banner6

Derelerdeki canlılara zarar vermeyin!

banner37

Ülkemizde, her yıl dere yataklarının büyük ve ağır iş araçlarıyla temizlenmesi yüzünden, derelerdeki doğal yaşam da yok oluyor… Çevre örgütleri, derelerin bu yöntemle ıslah edilmesinin bu yıl yaşanmamasını diliyor:

Derelerdeki canlılara zarar vermeyin!
banner99

Ahmet KARAGÖZLÜ

Ülkemizde geçtiğimiz yıllarda meydana gelen sel felaketleri, derelerin ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor. Ancak çeşitli sebeplerle derelere yapılan müdahaleler, su akışını engelleyip, çeşitli felaketlerin yaşanmasına yol açıyor.

Her yıl, kış mevsimi gelmeden önce dere yataklarının ıslah edilmesi gerekiyor… Ancak derelerin insanoğlu için olduğu kadar, doğal yaşam için de oldukça önemli olduğu unutuluyor.

Ülkemizin kangrenleşmiş sorunlardan biri de hiç şüphesiz dere yataklarının büyük ve ağır iş araçlarıyla temizlenmesi… Derelerin bu yöntemle ıslah edilmesi, içerisinde yaşayan birçok canlı hayvanın ve bitkinin yok olmasına neden oluyor.

KIBRIS’a konuşan çevre örgütleri, geçmiş yıllarda derelere iş araçlarıyla yapılan müdahalelerin bu yıl yaşanmasını istemiyor.

Örgütler, “yine aynı görüntülerle karşılaşmayalım, doğal yaşamı yok etmeyin” diyor.

Biyologlar Derneği Başkanı Gizem Mulla, derelerin, dozerlerle değil, elle ıslah edilmesi gerektiğini belirterek, derelere iş makineleriyle yapılan müdahalelerin, hem oradaki canlı yaşamını tehlikeye soktuğunu, hem de derelerin akış yönünde değişikliğe yol açarak, su taşkınlarının yaşanmasına neden olduğunu ifade etti.

Yeşil Barış Hareketi Genel Sekreteri Doğan Sahir, geçmişte dere yataklarına yapılan müdahalelerin doğal yaşama büyük bir zarar verdiğine dikkat çekerek, derelerin kendi haline bırakılması gerektiğini söyledi.

banner134

Sahir, dere yataklarındaki kamışların doğanın kendini dengelemesi açısından çok iyi olduğunu belirterek, kamış ve sazların su taşkınlarını engelleyen önemli bir unsur olduğunu dile getirdi.

Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Cemaliye Özverel Ekinci, belediyelerin, dereleri ıslah ederken, Biyologlar Derneği’yle iş birliği yapması gerektiğinden söz etti.

Su İşleri Dairesi Müdürü Tarkan Çeki ise çevre örgütlerinin, derelerin iş makineleriyle ıslah edilmesine karşı gösterdikleri tepkide haklı olduğu bazı noktaların olduğunu, ancak kendilerinin de haklı sebeplerinin bulunduğunu belirterek, “Gönül arzu ederdi ki hiçbir noktaya müdahale etmeden suyun deşarj edilmesini sağlayabilelim. Ama günün sonunda, mevcut derelerdeki akışın salimen olmadığı zamanlarda insanların can ve mal güvenlikleri tehlikeye giriyor. Biz çevre örgütlerinin tepkisini çok iyi anlıyoruz. Ancak onlar da kendilerini bizim yerimize koyup empati yapmalı” dedi.

Mulla: Dereler dozerlerle değil, elle ıslah edilmeli

Biyologlar Derneği Başkanı Gizem Mulla, derelere ‘ıslah çalışması’ adı altında iş makineleriyle girilmesi durumunda çok büyük sıkıntıların yaşanabileceğini söyledi.

Mulla, derelere iş makineleriyle yapılan müdahalelerin, hem oradaki canlı yaşamını tehlikeye soktuğunu, hem de derelerin akış yönünde değişikliğe yol açarak, su taşkınlarının yaşanmasına neden olduğunu belirtti.

Geçmiş dönemlerde, derelere iş makineleriyle müdahale edildiğini birçok kez gördüklerini kaydeden Mulla, bu yıl da aynı şeylerin yaşanmamasını ümit ettiklerini dile getirdi.

Mulla, derelerin ıslah edilmesi gerektiğini, ancak bunun dozerlerle değil, elle yapılması gerektiğini söyledi.

Birçok bölgede kanalizasyon atıklarının derelere akıtıldığını belirten Mulla, derelerdeki kamışların, atıklardan dolayı büyüdüğüne dikkat çekti.

Mulla, kanalizasyon atıklarındaki organik maddelerin derelerin akışında tıkanıklığa neden olduğunu ifade etti.

Ekinci: Derelerin ıslahıyla ilgili işbirliği yapılmalı

Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Cemaliye Özverel Ekinci, belediyelerin dereleri ıslah ederken Biyologlar Derneği’yle iş birliği yapması gerektiğini söyledi.

Ekinci, derelere iş makineleriyle girildiği zaman hem flora sağlığı, hem de su akışı açısından çok ciddi tehlikelerin oluşabileceğini belirterek, şöyle devam etti:

“Geçmiş yıllarda dere yataklarına inşaat yapılması veya yönlerinin kontrolsüz bir şekilde değiştirilmesi, çok büyük sorunlara neden oldu.

Bunun yanında bir de derelere çeşitli atıkların atılması tehlike riskini oldukça artırmıştır.”

Ekinci, sadece dere yataklarına değil, derelerin yakınına da inşaat yapılırken planlama yapılması gerektiğini belirterek, “İyi bir planlama yapılırsa, taşkın riski de en aza indirgenmiş olur” dedi.

Sahir: Dereler kendi haline bırakılmalı

Yeşil Barış Hareketi Genel Sekreteri Doğan Sahir, geçmişte dere yataklarına yapılan müdahalelerin doğal yaşama büyük bir zarar verdiğine dikkat çekerek, derelerin kendi haline bırakılması gerektiğini söyledi.

Sahir, dere yataklarındaki kamışların, doğanın kendini dengelemesi açısından çok iyi olduğunu belirterek, kamış ve sazların, su taşkınlarını engelleyen önemli bir unsur olduğunu dile getirdi.

Küresel iklim değişikliği yüzünden yağışların oldukça azaldığını, ancak az olan yağışların da dengesinin bozulduğunu kaydeden Sahir, “Yağış dengesizliği yüzünden normalde birkaç günde yağması gereken yağış miktarı, tek bir günde düşüyor” dedi.

Dere yataklarına yapılan müdahalelerin taşkın riskini artırdığını anlatan Sahir, “Normalde derelerin aktığı noktanın 50, 100, 150 hatta 500 metre yakınına inşaat yapılmaması gerekiyor. Ancak bizde bırakın 50 metreyi, derelerin içine bile inşaatlar yapılıyor” şeklinde konuştu.

Sahir, derelere inşaat yapılmasının yasayla engellendiğini, ancak buna rağmen derelerin güzergâhları değiştirilerek inşaatların yapılmaya devam ettiğini belirterek, “Yapılanların yanlış olduğu bilinmesine rağmen, bu yanlış, yapanın yanına kalıyor” ifadesini kullandı.

Çeki: Biz çevre örgütlerini anlıyoruz ama onlar da bizi anlamalı

Su İşleri Dairesi Müdürü Tarkan Çeki, kış mevsimi gelmeden önce derelerin temizlenebilmesi için belediyelerle iş birliği içerisinde birçok çalışma yaptıklarını söyledi.

Çeki, bu kapsamda özellikle dere kenarlarındaki su hattı çevreleri ile suyun deşarj edilmesini sağlayan vanaların bulunduğu yerlerin temizlendiğini dile getirdi.

Çeki, çevre örgütlerinin, derelerin iş makineleriyle ıslah edilmesine karşı gösterdikleri tepkide haklı olduğu bazı noktaların olduğunu, ancak kendilerinin de haklı sebeplerinin bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Gönül arzu ederdi ki hiçbir noktaya müdahale etmeden suyun deşarj edilmesini sağlayabilelim.

 Ama günün sonunda, mevcut derelerdeki akışın salimen olmadığı zamanlarda, insanların can ve mal güvenlikleri tehlikeye giriyor.

Biz çevre örgütlerinin tepkisini çok iyi anlıyoruz. Ancak onlar da kendilerini bizim yerimize koyup empati yapmalı…”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104