“Deprem öldürmez, çürümüş yapılar öldürür”

banner37

YDÜ Deprem ve Zemin Araştırma ve Değerlendirme Merkezi Başkanı Doç. Dr. Cavit Atalar, fay hattı üzerinde bulunan Kıbrıs’ta deprem riskinin hep var olduğuna dikkat çekerek, alınacak tedbirlerin önemine vurgu yaptı

“Deprem öldürmez, çürümüş yapılar öldürür”
banner99

DEPREM, KIBRIS’TA CAN ALDI, YIKIMLARA SEBEP OLDU… Türkiye’nin Elazığ ilinde meydana gelen deprem, Kıbrıs’ta geçmişte yaşanan depremleri akla getirdi. YDÜ, Deprem ve Zemin Araştırma ve Değerlendirme Merkezi Başkanı Doç. Dr. Cavit Atalar, KKTC’nin deprem ülkesi olduğunu belirterek ülkede en hasarlı depremlerin 1953’te 6.0 ve 6.1 büyüklüğünde gerçekleştiğine, can kaybının yaşandığına, 9 köyün ise yok olduğuna dikkat çekti.

“BİNALAR NİTELİKLİ BİR YAPIYA KAVUŞMALI”… Önceki dönemlerde yapılan binaların plansız bir şekilde inşa edildiğini kaydeden Atalar, günümüzdeki yapıların ise Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin planlamasıyla oluşturulduğunu açıkladı. Atalar, deprem yönetmeliğinin geçen yıl yenilendiği, eski deprem yönetmeliğine göre yapılmış yapıların ise tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Atalar, “Deprem öldürmez, çürük yapılar, yollar öldürür. Depremin önüne geçilemez, deprem her şartta gerçekleşiyor” dedi.

Ahmet UÇAR

Türkiye’nin Elazığ ilinde meydana gelen ve artçı sarsıntıları halen devam ettiği deprem, akıllara Kıbrıs’ta meydana gelen depremleri getirdi.

40’ı aşkın kişinin hayatını kaybettiği, yüzlerce kişinin yaralandığı ve çok sayıda kişinin evsiz kaldığı Elazığ depreminde açıkta kalanlara yardım için Kuzey Kıbrıs’ta da yardım kampanyaları düzenlenirken, YDÜ Deprem ve Zemin Araştırma ve Değerlendirme Merkezi Başkanı Doç. Dr. Cavit Atalar, Kıbrıs’ın da depreme yabancı olmadığını ve geçmişte meydana gelen depremlerde hayatını kaybedenler olduğunu, binaların yıkıldığını, 9 köyün şiddetli deprem nedeniyle yok olduğunu hatırlattı.

Kıbrıs’ta geçmişte birçok depremin yaşandığının ve adanın fay hattı üzerinde olduğu için deprem riskinin var olduğunun altını çizen Atalar, depremlere karşı alınması gereken tedbirler hakkında bilgi verdi.

Atalar, Kıbrıs’ın tam bir deprem ülkesi olduğunu dile getirerek, adanın geçmiş dönemlerde birçok depreme tanık olduğuna ve gereken tedbirlerin alınması gerektiğine dikkat çekti.

Kıbrıs’ta geçmişte birçok depremin yaşandığını ancak en hasarlı depremlerin 1953’te yaşandığını ifade eden Atalar, bu tarihte 8 saniye arayla 6.0 ve 6.1 büyüklüğünde yaşanan depremler sonucunda birçok kişinin hayatını kaybettiğine, birçok köyün ise yok olduğuna dikkat çekti.

Atalar, dünyada sürekli depremler olduğunu dile getirerek, depremlerin değil, çürümüş binaların ölüme yol açtığını vurguladı.

İnşa edilen binaların önceki dönmelerde herhangi bir plana bağlı kalınmadan yapıldığını ifade eden Atalar, günümüzde yapılan inşaatların Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin planlamalarıyla yapıldığını kaydetti.

“Tam bir deprem ülkesiyiz”

Atalar, KKTC’nin tam bir deprem ülkesi olduğunu belirterek, her an deprem olabileceğine vurgu yaptı.

Ülkede yaşanan depremlerin 1994’e kadar bilimsel aletlerle net olarak ölçülemediğini anımsatan Atalar, 1994’ün ardından yapılan bilimsel ölçümler sonucunda adada 15-16 civarında hasarlı depremlerin yaşandığının tespit edildiğini açıkladı.

Atalar, ülkede en hasarlı depremlerin 1953’te yaşandığını ifade ederek, bu tarihte 8 saniye arayla 6.0 ve 6.1 büyüklüğünde yaşanan depremler sonucunda 40 veya 64 kişinin hayatını kaybettiğine, 9 köyün ise yok olduğuna dikkat çekti.

Depremlerin genellikle 30 veya 50 yılda bir gerçekleştiğini anlatan Atalar, söz konusu depremin ise 8 saniye arayla yaşandığının altını çizdi.

“Kıbrıs’ın geçmişi depremlerle dolu”

banner134
Atalar, depremlerin sürekli olarak yaşandığını kaydederek, en hasar verici depremlerden birisinin ise 1999’da yaşandığını anımsattı.

O dönemde Türkiye’de de büyük depremlerin yaşandığını ifade eden Atalar, bu depremlerin Kıbrıs’ta da hissedildiğini hatırlattı.

Atalar, Kıbrıs’ta yaşanan depremler üzerine konuşarak, 1993’te kıyıdan 70 km uzakta ve fazla zarara yol açmayan bir depremin gerçekleştiğini, 1995’te Baf’ta gerçekleşen depremde iki kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

Limasol’da 1996’da gerçekleşen depremde hastaları dışarı çıkaran yaşlı birinin kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiğini anımsatan Atalar, 1996’da Kıbrıs’ta yaşanan deprem sonucunda Mısır’da bir kadının can verdiğini açıkladı.

Atalar, 1995’te gerçekleşen depremde Lefke’de yeni yapılan bir evin yıkıldığını, 1996’da meydana gelen depremde ise Limasol ve Lefkoşa’da çok sayıda hasar oluştuğunu ifade etti.

Adada gerçekleşen 15 hasarlı depreme işaret eden Atalar, bu depremleri büyük hasar derecesinden küçük hasar derecesine göre sıraladı.

Atalar, 1996’da 6.8 büyüklüğünde, 1953’te 6.0 ve 6.1 büyüklüklerinde, 1941’de Mağusa’nın güneyinde, 1995’te iki kişinin öldüğü Baf’ta, 1999’da Limasol’un batınsındaki kara bölgesinde depremler yaşandığını açıkladı.

“Depreme dayanıklı binalar yapılmalı”

Depremin yarattığı felaketlerden kurulabilmek adına depreme dayanıklı yapıların inşa edilmesi gerektiğine işaret eden Atalar, “Deprem öldürmez, çürük yapılar, yollar öldürür. Depremin önüne geçilemez, deprem her şartta gerçekleşiyor. Dünyada 7 ile 8 arasında olan ortalama yılda 13 deprem oluyor” şeklinde konuştu.

Atalar, depreme karşı gereken tüm tedbirlerin alınmadığını kaydederek, ancak 1960’tan sonra inşa edilen yapıların iyi bir nitelikte olduğunu ifade etti.

1960’lı yıllardan önce inşaat noktasında herhangi bir planlamanın olmadığını anımsatan Atalar, bu tarihin ardından ise Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin belirlediği bir planlamadan yola çıkıldığının altını çizdi.

Atalar, zemin etüdünün nitelikli bir şekilde yapılması gerektiğine işaret ederek, bu yapıların ise sıkı bir denetimden geçmesi gerektiğine vurgu yaptı.

“Eski yapılar denetlenmeli”

Deprem yönetmeliği konusunda da açıklamalar yapan Atalar, KKTC’deki deprem yönetmeliğinin ilk olarak 1973’te yapıldığını, ardından bu yönetmeliğin 1990’larda yenilendiğini bildirdi.

Atalar, söz konusu yönetmenin son olarak bir yıl önce tekrar yenilendiğine dikkat çekerek, eski deprem yönetmeliğiyle yapılan binaların gözden geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

“Sürekli gözlem halindeyiz”

Türkiye’de yaşanan depremlerin Kıbrıs’ı etkilemeyeceğini kaydeden Atalar, Kıbrıs’ta önceki dönemlerde yaşanan depremlerin de Türkiye ile bir ilişkisinin olmadığını dile getirdi.

Deprem ve Zemin Araştırma ve Değerlendirme Merkezi olarak Yakın Doğu Üniversitesi’ne deprem istasyonu kurduklarını belirten Atalar, bunun yanında Meteoroloji Dairesi’nin de deprem istasyonlarının mevcut olduğunu ifade ederek, devamlı olarak gözlem halinde olduklarını vurguladı.

Atalar, “Elazığ’da gerçekleşen depremde yaşamını yitirenlere rahmet diliyorum. Birlikte depremleri önleyecek girişimlerde bulunmalıyız” diyerek sözlerine son verdi.

Güncelleme Tarihi: 03 Şubat 2020, 10:43
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75