banner6

Dolandırıcılara para kaptırmayın!

banner37

Siber Güvenlik Uzmanı Topal, hiçbir polis ya da savcının vatandaşı telefonla arayarak para isteyemeyeceğine dikkat çekti ve farklı farklı kodu olan telefon numaralarından cep telefonuna bırakılan çağrılara geri dönülmesi halinde yüklü miktarda telefon faturası ile karşılaşılabileceğini, bazen de kişisel bilgilere erişim sağlanabileceğini söyledi. Topal, bu tür dolandırıcılıklara karşı vatandaşları dikkatli ve bilinçli olmaları konusunda uyardı:

Dolandırıcılara para kaptırmayın!
banner99

Eniz ORAKCIOĞLU

Ülkemizde son günlerde yurtdışı veya Türkiye hatlarını kullanarak, özellikle yaşlı kişileri arayan ve kendilerini savcı veya polis olarak tanıtan bazı kötü niyetli kimliği meçhul şahıs veya şahısların, söz konusu yaşlı/emekli kişileri yüksek meblağlarda dolandırdığı haberleri gündeme bomba gibi düştü.

Polis, son günlerde konuyla ilgili basın aracılığı ile vatandaşları bilgilendirerek, dolandırıcılara kanmamaları konusunda uyardı.

Polis, dolandırıcıların aradıkları kişilere, yürüttükleri soruşturmayı ileri sürerek, banka hesaplarındaki mevduatlarının güvende olmadığını, kendilerine verdikleri hesap numarasına mevduatların aktarılmasının sağlandığını ve paraların ilgili hesaplardan bu kötü niyetli şahıslar tarafından çekilmek suretiyle yaşlıların dolandırıldıklarının tespit edildiğini açıkladı.

Konu ile ilgili KIBRIS’a konuşan Siber Güvenlik Uzmanı Arda Topal, ne Türkiye’den, ne KKTC’den hiçbir savcı veya polisin, telefonla vatandaşı arayarak para istemeyeceğine dikkat çekti. Topal, eğer bir suç veya başka bir durum varsa, “kişi kaçmasın” diye polis veya savcının karar çıkararak, sessiz bir şekilde kişiye ulaştığını kaydetti.

Topal, dolandırıcılıkların önlenmesi konusunda vatandaşların bilinçli olmasının çok önem taşıdığını vurguladı.

 “Hiçbir savcı ve polis, sizi direkt arayarak para istemez”

Siber Güvenlik Uzmanı Arda Topal, yurtdışı veya Türkiye hatlarını kullanarak, özellikle yaşlı kişileri arayan ve kendilerini savcı veya polis olarak tanıtan kişilerin para temin etmesinin klasik dolandırıcılık olduğuna işaret ederek, bunun hukuktaki yerinin başkasının kimliğine bürünerek para temin etme olarak geçtiğini kaydetti.

Topal, son günlerde telefonla gerçekleşen bu dolandırıcılık yönteminin artmasının yanında bir de dijital ortamda farklı kimlikler oluşturularak, sahte kimlik göstermek suretiyle gerçekleştirilen dolandırıcılıklar olduğuna vurgu yaptı.

Ne Türkiye’den, ne KKTC’den hiçbir savcı veya polisin telefonla vatandaşı arayarak para istemeyeceğini söyleyen Topal, eğer bir suç veya başka bir durum varsa, “kişi kaçmasın” diye polis veya savcının karar çıkararak sessiz bir şekilde kişiye ulaştığını kaydetti.

Topal, vatandaşların bilinçli olmasının dolandırıcılıkları önleme konusunda çok önem taşıdığına dikkat çekti.

“Dijital dünya üzerinden dolandırıcılık da çok yaygın”

Yaygın olarak kullanılan ve sıkça rastladıkları diğer bir dolandırıcılık yönteminin ise dijital dünya içerisinde zararlı yazılımlarla para temin etme olduğunu vurgulayan Topal, şu sıralar en sık rastlanan zararlı yazılımlarda, dolandırıcıların, kripto para servislerinin ön yüzünü hackleyerek zararlı yazılım yerleştirdiklerini anlattı.

Topal, biraz para kazanma düşüncesinde olan ve ekonomik olarak zaten zor durumda olan vatandaşların, bu servislere girerek tıkladıklarında, dolandırıcıların, vatandaşların kişisel bilgilerini başka yere aktardıklarını belirtti.

Topal, ayrıca, sosyal medya üzerinden, fotoğraflara veya videolara yerleştirilen zararlı yazılımların da olduğuna işaret ederek, video ve fotoğraflara tıklandığında, zararlı yazılımın telefona veya bilgisayara yerleştiğini ve yine kişisel bilgilere ulaşabildiğini söyledi.

“Halk, bu konuda bilinçlenmeli”

Topal, bu tür dolandırıcılık ağlarını takip etmenin zor olduğunu anlatarak, “Dolandırıcılıkları önlemenin en önemli adımı, halkın bu konularda bilinçlenmesidir. Öte yandan KKTC, siber güvenlik alanında daha çok gelişmeli, kendimizi geliştirmeli, devletin de bu konuda danışmanları olmalıdır” şeklinde konuştu.

Devletin banka sistemleri üzerinde daha etkili olması gerektiğini ve devlet elinin bu sistemlerde daha güçlü olması gerektiğini belirten Topal, bu gibi durumlar için banka sistemlerinin daha çok denetlenmesi gerektiğini kaydetti.

Dolandırıcılar, değişik kodlu telefonlardan çağrı bırakıyorlar

Topal, şöyle devam etti:

“2000’li yılların başında telefon üzerinden oynanan bazı oyunlar vardı.

Oyunlarda sağa, sola gitme, zıplama gibi eylemler, telefon tuşlarından yapılıyordu.

Sizi ne kadar çok telefonda tutarlarsa, karşı tarafa para aktarılırdı.

Aynı şekilde 900’lü hatlar da aynı amaçlıydı.”

Farklı farklı kodu olan telefon numaralarından cep telefonuna bırakılan çağrı yöntemi ile gerçekleşen dolandırıcılıklara da dikkat çeken Topal, “Farklı kodu olan bu çağrılara geri dönüldüğünde, büyük ihtimalle Brüksel’e, ya da Kamboçya’da bir numaraya dönmüş olursunuz. Bunun sonucunda da size çok yüklü telefon faturası gelir. Bunun yanında da telefonun diğer tarafındaki kişiler, sosyal mühendislik yöntemini kullanarak, sözel olarak bilgilerinizi elde etmeye çalışarak, hesaplarınıza ulaşmayı denerler” dedi.

“Ülkemizde dolandırılan kişi sayısı çok”

banner134

Topal, ülkemizde gerek telefonla, gerek zararlı yazılımlarla dolandırılan çok kişi olduğunu vurgulayarak, sektörde oldukları için danışmanlık yaptıkları bu tarz vakaların çok fazla olduğunu kaydetti.

Ülkemizde bu dolandırıcılık olaylarının çok fazla duyulmadığını çünkü küçük bir ada ülkesi olmamızdan dolayı vatandaşlarda rezil olma ve dışlanma kaygısı olduğunun altını çizen Topal, vatandaşların bu gibi olayları bu nedenlerle dillendirilmediğine dikkat çekti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104