Dikkatsiz klima kullanımı çeşitli hastalıklara yol açar

banner37

Nöroloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. H. İlker İpekdal, sıcak havalardan dolayı otomobillerinde klimaları açanları dikkatli olmaları konusunda uyardı

Dikkatsiz klima kullanımı çeşitli hastalıklara yol açar
banner90

“ÇEŞİTLİ HASTALIK RİSKİ VAR”… Nöroloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Hüseyin İlker İpekdal, araçlardaki klimaların yüzümüze doğrudan gelmesinin, yaz ayları olmasına rağmen, sinüzit gibi sorunları yaşama riskini arttırdığını belirterek, klimanın, farklı vücut bölgelerimize estiğinde ise bölgeye bağlı sorunların da değişebileceğini ve hatta başka hastalıklara bile yol açabileceğine vurgu yaptı.

“KLİMA ÜSTÜMÜZE ESMEMELİ”… Sadece araçlarda değil, ev ve işyerlerindeki klimaların esintisinin de doğrudan vücudumuzun herhangi bir bölümüne gelmemesi gerektiğini vurgulayan İpekdal, ani sıcaklık değişimlerine maruz kalmayı en aza indirgeyecek şekilde klimaların ısı ayarının yapılmasını, ülke şartlarına göre 26-27 derece olabileceğine işaret etti.

Erol KANLIADA

   Ülkemizi etkisi altına alan aşırı sıcaklardan bunalan ve otomobiliyle yollarda seyahat eden vatandaşların yardımına araçlardaki klimalar yetişiyor.

   Ancak, uzmanlara göre araçlardaki dikkatsizce klima kullanımı çeşitli hastalıklara yol açabiliyor.

   Uzmanlara göre, araç dışındaki aşırı sıcak ortamdan araç içindeki serin ortama bir anda geçiş yapmak insan sağlığına zararlı oluyor.

   Uzmanlar, araçlardaki klimaların derecesinin daha dikkatli ayarlanmasını ve vatandaşların sıcak havadan bir anda soğuk ortama geçmemesini önerdi.

   KIBRIS’a konuşan Nöroloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Hüseyin İlker İpekdal, yazın dayanılmaz sıcaklarına bir de nem eklendiğinde, hissedilen sıcaklığın ölçülenden daha fazla olduğunu, bu durumun ise ister istemez, bulunduğumuz ortamları serinletme ihtiyacı doğurduğunu söyledi.

   İpekdal, klimaları kullanma yoğunluğundan dolayı, yaz aylarında, iç mekanlar ile dış ortam arasındaki ısı farkının yaklaşık 25 dereceye kadar çıkabildiğini, kışın ise bu ısı farkının daha düşük ve yaklaşık 15 derecelerde seyrettiğini dile getirdi.

   Yaz aylarında, vücudumuzun yüksek oranlarda ısı farkına maruz kalma riskinin de artacağını belirten İpekdal, dikkatli kullanıldığı takdirde, klimaların yaz aylarının kurtarıcısı olabileceğini, fakat dikkatsiz kullanımlarda ise ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurguladı.

“Klima ısısını düşürmek ciddi travma sebebidir”

   Araçlarda bulunan klimanın ısısını bir anda çok düşürerek soğuk havaya maruz kalmanın ciddi bir travmaya yol açabileceğini belirten İpekdal, “eğer terli bir şekilde bunu yapan biri varsa ciddi bir şekilde travma geçirme riskiyle karşı karşıya kalabilir” dedi.

   Ayrıca, bir anda sıcak havadan soğuk havaya maruz kalmanın, vücudumuzdaki kaslarda ani spazmlara ve ağrı sinirlerinin uyarılmasına neden olabileceğini vurgulayan İpekdal, bu durumla karşılaşılırsa, kaslarımızdaki “tetik nokta” denilen ağrılı noktaların uyarılabileceğinin altını çizdi.

banner9
   İpekdal, araçlardaki klimaların yüzümüze doğrudan gelmesinin, yaz ayları da olsa, sinüzit gibi sorunları yaşama riskini artırdığını, klimanın, farklı vücut bölgelerimize estiğinde ise bölgeye bağlı sorunların da değişebileceğini ve hatta başka hastalıklara bile yol açabileceğini söyledi.

   İpekdal, sözlerine şöyle devam etti:

   “Boynun bir tarafını etkileyen klima esintisi, boyun kaslarında asimetrik bir spazma yol açarak, boyun kaynaklı baş dönmesini tetikleyebiliyor ya da omzumuzda uyuşma, kolumuza vuran ağrılar olabiliyor.

   Eğer bu olay sol kolumuzdaysa, yanlışlıkla kalp kriziyle bile karıştırılan vakalar ortaya çıkabiliyor.

   Diğer taraftan, ofis çalışanlarında sadece boyun değil, ortamın soğukluğuyla paralel olarak bel tutulmaları, hassas olanlarda eklem ağrıları bile görülebiliyor.

   Eğer araba kullanıyorsak, arabalardaki klima sisteminin bizlere yakınlığından ve genelde asimetrik hava akımından dolayı, yine vücudumuzun üst bölgeleri, farklı şekillerde etkilenebiliyor.

   Migren benzeri baş ağrılarının yaz aylarında artmasının en büyük sebeplerinden birisi de klimalardır.”

“Terliyken klimaya maruz kalmak yüz felcine neden olabilir”

   Nöroloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Hüseyin İlker İpekdal, uyku esnasında vücuttaki kan akımı yavaşlayarak vücutta ekstradan soğuma olduğunun altını çizerek, yatak odamızda çalıştırdığımız klimanın bizi daha fazla olumsuz etkileyebileceğine ve sabahları tutuk kalkmalara, denge bozukluklarına yol açabileceğine dikkat çekti.

   İpekdal, “Her ne kadar, tıbbi literatürlerde, klima rüzgârının yüz felcine yol açtığına dair net veriler olmasa da, biz doktorlar biliyoruz ki, yüz bölgemiz, özellikle terliyken, klima esintisine maruz kalırsa, aynı gün ya da ertesi gününde yüz felci geçirme riskimiz ciddi ölçüde artıyor” dedi.

“Klimalara altı ayda bir bakım yapılmalı”

   İpekdal, yaz aylarının kurtarıcıları olan klimaların, sağlık sorunlarına yol açmaması için, ortalama olarak altı ayda bir bakımlarının yaptırılması gerektiğini, çünkü klimalara yerleşen bazı bakterilerin, solunum yolları hastalıklarına, alerjik astım krizlerinin tetiklenmelerine de yol açabildiğini belirtti.

   İpekdal, sözlerine şöyle devam etti:

   “Klima esintisinin doğrudan vücudumuzun herhangi bir bölümüne gelmesini engellemek, klimayı 26-27 derece gibi biraz daha yüksek ısılarda çalıştırarak ani sıcaklık değişimlerine maruz kalmayı minimalize etmek, yatacağımız odayı önceden soğutarak klimanın esintisine maruz kalma süresini azaltmak, çalıştığımız ortamlardaki soğutmayı mümkün olduğunca eşit yaymak, klimaların esinti hızını düşürmek, alabileceğimiz basit önlemler arasındadır.

   Ayrıca, vücudumuz ya da üzerimizdeki bir kıyafet nemlenmiş, terlemiş ya da ıslanmışsa, kurutmak için ya da serinlemek için klimanın karşısına geçmek, hemen akabinde doktorun karşısına oturmak zorunda kalmakla eşdeğerdir.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96

banner108