Domates üreticisi kan ağlıyor

banner37

Tüccarın düşük fiyata aldığı kaliteli domatesi Güney Kıbrıs’a satıp, daha kalitesiz olanları yüksek fiyata ve az miktarda iç piyasaya sürdüğünü iddia eden domates üreticileri, ayrıca tüccarın bu yöntemle Türkiye’den düşük fiyata domates ithalinin önünü açarak kârına kâr kattığı görüşünde

Domates üreticisi kan ağlıyor
banner90
banner99

“YERLİ ÜRETİM ÖNEMSENMİYOR”… Onca sıkıntıya rağmen üretimden vazgeçmediklerini, ilaç, su, gübre gibi girdi maliyetlerinin bellerini büktüğünü belirten domates üreticileri, ürünlerini düşük fiyata almaya çalışan tüccara domateslerini satmamaları halinde ise ürünün ellerinde kaldığını vurguluyor. Devletin yerli üretimi önemsemediğini savunan domates üretici, teşvik ve sigortadan faydalanamadıklarını iddia ediyor.

TEPEBAŞILI ÜRETİCİLER SIKINTILI… Ülkenin en büyük domates üretim merkezi olan Tepebaşılı üreticiler, en önemli sorunlarından birinin de su ve elektrik olduğunu belirtiyor. Bahçelerini bölgedeki kuyulardan suladıklarını ancak son yıllarda kuyulardaki su seviyesinin çok düştüğünü vurgulayan domates üreticileri, üretim alanında yıllardır elektriklerinin olmadığının altını çizdi. Bunun için gereken projeyi hazırlayıp, Elektrik Kurumu’na 8 bin 500 TL’lik ödemeyi de yaptıklarını anlatan üreticiler, buna karşın halen 4 günde bir mazot parası ödediklerini belirtti.

Ahmet UÇAR

   Ülkenin en büyük domates üretim merkezi olan Tepebaşılı üreticiler, tüm sıkıntılara rağmen yıllardır üretim yapmaktan vazgeçmediklerini ancak artık dayanacak güçlerinin kalmadığını belirtti.

   Yıllardır, bin bir güçlükle yetiştirdikleri domateslerini kendilerinden düşük fiyata alan tüccarın kaliteli olan ürünleri seçerek Güney Kıbrıs’a sattığını, iç piyasaya ise daha kalitesiz olanları sürdüğünü yüksek kâr etmek için ise az miktarda sürdüğü iddiasında bulunan domates üreticileri, buna ek olarak da Türkiye’den domates ihracatına izin verilmesini sağlayarak, düşük fiyata getirdikleri bu domatesleri de daha yüksek fiyata yine Güney Kıbrıs’a veya iç piyasaya sattığını ileri sürdü.

   Domates üreticilerinin yaşadığı bir diğer sorun ise gereken teşvikten ve sigortadan yararlanamıyor olmaları. Domates sulu ziraat içerisinde yer aldığı için sigorta kapsamına girmediğini belirten üreticiler, herhangi bir doğal afet durumunda da zararlarının karşılanmadığını iddia etti.

   Tepebaşılı üreticiler, en önemli sorunlarından birinin de su ve elektrik olduğunu belirtiyor. Bahçelerini bölgedeki kuyulardan suladıklarını ancak son yıllarda kuyulardaki su seviyesinin çok düştüğünü vurgulayan domates üreticileri, üretim alanında yıllardır elektriklerinin olmadığının altını çizdi. Bunun için gereken projeyi hazırlayıp, Elektrik Kurumu’na 8 bin 500 TL’lik ödemeyi de yaptıklarını anlatan üreticiler, buna karşın halen 4 günde bir mazot parası ödediklerini belirtti.

Kararlı: Üreticiyi eziyorlar

   Tepebaşı Muhtarı ve domates üreticisi Necati Kararlı, domates üretimindeki en büyük sorunun ilaç faktörü olduğunu belirterek, ilaçların girdi maliyetlerinin oldukça pahalı olduğunu kaydetti.

   Üretimin çocuktan daha çok ilgi isteyen bir iş olduğunu dile getiren Kararlı, “Domateslerle bir gün ilgilenmezsen, ilaçlarını da aksatırsan ertesi gün kelebekler, kurtlar ürünlerini yer. Bir tane meyve kesemezsin. Bir gün hata yaparsan meyvelerin kurtlanır. Yani bizim için en önemli ve maliyetli unsur ilaç” şeklinde konuştu.

   Kararlı, domates üreticilerinin yaşadığı bir diğer büyük sorunun ise yerli üretimin devre dışı bırakılarak domates ithalatı olduğunu dile getirerek, bazı tüccarların domates üreticilerinden ucuza aldığı domatesleri piyasaya pahalıya sattığını ve ülkede domates kalmadığını iddia ederek Türkiye’den ucuza ithal ettiği domatesleri de yüksek fiyattan satarak ülkedeki domates üreticilerini zora soktuğunu vurguladı.

   Güney Kıbrıs’taki domates fiyatlarının Kuzey’e oranla iki kat daha pahalı olduğunu bildiren Kararlı, Güney Kıbrıs’a kaçak yollarla domates satıldığını ve böylece Kuzey Kıbrıs piyasasında yine domates eksikliği yaşandığını anlattı.

   Bazı tüccarların kaliteli domatesleri özel olarak seçtirerek Güney Kıbrıs’a gönderdiğini, ülke piyasasında ise daha kötü durumdaki domateslerin kaldığını söyleyen Kararlı, böylece hem ülkede domates kalmadığını hem de kalan domateslerin kötü durumda olması nedeniyle vatandaşların tepki gösterdiğini ifade etti.

   Kararlı, “Tüccar üreticilerden kasa kasa aldığı domatesleri işçilerine tekrar seçtirir. İyi olanları ayırır ve Güney’e yollar. Seçilmeyen kötü durumdaki domatesleri ise marketlere satar. Bu defa da halk ‘Hiç domatesimiz yok’ diye bağırır” dedi.

   Güney Kıbrıs’taki domateslerdeki bu pahalılığın henüz 1 haftalık bir süreç olduğuna işaret eden Kararlı, bu yüzden Güney’den taleplerin gelmeye başladığını ifade etti.

   Kararlı, Kuzey’de üretilen kaliteli domateslerin yanı sıra Türkiye’den getirilen domateslerin de Güney’e geçirildiğini iddia ederek, tüccarların kısa yoldan para elde etmek için girişimlerde bulunduğunu ancak ülkedeki domates üreticilerini ezdiğini bildirdi.

   Geçmiş dönemlerde Türkiye’den askerî birliklere dağıtılması amacıyla ucuza getirilen domateslerin iç piyasaya sürüldüğünü anımsatan Kararlı, bu nedenle de ülkedeki domates üreticilerinin emeklerinin hiçe sayıldığını hatırlattı.

   Kararlı, domates üreticilerinin pandemi süreciyle birlikte hizmet sektörünün kapanmasıyla daha da zor duruma girdiğini ifade ederek, “Geçtiğimiz günlerde Sayın Tarım Bakanı Dursun Oğuz ile bir araya geldik. ‘Bizim üreticilerimiz üretim yapabilmek için bu kadar ay emek sarf ediyor, biz bu insanları bir günde ezemeyiz’ dedi. Biz de üreticiler olarak Bakanın yanında olduk. ‘Biz yüksek fiyat istemiyoruz, 5 TL’ye satalım ama sürekli satalım’ dedik. Bu bir günlük bir iş değil. Bazı tüccarlar bugün bize gelerek 6- 7 TL teklif etti, biz kabul etmedik” dedi.

   Kararlı, Tarım Bakanı Dursun Oğuz ile askeri birliklere gönderilmek üzere Türkiye’den getirilen ürünlerin iç piyasaya dağıtılması sorunun önüne geçilmesi üzerinde de konuştuklarını söyleyerek, Türkiye’den ithal edilen domateslerin 25 ton ile sınırlandırıldığını bildirdi.

Mürsel Çakır: İlaç maliyetleri çok yüksek

   Tepebaşılı domates üreticisi Mürsel Çakır, 40 senedir domates üreticiliği yaptığını belirterek, domatesin maliyetinin çok fazla olduğunu ve 1 kilo domatesin maliyetinin 3 TL 80 kuruş olduğunu kaydetti.

   Çakır, Tarım Bakanı Dursun Oğuz ile görüştüklerini dile getirerek, domateslerin satış fiyatının 5 TL şeklinde kararlaştırıldığını ifade etti.

   Domates üreticilerinin birçok sorunu olduğuna işaret eden Çakır, bu sorunları su, elektrik, sigorta, teşvik, ithalat olarak sıraladı.

   Çakır, üreticilerin su ihtiyaçlarını su kuyularından giderdiğini anımsatarak, son yıllarda yağışların düşmesi nedeniyle üreticilerin su problemi yaşadıklarını söyledi.

   Tarım Bakanı Dursun Oğuz’un üreticilerin yanında olduğunu, aynı zamanda tüketicileri de düşündüğünü dile getiren Çakır, bu fiyatın 9 – 10 sene önceki rakam olmasına rağmen domates fiyatlarını 5 TL ile sınırladıklarını ve Bakanın da bunu onayladığını bildirdi.

   Çakır, 50 dönümlük arazi için harcadığı paranın 550 bin TL civarında olduğunu belirterek, domates üreticiliğinin çok masraflı bir iş olduğunu kaydetti.

   Bu maliyetleri akaryakıt, ilaçlar, işçilik gibi unsurların artırdığının altını çizen Çakır, 300 miligramlık ilacın 350 TL civarında olduğunu söyledi.

   Çakır, 30 TL gibi düşük fiyatlarda da ilaçların olduğunu dile getirerek, “Ama biz 30 TL’lik ilaç kullanırsak, bu domatesleri halka yediremeyiz, onları zehirleriz. 1 haftada 15 bin TL ilaç parası veriyorum” şeklinde konuştu.

   Tepebaşı’ndaki domates üreticilerinin bir diğer en büyük sorununun ise elektriksizlik olduğuna vurgu yapan Çakır, gereken projeleri hazırlamalarına ve Elektrik Kurumu’na 8 bin 500 TL para ile birlikte sunulmasına rağmen tarlaların olduğu bölgeye bir türlü elektrik gelmediğini, üreticilerin elektrik ihtiyaçlarını jeneratörlerle karşılamaya çalıştığını ifade etti.

   Her yıl yaklaşık 100 bin TL tutarında devlete vergi ödediğini söyleyen Çakır, yetkililerin üreticilere teşvik olması adına bir defalığına bölgedeki elektrik sorunu için gereken girişimlerde bulunmadığından yakındı.

   Çakır, Kuzey Kıbrıs’ın domates ihtiyacının büyük bir kısmını Tepebaşı domates üreticilerinin karşıladığını dile getirerek, devletin bu bölgeye elektrik sağlaması gerektiğini ancak böyle bir adımın şimdiye kadar söz konusu olmadığını anlattı.

   Her iktidarın yönetime gelirken bu sorunun çözüleceği yönünde üreticilere belli sözler verdiğini açıklayan Çakır, şimdiye kadar hiçbirinin sözlerini tutmadığına dikkat çekti.

Bedrettin Çakır: Zor şartlarda üretim yapıyoruz

   Domates üretici Bedrettin Çakır, domates üretimi konusunda en büyük sorunun dövizin yükselmesi olduğunu belirterek, geçen sene 200 TL’ye satılan ilaçların bu sene 350 TL’ye yükseldiğini kaydetti.

   Domatesin kilosunun ise 3 TL 80 kuruş olduğunu bildiren Çakır, üreticilerin tüccarlara 5 TL’ye satılan bu domateslerden sadece 1 TL kâr ettiğini ifade etti.

   Çakır, üretim yaptıkları bölgede elektriklerinin olmadığından şikayet ederek, bu nedenle 1950-1960 model jeneratör makineleri kullandıklarını ve bu yüzden yüksek düzeylerde akaryakıt paraları ödediklerini vurguladı.

   Ayda 15- 20 bin TL akaryakıt, haftada 20 bin TL ilaç parası ödediklerine işaret eden Çakır, bunun yanında kendileriyle birlikte çalışan işçilerin sigortalarını da ödedikleri söyleyerek maliyetli bir üretim faaliyetinde bulunduklarına dikkat çekti.

   Dört günde bir jeneratörlere bin 500 TL mazot parası verdiklerini de anımsatan Çakır, gereken desteği görmediklerini savundu.

   Çakır, bazı tüccarların ucuza domates getirip bu getirdikleri domatesleri pahalıya satarak kısa yoldan para kazanmaya çalıştığının altını çizerek, böylece yıllardır bu işin içerisinde olan üreticilerin sıkıntılar yaşamasına yol açıldığını anlattı.

   Ülkede gerçek anlamda kaliteli domates üreten üreticilerin bulunduğuna dikkat çeken Çakır, buna rağmen ülkeye domates ithal edilmesinin doğru olmadığına vurgu yaptı.

   Çakır, domates üreticilerine devlet tarafından hiçbir teşvikin verilmediğini ve sigortaların devlet üretimini karşılamadığını bildirerek, hem zor şartlarda üretim yaptıklarını hem de herhangi bir doğal afette tüm emeklerinin boşa gidebileceğini savundu.

   Güney Kıbrıs’ta domates fiyatlarının arttığını anlatan Çakır, bunun sonucunda iç piyasada bulunan kaliteli domateslerin Güney’e kaçırıldığını iddia etti.

   Çakır, domates üreticilerinin yıllardır aynı sıkıntıları yaşamasıyla birlikte pandemi sürecinde daha da çıkmaza girdiklerine vurgu yaparak, hizmet sektörü olan otellerin, restoranların, kafelerin kapanması üzerine satış yapmakta zorluk çektiklerini dile getirdi.

   Kuru ziraatta, serada, patateste belli bir sigorta güvencesinin olduğunu belirten Çakır, domates gibi açık sulu ziraatta sigortanın olmadığını bildirdi.

   Çakır, üretim aşamasında birçok işlemin elektrik gerektirdiğini dile getirerek, “Her şey elektriğe bağlı ama burada elektrik yok. Sürekli mazot parası vermenin yanında bu motorlar sürekli bozuluyor. Eski makinelerle iş yapıyoruz. Gençler bu sorunlardan dolayı üretimden uzaklaşıyor. Yerli üretimden bahsedip duruyorlar ama yerli üretime önem vermiyorlar. Biz zor şartlarda üretim yapıyoruz, yetkililere çağrımız bizi desteklemeleri” dedi.

YORUM EKLE
YORUMLAR
İlham akal
İlham akal - 2 hafta Önce

Pazarlarda domates satan esnafın hepsimi domatesi tüccardan alıyor. Sanmıyorum. Kendi domatesinide pazarda satan esnaf pahalıya satıyor.

banner140
SIRADAKİ HABER

banner75