banner6

DAÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi 12 Mayıs Uluslararası Fibromyalji Farkındalık Günü ile ilgili açıklamalarda bulundu

banner37

DAÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi 12 Mayıs Uluslararası Fibromyalji Farkındalık Günü ile ilgili açıklamalarda bulundu
banner150 banner151 banner143

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sevim Öksüz 12 Mayıs Uluslararası Fibromyalji Farkındalık Günü ile ilgili açıklamalarda bulundu. Yrd. Doç. Dr. Öksüz yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“‘Yumuşak doku romatizması’ olarak bilinen fibromyalji sendromu toplumun %3’ünü etkilemektedir. Çocukluk döneminde ve erkeklerde de görülebilmekle olup sıklıkla kadınları etkilemektedir. Nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte en son araştırmalar enfeksiyon, fiziksel veya duygusal travma ve stres gibi tetikleyici faktörlerle etkisini gösteren genetik eğilimlerden kaynaklandığı göstermektedir. Son yıllarda üzerinde en çok durulan teoriye göre beyin bir sebepten dolayı ağrı eşiğini düşürür ve daha önce acı vermeyen duyumlar zamanla çok acı verici hale gelir. Başka bir teoriye göre ise sinirler ağrı sinyallerine aşırı tepki gösterir. Bu teorilerin sonucunda bireylerde beyin ve sinirler normal ağrı sinyallerini yanlış yorumlayabilmekte veya aşırı tepki verebilmektedir.

Fibromiyalji sendromunu tespit edebilen bir laboratuvar testi veya görüntüleme yöntemi yoktur. Bu nedenle bireyin yakınları ve sosyal çevresinin hatalı ve yaygın inanışları sonucunda ya zihinsel bir bozukluk olarak görülmekte yada “gerçek" bir hastalık olarak kabul edilmemektedir. Bu da bireyin sosyal etkilenimine neden olmaktadır. Kronik, yaygın ağrı, tutukluk, çeşitli bölgelerdeki hassas noktalar, yorgunluk gibi kas iskelet sistemi semptomlarının yanı sıra duygudurum değişiklikleri, hafıza etkilenimi ve bilişsel problemler, uyku bozuklukları sonucunda sabah dinlenmiş uyanamama, dış uyaranlara karşı aşırı duyarlılık da tabloya eşlik edebilir. Bu semptomlar sonucunda yeti yitimi artmakta, günlük yaşam aktiviteleri ve bağımsızlık etkilenmekte ve dolayısıyla yaşam kalitesi azalmaktadır.

Fibromyalji sendromunda biyolojik etkilenimin yanı sıra psikolojik ve sosyal etkilenimler de görüldüğünden tedavi süreci karmaşıktır. Semptomların yönetiminde başarı sağlanabilmesi için romatolog, fizyoterapist, psikolog ve diyetisyen gibi sağlık profesyonellerinin yer aldığı multidisipliner ekip üyeleri bir arada çalışmalı ve hasta merkezli bir yönetim hedeflenmelidir.

Güvenle önerilen ilaç dışı tedavi yaklaşımları; psikologlar tarafından verilecek bilişsel davranışsal terapilerle birlikte fizyoterapistlerin düzenleyeceği fiziksel aktivite ve egzersiz programıdır. Fiziksel aktivite ve egzersiz ağrıyı artırır gibi yanlış inançlar değiştirilmelidir. Bunların sadece dozajı iyi ayarlanmadığında ağrıyı tetikleyebileceği unutulmamalıdır.  Fibromyalji sendromunun tedavisinde iki tip egzersiz üzerinde durulmaktadır; aerobik egzersizler ve kuvvetlendirme eğitimi. Yürüyüş, yüzme gibi aerobik egzersizler yorgunluğu azaltmakta ve duygu durumu olumlu yönde etkilemektedir. Bunların yanı sıra beden farkındalığı sağlayan Pilates, Yoga, Tai-chi gibi aktiviteler de eğitimli bireyler tarafından verildiği takdirde oldukça etkilidir. Burada en önemli faktör semptomların tetiklenmesini önlemek için fiziksel aktivite ve egzersizin yoğunluğunun bireye özgü planlanması ve kademeli olarak artırılmasıdır. Semptom yönetiminde başarıyı artırmak için hayat boyu ve düzenli olarak yapılması önemlidir; dolayısıyla bireyin keyif alacağı ve sürdürebileceği aktiviteler tercih edilmesi gerekmektedir.

Doğru kaynaktan edinilmeyen bilgi, korku ve kaygıyı artıracağından tanı konulur konulmaz hasta eğitimine başlanılmalıdır. Tedavinin odak noktası bu sendromla birlikte yaşamayı öğrenmek olmalıdır. Semptomların yaşamı kontrol etmesine izin vermek yerine, semptomların yönetimi öğretilmelidir. Hayat boyu sürdürülecek bu mücadelede zaman zaman yaşanılacak semptomlardaki artış başarısızlık olarak görülmemeli; öz-yönetim becerilerine geri dönmek için bir işaret olarak kabul edilmelidir. Kronik ağrı yönetiminde ağrıyı tetikleyen faktörlerin tanınması ve uzaklaşılması, aşırı aktivite-istirahat döngüsünün kırılması, uyku kalitesinin artırılması ve gevşeme eğitiminin verilmesi de gerekmektedir. Fibromyalji gerçek bir hastalıktır ve kaliteli yaşam için semptom kontrol sürecinde bireyler yalnız değildir.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110