Eğitimde fırsat eşitsizliği pandemide daha da arttı

banner37

Eğitim uzmanlarına göre, ülkemizdeki eğitim sistemi öğrenciler arasında fırsat eşitsizliğine yol açıyor. Maddi durumu iyi olan ailelerin çocukları her türlü eğitim imkanına sahip olabiliyorken, durumu kötü olan ailelerin çocukları ise bu imkanlara erişemiyor. Sorun, pandemi döneminde daha da hissedilir oldu

Eğitimde fırsat eşitsizliği pandemide daha da arttı
banner99

Ahmet  UÇAR

“EŞİTSİZLİK İLKOKUL DÖNEMİNDE BAŞLIYOR”… KKTC Milli Eğitim Yasası’nın 10. Maddesi’ne göre “Toplum bireylerine, eğitim görmede fırsat ve olanak eşitliği sağlanması” gerekirken, ne yazık ki gerçek hayatta eşitsizlik yaşanıyor. Eğitim Programları ve Öğretim Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Kemal Akkan Batman, ilkokul 3. sınıfa gelen öğrencilerin kolejlerde okuyabilmesi için etüt, dershane ve özel okullara gitmesi gerektiğini, bunun da yaklaşık 18 bin TL masrafa yol açtığını belirterek, maddi durumu iyi olmayan ailelerin, bu koşulları çocuklarına sağlayamadığına dikkat çekti

PANDEMİ EŞİTSİZLİĞİ ARTIRDI… Öğrenciler arasında yaşanan fırsat eşitsizliği, pandemi sürecinde etkisini daha çok gösterdi. Batman, pandemi sürecinde dershanelerin eğitimlere çevrimiçi olarak devam ettiğini, hatta okulların kapalı olduğu dönemde dershanelerin açık olduğunu hatırlatarak, buralara gidemeyen öğrencilerin ise böyle bir eğitimden geçmediğini belirtti. Kimi öğrencinin sahip olduğu ya da olamadığı teknolojik olanaklar bağlamında bilgiye ulaşmada yaşadığı veya yaşamadığı sorunlar nedeniyle de ayrıca bir fırsat eşitsizliğinin olduğunun altını çizen Eğitim Bilimci ve Kıbrıs Eğitim Araştırmaları Birliği (KEAB) Başkanı Salih Sarpten ise fırsat eşitsizliğinin katlanarak arttığını vurguladı

Ülkemizdeki eğitim sisteminin öğrenciler arasında fırsat eşitsizliğine yol açtığı, pandeminin bunu daha da artırdığı belirtildi.

Eğitim uzmanlarına göre, maddi durumları iyi olan ailelerin çocukları, ilkokul döneminden başlamak üzere dershane, etüt, özel okul gibi olanaklara rahatlıkla ulaşabiliyorken, maddi açıdan yetersiz olan ailelerin çocukları ise ne yazık ki bu imkanlara erişemiyor.

KKTC Milli Eğitim Yasası’nın 6. Maddesi’nde “Her yurttaş, hiçbir ayırım gözetilmeksizin öğrenim ve

eğitim hakkına sahiptir” ve 10. Maddesi’nde ise “Toplum bireylerine, eğitim görmede fırsat ve olanak

eşitliği sağlanır” şeklinde ifadeler geçse, de bu eşitlik ne yazık ki sağlanamıyor.

KIBRIS, eğitimde yaşanan fırsat eşitsizliği, bu konuda atılması gereken adımlar ve pandemi sürecinin üniversite sınavlarına hazırlanan öğrencilere etkisi konularında uzman görüşüne başvurdu.

Eğitim Programları ve Öğretim Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Kemal Akkan Batman, fırsat eşitsizliğinin ilkokul sıralarından başladığını belirterek, ilkokul 3. sınıfa gelen öğrencilerin kolejlerde okuyabilmesi için etüt, dershane ve özel okullara gitmesi gerektiğini, bunun da yaklaşık 18 bin TL masrafa yol açtığını kaydetti. Batman, maddi durumu iyi olmayan ailelerin bu koşulları çocuklarına sağlayamadığına dikkat çekti.

Eğitim Bilimci ve Kıbrıs Eğitim Araştırmaları Birliği (KEAB) Başkanı Salih Sarpten ise eğitimde fırsat eşitsizliğinin en çok eleştiri alan konulardan birisi olduğunu dile getirerek, bu sorunun gün geçtikçe katlanarak büyüdüğünün altını çizdi.

Batman: Eğitim sistemi fırsat eşitsizliğine yol açıyor

Eğitim Programları ve Öğretim Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Kemal Akkan Batman, fırsat eşitsizliğinin eğitimdeki en büyük sorun olduğunu belirterek, hem Kuzey Kıbrıs’ta, hem de Türkiye’de bu sorunun yaşanmakta olduğunu kaydetti.

Okul sisteminin sanayi toplumundan önce ortaya çıktığını dile getiren Batman, sanayi toplumundan sonra ise okullarda işçi yetiştirilmeye çalışıldığını ifade etti.

Batman, 1990’lı yıllardan önce alt tabakadaki ailelerin çocuklarının eğitimle yukarıya sıçrayabildiğini anımsatarak, günümüzde ise bu durumun söz konusu olmadığına işaret etti.

Eğitimdeki fırsat eşitsizliğinin ilkokul sıralarında kolej eğitimiyle başladığına dikkat çeken Batman, ilkokul 4. sınıfa gelen bir öğrencinin kolej okullarında okuyabilmesi için etüt ve dershanelere gitmesi gerektiğini, bunun da 18 bin TL civarlarında bir masrafa yol açtığının altını çizdi.

Batman, aynı öğrencinin ilkokul 5. sınıfta da bu süreçten geçmesi gerektiği üzerinde durarak, maliyetin 36 bin TL’ye çıktığını anlattı.

Çocukların sadece dershaneye giderek kolej okullarını kazanamayacağına dikkat çeken Batman, dershane yanında özel ders de alan öğrencilerin koleji daha çok kazanabildiğini söyledi.

Batman, mevcut eğitim sistemiyle alt tabakadaki ailelerin çocuklarının nitelikli eğitime ulaşamadığına vurgu yaparak, öğrenci seçen ve eleyen bir sistemin bulunduğunu, ‘Olanağın yoksa koleje giremezsin’ mesajı verildiğini belirtti.

banner134
Alt tabakadaki ailelerin çocuklarının zihinsel bir sorundan dolayı değil sadece o olanaklara sahip olmadığı için kolej okullarına giremediğini kaydeden Batman, nitelikli eğitime ulaşamadıklarını yineledi.

Batman, üniversite sınavlarına gelindiğinde ise tüm bu aşamalardan geçen maddi durumu iyi olan öğrencilerin Türkiye’deki ve Avrupa’daki kaliteli okulların sınavlarında başarılı olabildiğini ifade ederek, diğer ailelerin çocuklarının ise çeşitli sorunlar yaşadığına işaret etti.

Bu durumun çocukların değil mevcut eğitim sisteminin suçu olduğuna dikkat çeken Batman, devletin sosyal devlet anlayışının gereği olarak bu fırsat eşitsizliğini ortadan kaldıracak girişimlerde bulunması gerektiğinin altını çizdi.

Batman, öğrenciler arasındaki fırsat eşitsizliğini giderebilmek için maddi durumu iyi olmayan ailelerin çocuklarına kontenjanların açılması veya bursların verilmesi gerektiğini bildirdi.

Milli Eğitim Yasası’nın birçok yerinde öğrencilerin eşit fırsatlara sahip olması yönünde maddelerin bulunduğunu bildiren Batman, şöyle devam etti:

“Dış ülkelerin birinde öğrencilere çek dağıtıyorlar. Bu çekler sadece eğitim ve kültür- sanat alanında kullanılabiliniyor. Ülkemizde de ilkokulda 3. Sınıftan itibaren öğrencilere böyle olanaklar sağlanmalı. Sosyo- ekonomik olarak iyi durumda olmayan aileler tespit edilmeli, onların çocuklarına burslar verilmeli. Eğer böyle girişimlerde bulunulmazsa bu durumun önüne geçilemez”.

Batman, pandemi sürecinde dershanelerin eğitimlere çevrimiçi olarak devam ettiğini, hatta okulların kapalı olduğu dönemde dershanelerin açık olduğunu hatırlatarak, buralara gidemeyen öğrencilerin ise böyle bir eğitimden geçmediğini belirtti.

Yüz yüze eğitimin olması durumunda dershanelere gidemeyen öğrencilerin öğretmenleri tarafından üniversite sınavları için yönlendirilebileceklerini söyleyen Batman, ancak böyle bir imkanın da bulunmadığını kaydetti.

Batman, alt tabakadaki ailelerin çocuklarının pandemiden önce de dezavantajlı olduğunu dile getirerek, bu süreçte fırsat eşitsizliğinin daha da arttığını açıkladı.

Sarpten: Eğitimde fırsat eşitsizliği katlanarak artıyor

Eğitim Bilimci ve Kıbrıs Eğitim Araştırmaları Birliği (KEAB) Başkanı Salih Sarpten, eğitim sistemimizin en çok eleştiri alan yanlarından birisinin de eğitimde fırsat eşitsizliğinin varlığı olduğunu belirterek, her geçen gün bu eşitsizliğin katlanarak arttığını kaydetti.

Yükseköğretime giriş için birçok ülkede merkezi sınavlar yapılmakta olduğunu dile getiren Sarpten, ancak ne yazık ki merkezi yerleştirmenin sadece Türkiye Cumhuriyeti’nde kalan ve pek de pedagojik olmayan bir uygulama olduğunu ifade etti.

Sarpten, yükseköğretime girişin şu anki durumda olduğu gibi sıralama sınavı sonuçlarına göre değil, yeterlilik üzerine kurulması gerektiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

“Başka bir ifadeyle söyleyecek olursam, öğrencinin, herhangi bir yükseköğretim programına kabulü, kağıt üzerindeki sınav notuna göre değil, öğrencinin sahip olduğu yabancı dil, özel yetenek, projelerde yer alıp-almadığı, ortaöğretim kademesindeki sosyal, akademik, sanatsal ve sportif başarıları gibi yeterlikleri dikkate alan bir anlayışı içeren yükseköğretime giriş mekanizması kurulamadığı müddetçe bu fırsat eşitsizliği yaşanmaya ve koşullar zorlaştıkça da bu eşitsizlik derinleşmeye devam edecektir”.

Pandemi sürecinin eğitimi ciddi anlamda olumsuz etkilediğine dikkat çeken Sarpten,  olumsuzluğun sadece üniversite sınavına hazırlanan öğrencileri değil, her kademedeki öğrencileri etkilediğini vurguladı.

Sarpten, bu etkinin sadece akademik becerileri yeterli düzeyde alamama ile sınırlı kalmadığını söyleyerek, öğrencilerin psikolojilerini ve pedagojik gelişimlerini de ciddi anlamda yaraladığını açıkladı.

Kimi öğrencinin sahip olduğu ya da olamadığı teknolojik olanaklar bağlamında bilgiye ulaşma yollarında yaşadığı veya yaşamadığı sorunlar nedeniyle de ayrıca bir fırsat eşitsizliğinin yaşandığının altını çizen Sarpten, “öğrencilerin kademeler arasındaki geçişleri de dahil olma üzere tüm eğitim dönemini kapsayan bütünlüklü bir anlayışla hazırlanmış eğitimde reform nitelikli dönüşümlere, öğrencilerin kaliteli eğitime ulaşmadaki fırsat eşitliğini güçlendirecek anlamlı uygulamalara ivedilikle ihtiyaç vardır” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75