banner6

Dört özgürlükler garantilerde pazarlık unsuru mu?

banner37

Kıbrıs müzakerelerinde, Türk tarafınca Türkiye vatandaşlarına ileride birleşik Kıbrıs’ta tanınması talep edilen dört özgürlüklerin, Garantilerle ilgili pozisyonların esnetilmesinde kullanılma ihtimali bulunuyor.

Dört özgürlükler garantilerde pazarlık unsuru mu?
banner99

ANALİZ - Emine DAVUT YİTMEN

Türk tarafı ve Türkiye, Birleşik Kıbrıs’ta Türkiye vatandaşlarının AB haklarından yararlanmasını istiyor. Bunlar malların, hizmetlerin, sermayenin ve kişilerin serbest dolaşımı, serbest yerleşim, serbest mülk edinme ve serbest çalışma olarak biliniyor.

Dört özgürlükler Cenevre’de de tartışıldı

Türk vatandaşlarına uygulanması istenen dört özgürlükler, Cenevre’de de beşli konferans öncesinde tartışılan konular arasında bulunuyordu.

Türk vatandaşlarına Birleşik Kıbrıs’ta Yunan vatandaşları ile eşit muamelenin nasıl yapılacağına dair düzenlemeler, Cenevre’deki görüşmeler sırasında ele alındı. Türkiye, kendi vatandaşlarının AB üyesi olsun olmasın, yeni kurulacak federal Kıbrıs’ta Yunanistan vatandaşlarının sahip olduğu haklara sahip olmasını talep ediyor.

Müzakere için yeterli yoğunluk bekleniyor

Türk vatandaşlarına dört özgürlük konusundaki taleple ilgili müzakerenin ilerletilmesi için yeterli yoğunluğa ulaşılması bekleniyor.

banner134

Sermayenin serbest dolaşımı ile ilgili AB, üçüncü ülkelere çok farklı bir uygulama yapmıyor. Serbest dolaşımda ise Türkiye-AB arasındaki vize serbestisi prosedürü ve gelişmeleri giriyor. Türkiye’deki terör olayları nedeniyle uygulama aşamasına şu ana kadar girilmedi. Serbest dolaşım ve yerleşme konularında, Rum tarafının birtakım soru işaretleri bulunuyor.

Serbest dolaşıma, Kıbrıs ve Türkiye arasında yapılacak olan ikili bir anlaşma temelinde izin verilmesi düşünülüyor. Bu durum, sadece Kıbrıs içerisinde geçerli olacak ve AB içerisinde dolaşım hakkı edinilemeyeceği şartı bulunacak.

Yerleşimde ise, Türkiye’den gelecek olan nüfusun yerleşiminde 4’e 1 oranında sınırlama getirilerek, Türkiye vatandaşlarının nüfus yapısını bozmaması amaçlanıyor. Çalışma izni konusunun merkezi hükümete bağlı olması da bekleniyor.

Ancak, AB vatandaşı olan Yunanlılara konulacak kotayla ilgili de sorunlar var. Bu konuda derogasyon (sapma) istenmesi halinde, Türk tarafının istediği daimi sapmalara karşı tutumdan vazgeçilmiş olunacağı endişesi var.

Siyasi kulislerde, Rum tarafının tüm bunlar sonuçlandırılmadan önce, özellikle garantiler konusunda görmek istediği şeyler çerçevesinde, kartlarını oynaması ihtimali bulunduğu konuşuluyor.

Rum tarafı kamuoyu önünde itiraz ediyor ancak arka planda talebi inceliyor

Öte yandan, Yunanistan ve Türkiye ilişkilerinde yaşanan gerginliğin ardından, Türk vatandaşlarına dört özgürlük talebinin kabul edilemeyeceği yönünde mesajlar, kamuoyuna net şekilde verilmeye başlandı.

Rum tarafı bu görüşüne dayanak olarak da Türkiye’nin söz konusu talebinin, AB Anlaşmalarına aykırı olması ve Kıbrıslı Türkler açısından olumsuzluk yaratabileceği noktalarını öne çıkarıyor.

Ancak, Rum tarafı konuyla ilgili her ne kadar kamuoyu önünde olumsuz mesaj verse de söz konusu talebin garantilerde pazarlık unsuru olarak kullanılabileceği ihtimalinden hareketle AB’li hukukçulardan görüş alıyor.

Bu bağlamda, Rum Müzakereci Andreas Mavroyannis, dört özgürlüğün Kıbrıs’taki Türkiye kökenliler için geçerli olması talebini, Avrupa Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker ve Hukuk Dairesi yetkilileriyle görüşmek üzere Brüksel’de bulunuyor.

Talat-Hristofyas döneminde dört özgürlük konuşuldu

İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Rum Yönetimi eski başkanlarından Dimitris Hristofyas’ın müzakere ettiği dönemde Türk vatandaşlarına uygulanacak olan dört özgürlük konusu da görüşülmüş ve Hristofyas bunu prensipte kabul etmişti.

Dört özgürlükler Rum halkının Türk kesimindeki, Türk halkının da Rum kesimindeki seçimlerde yüzde 20 oranında etkili olacak şekilde oy kullanması (çapraz oylama) şartına bağlanmıştı.

Türkiye’nin 19 Mayıs 2009 tarihinde AB’ye verdiği strateji belgesinde de “Yunanistan’ın ve Yunanların AB üyeliğinden doğan hakları olan AB’nin Dört Temel İlkesi olarak bilinen, insanların sermayenin, malların ve hizmetlerin serbest dolaşımı ve serbest yerleşimi dahil olmak üzere bütün haklara, Türkiye ve Türkiyeliler de Ada’nın bütünü üzerinde sahip olacaktır” şeklinde bir ibare bulunuyordu.

Annan Planı’nda Türk vatandaşları ile ilgili düzenlemeler

Annan Planı’nda Türk ve Yunan vatandaşlarına dair birtakım düzenlemeler bulunuyordu. Bu düzenlemeler, ülkeye girişi ve ikamet konularındaki uygulamaları içeriyordu. Buna göre:

“Yunan ve Türk vatandaşlarının ikamet hakları üzerindeki kısıtlamalar, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti Yunan ve Türk vatandaşlarına, ülkeye giriş ve ikamet hakları konusunda, AB kanununun ve AB Katılım Antlaşması'nın izin verdiği ölçüde eşit muamele yapacaktır.

Kuruluş Anlaşması’nın yürürlüğe girmesinin ardından: Kıbrıs Rum Devleti, kendi kurucu devlet iç vatandaşlığına sahip Kıbrıs vatandaşlarının 'u seviyesine kadar Yunan vatandaşına sürekli ikamet hakkı verebilecektir.

Kıbrıs Türk Devleti, kendi kurucu devlet iç vatandaşlığına sahip Kıbrıs vatandaşlarının 'u seviyesine kadar Türk vatandaşına sürekli ikamet hakkı verebilecektir.

Bundan sonra, ikamet hakkına sahip Yunan veya Türk vatandaşlarının sayısının ilgili kurucu devlet iç vatandaşlarının %5'i seviyesine ulaşmış olması halinde, daha fazla Yunan veya Türk vatandaşının Kıbrıs'a göç etmesine izin verilmeyecektir.

Bu sınırlamalar, yedi yıldan fazla kalmamaları şartıyla, tam zamanlı öğrencilere ve üniversitelerin geçici akademik personeline uygulanmayacaktır. Sürekli ikamet hakkı kazanan Yunan ve Türk vatandaşlarının siyasi hakları bulunmayacaktır. Bu kişilerin siyasi hak kullanabilmesi için, gerekli koşulları sağlayıp Kıbrıs vatandaşlığını ve ilgili kurucu devlet iç vatandaşlığını kazanması gerekecektir.”

Güncelleme Tarihi: 01 Şubat 2017, 09:19
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner104