Devlet, kadınları şiddetten koruyamıyor

Ülkede son 11 yılda 19 kadın cinayeti işlenirken, bu cinayetlerin 15’nin eş, eski eş, sevgili, eski sevgili ya da platonik aşık tarafından işlenmesi kadın cinayetleriyle ilgili tabloyu daha da korkutucu hale getiriyor

Devlet, kadınları şiddetten koruyamıyor
  • 02 Kasım 2018, Cuma 8:34

Ceren ÖZBİL

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde son 11 yılda 19 kadın cinayet kurbanı oldu. Bu cinayetlerin 7’si eşler, 5’i eski eşler, 1’i platonik aşık ve 1’i kaza sonucu eş tarafından işlendi.

Ayrıca bir kadın hastane önünde bıçaklanması, bir kadın kendini döven eşinden kaçmaya çalışırken balkondan düşmesi, bir kadın kaldırımda yürürken av tüfeği ile ateş açılması ve bir kadın da gece kulübünde kendisine silahla ateş açılıp, vurulması sonucu öldü.

Eşini, eski eşini, sevgilisini, eski sevgilisini ya da platonik olarak aşık olduğu kadını öldüren bu kişilerin 5’i olayın ardından kendi yaşamına da son verdi. Ayrıca sokakta yürüyen kadına ve hastane önündeki kadına ateş açıp öldürenler de olayın ardından benzer bir şekilde canına kıydı.

Kadın cinayeti işleyen bu kişilerin10’u ise mahkeme tarafından hapis cezasına çarptırılırken, biri hakkındaki yargı süreci devam ediyor. Gönyeli’de önceki gün meydana gelen cinayetle ilgili ise soruşturma sürüyor.

Kadın cinayetleri ve kadına karşı şiddet olaylarında tablo bu kadar kötü olurken de devletin bu konuda yeterli tedbiri almaması dikkat çekiyor.

Kadın örgütleri şiddet gören kadınların şiddet uygulayıcının yanından kurtulabilmesi için sığınabileceği devlete ait kadın sığınma evinin yapılmasının şart olduğunu söylüyor. Ayrıca yine aynı örgütlere göre; Alo 183 ihbar hattı, bir kadın şiddete uğradığı zaman müdahale etmekte yetersiz kalıyor ve bu konulardaki eksiklerin giderilmesi için de Sosyal Hizmetler Dairesi’nin hem bütçesinin hem de personel sayısının artırılması gerekiyor.

Şentürkler: Kadın cinayetleri politiktir

Baraka Kültür Merkezi Aktivisti Zekiye Şentürkler, son yıllarda yasalarda yapılan bir takım düzenlemelerin yetersiz olduğunu ve ülkede sık sık kadın cinayeti yaşanmasının da bunun en güzel örneği olduğunu söyledi.

“Kağıt üzerinde kalan kazanımların kültürel yozlaşma ve ekonomik kayıplar karşısında anlamını yitirdiği de görülmektedir” diyen Şentürkler, kadın cinayetlerinin politik olup, sadece münferit cinnet vakaları olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.

Şentürkler, eğitimden sığınma evine, polisten mahkeme sistemine, sosyal hizmetlerden ekonomik yaşama kadar kadına şiddeti önleyici mekanizmaların kurulmamasının, bu konuya öncelik verilmemesinin, bütçe ile kaynak aktarılmamasının hükümeti de bu cinayetlere ortak ettiğini belirtti ve hükümete kadın cinayetlerine dur deme çağrısı yaptı.

Nazlı: Alınan önlemler yetersiz

Kadın Eğitimi Kolektifi Eğitmeni Av. Cansu N. Nazlı, hükümeti, kadına karşı şiddet konusunda herhangi bir politika geliştirmemekle suçladı ve “üzülerek ve öfkelenerek bir kız kardeşimizin daha bir erkek tarafından öldürüldüğünün haberini aldık. Kadına yönelik şiddeti önlemek konusunda herhangi bir politika geliştirmeyen 4’lü koalisyon hükümeti her gün yaşanan kadına şiddet olaylarına karşı üç maymunu oynamaya yazık ki devam ediyor” dedi.

Nazlı, bundan yaklaşık 3 ay önce bir kadın cinayeti daha işlendiğine dikkati çekerek, o dönemde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kapısına dayandıklarını ve Bakan Zeki Çeler’in şiddete uğrayan kadınlara adli yardım sağlanması için bir adım attığını hatırlattı.

Şimdi bir kadın cinayeti daha yaşandığını belirten Nazlı halen alınması gereken pek çok tedbir olduğunu söyledi.

Nazlı, “bunlar gerçekleştirilene kadar aramızdan kaç kız kardeşimizin alınması gerekiyor” diye sordu.

“Kâğıt üzerinde çözmek yetmiyor”

Nazlı, yasaların sorunları çözmek için kâğıt üzerinde kalan cevaplar olduğunu söyledi ve “artık söz değil icraat üretilmesi gerekiyor. Yapılması gerekenlerin başında tüm bölgelere bir an önce kadın sığınma evleri kurulması geliyor. Alo 183 ihbar hattı, bir kadın şiddete uğradığı zaman müdahale etmekte yetersiz, yalnızca bir sosyal hizmet görevlisinin özverisiyle hizmette olan böylesi önemli bir hattın ihbar durumunda olaya müdahalede bulunacak bir altyapı kazandırılması elzemdir. Hukuki ve psikolojik danışmanlığın, sağlık, güvenlik ihtiyacının ve sosyal hizmetlerin koordineli bir şekilde bir yerden görülmesi için şiddet önleme merkezlerinin derhal hayata geçirilmesi gerekiyor. Zira mevcut durumda, şiddete uğrayan bir kadın, polis, hastane, sosyal hizmetler ve mahkeme arasında bürokratik işlerle uğraşmak zorunda kalırken yaşadığı travmatik durumu en baştan tek tek tüm kurumlara izah etmesi gerekiyor. Bu da aslında zaten hali hazırda şiddete uğrayan kadınların çifte mağduriyet yaşamasına neden oluyor” şeklinde konuştu.

“Sosyal Hizmetler Dairesi’ne daha fazla bütçe ayrılmalı”

Nazlı, yeni hayata geçen adli yardım prosedürünün tüm boyutlarıyla sorunu kavrayacak ve çözecek bir merkez bulunmadan vereceği sağlayacağı faydanın oldukça noksan olduğunu belirtti ve tüm bu sayılan uygulamaların hayata geçmesinin kadına yönelik şiddettin önlemesinde hayati önem arz ettiğini vurguladı.

Cansu N. Nazlı, bunların yapılabilmesine olanak sağlamak için Sosyal Hizmetler Dairesi’ne daha fazla bütçe ayrılması ve daha çok personel istihdam edilmesi gerektiğini de söyledi.

Nazlı, “taleplerimiz gerçekleşene kadar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı başta olmak üzere hükümetin peşini bırakmayacağız çünkü can güvenliği, beden bütünlüğü, cinsel dokunulmazlığı korunarak yaşamak biz kadınların hakkı” dedi.

Koloz: Tedbirler kâğıt üzerinde kalıyor

Bağımsızlık Yolu Genel Komite Üyesi Melisa Koloz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Zeki Çeler’in geçtiğimiz aylarda açıkladığı şiddeti önleyici adımlar konusunda sadece adli yardım için bir çalışma yaptığını ve gerisinin kâğıt üzerinde kaldığını söyledi.

Koloz, önceki gün bir kadının daha vahşice katledildiğine dikkati çekerek, “Bakan ve devlet aylar önce katili tarafından telefonla taciz edilen kız kardeşimize destek sağlayamamıştır. Kadınları artan şiddet karşısında koruyamayan, kadına şiddeti ve kadın cinayetlerini önleyici adımlar atmayan devlet de katil kadar önceki gün yaşanan cinayetten sorumludur” dedi.

“Belediyenin de sorumluluğundadır”

Koloz önceki günkü cinayetle beraber Gönyeli’de yaşanan kadın cinayetlerine bir yenisinin daha eklenmiş olmasının belediyenin de artan kadın cinayetleri karşısında sorumluluğu olduğunu gösterdiğini söyledi.

Hem devlet hem de yerel sınırlar içerisinde kadına şiddete ve kadın cinayetlerine karşı adım atmayan tüm belediyelerin her alanda kadınları korumakla yükümlü olduğunu hatırlattı ve “tek bir kız kardeşimizin daha erkekler ve devletin el birliğiyle katledilmesine izin vermemek için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

Son 11 yılda işlenen kadın cinayetleri:

1.  23 Ağustos 2008 Ayşe Kanat: Boşandığı eşi Hüseyin İnci tarafından tabanca ile iki ateş edilip göğsünden vurularak öldürüldü. Cinayetin ardından İnci kendi canına da kıydı.

2.  8 Mart 2010 Günlera Bekiyeva: Mehmet Kaşık tarafından hastane önünde boğazından, karın bölgesinden, kolundan ve kalçasından bıçaklanarak öldürüldü. Olayın ardından Kaşık kendi canına da kıydı.

3.  13 Nisan 2011 Şükran Sadrazam: Eşi Çetin Sadrazam tarafından zehirlenerek ve boğularak öldürüldü. Çetin Sadrazam 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

4.  18 Kasım 2011 Sibel Dedecan: Eski eşi Ahmet Uysal tarafından av tüfeği ile vurularak öldürüldü. 22 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

5.  1 Eylül 2012 İmrane Sapmaz: Kendisine platonik olarak aşık olan Mehmet Narlı tarafından işyeri önünde vurularak öldürüldü. Narlı olay sonrası kendini de öldürdü.

6.  24 Ocak 2013 Aşkın Şevketoğlu: Eşi Ahmet Şevketoğlu tarafından iki el ateş edilerek öldürüldü. Ahmet Şevketoğlu olayın ardından intihar etti.

7.  26 Haziran 2014 Filiz Sayar: Sokakta yürürken Hüseyin Selçuk Öksüzoğulları tarafında av tüfeğiyle iki el ateş edilerek öldürüldü. Öksüzoğulları olayın ardından kendini de öldürdü.

8.  4 Ağustos 2014 Necla Çağdaşoğluları: Aile kavgasını ayırtmak için araya girmesi ve o esnada eşi Osman Çağdaşoğluları’nın av tüfeğiyle açtığı ateş sonucu eşi tarafından kazayla öldürüldü. Ahmet Çağdaşoğulları 2 yıl hapse mahkûm edildi.

9.  11 Eylül 2014 Siham Benchargiu: Bir buçuk metre yakından ateş edilerek alnından vurularak öldürüldü. Benchargiu ve onun çalıştığı yerdeki güvenlik görevlisini öldüren Kubilay Güler 30 yıl hapse mahkûm edildi.

10. 11 Ağustos 2015 Nilgün Urhan: Eşi Serdal Urhan’ın uyguladığı şiddetten kaçmaya çalışırken 6.8 metre yükseklikteki balkondan düşerek öldü. Urhan 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

11. 10 Aralık 2015 Oleysa Kupriyanova: Boşanmak üzere olduğu eşi Stanislav Kupriyanov, tarafından bıçaklanarak öldürüldüğü düşünülüyor. Stanislav Kupriyanov yüksek dozda uyuşturucu alarak canına kıydı.

12. 15 Ocak 2016 Necla Mağracı: Eski eşi Saim Hannas tarafından boğazı sıkılarak öldürüldü. Hannas 16 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

13. 18 Nisan 2017 Burcu Okumuş: Eşi Özgür Okumuş tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Özgür Okumuş müebbet hapis cezası aldı.

14. 20 Nisan 2017 Gamze Pehlivan: İmam nikâhlı eski eşi Murat Aşır tarafından 36 kez bıçaklanarak ve ardından da benzin dökülüp yakılarak öldürüldü. Aşır müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

15. 15 Haziran 2017 Zehra Sorver: Eşi ve oğlu tarafından darp edilip, boğularak öldürüldü. Eşi Levent Sorver 35 yıl, oğlu ise 14 ay hapislik cezasına mahkûm oldu.

16. 21 Haziran 2017 Ayşe Yalçın: Eşi Kemal Yalçın tarafından tabanca ile vurularak öldürüldü. Kemal Yalçın eşini vurduğunu silahla kendi canına da kıydı.

17. 5 Ekim 2017 Halime Çetin: Eski sevgilisi Hayrettin Özcömert tarafından av tüfeği ile vurularak öldürüldü. Özcömert, 35 yıl hapse mahkûm edildi.

18. 26 Temmuz 2018 Nigar Tevfik Erhalk: Eşi İbrahim Erhalk tarafından av tüfeği ile vurularak öldürüldü. (Yargı süreci devam ediyor. Eşini öldürdüğünü itiraf etti).

19. 31 Ekim 2018 Gülbahar Ulutan: Temizlik için gittiği evde, ev sahipleri evde yokken içeri giren biri tarafından 13 kez bıçaklanarak öldürüldü. Polis eski sevgilisinden şüpheleniyor. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 12 10 1 1 17 31
2 YENİCAMİ AK 12 9 2 1 18 29
3 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 12 7 0 5 9 21
4 CİHANGİR GSK 12 6 3 3 2 21
5 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 6 2 4 9 20
6 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 12 6 2 4 1 20
7 GÖNYELİ SK 12 6 1 5 4 19
8 BAF ÜLKÜ YURDU 12 5 3 4 8 18
9 LEFKE TSK 12 5 3 4 0 18
10 ÇETİNKAYA TSK 12 5 3 4 0 18
11 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 12 2 7 3 -10 13
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 12 2 4 6 -8 10
13 BİNATLI YSK 12 3 1 8 -10 10
14 GİRNE HALK EVİ 12 2 1 9 -9 7
15 ESENTEPE KKSK 12 2 1 9 -15 7
16 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 12 1 4 7 -16 7
yukarı çık