Döviz kabusu geri döndü

banner37

Türkiye’de, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin tekrarlanması kararının ardından TL, döviz karşısında hızla değer kaybetmeye başladı. Dövizin bir anda tavan yapması, iğneden ipliğe her şeyin dövize endeksli olduğu KKTC’yi fena vuracağa benziyor. Ekonomistlere göre bu durum, ülkeye, pahalılık ve yüksek enflasyon olarak yansıyacak

Döviz kabusu  geri döndü
banner90

Ceren ÖZBİL

   Türkiye’de, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin tekrarlanması kararının ardından döviz karşısında hızla değer kaybetmeye başlayan Türk Lirası(TL), yeniden kabus dolu günlerin geleceğine işaret ediyor.

   Özellikle iğneden ipliğe her şeyin dövize endeksli olduğu KKTC’de, dövizdeki ani fırlayış, önümüzdeki günlerde ve haftalarda, ülkede pahalılık ve yüksek enflasyonun habercisi olarak görülüyor.

   Dövizin hızlı yükselişi karşısında hiç de iç açıcı bir tablo çizmeyen ekonomistler, KKTC için acil kriz masası ve önlemler öneriyor. Ayrıca piyasaya derhal sıcak para akışının sağlanması için Türkiye ile ekonomik protokolün imzalanmasının acil ihtiyaç olduğunun altını çiziyor.

   Önceki gece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin iptal kararının hemen ardından piyasalar allak bullak oldu.

   TL, Euro, dolar ve sterlin karşısında hızlı bir düşüşe geçti. Dün sabah itibarıyla dolar 6, sterlin ise 8TL’nin üzerine çıktı. Euro da TL karşısında 7 liraya kadar dayandı.

   Televizyon ekranlarına kilitlenen vatandaşlar, siyasi gelişmeleri adım adım izlerken, döviz kurlarının hızlı hareketleri karşısında ecel terleri dökmeye başladı.

   Yaklaşık bir yıl önce döviz canavarının pençesinde çok kötü bir dönem geçiren vatandaşlar, yeniden aynı akıbeti yaşamak istemiyor. Dövizdeki yükseliş, pahalılık ve yüksek enflasyon olarak halkın üzerine kabus gibi çökmüştü. Üstelik bu dönemde piyasayı rahatlatacak sıcak para akışından yoksun kalan hükümet de bazı önlemler almaya çalışmış ancak yiyecekten içeceğe, giyimden akaryakıt ve elektrik fiyatlarına kadar hemen hiçbir emtianın fiyat artışına “dur” diyememişti.

Türkiye’den çok KKTC etkilenecek

   KIBRIS Gazetesi’ne konuşan ekonomistler, TL’nin, dolar, sterlin ve Euro karşısındaki değer kaybıyla ilgili olumlu bir tablo çizemedi.

   Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Okan Veli Şafaklı, TL’nin, dolar, sterlin ve Euro karşısındaki değer kaybının, Türkiye’den çok KKTC’yi etkileyeceğini söyledi ve tedbir almak için hükümetin acil olarak reformları harekete geçirip, Türkiye ile olan protokolü imzalaması gerektiğini söyledi.

   Ekonomist Göksel Saydam da Şafaklı’yla aynı görüşü paylaşarak, TL’nin değer kaybının, KKTC’yi Türkiye’den daha çok etkileyeceğine dikkat çekti ve hem devlet yetkililerinin, hem de vatandaşların, bu durumdan en az seviyede etkilenmek için önlem alması gerektiğini vurguladı.

Şafaklı: Geçici bir durum

   LAÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Okan Veli Şafaklı, TL’nin, döviz karşısındaki şu andaki değer kaybının geçici bir durum olduğunu savundu.

   TL’nin değer kaybının, Türkiye’deki Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin tekrarlanmasına yönelik kararından kaynakladığını kaydeden Şafaklı, “Bunun dışında Uluslararası Değerlendirme Kurulu’nun, Türkiye’nin notunu düşürmesi ve politik olaylar da etkenler arasındadır” dedi.

   Belirsizlik nedeniyle yabancı yatırımcının Türkiye’den uzaklaştığını ifade eden Şafaklı, bu durumun geçici olduğunu düşündüğünü ancak geçici derken de dövizin, TL karşısında düşeceği anlamında da olmadığını belirtti.

“KKTC’yi kötü günler bekliyor”

   TL’nin döviz karşısındaki değer kaybından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Türkiye’ye oranla daha çok etkileneceğini belirten Şafaklı, TL’nin değer kaybı ile birlikte, akaryakıtın yeniden zamlanacağını ve marketlere de pahalılık geleceğini ifade etti.

banner9
   Şafaklı, zaten maaşların ödenmesi için bile devletin özel sektörden borçlanmaya gitmek zorunda kaldığını ifade etti ve bu durumun da ülkedeki yatırımların azalmasına ve hayat refahının düşmesine neden olacağını söyledi.  

“Reformlar için harekete geçilmeli”

   Şafaklı, ülkede siyasilere düşen görevin gerek kamuda, gerek yerel yönetimlerde, gerek trafikte, gerekse de çevre konusunda reformları hayata geçirmek olduğunu bildirdi.

   Bir an önce Türkiye ile protokolün imzalanması gerektiğini kaydeden Şafaklı, siyasilerin birbirlerine karşı intikam duygusu ile hareket etmeyi bırakması gerektiğini ifade etti.

Saydam: Birçok nedeni var

   Ekonomist Göksel Saydam da, TL’nin döviz karşısındaki değer kaybının başlıca nedenleri arasında Çin ile Rusya ekonomisinde yükselme ve Türkiye’deki Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçiminin tekrarlanması kararı olduğunu anlattı.

   Saydam ayrıca Uluslararası Değerlendirme Örgütü’nün de Türkiye’nin notunu düşürdüğünü belirtti ve şöyle konuştu:

   “Tüm bunlar Türk Lirası’nın döviz karşısında değer kaybetmesine neden oldu. YSK’nın aldığı kararla da yatırımcıların Türkiye’ye olan güveni sarsıldı. Zaten bu karar alınır alınmaz döviz fırlamaya başladı. Bu, ülkeye duyulan güvenle alakalıdır”.

“Dövizin yükselişine karşı bir şey yapamayız ancak bazı tedbirlerle ülkedeki durumu kontrol edebiliriz”

   Saydam, Kuzey Kıbrıs olarak TL’nin döviz karşısındaki değer kaybı konusunda yapacak bir şeyimiz olmadığını ancak bazı tedbirlerle vatandaşın alım gücünü kontrol edebileceğimizi söyledi.

   Temel gıda ve temel tüketim maddelerinin fiyatlarının artmamasının sağlanması gerektiğini ifade eden Saydam, döviz fırtınasının şu an Kıbrıs’ı etkilemediği fakat birkaç gün sonra etkilemeye başlayacağını vurguladı.

   Göksel Saydam, “Acil olarak bir kriz masası oluşturulmalı ve bunu oluşturmak için hiç beklenilmemelidir. Ülke ekonomisi daha çok ithalata dayalıdır ve bu nedenle, bu durumdan etkilenmemiz kaçınılmazdır. Türkiye daha önce yaşanan krizde tedbir alma yoluna gitti ve bu bir nebze olsun etkili oldu. TL değer kazanmaya başladı.   Ancak bizde yine zamlanan fiyatlarda bir düşüş olmadı. Bu düşüş fonlara yansıtıldı.

   Bir ülkenin ekonomisi için en önemli olan konu dolaylı ve dolaysız vergilerdir. Dolaylı vergiler KDV ve fonlar için kesilen vergi türleridir. Dolaysız vergiler ise şahıslardan direkt alınan vergilerdir. Bunun ayrımının iyi yapılması lazım”.

“Halk da kendi tedbirini almalı”

   Saydam, halkın da kendi tedbirini alma yoluna gitmesi gerektiğini söyledi ve eğer tatil ve çok yüksek fiyatlı ürün alma planları varsa bunları iptal etmelerini önerdi.

  Sürecin geçmesi için 23 Haziran’ın beklenmesi gerektiğini kaydeden Saydam, “23 Haziran’dan sonra hep birlikte göreceğiz” dedi.

“Sıcak para akışı sağlanmalı”

   Göksel Saydam, ayrıca piyasaya sıcak para akışının sağlanması gerektiğini söyledi ve protokolün imzalanmaması nedeniyle de henüz piyasaya sıcak para akışının gerçekleşmediğini belirtti.

   Yatırımların yapılması, iş sahalarının açılması için bu protokolün gerekli olduğunu ifade eden Saydam, ülkedeki turizm ve eğitim sektörünün bile yavaşladığını söyledi.

Güncelleme Tarihi: 08 Mayıs 2019, 09:31
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner108

banner107

banner88

banner96