banner6

Denizdeki kirlilik korkutucu boyutta!

banner37

Dağları, yolları, ormanları; çöpler, naylon poşetler ve her türlü atıkla kirlettiğimiz yetmezmiş gibi denizimizi de her geçen gün mahvediyoruz. Pislik yüzünden deniz altındaki görüş seviyesinin 30 metreden, 15 metreye kadar düştüğü belirtiliyor. Denizdeki kirliğin önüne geçilmemesi halinde ise bir zamanlar turkuaz rengiyle övündüğümüz denizimizin bu özelliğini süratle yitireceği öngörülüyor

Denizdeki kirlilik korkutucu boyutta!
banner8

Erol KANLIADA

Ülkemizde, bir yandan Suriye’den gelen petrol sızıntısının önüne geçmek için mücadele verilirken, aslında denizimizi acımasızca kirlettiğimiz gün gibi ortada.

Denizlerimiz, çöp, naylon, atık gibi birçok pislikle kirletiliyor.

Denizimizin kirlilikten S.O.S verdiği, bir zamanlar turkuaz rengiyle övündüğümüz denizimizin bu özelliğini süratle yitirmekte olduğu belirtiliyor.

Özellikle iş hayatını denizle ilgili mesleklerde yürüten kişiler, bu acı gerçeği içi acıyarak anlatıyor.

Dalış Eğitmeni Ahmet Gürol Ersun, 30 yıldır dalgıçlık yaptığını, deniz altındaki görüş seviyesinin 30 metreden 15 metreye kadar düştüğünü, buna, kirlilikteki artışın neden olduğunu söyledi.

AIDA International'da serbest dalış eğitmeni olan Alper Toprak da özellikle Gemikonağı ve Girne kuzey sahillerinin durumunun içler acısı olduğunu belirterek, “Deniz kirliliği konusunda bir an önce bir şeyler yapılmalı” dedi.

Deniz Turizmi İşletmecileri Birliği Başkanı Faik Gencer ise Girne bölgesi başta olmak üzere denizlerimizde aşırı kirlilik bulunduğunu ve sularda neredeyse her türlü pisliğin var olduğunu belirtti.

Ersun: Arıtma suları denize akıtılıyor

Dalış Eğitmeni Ahmet Gürol Ersun, 30 yıldır dalgıçlık yaptığını, kirlilik yüzünden deniz altındaki görüş seviyesinin 30 metreden 15 metreye kadar düştüğünü kaydetti.

Ersun, deniz kirliliğindeki artışın en önemli nedeninin Girne’deki büyük tesis ve otellerin yeterli arıtma tesislerinin bulunmaması olduğunu iddia etti.

Girne’nin şehir olarak arıtma konusunda yetersiz kaldığına dikkat çeken Ersun, bunun önünün alınmaması halinde denizlerdeki kirlilik oranının daha da artacağını ifade etti.

Deniz yosunlarının denizi temizlediğini ve oksijen oranını artırdığını belirten Ersun, “Yosunların bulunduğu yerlere arıtma suları döküldüğünden dolayı yosunlar zarar görüyor. Bu da denizleri temizleyen bir faktörün zarar görmesi demektir” dedi.

Ersun, ayrıca küresel ısınmanın da denizlerin kirlenmesinde önemli rol aldığını belirtti.

Toprak: Denizlerimizdeki kirlilik durumu içleri acısı

AIDA International'da serbest dalış eğitmeni olan Alper Toprak, ülkemizdeki deniz kirlilik seviyesinin kötü olduğunu belirterek, özellikle Gemikonağı ve Girne kuzey sahillerinin durumunun içler acısı olduğunu söyledi.

Dalgıç olarak kendisinin de deniz kirliliğinden etkilendiğini kaydeden Toprak, “Deniz kirliliği konusunda bir an önce bir şeyler yapılmalı” şeklinde konuştu.

Toprak, Girne’deki otellerin başta olmak üzere denize arıtma sularının akıtıldığını iddia ederek, denizlerin bu sayede daha da kirletildiğine dikkat çekti.

Gencer: Denizlerimizde her türlü pislik var

Deniz Turizmi İşletmecileri Birliği Başkanı Faik Gencer, Girne bölgesi başta olmak üzere denizlerimizde aşırı kirlilik bulunduğunu ve sularda neredeyse her türlü pisliğin var olduğunu söyledi.

Denizlere akan lağım sularının çok büyük kirlilik yarattığına dikkat çeken Gencer, bu konuda her kesimin duyarsız kaldığını, bu nedenle denizlerin kirlenmeye devam ettiğini vurguladı.

Denizlerimizde seyahat eden yatlardan atılan naylon, şişe, kâğıt vs. gibi pisliklerin denizlere olumsuz etki yarattığını aktaran Gencer, “Maalesef insanlar bu konuda duyarsız. Özellikle yatlardan denize çok fazla pislik atılıyor, fakat bunu kimse kabullenmiyor” dedi.

Gencer, bu kirliliğin önünün alınabilmesi için vatandaşların duyarlı olması gerektiğini, yasaların ciddi bir şekilde uygulanması gerektiğini ve denizleri kirleten kişilere ciddi cezalar gelmesinin şart olduğunu kaydetti.

banner134

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104