Dört özgürlük: Henüz yüzde yüz mutabakat yok

banner37

Kıbrıs'ta olası bir çözümle birlikte Türk vatandaşlarının "Dört  Özgürlük"ten faydalanması ile ilgili Ada'daki taraflar arasında 2010'da varılan mutabakatın aynen devam ettiği ancak henüz yüzde yüz bir görüş birliği sağlanamadığı bildirildi.

Dört özgürlük: Henüz yüzde yüz mutabakat yok
banner90
banner99

Osman KALFAOĞLU

Kişiler, mallar, hizmetler ve sermayenin AB ülkeleri arasından serbestçe dolaşımını sağlayan "Dört Özgürlükler"in Türkiye vatandaşları için de geçerli olması, 2'inci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Kıbrıs Cumhuriyeti eski başkanlarından Dimitris Hristofias arasında yapılan müzakerelerde, Kıbrıs Rum tarafınca prensipte kabul edilmişti

Müzakere sürecine yakın bir kaynak, taraflar arasında dört özgürlükler konusunda fikir birliği olduğunu, görüşmelerin detaylar üzerinde devam ettiğini ifade etti.

Anlaşma sağlandığı takdirde, Ada'daki Türk-Yunan dengesi ile ilgili parametre gözetilerek söz konusu ülkelerin vatandaşlarına eşit muamele yapılacak. Ancak, yerleşim ve vatandaşlık hakkının bazı sınırlamalara tabi olması tartışılıyor.

2010'daki yakınlaşma ve koşullar

29 Ocak 2010 tarihli yakınlaşma belgesinde, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafının dört özgürlükler konusunda vardığı yakınlaşma bazı koşullara bağlanmıştı.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel eski temsilcisi Alexander Downer, taraflar arasında sağlanan yakınlaşmalar ve görüş ayrılıklarını kayda geçirdiği "Yakınlaşmalar 2008-2012" isimli belgede, söz konusu yakınlaşma ile ilgili şu bilgiler yer alıyor:

- Kıbrıs Rum tarafı, Türkiye vatandaşlarının dört özgürlüğe sahip olmasını "öncelikle Yunanistan'a danışılması" koşuluyla, prensipte kabul etti.

- Buna ek olarak dönemim liderleri, Kıbrıs'taki BM İyi Niyet Misyonu aracılığıyla AB'nin Dört Özgürlük konusunu kendisine ne şekilde uyarlayacağını belirlemesi için AB'ye başvurma konusunda anlaştı. 

- Dört Özgürlükler, Ada'da iki toplum arasındaki demografik oranı bozmayacak şekilde uygulanacak ve tüm maddeler, Türkiye vatandaşları ve adanın kuzeyinde ikamet eden Türkiyeli göçmenler konularında anlaşmaya varılması halinde geçerli olacak.

Vatandaşlıkta "4'e 1" oranı

Dört özgürlükten faydalanıp daha sonra vatandaşlık hakkı elde edenlere, adadaki nüfus dengesini bozmayacak şekilde vatandaşlık verilmesi konusunda, yüzde yüz olmasa da taraflar arasında bir görüş birliği sağlandığı ifade ediliyor.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanı Nikos Anastasiadis, Kıbrıs'taki nüfus dengesinin, 220 bin Kıbrıslı Türk'e karşın 800 bin Kıbrıslı Rum üzerine kurulması konusunda görüş birliğine varmıştı. Bu durum kayıtlara "4'e 1" oranı olarak geçmişti. Liderler ayrıca tüm KKTC vatandaşlarının, çözümle birlikte birleşik Kıbrıs vatandaşı olması konusunda görüş birliğine varmıştı.

Akıncı'nın "4'e 1" oranına yanıtı

Cumhurbaşkanı Akıncı, Eylül 2016'da yayımlanan bir röportajında, "4'e 1" oranıyla ilgili bir soruyu şu şekilde yanıtlamıştı:

"Konuşulan oran, şu andaki Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum vatandaşları ile ilgilidir ve 220 bine ile 800 bin rakamlarının matematiksel ifadesidir. Nüfusun sabitleneceği ve Kıbrıslı Türklerin eriyip yok olacağı yönündeki demeç ve köşe yazılarını gerçekten hayretle okuyorum. İnanılabilecek gibi değil. Ortada çok büyük bir çarpıtma, çok insafsız bir propaganda var.

banner134
Nüfusun sabitlenmesi kesinlikle söz konusu değil. Burada gözetilen temel prensip, nüfusun hem güney Rum hem de Türk Kurucu Devletleri’nin nüfusunun suni bir şekilde, doğal nüfus artış hızının dışında maksatlı ve yapay olarak şişirilmemesidir. Bu hassasiyet zaten Kıbrıs Türk halkının da ortak hassasiyetidir. Kıbrıs Türk halkı bu topraklarda kendi kültür ve kimliğiyle güçlenerek güven içinde yaşamak istiyor."

4 özgürlük çerçevesinde vatandaşlık

Kıbrıs'ta Dört Özgürlükler altında bir süre yaşadıktan sonra vatandaşlık elde edecek Türk vatandaşı sayısının, Ada'daki nüfus dengesini bozmayacak şekilde olacağı ile ilgili taraflar arasında bir yakınlaşma mevcut.

Edinilen bilgiye göre Kıbrıs Rum tarafı, sadece vatandaşlığın değil, daimi ikamet hakkının da nüfus oranının bozmayacak şekilde verilmesini istiyor. Diğer yandan Başbakan Binali Yıldırım'ın, Türk vatandaşlarına dört özgürlük talep ettiği açıklamanın, 'Türkiye'nin kendi vatandaşlarında her hangi bir ikamet sınırlaması istemediği' mesajı içerdiği yorumları da mevcut.

Olası bir çözümün ardından biri AB ülkelerinden, diğeri ise üçüncü ülkelerden olmak üzere Kıbrıs'ın iki türlü göç alacağı tahmin ediliyor. AB vatandaşları, Ada'ya vizesiz gelip sadece kayıt yaptırarak ikamet edebilecek. Aynı uygulaman, bazı sınırlamalarla birlikte Türkiye vatandaşları için de geçerli olacak. 3'üncü ülkelerden Kıbrıs'a yerleşebilmek için izin gerekecek.

Yerleşimde denge

Müzakerelerde, özgürlüklerle ilgili taraflar arasında bir sistem oluşturulmaya çalışılıyor. Buna göre bir miktar Türkiye vatandaşı, herhangi bir izne tabi olmadan Kıbrıs'a gelip yerleşebilecek. Bununla ilgili bir de kontenjan olması, bunun da adadaki nüfus dengesi (şimdilik "4'e 1" oranı) baz alınarak uygulanması düşünülüyor. Örneğin Kıbrıs'ta 20 bin Yunanlı ikamet ediyorsa, 5 bin Türkiye vatandaşı izne tabi olmadan Kıbrıs'a yerleşebilecek. Bunun için sadece bildirim yapmaları yetecek. Kontenjanın dolmasının ardından iş gücü ihtiyacı doğması halinde nüfus dengesini bozmayacak sayıda Türk vatandaşı, Kıbrıs'a ön izinle gelip yerleşebilecek. Bunun, KKTC'ye getirilen yabancı işçiler için geliştirilen mevcut uygulamanın bir benzeri olması düşünülüyor.

Sınır olmadan dolaşım hakkı

Diğer yandan Kıbrıs Türk tarafı, bireylerin AB içerisinde serbest dolaşımı ile ilgili hakkın Türkiye vatandaşlarına herhangi bir sınır olmadan tanınmasını talep ediliyor.

Bireylerin serbest dolaşımı ile ilgili özgürlüğün Kıbrıs ile sınırlı olacağı ve diğer AB ülkeleri için uygulanmayacağı ifade ediliyor. Kaynağımız bu konuda "Nasıl ki Türkiye vatandaşları Yunanistan'a giriş kapısında 3 aylık vize alarak girebiliyor, bunun aynısı Kıbrıs için de uygulanacak" ifadelerini kullandı.

Sermaye, mallar ve servisler

Türkiye sermayesinin Dört Özgürlükler çerçevesinde Kıbrıs'a serbest bir şekilde girmesiyle ilgili bir sıkıntı olmadığı belirtilirken, Türkiye'de sağlanan hizmetlerin aynı haktan yararlanması için AB standartlarında olması gerektiğinin altı çizildi. 

"Mallarla ilgili Türkiye-AB gümrük birliği dışında kalan ürünler var et ve süt ürünleri gibi. AB bunlar için bir genişletme süreci başlattı. 'Kıbrıs'a kısıtlı olarak söz konusu mallar girebilir' şeklinde bir düzenleme yapılacak" deniliyor.

Kaynağımız, Dört Özgürlük konusunun fazla büyütüldüğünü ve bu konuda bir uzlaşıya varmanın mümkün olduğunu söylerken AB'nin nasıl bir tavır alacağı merak konusu. Bununla ilgili görüştüğümüz yabancı bir diplomat, "Türkiye vatandaşlarına tanınacak Dört Özgürlük Kıbrıs ile sınırlı olacaksa AB'nin buna bir itirazı olacağını sanmıyorum" dedi. 

 

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 07 Şubat 2017, 15:37
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75