok çocuğu ve  aileyi korumak için  AGP destek bekliyor
banner151 banner143

Eniz ORAKCIOĞLU

   Çocuk istismarını ve ihmalini önlemek, çocuk terkine karşı mücadele etmek için SOS Çocukköyü Derneği bünyesinde 2005 yılında oluşturulan “Aile Güçlendirme Programı” (AGP), 2014 yılında AB finansmanıyla kapasitesini artırdı, 2019’dan sonra da bağımsız olarak çalışmaya devam etti.

   Psikolojik, ekonomik, sağlık, eğitim açısından risk altındaki ailelere destek sağlayan AGP ekibi, ailelerin dağılmasını önlemeyi, ailelerin de ebeveynlik kapasitelerini artırıcı çalışmalar yürütüyor.

   AGP’yle 2005 yılından bu güne kadar 259 aileye ve 741 çocuğa destek verildi; şu an da 28 aile ile 76 çocuğa destek veriliyor.

   KIBRIS’a konuşan AGP Koordinatörü Anıl Görkem ve AGP Sosyal Hizmet Uzmanı Sevgi Özbarışcı, programla ilgili detayları anlattı.

Görkem: Aile, çocukları terk

etmeden müdahale çok önemli

   AGP Koordinatörü Anıl Görkem, SOS Çocukköyü Derneği’nin aile bakımını kaybeden çocuklara destek verdiğini, onlara aile tipi bir bakım sağladığını belirtti.

  Ailelerin çocuklarını terk etmeden önce çocukların aileleriyle birlikte yaşamasını sağlamanın önemine değinen Görkem, çocuğa her ne kadar aile tipi bir bakım sağlansa da çocuğun yaşamış olduğu travmatik olayları, kurumların sağladığı imkanlarla bitirmenin mümkün olmayabileceğini söyledi.

   Görkem, SOS’in 2005 yılında “Çocuk Terkini Önleme ve Aile Güçlendirme Projesi”ni (AGP) başlattığını, 2014 yılında da AB finansmanıyla kapasitesini artırarak, faaliyetlerine devam ettiğini ifade etti.

   Önceliklerinin çocuklar olduğunu belirten Görkem, çocuğu olan ve çocuğu terk etme riski altında olan aileleri güçlendirmenin önemli olduğuna değindi.

   Görkem, riskin de psikolojik, ekonomik, sağlık ya da eğitim süreciyle ilgili olduğunu söyledi.

“Kırsal kesimdeki ailelere ve

çocuklara da ulaşmak istiyoruz”

   Ekonomik sıkıntılar nedeniyle proje uygulamasının Lefkoşa’yla sınırlı kaldığını belirten Görkem, “AGP’nin sınırları doğuda Ercan kavşağına, kuzeyde Girne Boğazı’na, batıda Alayköy’e kadar. Bu sınırlar içerisinde yer alan aile ve çocuklara destek verebiliyoruz” dedi.

   Görkem, bu yılki hedefleri arasında mobil AGP’yle çalışmayı yaymak istediklerini ifade ederek Lefkoşa sınırları içinden çıkıp, kırsal kesimlerde de Aile Güçlendirme Programı’nı yaygınlaştırmayı amaçladıklarını belirtti.

   Yılsonuna kadar planlama gerçekleştirdiklerini belirten Görkem, sınırları genişletmenin personel alımı ve ailelere verilen hizmetle ilgili olarak finansal boyutunun da planlanması gerektiğini kaydetti.

   Görkem, programın genişletilmesiyle ilgili, SOS ailesi tarafından fon geliştirme adına fon sağlayıcılarla görüşmelerinin sürdüğünü ifade ederek, bunun yanında sivil toplum örgütleri ve belediyelerle birlikte işbirliği içinde çalışmanın, onlardan destek almanın birincil öncelikleri olduğunu söyledi.

   Haziran sonu gibi belediyelerle görüşmelerin başlayacağına işaret eden Görkem, belediyelerle gerçekleşen görüşmeler sonrasında ilerleyen günlerde mobil AGP ile kırsal kesimlerde de olacaklarının altını çizdi.

“Desteğe ihtiyacı olana asla duyarsız kalmadık”

   Görkem, desteğe ihtiyacı olan çocuklara karşı asla duyarsız kalmadıklarının altını çizerek Sosyal Hizmetler Dairesi, kadın sığınma evi, özel eğitim merkezleri gibi yerlerle de bu bağlamda işbirliği içinde çalıştıklarını belirtti.

   Görkem, Aile Güçlendirme Programı’na başvuruların gerek bireysel, gerekse yetkili kurumların aracılığıyla da gerçekleşebildiğini veya desteğe ihtiyacı olan çocuk ve ailelerin AGP’ye ulaşması için aile güçlendirmeye alınan ailelerin referans olabildiğini vurguladı.

   Görkem, “Psikolojik desteklerin yanı sıra anne ve çocuğun sosyal gelişimleri için imkanlar sunuyoruz. Yine sağlık konusunda ilaç veya doktor kontrolleri için destek vermekteyiz. Aile içerisinde kaliteli zaman geçirmek ve bağları güçlendirmek için sosyal ve kültürel etkinlikler çok önem arz ediyor. Bunların yanında aileleri teşvik ediyoruz” dedi.

   Görkem, AGP kontenjanlarına göre aile güçlendirme çalışmalarına katılamayan aileleri gerekli yerlere yönlendirdiklerinin altını çizdi.

“Bağışlar SOS hesap numaralarından veya

bizzat kuruma gelerek yapılabilir”

   Görkem, SOS Çocukköyü Derneği’ne yapılan bağışların AGP’ye de aktarılması ile program da olduğunu söyledi.

   Aile güçlendirmeye “şartlı bağış” denilen bağışlarla toplumun destek sağlayabileceğini söyleyen Görkem, “SOS’e yapılan destekler gibi aynı hesap numaralarından veya kuruma gelerek makbuz karşılığı yapılan bağışlarla programımıza destek verebilirler. Desteği yalnızca AGP ayağına vermek istiyorlarsa şartlı bağış olarak belirtmeleri gerekiyor ki bağış direk AGP’nin bünyesindeki ailelere gelsin” şeklinde konuştu.

Özbarışçı: Bugüne kadar 259 aile,

741 çocuğa destek verdik

   AGP Sosyal Hizmet Uzmanı Sevgi Özbarışcı, AB’nin projeye 2014 yılından 2019’a kadar fon sağladığını daha sonra bağımsız bir programa dönüştüğünü söyleyerek, o günden bu güne proje için hız kesmeden çalıştıklarını kaydetti.

   Özbarışcı, şu an programı Lefkoşa sınırları içinde uygulayabildiklerini, kırsal kesime de ulaşmak istediklerini belirtti.

   Bilimsel araştırmaların artık korumadan önce önleyici çalışmalara daha fazla önem verildiğini ortaya koyduğuna işaret eden Özbarışcı, esas önemli olanın çocuğun biyolojik ailesi ile yaşayabilmesi olduğuna dikkat çekti.

   Özbarışcı, 2005 yılından bu güne kadar 259 aileye ve 741 çocuğa destek verildiğine işaret ederek, şu an programdan destek alan aile sayısının 28, çocuk sayısının ise 76 olduğunun altını çizdi.

“Riskleri belirleyip, adımları planlıyoruz”

   Özbarışcı, AGP’ye başvurular sonrasında aile ile görüşme gerçekleştirildiğini söyleyerek, görüşmede ailenin tüm bilgilerini içeren özgeçmiş aldıklarını, problemleri ve riskleri belirledikten sonra ise aile programı kabul ediyorsa, ailenin istenilen belgeleri tamamlayarak 2 aylık sözleşme imzaladığını kaydetti.

   2 ay içerisinde aileden alınan bilgilerle, ailenin çevresinden alınan bilgilerin uyuşup uyuşmadığına bakıldığını belirten Özbarışcı, güven zemininin arandığını, ihtiyaçların anlattıkları gibi olup olmadığının tespit edildiğini vurguladı.

   Özbarışcı, sözlerine şu şekilde devam etti:

   “2 aylık süreçte bilgiler birbiri ile uyuşuyorsa, uzman kadrolardan oluşan komitemize ailelerin kısa bilgisi sunulur ve aile için neler yapılabileceği, nasıl destek sağlanacağı, nasıl çalışmalar yapabileceği kararlaştırılır. Program aileye sadece gıda paketi sağlamak veya bir iki destekle sınırlı bir program değildir. Program her ailenin özeline göre şekil alır ve aile ile çalışmaya başladığımızda riskleri belirler, atılması gereken adımlar planlanır ve atılır. Programın içinde aile için yıllık bir plan yapılır.”

   Uzmanların yönlendirmesinde ailelere ihtiyaç doğrultusunda belirli periyotlarda gıda paketlerinin de verildiğine dikkat çeken Özbarışcı, yine ailelerin ihtiyaçları doğrultusunda alışveriş yapabilecekleri bir deponun da ailelere hizmet verdiğini kaydetti.

“Ailenin yanı sıra çocuğu da

güçlendirmeyi hedefliyoruz”

   “Projenin hedeflerinden biri ailenin gelişebilmesi için ekonomik olarak daha güçlü olması, insancıl koşullarda çalışıyor olmasıdır” diyen Özbarışcı, aileyi bu doğrultuda çalışma yaşamına katmaya çalıştıklarının altını çizdi.

   Özbarışcı, ailede genelde çocuk bakımını üstlenenin anne olmasından kaynaklı işsiz durumda olduklarının altını çizerek, onları meslek edindirme kurslarına ya da becerisine göre iş bulabilmeleri doğrultusunda motive etmeye çalıştıklarını vurguladı.

   Önemli olanın ebeveynlerin güçlenmesi olduğuna dikkat çeken Özbarışcı, uzmanlar tarafından verilen aile eğitimlerinin de çok önem taşındığına değindi.

   Özbarışcı, SOS de dahil olmak üzere AGP’nin de her zaman çocuk odaklı çalıştığına işaret ederek, “Çocuk için güçlü bir ailenin yanı sıra çocuğu da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Çocuk için sosyal aktivite, herhangi bir eğitim imkanı sağlamanın yanında, aile ve çocuk arasında iletişimde sıkıntılar varsa ve çocuğun psikolojik destek almaya ihtiyacı varsa bu noktada da yardımcı oluyoruz. Aynı zamanda çocuğun özel eğitim ihtiyacı gibi ihtiyaçları varsa bu konuda da çalışma yapıyoruz ve çocuk için en doğru yolu müdahale sürecine koyuyoruz” dedi.

   Öte yandan, bazen bazı ailelerin birden çok riskli durumu olabildiğini ve bu durumların kendilerinden kaynaklanmayabildiğini söyleyen Özbarışcı, AGP el uzatana kadar ailenin o güne kadar yaşadığı bir takım problemler olabildiğini ve bazen bir aileden topluma tekrar entegre edebilecek kadar bağımsız düzeye getiremeyebildiklerini de ifade etti.

   Özbarışcı, yüzde 1 veya 2 bile ilerleme görmenin hem vicdani hem de mesleki olarak da iyi hissettirdiğine dikkat çekerek,  “Bazı şeyler bizim elimizde olamayabiliyor. Baştan yaratmak için sihirli bir değneğimiz maalesef ki yok” şeklinde konuştu.

“Devlet desteği önemli”

   Özbarışcı, Aile Güçlendirme Programı’nın daha fazla desteklenmesi gerektiğine dikkat çekerek, derneklerin dışında devlet bazında da desteklerin önemli olduğuna değindi.

   “Bizim geleceğimiz çocuklardır” diyen Özbarışcı, devletin de önleyici çalışmalara destek koyması ve geliştirmesi gerektiğini vurguladı.

   Özbarışcı, çocuklar için ve gelecek için devlet politikası olarak yapılabilecek en iyi şeyin çocuğu ailesinin yanında, sağlıklı bir ortamda desteklemek olduğuna dikkat çekti.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104