“Döviz cinsinden ne varsa, TL’ye çevirmeye çalışıyoruz”

KIBRIS TV’ye konuşan Ekonomi ve Enerji Bakanı Özdil Nami, hükümetin döviz kuruna karşı aldığı tedbirler konusunda çalışmalarının hâlâ sürdüğünü vurguladı.

“Döviz cinsinden ne varsa, TL’ye  çevirmeye çalışıyoruz”
  • 14 Mayıs 2018, Pazartesi 8:56

Tünay MERTEKCİ

Ekonomi ve Enerji Bakanı Özdil Nami, hükümetin döviz cinsinden olan ne varsa Türk Lirası cinsine döndürmek için çaba harcadığını vurguladı. Döviz kurundaki yükselişe karşı hükümetin aldığı önlemleri hatırlatan Nami, bu konuda ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini belirtti.

Nami, ayrıca döviz kuru artışından dolayı ülkemiz piyasasının Euro cinsinden çok ucuzladığını belirtti.

Bu durumu Kıbrıslı Rum tüketiciye yansıtabilmenin önemine dikkat çeken Nami, Rumların sadece casino değil marketlerde de kredi kartı harcamaları olduğunu ifade etti. Nami, marketlerde Euro cinsinden fiyatların görünür kılınabileceğini ya da geçiş noktalarında broşür dağıtılması gibi şeylerle bilgilendirme yapılabileceğini belirterek piyasamızın Euro üzerinden ucuzlamasının piyasaya canlılık getirilebileceğini vurguladı.

KIBRIS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ali Baturay’ın KIBRIS TV’de sunduğu “Markaj” programına konuk olan Bakan Nami, ekonomik tedbirler, yeni projeler, limanların durumunu ve müzakerecilik döneminde yaşadıklarını anlattı.

Dışişleri Bakanlığı ve müzakerecilik görevinden sonra Ekonomi ve Enerji Bakanlığı görevini üstelenen Nami, ekonomik konulara yabancı olmadığını söyledi.

Bir dönem İş Adamları Derneği başkanlığı yaptığını, Kıbrıs Türk Ticaret Odası üyeliği bulunduğunu ifade eden Nami, ekonomi alanında elinden gelen çabayı göstermeye çalışacağını belirtti.  Ekonomi Bakanlığı’nda çalıştığı yelpazenin geniş olduğuna dikkat çeken Nami, “İyi oluyor. İnsanın sıkılmaya vakti olmuyor” dedi.

Kuru sabitlemek devletin elinde değil”

Ekonomi ve Enerji Bakanı Özdil Nami, döviz kurundaki yükselişe karşı hükümetin aldığı tedbirlere dikkat çekerek

halkın ana beklentilerinin bunlar olmadığının farkında olduklarını ifade etti.

Nami, esas noktanın döviz taksiti olanların aniden döviz yükselişinden dolayı harcayabilecekleri Türk Lirası miktarının azalması olduğuna işaret ederek borç taksitlerinde uygulanacak kur sabitlemesi imkânının devletin elinde olmadığını söyledi.

Alınan tedbirler dışında bir şey yapılması halinde büyük krizlerin ortaya çıkabileceğini ifade eden Nami, bankaların döviz mevduatına faiz verdiğini, topladıkları parayı da bir şekilde piyasaya yansıttıklarını belirtti.

Nami, hükümetin gelirlerinden fedakarlık yapmasının başka yerde bir harcama yapma kapasitesini daralttığını ifade ederek odak noktanın bugün ne yapılabileceği konusu olduğunu söyledi.

Hükümetin döviz artışına kayıtsız olmadığını ifade eden Nami, ellerinden geleni yapma çabası içinde olduklarını ifade etti.

“Bankaları batırırsınız”

Bankacıların ayakta durabilmesi için faiz girdisi sağlamaları gerektiğine dikkat çeken Nami, faiz girdisinin kısılması halinde bankaların batırılacağını belirtti.

Nami, “Bu çok muazzam bir sorun olur. Bunu yapmak mümkün değil. Bu, paranın çok süratli şekilde ülkeden kaçmasını tetikler” dedi.

Türkiye’den yapılan ithalatta azami ölçüde Türk Lirası faturalandırmanın nasıl hayata geçirilebileceğiyle ilgili çalışma yaptıklarını belirten Nami, limanlarda tüccarlardan alınan masrafın ilk belirlenen kur üzerinden ödenmesi; KIB-TEK’in abonelerinden döviz üzerinden aldığı bazı ücretlerin TL’ye çevrilmesini örnek gösterdi.

Nami, kendi bakanlığına bağlı Ticaret Dairesi’nin düzenli piyasa denetlemelerini yaptığını söyleyerek  “Hükümetin adımlarından oluşan maliyet düşüşünü ithalatçıların raflara da yansıtması gerekiyor” dedi.

“Yenilenebilir enerji için kablolu elektriğe bağlanmak şart”

Hükümet olarak kendilerinin önerilere açık olduklarını ifade eden Nami, kabloyla elektrik enerjisi konusuna da değindi.

Nami, yenilenebilir enerji konusu ile elektrik enerjisi konusunun farklı tartışılamayacağını söyledi.

Ülke olarak yenilenebilir enerjiden faydalanma kapasitemizin 70 megawatın üstüne çıkamadığını dile getiren Nami, bunun teknik bir konu olduğunu vurguladı.

“Klasik sistemde olan düzeni yüzde 15-20’si kadar en fazla bir yenilenebilir enerjiden sisteme elektrik verebiliyorsunuz, sistem kaldırmıyor” diyen Nami, bunun birçok teknik sebebi olduğunu söyledi.

Ülkede güneş enerjisinin çok daha fazla olduğuna değinen Nami, enerji kapasitemizin bu sistemi kaldıramayacağını ifade etti. Sistemin güneş enerjisinden ürettiğimiz elektriği depolama konusunda zayıf olduğunu belirten Nami, bazı yeni teknolojiler olduğunu fakat bunların yeterli olmadığını ve pahalı olduğunu vurguladı.

Kablolu elektrikle büyük sisteme bağlanmamızın şart olduğuna dikkat çeken Nami, bu çalışmayla yenilenebilir enerji üretiminin üst noktalara çekilebileceğini dile getirdi.

Nami, “Yenilenebilir güneş enerjisinin üst noktalara çıkabilmesi için kablolu elektrik enerjisini üst noktalara çekmemiz gerekiyor. Göreve geldiğimden beri bu konular önceliklerim arasında. Hükümet olarak 2 somut hedefimiz var. Birinci faturalarda ucuzlama, ikincisi ise enterkonnekte olunması. Enterkonnekte olunduğunda güneş enerjisinden istenildiği gibi faydalanabileceğiz” dedi.

“KIB-TEK ülkemizin gözbebeği”

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nun (KIB-TEK) ülkemizin gözbebeği olduğunu ifade eden Özdil Nami, “Bu kadar küçük bir memlekette devletin bu sektörde düzenleyici, denetleyici ve üretici rolünü muhafaza etmeye son derece ihtiyacımız var. Bu yüzden Kıb-Tek’in varlığını güçlendirerek geleceğe taşıyacağız. KIB-TEK, eskiden tahsilat sorunu nedeniyle nakit problemleri yaşadı. Akıllı sayaç sistemi kurumu o yükten kurtardı” dedi.

Nami, KIB-TEK’in şu an tahsilat anlamında Türkiye’den de iyi bir durumda olduğunu ifade etti.

“AKSA’nın da açılım yapabileceğini düşünüyorum”

Kalecik’te elektrik santralini çalıştıran AKSA’nın da açılım yapabileceğini düşünen Enerji Banakı Ödil Nami, “Geçmişte alınan kararları bugün değerlendirmek çok doğru değil. Maliyetleri olması gerekenden üst durumda tutan bir yapı var. Aşağıya çekilmesi lazımdı. AKSA yetkilileriyle görüştüm” dedi.

AKSA’dan alım garantimiz bulunduğuna işaret eden Nami, AKSA’yla sözleşme bittiğinde onu yenileme gibi bir perspektiflerinin olmadığını ifade etti. Nami, “Bizim perspektifimiz, güneş enerjisinden daha fazla yararlanmak, kabloyla Türkiye’ye bağlanmak ve maliyetleri aşağıya düşürmek temelindedir” şeklinde konuştu.

“Neden bu kadar ihmal edilmiş, anlamak mümkün değil”

Limanlardaki sorunlar ve projelerle ilgili de bilgi veren Nami, sadece serbest liman kısmının kendi bakanlığına bağlı olduğunu söyledi.

Nami, limanların neden bu kadar ihmal edildiğini anlamanın mümkün olmaıdğını belirterek hükümet programında da zaten yeni bir liman projesinin bulunduğunu ifade etti. Nami, Mağusa’daki limanı artık Mağusa’yla barışık bir hale getirmek hedefinde olduklarını söyledi.

Limasol’daki marinanın daha büyük ve güzelini Mağusa’da yapma imkânlarının olduğunu söyleyen Nami, “Bu konuda Türkiye’nin de tam desteği olacak. Konuyu Ankara’da gündeme getirdim ve her türlü teknik desteği vermeye hazırlar” şeklinde konuştu.

Gündemde bir de Tekno-Park projesi olduğuna değinen Bakan Nami, projeyle ilgili ODTÜ’nün de desteğe hazır olduğunu belirtti. Bu çalışmayla e-devlet projesinin tamamlanmış olacağını dile getiren Nami, “Tüm bunları bir araya getirdiğimizde önümüzdeki 4-5 yıl içinde gerçekten kabuk değiştirmiş bir KKTC ekonomisi yaratmak mümkün” dedi.

Nami, kamu reformunu da hayata geçirmek için çalıştıklarını belirtti.

 “Anastasiadis’i eleştiriler iş işten geçtikten sonra geldi”

Müzakerecilik döneminden söz eden Nami, kendisinden bir görev yapılması istendiğini ve bunu yerine getirdiğini ifade etti. Nami, görevden kaçan bir insan olmadığını vurguladı.

Kıbrıs sorunundaki sürecin Crans Montana'da yapılan Kıbrıs Konferansı’na taşınması sürecini anımsatan Nami, “Süreci Kıbrıs Konferansı’na taşıyabildik. Halkıma, vatanıma ve Kıbrıs’ın tamamına karşı görevimi yerine getirdim. Bunun verdiği manevi haz var” dedi.

Nami, adadaki iki toplumun birbiriyle tam bir barış sağlamadan, Kıbrıs sorunu dediğimiz sorunla yaşamasının büyük anomali olduğunu düşündüğünü ifade ederek Avrupa vizyonuna sahip, eğitimli ve medeni olan iki toplumun karşılıklı konuşarak sorunlarını çözebileceğine inandığını söyledi.

Müzakerecilik döneminde ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini ancak Rum Lider’in masayı terk ettiğini anımsatan Nami, “Siyasi iradenin kimde eksik olduğunu herkes biliyor. Gerçekten takım arkadaşlarım çok iyiydi, çok muazzam bir takım oluşturduk cumhurbaşkanlığında” dedi.

Nami, BM’nin de sürekli teyit ettiği durumdan söz ederek süreci sürükleyenin cumhurbaşkanı ve önderliğindeki Kıbrıs Türk müzakere heyeti olduğunu belirtti. O dönemde çözüm için Türkiye’nin tam desteğinin bulunduğunu ancak Rum tarafının tarihi bir şansı elinin tersiyle ittiğini ifade eden Nami, “Rum basınını takip ediyorum, birçok yazar Anastasiadis’i eleştiriyor. AKEL eleştiriyor ama bu eleştirilerini, baskılarını biz İsviçre’deyken yapmaları gerekirdi. İş işten geçtikten sonra değil” dedi.

Nami, şimdi ne olacağının net bir şekilde kurgulanamadığını belirterek sürece “sis perdesi” indiğini söyledi.

Nami, şöyle devam etti:

“Rum lider sürekli olarak ‘kaldığımız yerden müzakere etmeye başlayalım’ diyor. Kaldığımız yer İsviçre, Crans Montana’dır. Onu kastediyor sanırım. ‘Guterres ilkelerine bağlı olduğumuzu ilan edelim’ diyor. Ama ne zaman bitireceğini söylemiyor.  Biz, o dönem görüşmeleri, son aşamaya kadar getirdik. Aslında Crans Montana’dayken Rum Lider, ciddi şekilde bizimle oturup konuşsaydı sabaha bu işi bitirecek kadar ilerletmiştik meseleyi.

Şimdi Rum liderin ‘kaldığımız yerden devam edelim’ demesi bir anlam ifade etmiyor. Rum Lider, ‘geriye kalan konuları bitirmek için 3 aya ihtiyacımız var, kaldığımız yerden devam edelim’ dese kabul edilebilir olacak.

Olası referandumda Rum tarafı tekrar ‘hayır’ cevabı verirse, o zaman dünyada hiçbir güç sanırım tekrar bu federal çözüm ve referandum olaylarını halklara kabul ettiremez”.

“Rum liderler federal çözümü gerçek anlamda halka anlatmadı”

Çözüm olsa da olmasa da KKTC’nin ekonomisi ve sosyal yaşantısını çok daha iyi noktalara getirmesi gerektiğini ifade eden Nami, çözüm günü geldiğinde Kıbrıs Türk toplumunun orada hazır olacağını belirtti.

Müzakerelerin ucu açık olmasındaki nedeni sorgulayan Nami, şöyle dedi:

“Hiçbir Rum lider, gerçek anlamda müzakere edilen çerçevede, federal çözüm nediri halkına anlatmadı. Hep Türk tarafının retçi bir tavır sergileyeceğini varsaydılar. Türkiye’nin engelleyeceğini sandılar ve bir yerde zaten kopacak diye hesap ettiler. Özellikle Rum liderler, oradaki milliyetçi kesim ve kiliseden ürktükleri için halka gerçekleri anlatmadı. Gerçek güç paylaşımı, ortak karar verme, federal sistemlerde nasıl çalışır? Bunun eksikliği var.

Kıbrıs Konferansı’nda her şey bitmek üzereyken Rum tarafını panik havası sardı. Biz bunu nasıl anlatacağız halkımıza?  Dünya, Rum tarafına sürekli yanlış mesaj verdi”.

“Görüşmelerde sona gelindiğinde, dünya ilgi göstermeye başlıyor”

Crans Montana’daki son gece son ana kadar Rum tarafının işi koparmadan Kıbrıs Türk tarafıyla işi bağlayabileceklerini düşündüğünü dile getiren Nami, “Dış baskılar, telkinler, dış dünyanın bizimle doğrudan ilişkiye

girmesi, doğal gaz gibi konuları Rumların tekeline bırakmamaları gibi unsurlar devreye girerse, o zaman takvimi kabul etme noktasına ve sonuç odaklı müzakere noktasına gelirler” dedi.

Nami, şu an dünyanın karışık olduğuna dikkat çekerek Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesiminin olumlu yaklaşımına ihtiyaçları olduğunu belirtti.  Nami, “Kıbrıs meselesine dünyanın ne zaman ilgi gösterdiğine bakıldığında, biz bu işi çözdük, çözüyoruz havası çıktığında hepsi bir bir Kıbrıs’a gelmeye başladılar. Fotoğraf karelerinin içerisinde bizimle kol kola pozlar vermeye başladılar” şeklinde konuştu.

İşler sarpa sarmaya başladığında aniden tüm ülkelerin ortadan yok olduğunu ifade eden Nami, şöyle devam etti:

“Halbu ki, bizim ihtiyacımız bunun tam tersi. Yani sıkıntıda olduğumuzda gelip yardım etmeleri lazım. Dolayısıyla onlardan da fazla bir şey beklemek pek mümkün değil.  Umarım, Rum lider ne kadar büyük bir hata yaptığını ve Kıbrıs’taki gelecek nesillere yönelik ne kadar büyük suç işlediğini kendi başına algılar, anlar ve ben ne yaptım diye düşünür. Bu adayı birleştirebilecekken kesin bir bölünmeye doğru gidişatı Rum lider tetikledi. Bu yanlıştan derhal dönmesi gerekiyor”.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık