Doktor dilimi çıkarmasaydı, insanlar cenazeme gül koyacaktı

banner37

Erhan Başay ile Zeki Asımoğlu’nun darp edilmesi olayının faili olarak Girne Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan işadamı Bulut Akacan ve korumalarının davası sürüyor. İddia makamı dün darp edilen Zeki Asımoğlu’nu tanık kürsüsüne çıkardı

banner87
Doktor dilimi çıkarmasaydı, insanlar cenazeme gül koyacaktı
banner99

DOKTOR RAPORLARI EMARE OLARAK SUNULDU… Sanık Bulut Akacan, Orçun Özorçun ve Vasıf Kurbanov’un Girne’de faaliyet gösteren ‘Foodforfit’ isimli restoranda Erhan Başay ve Zeki Asımoğlu’na yönelik ‘yasa dışı saldırıda’ bulunma suçlarından itham edildiği davada, dün iddia makamı kürsüye biri olay günü darp edilen Zeki Asımoğlu olmak üzere, 5 tanık çıkardı; Zeki Asımoğlu’na ait iki ayrı doktor raporunu da mahkemeye emare olarak sundu. Tanıkların dinlenmesinin ardından mahkeme duruşmayı kaldığı yerden devam edilmek üzere 7 Ekim tarihine tehir etti.

ASIMOĞLU: GÖZÜMÜ HASTANEDE AÇTIM… Tanık kürsüsüne çıkan Zeki Asımoğlu, “Bulut bey sinirli bir şekilde oturduğumuz masaya doğru geldi ve bir anda Erhan abiye küfretmeye başladı” diyerek, ortalığın bir anda karıştığını söyledi. Asımoğlu, “Bir itişme-kakışma oldu. Kavgayı ayırmak isterken yüzümde şiddetli bir ağrı hissettim. Ambulansla hastaneye nasıl gittim, ne ettim gerisini hiç hatırlamıyorum. Gözümü hastanede açtım” dedi. Savunma avukatının, Asımoğlu’na, polise verdiği ifadeyle mahkemede anlattıklarının örtüşmediğini iddia etmesi üzerine de Asımoğlu, “Ben darp edildim, dövüldüm. Doktor Erkan bey benim dilimi çıkarmasaydı, çoktan ölmüştüm ve insanlar cenazeme gelip gül koyacaklardı” yanıtını verdi.

“ÖZELLİKLE, AKACAN’DAN ŞİKAYETÇİYİM”… Sanık Vasıf Kurbanov’un avukatı İlker Sertbay’ın Asımoğlu’na, olaydan yaklaşık 20 gün sonra yurtdışına çıkış yaptığını öne sürmesi üzerine Asımoğlu, Rum tarafı dışında ilk 6 ay herhangi bir yere çıkış yağmadığını ifade etti. Asımoğlu’nun bu sözü üzerine de Sertbay, “Sen olaydan 20 gün sonra Ukrayna’ya gittin” iddiasında bulundu. Asımoğlu da bu iddialara “Hayır çıkmadım. Bulut Akacan’ın sahibi olduğu Haberci Gazetesi, Ukrayna’da ‘yasa dışı sanal bet’ yaptığıma yönelik iftira attı” yanıtını verdi. 7 Ocak’ta yaşadıklarından dolayı hayatının altüst olduğunu belirten Asımoğlu, “Psikolojim bozuldu, adapte sorunu yaşıyorum, üçünden de şikayetçiyim, özellikle de Bulut Akacan’dan şikâyetçiyim” dedi.

Girne’de 7 Ocak 2019 tarihinde alacak-verecek meselesi nedeniyle Erhan Başay’ın yemek yediği restoranda çıkan kavgada Erhan Başay ile Zeki Asımoğlu’nun darp edilmesi olayının faili olarak yargılanan işadamı Bulut Akacan ve korumalarının davasında, yargı süreci devam ediyor.


Sanıklara, ‘vahim zarar’, ‘yaralama’ ve ‘darp’ suçlarından toplam 6 dava getirilirken, duruşmaya tanıkların dinlenmesiyle devam edildi.


Dünkü celsede iddia makamı kürsüye biri olay günü darp edilen Zeki Asımoğlu olmak üzere, 5 tanık çıkardı,

Zeki Asımoğlu’a ait 9 Ocak 2019 ve 22 Ocak 2019 tarihli iki ayrı doktor raporunu da mahkemeye emare olarak sundu.


Tanık kürsüsüne çıkan Zeki Asımoğlu, 7 Ocak günü yaşananları mahkemeye aktardı.


Asımoğlu, “Bulut bey sinirli bir şekilde oturduğumuz masaya doğru geldi ve bir anda Erhan abiye küfretmeye başladı. O an bir anlam veremedim, çok şaşırmıştım. Bulut beyin küfretmesi üzerine Erhan abi de ‘Benimle doğru konuş, bana böyle konuşamazsın’ dedi. Sonra aniden ben daha bir şey anlayamadan ortalık karıştı. Bir itişme-kakışma oldu. Kavgayı ayırmak isterken yüzümde şiddetli bir ağrı hissettim. Ambulansla hastaneye nasıl gittim, ne ettim gerisini hiç hatırlamıyorum. Gözümü hastanede açtım” dedi.


Savunma avukatının, Asımoğlu’na, polise verdiği ifadeyle mahkemede anlattıklarının örtüşmediğini iddia etmesi üzerine Asımoğlu, “Ben darp edildim, dövüldüm. Doktor Erkan bey benim dilimi çıkarmasaydı, çoktan ölmüştüm ve insanlar cenazeme gelip gül koyacaklardı” yanıtını verdi.

Asımoğlu’nu takip ettiler


Savunma avukatının Asımoğlu’na, olaydan yaklaşık 20 gün sonra Ukrayna’ya gittiğini iddia etmesi üzerine Asımoğlu, Rum tarafı dışında ilk 6 ay herhangi bir yere çıkış yağmadığını belirterek, “Bulut Akacan’ın sahibi olduğu Haberci Gazetesi, Ukrayna’da ‘yasa dışı sanal bet’ yaptığıma yönelik iftira attı” şeklinde konuştu.


Duruşmanın ardından Haberci Gazetesi foto muhabirleri mahkeme salonunun arkasında bulunan belediyeye ait park yerine polis eşliğinde giden Zeki Asımoğlu’nu bölgeden ayrılacağı araca bininceye kadar takip etti.


Girne Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Füsun Cemaller, Kıdemli Yargıç Rauf Kürşad ve Yargıç Mine Ozankaya’nın huzurunda görüşülen dünkü celsede, İddia Makamı Başsavcılık adına Kıdemli Savcı Mustafa Atakara, sanık Bulut Akacan’ın avukatları Kıvanç Rıza ile Mustafa Asena, sanık Orçun Özorçun’un avukatı Doğa Zeki ve sanık Vasıf Kurbanov’un avukatı İlker Sertbay hazır bulundu.

Tülin Çeliker: Kimin kimi tuttuğunun farkında değilim


Tanık Tülin Çeliker, 7 Ocak günü, Foodforfit isimli restoranın yan tarafındaki annesine ait eczanede bulunduğunu belirterek, kavgayla ilgili bildiklerini mahkemeye anlattı.


Çeliker, sanıklardan sadece Bulut Akacan’ı tanıdığını belirterek, şöyle konuştu:


“7 Ocak günü, eczanede annem, babam ve bir tanıdığımızla birlikte oturuyorduk. Eczanenin cam kapısından Bulut beyin yürüdüğünü gördüm. 5 dakika sonra da yan tarafımızdaki restorandan takır tukur seslerin geldiğini duydum. Bu sesleri duyunca merak edip dışarıya çıktım. O sırada bir iki kişinin Erhan beyi (Başay) tuttuğunu gördüm ve Erhan beyin ‘ben sana bel altı vurdum mu?’ dediğini duydum. Daha sonra da Erhan beyin sürüklendiğini ve o sırada da Bulut beyin kendisine tekme atmaya çalıştığı sırada düştüğünü gördüm. Akabinde de çığlık sesleri duydum ve kafamı çevirdim. Yerde biri yatıyordu, hareketsizdi. Birileri ‘doktor var mı?’ diye bağırıyordu. Babam da doktor olduğu için yerde yatan kişiye ilk müdahaleyi yaptı. Ben de polisi ve ambulansı aradım.”


Sanık Vasıf Kurbanov’un avukatı İlker Sertbay’ın ‘Erhan Başay’a tam olarak kimin vurduğunu gördün mü?’ sorusuna yanıt veren Çeliker, “Kimin kimi tuttuğunun farkında değilim. Arbede yaşanıyordu, her gün böyle şeyler görmediğim için şoke olmuştum ama bir sürükleme olduğunu gördüm” dedi.

Erkan Çeliker: Müdahale etmeseydim komaya girebilirdi


İddia makamı daha sonra tanık kürsüsüne Erkan Çeliker’i çağırdı.


Emekli doktor olduğunu belirten Çeliker, emeklilikten sonra ‘Foodforfit’ isimli restoranın bitişiğinde bulunan Dünya Eczanesi’nde çalışmaya başladığını söyledi.


Sanıklardan sadece Orçun Özorçun’u tanıdığını ifade eden Çeliker, Bulut Akacan’ı ise gazetelerden tanıdığını belirtti.


Çeliker, 7 Ocak günü eşi, kızı ve bir arkadaşıyla birlikte eczanede oturduğunu belirterek, yaşananları şu şekilde anlattı:


“Öğle saatlerinde ansızdan bir bağırtı, gürültü duyduk ve ‘ne oluyor?’ deyip hemen dışarı çıktık. Yanımızdaki restorandan bir itişme-kakışma olduğunu gördük. Bir ara, adamın biri yere düştü, yerde yatıyordu… İlk başta oraya gitmekte tereddüt ettim. Çünkü bir arbede vardı ve araya giremezdim. Ancak daha sonra hemen onun yanına gidip nabzına baktım; fena değildi. Ancak daha sonra yerdeki adamın şuurunun gitmeye başladığını gördüm ve hemen müdahale etmem gerektiğine kanaat getirdim. Çünkü dilini yutmuştu, solunum yoktu ve morarmaya başlamıştı. Hastanın oksijensiz kalmasını engellemek için de hemen solunum yolunu açmaya çalıştım. Çünkü bu durum çok tehlikelidir. Beyin hücreleri çok hassas olduğundan, bu gibi durumlarda ilk 4 dakika çok önemlidir. Çünkü beyin oksijensiz çok fazla dayanamaz. Eğer müdahale etmeseydim hasta komaya girebilirdi. Ben de elimle hastanın dilini çekip solunum yolunu açtım. Ardından da sonradan adının Erhan olduğunu öğrendiğim kişiye sandalye getirmesini ve hastanın ayaklarını kaldırmasını söyledim.”

Erhuy: Yan taraftan patırtı duyduk, hemen dışarı çıktık


İddia makamı daha sonra görgü tanığı olarak Aydın Erhuy’u tanık kürsüsüne çağırdı.


Emekli bir öğretmen olduğunu belirten Erhuy, Erkan Çeliker’le arkadaş olduğunu ve 7 Ocak günü onu ziyaret etmek için eczaneye gittiğini söyledi.


Erhuy, olayın geçtiği gün eczanede oturduklarını ve yan taraftaki restorandan aniden ‘patırtı’ seslerinin geldiğini duyduklarını belirtti.


Erhuy, olayla ilgili bildiklerini mahkemeye şu şekilde anlattı:


“O gün yan taraftan patırtı sesleri duyunca hemen dışarıya çıktık. Bir çekişme, kargaşa vardı. Adının sonradan Erhan olduğunu öğrendiğim kişi ‘bırakın be yemek yiyeyim’ dedi ve sonra bir çekişme oldu. Ardından da bir başka kişinin yere düştüğünü gördüm. Hafızamda kalanlar sadece bunlar.”


Sanık Vasıf Kurbanov’un avukatı İlker Sertbay’ın tanık Aydın Erhuy’a ‘Söylediklerin doğru değil’ demesi üzerine Erhuy, “Ben sadece gördüğümü ve duyduklarımı anlattım” dedi.


Sanık Orçun Özorçun’un avukatı Doğa Zeki’nin ise “Ben iddia ediyorum ki sizin bu ifadenizi polis yazdı, sizde imzaladınız” demesi üzerine de Erhuy, “Kabul etmiyorum” yanıtını verdi.

Asımoğlu: Üçünden de şikayetçiyim; özellikle de Bulut Akacan’dan

banner9


Dünkü celsede iddia makamının dördüncü tanığı olan kürsüye çıkan Zeki Asımoğlu, sanıklar Bulut Akacan, Orçun Özorçun ve Vasıf Kurbanov’u tanıdığını söyledi.


7 Ocak gününde yaşadıklarından dolayı hayatının altüst olduğunu belirten Asımoğlu, “Psikolojim bozuldu, adapte sorunu yaşıyorum, üçünden de şikayetçiyim, özellikle de Bulut Akacan’dan şikâyetçiyim” dedi. Asımoğlu, 7 Ocak’ta çok ciddi bir şekilde darp edildiğini belirterek, darp sonucunda kafasının arkasında 8-10 cm aralığında bir yarığın oluştuğunu; beyin kanaması geçirdiğini; boynunda ve sağ kulağının arkasında ezilmeden dolayı şişliğin ve morlukların oluştuğunu; alt dişlerinden 4 tanesinin önden şekil değiştirdiğini; alt dudağının içinde ve dışında kesiklerin oluştuğunu; öndeki 2 dişinin üst tarafının kırıldığını; kulağının içindeki kristallerde oynamaların oluştuğunu ve aldığı darbeler sonucunda da hafızasında gelgitlerin olduğuna işaret etti.

“Gözümü hastanede açtım”


Zeki Asımoğlu, yaşadığı acı günü şu sözlerle anlattı:


“Erhan abiyi (Başay) çok eskiden beri tanırım. 7 Ocak günü, öğle saatlerinde Erhan abi beni aradı, bana ‘Foodforfit’e gel, yemek yerim’ dedi. Ben de gittim. Oraya vardığımda kahve söyledik ve sohbet etmek için dışarıya çıktık. Sonra Orçun bey geldi, Erhan abiye seslendi. Daha sonra da Bulut bey ile Vasıf bey geldi. Zaten her şey o anda başladı…


Bulut bey sinirli bir şekilde oturduğumuz masaya doğru geldi ve bir anda Erhan abiye küfretmeye başladı. O an bir anlam veremedim, çok şaşırmıştım. Bulut beyin küfretmesi üzerine Erhan abi de ‘Benimle doğru konuş, bana böyle konuşamazsın’ dedi. Sonra aniden ben daha bir şey anlayamadan ortalık karıştı. Bir itişme-kakışma oldu. Kavgayı ayırmak isterken yüzümde şiddetli bir ağrı hissettim. Ambulansla hastaneye nasıl gittim, ne ettim gerisini hiç hatırlamıyorum. Gözümü hastanede açtım.”

“Psikolojik olarak çöktüm”


İddia makamının ‘olayın ardından yaşadığınız sağlık sorunlarını anlatır mısınız?” sorusuna yanıt veren Asımoğlu, şöyle devam etti:


“Kafamda, yani başımın arkasında 8-10 cm arası bir yarılma oldu. Doktorlar bu yarığa zımba gibi bir tel çaktı. Darp yüzünden beynim de kanadı. Boynum ve kulağım ezildi ve şekil değiştirdi. Birçok morluk oluştu. Doktorlar, alt dudağımın içine ve dışına dikiş attılar. Darbe sonucunda alt dişlerimin 4 tanesi şekil değiştirdi, içeriye doğru kaçtı. Öndeki iki dişimin üst kısmı kırıldı. Çenemi kapatamıyordum, uzun bir süre sadece ‘puding’ ve ‘muhallebi’ gibi sıvımsı şeylerle beslendim. Çünkü dişlerimi uzunca bir süre kullanamadım.


Bir süre bazı şeyleri hatırlayamıyordum. Hafıza kaybı sorunu yaşadım. Ayrıca sürekli başım ağrıyordu ve başım dönüyordu. Dengemi kaybediyordum. Doktorlar kulak içindeki kristallerde oynamaların meydana geldiğini söyledi. Doktorlar beni taburcu ettikten sonra yaklaşık 1 ay evden çıkmamamı, istirahat etmemi ve kesinlikle yalnız kalmamamı tembihledi. Çünkü epilepsi geçirebilirmişim… Ben normalde yalnız yaşayan bir insanım ama doktorlar böyle deyince bir süre sahibi olduğum küçük butik otelde veya kendi evimde kaldım.


Bu olay yüzünden psikolojik olarak çöktüm. Beni gören herkes sürekli olarak ‘ne oldu, ne etti’ gibi sorular soruyor. Bu durum beni çok etkiledi. Ayrıca bu olayın ardından odaklanamama sorunu da yaşamaya başladım.

Şu an bile hâlâ ön dişlerimle bir elma bile yiyemiyorum. Üçünden de şikayetçiyim; özellikle de Bulut Akacan’dan şikayetçiyim…”

Avukatlar, Asımoğlu’nu sorguladı


İddia makamının tanığı Zeki Asımoğlu, mahkemede yaşadığı olayı anlattıktan sonra savunma avukatları Asımoğlu’nu çapraz sorguya aldı.


Sanık Vasıf Kubanov’un avukatı İlker Sertbay, sanıkların olay yerine kimseyi dövmek için gelmediğini iddia etmesi üzerine Asımoğlu, “Hayır, Erhan abiyi dövmek için geldiler” dedi.


Bulut Akacan’ın, korumalarına ‘Erhan’ı aşağıya indirin’ şeklinde bir talimat verdiğini duyup duymadığını soran Sertbay’a yanıt veren Asımoğlu, “yönlendirme var” yanıtını verdi.


Zeki Asımoğlu’nun bu sözü üzerine Sertbay, Asımoğlu’nun mahkemede doğruları söylemediğini iddia ederken, Asımoğlu, “Bana kavgayı ayırmamam için vurdular. ‘Yapmayın, etmeyin, ayıptır’ dememe rağmen önce beni ittiler, sonra da dövdüler” dedi.

“Haberci gazetesi iftira attı”


Sertbay’ın Asımoğlu’na, polise verdiği ifadeyle mahkemede anlattıklarının örtüşmediğini iddia etmesi üzerine Asımoğlu, “Ben darp edildim, dövüldüm. Doktor Erkan bey benim dilimi çıkarmasaydı, çoktan ölmüştüm ve insanlar cenazeme gelip gül koyacaklardı” dedi.


Sertbay’ın tanığa olaydan yaklaşık 20 gün sonra yurtdışına çıkış yaptığını öne sürmesi üzerine Asımoğlu, Rum tarafı dışında ilk 6 ay herhangi bir yere çıkış yapmadığını ifade etti.


Asımoğlu’nun bu sözü üzerine de Sertbay, “Sen olaydan 20 gün sonra Ukrayna’ya gittin” iddiasında bulundu. Asımoğlu da bu iddialara “Hayır çıkmadım. Bulut Akacan’ın sahibi olduğu Haberci gazetesi, Ukrayna’da ‘yasa dışı sanal bet’ yaptığıma yönelik iftira attı” yanıtını verdi.

“Kurbanov Akacan’ın komutuyla geldi”


Sanık Bulut Akacan’ın avukatı Kıvanç Rıza ise sanıklardan Orçun Özorçun’un kavgayı ayırmak için araya girdiğini öne sürerek, “Bulut senin ayağına doğru düşünce, Vasıf senin Bulut’a saldırdığını zannetti” iddiasında bulundu.


Asımoğlu ise bu iddiaya, böyle bir şeyin mümkün olmadığını, Kurbanov’un aksine Akacan’ın komutuyla geldiğini ve patronun gözüne girmek için kendisini darp ettiğini söyledi.


Sanık Orçun Özorçun’un avukatı Doğa Zeki’nin ise müvekkilin ne Başay’a ne de Asımoğlu’na karşı bir saldırıda bulunmadığını ve kimseyi darp etmediğini iddia etmesi üzerine Asımoğlu, Özorçun’un Başay’ı boynu ile boğazı arasındaki yerden sıkarak tuttuğunu belirtti.


Asımoğlu’nun bu sözleri üzerine ise Zeki, müvekkilinin olay gününde kavgayı ayırmaya çalışan tek kişi olduğunu öne sürdü, ancak Asımoğlu buna katılmadığını söyledi.

Ebeoğlu: Allah’tan ilk müdahale yapıldı


İddia makamı, Zeki Asımoğlu’ndan sonra tanık kürsüsüne Dr. Ahmet Ebeoğlu’nu çağırdı.


Ebeoğlu, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde Beyin Cerrahisi Bölümü’nde çalıştığını ve 7 Ocak’ta Zeki Asımoğlu’nu kendisinin tedavi ettiğini belirterek, 9 Ocak 2019 ve 22 Ocak 2019 tarihli raporları mahkemeye sundu.


Asımoğlu’nun hastaneye geldiğinde tam anlamıyla nerede olduğunun farkında olmadığını ifade eden Ebeoğlu, hastayı acilde kendisinin muayene ettiğini söyledi.


Ebeoğlu, hastayı muayene ettikten sonra tomografiye gönderdiğini belirterek, çıkan sonuçta Asımoğlu’nun beyninin sağ tarafında ince bir çizgi şeklinde kanamanın saptandığını dile getirdi.


Dil dönmesi durumlarında ilk 3-4 dakikanın beyinde kalıcı hasar oluşmaması için çok önemli olduğuna dikkat çeken Ebeoğlu, “Allah’tan ilk müdahale yapıldı” dedi.


Savunma avukatlarının sorularını da yanıtlayan Ebeoğlu, Asımoğlu’nun ‘şifa ile taburcu’ edildiğini söyledi.


Girne Ağır Ceza Mahkemesi heyeti ise duruşmayı kaldığı yerden devam edilmek üzere 7 Ekim tarihine tehir etti.


Mahkeme, 7 Ekim’den sonraki dava ile ilgili oturumların 10 ve 11 Ekim’de yapılmasına da karar verdi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner96