Devlet ‘kaynak’ halk ‘sağlık’ derdinde

banner37

İzaz ikramlara, yurt dışı temsilciliklerine, resmi hizmet araçlarına, atama yapmaya ve siyasi partilere para bulabilen devletin, sıra antijen ve PCR test kitlerini almaya gelince parası bitti. Bu durum özel laboratuvarların da ücretsiz antijen testi yapmama kararıyla birleşince test sayısında ciddi bir düşüş yaşandı

Devlet ‘kaynak’ halk ‘sağlık’ derdinde
banner8

“TEHLİKE BÜYÜDÜ”… Dahiliye uzmanı Dr. Sibel Siber, test sayısının azalmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını söyledi ve bu hastalıkla mücadelede test ve tarama yapılıp, pozitif vakaların erken tespitiyle izole edilmesinin çok önemli olduğunu belirtti. Ekonomik nedenlerle test sayısını azaltmanın hastalık yayılma riskinin bir nevi artırılmış olması anlamına geldiğini söyleyen Siber, tespit edilemeyen her vakanın onlarca kişiye daha bulaştırdığı anlamına geldiğini vurguladı. Önümüzün kış olduğuna dikkat çeken Siber, test sayısının artırılmaması halinde bu işin sonunun kapanmaya kadar gidebileceği uyarısında bulundu.

“SAĞLIKTA TASARRUF OLMAZ”… Ekonomist Göksel Saydam, sağlıktan tasarruf yapılmayacağını söyledi ve sosyal sigorta yükümlülükleri ödenirken buna sağlığın da dahil olup, bunun içinde sağlık fonu payının da olduğunu ifade etti. Saydam, PCR ile antijen testlerinin sağlıkla ilgili olduğunu ve bu nedenle de bu testlerin ücretsiz olması gerektiğini söyledi. Maliye Bakanlığı’nın ‘kaynak yok’ açıklamasını eleştiren Saydam, servisi, sigortası, şoförü gibi giderleri olan 3 bine yakın resmi hizmet aracının satılabileceğini, giderleri Euro üzerinden olan dış temsilciliklerin sayısının azaltılabileceğini dile getirdi.

Ceren ÖZBİL


İzaz ikramlara, yurt dışı temsilciliklerine, resmi hizmet araçlarına, atama yapmaya ve siyasi partilere para bulabilen devlet, antijen ve PCR test kitlerine para bulamadı.


Kaynak sıkıntısı nedeniyle de 1 Eylül’den itibaren antijen testleri aşılı kişilere ücretsiz, aşısızlara ücretli, PCR testleri ise acil durumlar dışında herkese ücretli yapılmaya başlandı.


Bu durum ise beraberinde ülkede yapılan antijen ve PCR testi sayısında ciddi bir düşüş olmasını getirdi. Ayrıca Bakanlar Kurulu’nun antijen test yapma yetkisini eczanelere verip, bu nedenle de birçok özel laboratuvarın ücretsiz antijen testini durdurması da ücretli olması nedeniyle düşen test sayısını daha da azalttı. Ülkedeki test sayısı 20 binlerden 6 binlere düştü.


Konuyla ilgili KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Dahiliye Uzmanı Dr. Sibel Siber, durumun sağlık yönünü, Ekonomist Göksel Saydam da ekonomik boyutunu değerlendirdi.
 

Siber: Risk artıyor


Dahiliye Uzmanı Dr. Sibel Siber, test sayısının azalmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını söyledi ve bu hastalıkla mücadelede test ve tarama yapılıp, pozitif vakaların erken tespit edilip, izole edilmesinin çok önemli olduğunu belirtti.


Ekonomik nedenlerle test sayısını azaltmanın hastalık yayılma riskinin bir nevi artırılmış olması anlamına geldiğini söyleyen Siber, tespit edilemeyen her vakanın onlarca kişiye daha bulaştırdığı anlamına geldiğini kaydetti.


Siber, bunun hastaneye getireceği yükün çok fazla olacağını ifade etti ve şu şekilde konuştu:


“Bırakın insan sağlını, ekonomik külfeti de çok olacaktır. Yani hasta olan kişilerin iş kaybından tutun, tedavi masrafları, hastaneye yatışın getirdiği ekstra giderler var. Bütün bunların göz önünde bulundurulması gerekirdi. Sırf günlük test sayısını azaltalım ve ekonomi üzerine negatif etkiyi azaltalım dersen aslında farkında olmadan ekonomiye daha fazla darbe indirmiş olursun. Bunların çok yönlü değerlendirilmesi gerekir.”

“Test sayısı yüzde 70 oranında düştü”


Sibel Siber, bizim gibi küçük toplumlarda salgınla mücadelede test sayısını artırmanın yolunun testlerin ücretsiz olmasından geçtiğini kaydetti ve özelin de bu testleri yapıyor olmasının halka büyük bir kolaylık getirdiğini belirtti.


Siber, özelin de bu testleri yapmaya başlamasıyla tarama sayısının 20 binlere ulaştığını ancak şu anda tekrardan 6 binlere düştüğünü söyledi.


Yani tarama oranının yüzde 70 civarında azaldığından söz eden Siber, azalmış olması demenin de daha az insanın taranmış olması demek anlamına geldiğini kaydetti.

“Test sayısını yeniden artırmalıyız”


Testlerin ücretli olması nedeniyle de birçok kişinin test yapamayacağından söz eden Sibel Siber, şu şekilde konuştu:


“Örneğin beni bir hastam arıyor ve “kırıklığım ateşim var, ne yapayım?” diye soruyor. “PCR testinizi yaptırın” diyorum. “3 gün önce yaptırdım negatiftim” diyor. “Madem ki şikayetler devam ediyor, siz lütfen yarın bir kez daha yaptırın” diyorum. Hasta gidip testini yaptırıyor, bu kez pozitif çıkıyor. Şimdi eğer bu hasta 3 gün önce para veriyor olsaydı ve 3 gün sonra yine 100, 150 TL verecek olsaydı testini yaptırır mıydı? Yaptırmama olasılığı çok yüksekti. Kaldı ki hekimin de hastasından ikinci kez yani 3 gün sonra PCR talep etmesi hastanın maddi gücünü de göz önünde bulundurarak zor bir durumdu. Bu nedenle bu testlerin ücretsiz olması sağlanmalıdır. Bizim kamu kaynakları ve bütçemizde çok gereksiz harcama kaynakları var. Bu gereksiz harcama kalemlerinde kısıtlamaya gidilebilir ve başka fedakarlıklar yapılabilir. Bugün bütün dünyayı tehdidi altına alan ve bütün sosyal yaşamımızı hayatlarımızı, ruhsal yapımızı her şeyimizi etkileyen bu hastalıkla mücadelede böyle bir geri adım olmaz. Bu bir geri adımdır. Bu yüzden test sayısının eski düzeyine hatta daha da üstüne çıkarılması için gereken tekrar yapılmalıdır.”

“Kapanmaya neden olabilir”


Bu konu ekonomik olarak değerlendirilirken, önümüzün kış olduğunun ve insanların kapalı ortamlarda olacağının da göz önünde bulundurulması gerektiğini söyleyen Siber, “böyle bir durumda vakaları tespit edemediğimiz için ortaya çıkacak durumun, getireceği ekonomik külfette düşünülmelidir. Bu kapanmayı bile getirebilir. Yoğun bakım ünitelerimiz, hastanelerimiz yetersiz duruma düşerse bunun akabinde gelecek olan tabi ki kapanmadır” dedi. 

“Sağlıkta tasarruf olmaz”

banner134


Sibel Siber, sağlıkta tasarruf derken aslında tasarruf yaptığımızı zannederek çok daha büyük ekonomik kayıplara yol açılabileceğini belirtti.


Yani bunların değerlendirilmesinin çok yönlü olduğundan söz eden Siber, “ben test sayısını azalttım, ekonomik tasarrufa gittim” yönündeki değerlendirmenin yapılabilecek en büyük hata olduğunu kaydetti.

Saydam: Sağlık fonu için kesinti yapılıyor


Ekonomist Göksel Saydam, sağlıktan tasarruf yapılmayacağını söyledi ve sosyal sigorta yükümlülükleri ödenirken buna sağlığın da dahil olup, bunun içinde sağlık fonu payının da olduğunu ifade etti.


Saydam, PCR ile antijen testlerinin sağlıkla ilgili olduğunu ve bu nedenle de bu testlerin ücretsiz olması gerektiğini söyledi.


Maliye Bakanı’nın “kaynak yok” açıklamasına da değinen Saydam, “3 bine yakın resmi hizmet aracı var. Bir tanesi bile satılmadı. Onların servis, sigorta, şoför paraları var. Onları neden satmadılar. Dış temsilcilikleri neden azaltamadılar. Bunları gideri hep Euro üzerindedir” dedi.

 

“İdare yönetme erkini kaybetti”


Göksel Saydam, bu durumun devlete daha fazla maliyete neden olacağını söyledi ve kit olmaması nedeniyle insanların test yapamaması durumunda vakaların artacağını belirtti. Saydam şu şekilde konuştu:


“Fonu doğru kullansalardı para olacaktı. Düşünün bir vatandaş 40 liradan bir ayda 4 kere test yapsa 160 liradır. Bir de çocuğu varsa 320 lira olacak. Bu da Hayat Pahalılığı oranını artıracak. Çünkü Hayat Pahalılığı hesaplamasında da sağlık gideri artacak. Dolayısıyla çıkacak olan hayat pahalılığı da yüksek olacak. Ayrıca diğer ülkelerde de ödenekli diyorlar. Ancak o ülkelerde işsizlere, özel sektöre hibe veriliyor, yardım yapılıyor. Evlere kit veriliyor, herkes antijenini yapsın diye… Bunları dikkate almıyoruz, işimize gelen yanını alıyoruz.  Bunlara ek olarak ülkede dünya kadar atıl tesis var. Bunları değerlendirebiliriz. Böylece kaynak olur. Ancak baştaki idare yönetme erkini kaybetti. Aynı gün içinde karar değişiklikleri olursa, hiçbir yatırımcı gelip senin ülkende yatırım yapmaz.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88