Daha ne bekliyorsunuz?  

banner37

Ülkemizde, vergisini ödediğimiz birçok hizmetin karşılığını ne yazık ki alamıyoruz. Bunların başında ise, yollarımızın bakımı ve aydınlatması geliyor. Defalarca gündeme gelen bu sorun nedense bir türlü çözüme kavuşturulamadığından, sürücüler de yayalar da karanlık yollara canları avuçlarında çıkıyor

Daha ne bekliyorsunuz?  
banner99

VERGİSİNİ ÖDÜYORUZ, KARANLIK YOLLAR İSTEMİYORUZ… Lefkoşa’da önceki gün meydana gelen ölümlü trafik kazası sonrası yollarımızdaki eksiklikler ve altyapı sorunları yine gündeme geldi. Yollardaki bariyer eksikliği, yetersiz aydınlatma, yol çizgilerinin silinip yenilenmemesi ve bakımsızlık gibi nedenler ne yazık ki “güvenli sürüş” ilkesine gölge düşürüyor. Halk, her yıl milyonlarca TL vergi ödüyor ancak hizmet olarak karşılığını bulamıyor. Örneğin belediye sınırları içindeki anayolların aydınlanması için her ay KIB-TEK’e ücret ödüyoruz ancak zifiri karanlık yolları kullanmak zorunda kalıyoruz. İlçeler arası yolların aydınlatma sorumluluğu ise Karayolları Dairesi’nin omuzlarında ama söz konusu yollarda da aydınlatma ya yok ya da yetersiz.

“DÖRT ŞERİTLİ YOLLARDA BORDÜR/BARİYER YOK”… Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Mehmet Avcı, “Yollara yeterli ve gerekli bütçe ayrılmıyor” diyerek yol çizgilerinin silik, çember ve yolların ışıklandırmasının yetersiz olduğunu vurguladı. Dört şeritli yollarda gidiş gelişi ayıran bordür veya bariyerlerin de olmamasının kazaya davetiye çıkardığını ifade eden Avcı, sürücü hatalarına da değindi. Avcı, sürücülerin altyapısı eksik yollarda bile bile gösterdikleri davranış bozukluklarının da sorgulanması gerektiğini belirterek “Alkollü veya ehliyetsiz araç kullanan sürücülerin, bunu yapabilmeye cesaret göstermelerinin sebebi devlet otoritesidir. Maalesef yasada ölümlü trafik kazalarında 7 yıla kadar hapislik cezası veriliyor, yasak dönemde keklik vurana da 7 yıla kadar hapislik cezası veriliyor” dedi.

Eniz ORAKCIOĞLU

Lefkoşa’da perşembe akşamı meydana gelen ölümlü trafik kazası sonrası yine gözler yollardaki eksikliklere ve altyapı sorunlarına çevrildi.


Sürücü hatalarının yanı sıra alt yapı eksikliklerinin de neden olduğu birçok kazada, ülkemizi yasa boğan sonuçlarla karşı karşıya kalıyoruz.


Ülkemizde halkın devlete vergi olarak her ay ödediği milyonlar, ne yazık ki hizmet olarak geri dönmüyor.


Özellikle zifiri karanlık yollar sanki de kaderimiz olmuş gibi…


KIBRIS Gazetesi başta olmak üzere basında defalarca yetkililerin dikkatine getirilen zifiri karanlık yollarımızla ilgili sorunlar nedense bir türlü aşılamıyor.


Halk, yolların aydınlanması için her ay Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’na (KIB-TEK) aydınlatma ücreti ödüyor ancak bunun karşılığını alamıyor.


Vatandaş KIB-TEK’e aydınlatma parasının yanı sıra maktu ücret adı altında başka bir vergi de veriyor; yine de karanlık yollarda canları avuçlarında araç kullanmak zorunda kalarak hayatlarını tehlikeye atıyor.


Her ay vatandaştan bu amaçla tahsil edilen milyonlarca liranın aydınlatma için kullanılmadığı gün gibi ortadayken, bu paranın nereye harcandığı ise merak ediliyor.


KIB-TEK’in sorumluluğunda olmasına rağmen cadde ve yollardaki aydınlatma lambaları çalışmıyor, bakımı ve tamiri yıllardır yapılmıyor.


Belediye sınırları içerisindeki anayolları aydınlatma sorumluluğu KIB-TEK’te iken, ilçeler arası yolların

aydınlatma sorumluluğu ise Karayolları Dairesi’nin omuzlarında.


 

9 ayda trafiğe 17 can verdik


Son 13 yılda trafik kazaları sebebiyle trafiğe kurban verdiğimiz kişi sayısı 429. Yıllara göre can kayıpları şöyle:


“2009’da 44 kişi, 2010’da 42 kişi, 2011’de 42 kişi, 2012’de 24 kişi, 2013’te 49 kişi, 2014’te 29 kişi, 2015’te 28 kişi, 2016’da 36 kişi, 2017’de 37 kişi, 2018’de 24 kişi, 2019’da 30 kişi, 2020’de 27 kişi, 2021’de 17 kişi”.

Avcı: Ölümlü kazaya da, keklik vurana da 7 yıl hapislik


Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Mehmet Avcı, tüm ölümlü trafik kazalarında ilk tartışılıp, sorgulananın altyapı eksiklikleri olduğunu vurgulayarak, altyapıda eksiliklerin olduğu doğru ama bu kazalarda sürücülerin altyapısı eksik yollarda bile bile gösterdikleri davranış bozukluklarının da sorgulanması gerektiğini söyledi.


Işıksız bir yolda veya toprak bir yolda 100 km hızla gidilmemesi gerektiğini söyleyen Avcı, sürücülerin de davranışlarını yollardaki eksikliklere göre düzenlemesi gerektiğini belirtti.


Avcı, alkollü veya ehliyetsiz araç kullanan sürücülerin, bunu yapabilmeye cesaret göstermelerinin sebebinin devlet otoritesi olduğunu kaydederek, cezaların yükseltilmesi için yıllardır verdikleri mücadelenin sebebinin sürücülerin alkolü, ehliyetsiz ya da süratli araç kullanmalarını caydırmak için olduğuna dikkat çekti.


“Maalesef yasada ölümlü trafik kazalarında 7 yıla kadar hapislik cezası veriliyor” diyen Avcı, yasak dönemde keklik vurana da 7 yıla kadar hapislik cezası verildiğinin altını çizdi.

“Yollara yeterli ve gerekli bütçe ayrılmıyor”


Avcı, devletin altyapıya önem vermediğine vurgu yaparak, çok uzun yıllar önce yapılan yolların bakım ve onarımlarının yapılmadığını sadece ara sıra yamalarla sorunun anlık çözülmeye çalışıldığını ifade etti.


“Yollara yeterli ve gerekli bütçe ayrılmıyor” diyen Avcı, kazalarda altyapı eksikliğinin etkisinin büyük olduğunu söyledi.


Avcı, bu ülkede bariyer eksikliği sebebi ile karşı şeride geçip ölümle sonuçlanan çok trafik kazası olduğuna dikkat çekti.


Dünyanın bu sorunu karşı tarafa ve insan canına gerçek değerini vererek çözdüğünü söyleyen Avcı, “KKTC’de ise 2-3 yıl önce karşı tarafa verilen miktar Meclis kararı ile düşürüldü. Eğer bu değer Avrupa Birliği standartlarında kalmış olsaydı, sigorta şirketleri ödedikleri paranın bir kısmını geri almak için devleti altyapı eksiklikleri sebebi ile şikayet edecekti. Böylelikler devlet otoritesi altyapıya daha fazla önem göstermek zorunda kalacaktı” dedi.

banner134

“Yol çizgileri belirsiz, aydınlatma yetersiz”


Avcı, madde madde yollardaki altyapı eksikliklerine değinerek, yol çizgilerinin belirsiz olmasının ciddi bir sorun olduğunu söyledi.


Avcı, yol çizgileri belirgin olsa ve araçların gideceği yönler belirgin oklarla çizilse, herkesin çizgi sınırları içinde seyredeceğini ve çarpışmaların önünün kesileceğini belirterek, çizilen yol çizgilerinin 2 ay sonra silindiğini ve en az 1 yıl yenilenmediğini ifade etti.


Örnek olarak, Gönyeli Çemberi’ndeki yol ve yol kenarı çizgilerini gösteren Avcı, “Özellikle gece ve yağmurlu havalarda çizgileri görebilmek imkansız bir hal alıyor” şeklinde konuştu.


Avcı, diğer bir altyapı sorunun aydınlatma yetersizliği ve eksikliği olduğuna vurgu yaparak, şehir içi yolların mutlaka aydınlatılması gerektiğini, karanlık yolların hem sürücüler, hem yolu karşıya geçen yayalar için büyük risk oluşturduğuna işaret etti.


Özellikle 4 şeritli yollardaki çember ve yol ışıklandırmalarının sönük ve yetersiz sağlı, solu sokak lambaları ile değil güçlü lambalarla aydınlatılması gerektiğine dikkat çeken Avcı, “Örnek olarak Girne’nin girişindeki çemberi gösterebilirim. Lefkoşa’dan Girne’ye girerken 4 şerit yol olmasına rağmen yolun soluna ve sağına eski tip sokak lambaları ile aydınlatma yapılıyor ve bu oldukça yetersiz kalıyor. Çember büyük ve güçlü lambalarlarla aydınlatılmalı” dedi.


Öte yandan, sokak lambalarını ve yollardaki aydınlatılmaların elektriklerinin kesilmesinin de devletin sorumluluğu olduğunu belirterek, “Elektriği kesenlerin ve elektrik borcunu ödemeyenlerin evde kahvelerini yudumlarken, gerçekleşen eylemin acısını yayalar, çocuklar ve vatandaşlar çekiyor” dedi.

“Bariyer eksik, yollara her yerden çıkış giriş var”


Avcı, 4 şeritli yollarda gidiş gelişi ayıran bordür veya bariyerlerin olmamasının da kazaya davetiye çıkardığını vurgulayarak, bu yolları ayıran bariyerlerin mutlaka yerleştirilerek, tali yollara tek yönlü dönüş sağlanması gerektiğini savundu.


Lefkoşa’da perşembe akşamı yaşanan ölümlü trafik kazasından bahseden Avcı, yolun 4 şerit olmasına rağmen arada bariyer olmamasını eleştirdi.


“Devlet 4 şerit yollarda bariyeri zorunlu kılmalı” diyen Avcı, şöyle dedi:


“Sürücülerin, yayaların ve yolcuların emniyeti için ara yollarda şehir içindeki ana yollara ya da bariyerle kesilmiş 4 şerit yollara her köşeden bir araç çıkmamalı, yollar tek yön olarak düzenlenmeli.”


Avcı, yolların yapımında mühendislikten fazla siyasi gücün etkili olduğunu söyleyerek, siyasi gücün insanların isteği üzerine yol açtığını vurguladı.


Avcı, Lefkoşa-Girne anayolu üzerindeki Lavinium Sitesi örneğini göstererek, sitenin inşaatı sırasında oradan anayola yol çıkmayacağı kararı olduğunu, ama ısrarlar sonucu siyasi gücün oraya yol izni verdiğini belirtti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88