banner6

Dayanacak gücü kalmayan döviz borçluları örgütleniyor

banner37

Döviz borçlarını ödeyemeyen dövizzedeler bir araya gelerek dernek oluşturuyor. Alanında uzman kişilerle görüşüp talep listesi oluşturan mağdurlar, hak arayışlarını sürdüreceklerini belirtti

Dayanacak gücü kalmayan  döviz borçluları örgütleniyor
banner150 banner150 banner151 banner143

Eniz ORAKCIOĞLU

Dövizin ciddi anlamda yükselmesi ve Türk Lirası’nın değer kaybı tüm vatandaşları etkilese de, şüphesiz bu durumdan en çok etkilenenler arasında Türk Lirası kazanıp döviz borçlanan kişiler var.

Gelinen noktada döviz borcunu ödemekte oldukça zorlanan veya ödeyemeyen vatandaşlar da çözüm yolları ararken sosyal medya üzerinden bir araya gelerek mücadeleye başladı.

Tüzük çalışmaları başlatan ve tüzüğü bitirme aşamasına gelen mağdurlar, dernekleşme yolunda hızla ilerlerken, yetkili merciler tarafından sıcak bakılmayan talepleri ve hak arayışları doğrultusunda eylem hazırlıkları yapıyor.

Döviz mağdurlarından biri olan Makine Mühendisi Hasan Avlık, tüm mağdurlar adına KIBRIS’a konuşarak mağduriyetlerini ve çalışmalarını anlattı.

“Mağdurlar için dernek kuruyoruz”

Hasan Avlık, döviz mağdurlarının bir araya gelişini anlatarak; “Sosyal medya üzerinden yayınladığım bir çağrı üzerine benim gibi döviz mağduru bir kaç arkadaşa ulaştım ve ne gibi çözüm önerileri olabilir fikir alış verişinde bulunmak istedim. İlk gün toplantımızı 5 kişi gerçekleştirdiysek de her geçen gün sayımız katlanarak artmaktadır. Sayımız arttıkça alanında uzman bankacı, ekonomist, mali müşavirler ve geçmişte döviz borçlarını ödeyemedikleri için mücadele başlatmış kişiler ile toplantılar gerçekleştirip görüş ve önerilerini dinledik” dedi.

Avlık, akabinde tüzük çalışması başlattıklarını ve şu an tüzüğün son şekillerini aldığını söyleyerek, tüzük tamamlandığında döviz mağdurları için dernekleşme sürecini başlatacaklarını kaydetti.

Derneğin gücünü Anayasanın 58. Maddesinden aldığını vurgulayan Avlık, “KKTC Anayasası Madde 58 uyarınca devletin, sosyal ve ekonomik bakımdan güçsüz olanların esenlendirilmesi, kendilerine, ailelerine ve topluma yararlı duruma getirilmeleri için gerekli sosyal, ekonomik, mali ve diğer önlemleri almasını zorunlu kılınmaktadır. Bizler de borçlarını ödeyebilmek isteyen yurttaşlar olarak taleplerimizi ilgili makamlara ulaştırmak ve gerektiğinde kitlesel eylemlilik hallerine geçebilmek adına derneğimizi kuruyoruz” diye konuştu.

“6 bin döviz mağduru var”

Avlık, KKTC’de aşağı yukarı 7 bin civarı döviz borçlusu bulunduğuna dikkat çekerek, döviz kazanıp döviz borcu olan kesimin bin civarında olduğunu, dolayısı ile 6 bin kişinin döviz borçlusu ve mağdur olduğunu vurguladı.

“6 bin döviz borçlusu ve aileleri için yola çıktık” diyen Avlık, alanında uzman bankacı, ekonomist, mali müşavirler, hukukçular ve geçmişte döviz borçlarını ödeyemedikleri için mücadele başlatmış kişiler ile görüşmeler yaparak tüm bu mecraların ortak kararı olan talepler listesini oluşturduklarını belirtti.

Talep listesini 5 Ocak 2022 tarihinde KKTC Merkez Bankası, Bankalar Birliği ve hükümet yetkililerinin bilgisine sunduklarını söyleyen Avlık, “Karşılaştığımız tutum yüzünden hâlâ daha şoku üzerimizden atamadık. Görüşmede taleplerimizi dillendirdik. Merkez Bankası Başkanı Rıfat Günay, bizlerin döviz kredisi kullanarak ne kadar hatalı bir iş yaptığımızı ve taleplerimizin kaynak yetersizliğinden kabul edilebilir olmadığını, devlete yüklenecek mali boyutun devlet tarafından karşılanamayacağını bildirdi. Ardından Bankalar Birliği adına söz alan Olgun Önal, taleplerimizin hükümet ayağı çözülmesi halinde değerlendirilebilir olduğunu belirtti. Hükümet kanadı ise seçim öncesi herhangi bir düzenleme yapamayacaklarını, şu an yapmak isteseler dahi kaynak probleminin olduğunu, seçim sonrasında yeni kurulacak hükümet ile görüşülmesinin daha doğru olacağını bizlere iletti. Tarafımıza iletilen çözüm önerisi ise şu an mevcutta yürürlükte olan sistem içerisinde borçların yapılandırılmasıdır” dedi.

Avlık, çektikleri ödeme güçlüğünü haykırmaya kararlılıkla devam edeceklerini kaydederek, sürekli gündeme getirilen kaynak eksikliğinin, Anayasanın 58. maddesini görmezden gelmeye sebep olmadığını vurguladı.

Anayasal hakları olan insanca yaşam koşullarının temini için mücadele verdiklerini ve vermeye de devam edeceklerini belirten Avlık, kendilerini görmezden gelen bu görüşü de esefle kınadıklarını söyledi.

Avlık, verdikleri haklı mücadeleden asla taviz vermeyeceklerini ifade ederek, “tüm halkımıza bildirir ve güçlü hareket etme adına çok yakında hayata geçireceğimiz demokratik eylemlerimize davet ederiz” şeklinde konuştu.

“Borçlarımız TL olarak yapılandırılsın”

Yetkililer ile paylaştıkları taleplerden birincisinin, geliri döviz olmayıp döviz borcu olanların gerek kamu bankaları aracılığıyla, gerekse özel bankalar ile işbirliği yaparak faiz destekli, uzun vadeli, gelirleri oranında ödenebilir bir TL borcuna çevrilmesi olduğuna işaret eden Avlık, “Nasıl ki işletmeler için faiz desteği sunulabiliyorsa biz vatandaşlar olarak benzer uygulamanın hakkımız olduğunu düşünmekteyiz. Konu faiz desteği, hem biz borçluların ödeme kabiliyetini güçlendirecek hem de bankaların gelirlerinden feragat etmesinin önüne geçecektir. Ayrıca döviz dalgalanmalarından kaynaklanan ödeme yetimizin kaybının da önüne set çekmiş olacaktır. KKTC Merkez Bankası sitesinde yer alan veriler incelendiği zaman bireysel döviz kredilerini karşılayacak kadar TL tutar yine bankalarımız mevduat hesaplarında var olduğu görülmektedir. Borçlarımızın TL’ye çevrilmesi finansal sisteme herhangi bir zarar vermeyecek aksine borçlarımız ödenebilir seviyeye indiğinden bireysel döviz borçlar ile çıkmaza giren sistemin önünü açacaktır” dedi.

Avlık, taleplerinden bir diğerinin ise döviz bazında borçlandıkları kredilerin faiz oranları ile bankaların döviz mevduat hesaplarına verdiği faiz oranı karşılaştırıldığında arada astronomik düzeyde farklar olduğunun görüldüğünü, Bankalar mevduat hesaplarına yüzde 0,25 ile yüzde 2 arasında faiz uygularken, borçlandırma faiz oranlarınınsa yüzde 7 ile yüzde 18 arasında değişkenlik gösterdiğini vurgulayarak, bu faiz oranlarının da borçları ödeyebilmek anlamında kendilerini çıkmaza soktuğuna dikkat çekti.

Avlık, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Bizler TL’ye dönme talebimizi, döviz borcunun ilk alındığı tarih ile bugün arasında toplam bakiyeyi belirleyecek bir katsayı belirlemeye yönelik yasa yapılması ve bu yasa hükümleri uygulandıktan sonra kalan anapara borcumuzun belirlenerek TL bazda yapılandırılmasını talep ediyoruz. Benzer yasa 05.12.2013 tarihinde “Borç ilişkilerinden kaynaklanıp tahsili geciken ve/veya tahsil edilemez hale gelen borçların yapılandırılması yasası” (RG 196) adı ile mahkemelik olmuş borçlar için yapılmıştı. Borçlarımız yargımızı meşgul etmeden, bugünkü şartlarda bizler için de benzer bir yasa/yasa gücünde kararname çıkarılmasını talep ediyoruz.”

“İnsanların dayanacak gücü kalmadı”

“Dövizzedeler olarak borçlarımızı ödemek istiyoruz” diyen Avlık, mağduriyetlerin çok ciddi olduğuna vurgu yaptı.

Avlık, mağdurların bazılarının durumlarını şu şekilde anlattı:

“Bizlerle yola çıkan yurttaşlarımızdan birinin ekstresini incelediğimizde yüzde 18 döviz bazda borçlandırılma yapıldığını gördük ve yetmez gibi yine aynı kişi borç erteleme talebinde bulunuyor ve onaylanıyor. Kendisine onaylandığına dair mesaj dahi geliyor. Prosedür gereği kendisi gidip gerekli belgeleri imzalıyor, evine dönüyor. Erteleme süresi bittikten ve taksit ödemeye gittiği gün öğreniyor ki öteleme işlemi yapılmamış yetmez gibi borcunu ödemediği için takibe düşmüş mahkemeye sevk edilmek üzere dosya hazırlanmış. Yine birçok emeklinin ve kamu görevlisinin başına gelen olay ise maaşlarının tamamına, hatta 13’üncü maaşlarına, hatta ek mesailerine kadar tüm gelirlerine banka döviz borcuna karşılık el koyuyor. Yasalarımız gelirimizin en fazla yüzde 70’i ile borçlanabileceğimizi belirtirken bu gaspı yapan bankalara herhangi bir yaptırım uygulanmıyor. Emekli veya devlet memuru bu kişiler geliri olmadan nasıl yaşayacaklar? Hırsızlık yapmaları mı teşvik ediliyor? Evine bir ekmek, çocuğuna bir süt, torununa bir mama alamayacak mı bu insanlar? Yine bir örnek bir şirketten borçlanarak ev alan bir başka birey kiralarda kur sabitlenmesine gidilince bunu talep ettiğinde şirketten aldığı cevap bizi ilgilendirmez biz paramızı biliriz. 5 kuruş indirim yapamayız. Bu kadar mı vicdanımızdan yoksun hale geldik diye sormak istiyorum. Doğruluk payından emin değilim ancak dün intihar ederek yaşamına son veren vatandaşın da borçları yüzünden intihar ettiğine dair bir söylem kulaklarımıza geldi. Bugün değilse bile ilerleyen dönemlerde bu tip haberleri duymaya başlayacağız çünkü insanların dayanacak gücü kalmadı.”

banner343
YORUM EKLE
YORUMLAR
Hamza çay
Hamza çay - 2 hafta Önce

Konut kredisi aldım zorlaniyorum çok

Aziz Akar
Aziz Akar - 3 hafta Önce

Bende döviz maduruyum evimin taksitini odeyemiyorum

banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110