banner6

Dönüşümlü Başkanlık kolay elde edilir mi?

banner37

Dönüşümlü başkanlık konusu, uzun yıllardır Kıbrıs müzakerelerinin en önemli konularından birini oluşturuyor. Annan Planı’ndan bu yana dönüşümlü başkanlık, Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliği için “olmazsa olmaz” bir unsur olarak kabul ediliyor.

Dönüşümlü Başkanlık kolay elde edilir mi?
banner99

Emine Davut YİTMEN

Rum tarafının da Annan Planı ve daha sonraki dönemlerde kabul edip, üzerinde uzlaşıya vardığı dönüşümlü başkanlık, şu anda Rum tarafınca en son aşamada pazarlık unsuru olarak kullanılmak istenen bir noktaya getirildi.

Rum tarafının her ne kadar dönüşümü başkanlık konusunu sözlü olarak kabul ettiği siyasi çevrelerce konuşuluyorsa da, bu konuda henüz elle tutulur bir uzlaşıya varılamadı.

Dönüşümlü başkanlık kırmızıçizgi

Türk tarafı için dönüşümlü başkanlık “kırmızıçizgi” olarak ortada duruyor. Siyasi eşitlik, federal devletin içerisindeki tüm birimlerde Kıbrıslı Türklerin, Kıbrıslı Rumlarla eşit sayıda veya sayı eşit değilse etkin katılım olanağını taşıyarak yer almaları mantığına dayanıyor.

Türk tarafı, siyasi eşitlik kavramını, karar alma mekanizmalarına katılım ve dönüşümlü başkanlıkla bağdaştırırken, Rum tarafı, bunların bağlantılı olmasını anlamlı bulmuyor.

banner134

Rum tarafına göre, siyasi eşitlik için dönüşümlü başkanlığa gerek yok. Siyasi eşitliğin, federal düzeyde karar alma süreçlerine etkin katılımla olabileceğini ve söz konusu etkin katılımın da yürütme yetkisi düzeyinde varılan uzlaşılarla sağlandığı düşüncesini ortaya koyuyor.

Rum Sözcü Nikos Hristodulidis, son yaptığı açıklamada, siyasi eşitlik için dönüşümlü başkanlığın gerekli olmadığını belirtmişti. Bu noktada CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman ise sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımda,  bir Türkün asla başkan olmayacağı bir sistemde nasıl siyasi eşitlikten bahsedileceğini sormuştu.

Bakanlar Kurulu’nun oluşumunda 7:4 oranı kabul edildi

Yürütme düzeyinde ise Mont Pelerin’de gerçekleştirilen ilk tur görüşmelerde, Rum tarafının Bakanlar Kurulu’nun oluşumunda 7:4 oranını kabul etmesiyle, federal yürütmenin oluşumunda ve her toplumdan gelen en az 1 üyenin olumlu oyunu içerecek şekilde karar alınmasında uzlaşıya varıldı. Bu mutabakatın, 1960 (7:3) ve Annan Planı (4:2) düzenlemelerinden daha ileride olduğu vurgulanıyor.

Türk tarafı, ağırlıklı ve çapraz oylamanın, sadece federal seviyedeki başkanlık seçimlerinde geçerli olup, kurucu devletlerin kendi seçimlerinde hiçbir şekilde herhangi bir oranda ağırlıklı oy kullanılmasının söz konusu olmadığını belirtiyor.

1960 Anayasası’nda, Başkan ve Başkan Yardımcısı’nın sadece dışişleri, savunma ve güvenlik alanlarındaki Bakanlar Kurulu kararlarını veto etme hakkı bulunduğu hatırlatılarak, yeni federal yapıda, bu üç alanda karar alınabilmesi için Başkan ve Başkan Yardımcısı’nın birlikte onayının olması isteniyor. Ayrıca ortak karar aranan bu konular dışındaki diğer Bakanlar Kurulu kararlarının, Başkan ve Başkan Yardımcısı tarafından gerekli bulunması halinde iptal edilerek, yerine başka karar alma yetkileri olması öngörülüyor.

Kıbrıs Türk tarafı ayrıca, 1960 Anayasası’nda olduğu gibi, Başkan ve Başkan Yardımcısı’nın Bakanlar Kurulu’nun herhangi bir konudaki kararını ayrı ayrı geri gönderme hakkına sahip olmaları ve tüm kararları birlikte imzalayarak yürürlüğe koymaları gerektiğini ortaya koyuyor.

Türk tarafında, kuvvetler ayrılığı olan bir başkanlık sisteminde, yürütme erkinin yasama erkinin üst organının bir kararını veto etme yetkisi bulunmasının öngörülemeyeceği düşüncesi yer alıyor. Bununla birlikte, yönetim erkleri üzerinde ‘denetim ve denge’ mekanizmalarının kurulmasının önemine dikkat çekilerek, Başkan ve Başkan Yardımcısı’nın Federal Parlamento’nun alacağı bir kararı tekrardan değerlendirilmek üzere geri gönderme veya Yüksek Mahkeme’ye gönderme yetkisi bulunacağı aktarılıyor.

Kıbrıs Türk tarafı ayrıca, tüm Bakanlar Kurulu kararlarının Başkan ve Başkan Yardımcısı’nın birlikte imzalanarak yürürlüğe girmesini savunuyor. Böylece kararlarda mutlaka Kıbrıslı Türk Başkan veya Başkan Yardımcısı’nın olumlu görüşü alınmış olacağını düşünüyor. Türk tarafınca, pratikte aynı sonucu doğuracak, bir şekilde ‘veto’ yerine, ‘onay’ mekanizması öngörülüyor.

Dönüşümlü Başkanlık Annan Planı’ndan sonraki müzakerelerde de kabul edildi

Siyasi gözlemciler, Türk tarafının, herhangi bir Kıbrıslı Türk’ün devlet yapısının en üst makamında belirli bir süre görev yapmasına imkân vermeyen federal bir devlete katılmaya ikna edilmesinin zor olduğuna dikkat çekiyor.

Annan Planı’nın son şeklinde yürütme organının altı üyesi (4 Kıbrıslı Rum ve 2 Kıbrıslı Türk) olan bir konsey içermesi önerilmekteydi. Bu üyelerden ikisi, beş yıllık görev süresi olacak olan bu konseyin başkanlığını dönüşümlü olarak yapacaktı. Kıbrıslı Rum, söz konusu görev süresinin üçte ikisinde (kırk ay), Kıbrıslı Türk ise üçte birinde (yirmi ay) başkanlık yapacaktı. Tassos Papadopoulos, federal konsey temelinde dönüşümlü başkanlığa karşı çıkmamıştı.

İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Rum Yönetimi Eski Başkanı Dimitris Hristofyas döneminde yürütülen müzakerelerde, dönüşümlü başkanlık ve ağırlıklı çapraz oy konusunda uzlaşı bulunuyordu. İki lider arasında yürütülen müzakerelerde, Federal Konsey’den vazgeçilerek, Başkanlık sistemiyle ilgili bir yakınlaşma elde edildi. Başkanlığın dönüşümlü olarak yapılması noktasında ise Başkanlık seçiminde ağırlıklı çapraz oy üzerinde fikir birliğine varıldı.

Rum lider Nikos Anastasiadis ise EDEK, DIKO, Yeşiller ve Dayanışma Hareketi’ni memnun etmek için dönüşümlü başkanlıkla ilgili kabulünü geri çekerek, sona doğru pazarlıkta elinde önemli bir kart olarak tutmak istediği düşünülüyor.

Annan Planı’nda dönüşümlü başkanlık

Annan Planı’nda, Başkanlık Konseyi, Başkan ve Başkan Yardımcılığı makamlarının üyeleri arasında rotasyonunu kararlaştırılmıştı. Başkanlık Konseyi, aksine karar almadıkça, aynı kurucu devletten gelmeyen iki üyesini, her yirmi ayda bir rotasyona tabi olacak şekilde Konsey Başkanlığı ve Başkan Yardımcılığı makamlarına seçecekti.

Madde 5: Federal Hükümet

2 (d) Başkanlık Konseyi, aksine karar almadıkça, aynı Kurucu Devletten gelmeyen iki üyesini, her yirmi ayda bir rotasyona tabi olacak şekilde Konsey Başkanlığı ve Başkan Yardımcılığı makamlarına seçer. Her dönemde ilk Başkan nüfusu daha fazla olan Kurucu Devletten gelen üye olur. Başkan ve onun yokluğunda veya geçici olarak görevini yerine getirememesi halinde Başkan Yardımcısı, Devlet Başkanı ve Hükümet Başkanı olarak Konseyi temsil eder. Başkan Yardımcısı Avrupa Birliği Konsey toplantılarında Başkan’a eşlik eder. Başkan ve Başkan Yardımcısı Konsey içinde belirleyici oy hakkı veya başka şekilde arttırılmış yetkiler kullanamazlar.

Madde 7 Geçici Federal ve Kurucu Devlet Kurumları

1. Federal kurumlar, Kuruluş Anlaşmasının yürürlüğe girmesiyle mevcudiyet kazanır ve geçiş dönemi boyunca işlerlikleri gelişir.

2. Kurucu Devletin geçici yasama, yürütme ve yargı kurumları Kuruluş Anlaşması yürürlüğe girdiğinde Kıbrıs Sorununun Kapsamlı Çözümüne uygun şekilde tesis edilmiş olurlar. Federal düzeyde, Devlet Başkanlığı makamı bir Eş-Başkanlığa tevcih edilir. Federal Hükümet altı üyeli (üçü Kıbrıslı Rum, üçü Kıbrıslı Türk) bir Bakanlar Kurulundan oluşur. Her bir Kurucu Devlet parlamentosundan gelen temsilciler, geçici Federal Parlamento (24 Kıbrıslı Rum, 24 Kıbrıslı Türk) ve Avrupa Parlamentosu’nda (dört Kıbrıslı Rum, iki Kıbrıslı Türk) yer alırlar.

3. Kurucu Devlet, Federal Devlet ve Avrupa Birliği düzeyinde genel seçimler 13 Haziran 2004 tarihinde yapılır. Seçimlerin ardından, Kurucu Devlet ve Federal Hükümet düzenli işleyişine kavuşur, bununla birlikte federal düzeydeki Başkanlık ve Başkan Yardımcılığı makamları Başkanlık Konseyi’nin ilk döneminde her 10 ayda bir rotasyona tabi tutulur.

Madde 27: Konsey Başkanı ve Başkan Yardımcısı

1. Konsey, Başkan ve Başkan Yardımcılığı makamlarının üyeleri arasında rotasyonunu kararlaştırır. Konsey’in oy hakkına sahip üyeleri aksini oybirliğiyle kararlaştırmadıkça, aşağıdaki düzenlemeler uygulanır:

a) Konseyin iki üyesi aynı Kurucu Devletin mensubu olmamak kaydıyla, konsey tarafından tek bir listeden seçilir.

b) Bu üyeler Konsey Başkanlığı ve Başkan Yardımcılığı görevini her yirmi takvim ayında dönüşümlü olarak üstlenirler. Her dönemde Konsey’in ilk başkanı, nüfusu daha kalabalık kurucu devletten gelen üye olacaktır

 

 

Güncelleme Tarihi: 08 Şubat 2017, 10:39
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner104