Ekmek kavgasındayız

banner37

Devrimci Genel-İş Başkanı Naşit, Büyükkonuk Belediyesi’nde 4 maaş geriliği olan üyelerin hakları için ne gerekirse yapılacağını söyledi. KIBRIS’a konuşan belediye çalışanları, haklarını istediklerini söyledi:

banner87
Ekmek kavgasındayız
banner90
banner99

Ayşe BULUT


   Devrimci İşçi Sendikaları Federasyonu’na bağlı Devrimci Genel İş Sendikası, Büyükkonuk Belediyesi’nde çalışanların yaklaşık 4 aydır maaş alamamaları ve bütçenin şeffaf olmadığı gerekçesiyle süresiz grev başlattı.

Eylemciler belediye önünde çadır kurdu. Eyleme 55 personel destek verdi, 12 çalışan ise katılmadı.

Süresiz grev boyunca, belediye personeli cenaze gibi acil ve insani hizmetleri yapacak.

KIBRIS’a konuşan çalışanlar haklarını istediklerini ifade ederek “Biz ekmek kavgasındayız. Çocuklarımızı okula ve hastalarımızı doktora götüremiyoruz. Paramız yok hakkımız olanı da vermiyorlar” dedi.

DEV-İŞ Genel Başkanı Koral Aşam, 4 aydır maaş alamayan çalışanların artık dayanacak güçleri kalmadığını ifade ederek sorunun en kısa sürede çözülmesi gerektiğini vurguladı.
   Belediye Başkanı Ahmet Sennaroğlu’nun süresiz greve ilişkin “gerekirse dışarıdan hizmet alırım” sözüne atıfta bulunan Aşam, bunun grev yasasına aykırı olduğunu ifade etti ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nı göreve çağırdı.

Belediyenin şu anda Aralık, 13. Maaş, Ocak ve Şubat maaşları geriliği bulunuyor. Bununla birlikte Toplu İş Sözleşmesi’nden kaynaklanan Bayramlık, Öğrenim Yardımı vb. sosyal haklarla birlikte şu anda belediyenin personele 1.3 milyon TL civarında borcu bulunuyor.
 

Naşit: Tavrımız net

Devrimci Genel-İş Sendikası Genel Başkanı Ömer Naşit, “4 maaş geriliği olan üyelerin hakları için ne gerekirse yapılacaktır. Belediyenin geleceği nedir görmek istiyoruz” dedi.
   Naşit yaptığı yazılı açıklamada, yaşanan süreçleri anlattı.
   “Sendikamız 2013 yılının Aralık ayında yetkili sendika olmuştur” diyen Naşit, “Asgari Ücret ve asgari ücrete yakın maaş alan ve Kıdem Tazminatı hakkı, iş güvencesi hakkı kaldırılmış olarak bulduğumuz personelin haklarını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında ki Uzlaştırma Kurulu yolu ile maaşları 47/2010 sayılı yasa kapsamına, kıdem tazminatı ve iş güvencesini yeniden tesis ederek Büyükkonuk Belediyesi eski Başkanı Sn. Sezai Sezen ile Toplu İş Sözleşmesi imza altına alınmıştır” dedi.
   Naşit şöyle devam etti:
   “Sn. Ahmet Sennaroğlu ile de 2014-2017 yıllarını kapsayan dönemlerde 47/2010 sayılı Göç Yasası dediğimiz yasa kapsamında olmayan eski personelde dahil olmak üzere yaptıkları işlere ve çalıştıkları yıllar bazında düzenlemeler yapılmıştır. Sendikamız Büyükkonuk Belediyesi gerçeklerini göz önünde bulundurarak ve yine çalışanlardan aldığı onay ile 2011 önce ve 2011 sonrası personele de 47/2010 sayılı yasa kapsamında bulunan işçi baremlerine intibak ettiğini belirtmek isterim.
   2018 yılında ekonomik zorluklar baş göstermesi ile birlikte Belediye Başkanı ile görüşmeler yaşanmış ve o görüşmeler ve yine personelimizin onayı alınarak yüzde 40’lık fedakarlık içeren protokol imzalanmıştır.
   Sendikamız Devrimci Genel-İş için en öncelikli hedef çalışanın refahını çalıştığı işyerinin bulunduğu ekonomik koşulları da dikkate alarak maksimum faydaya ulaşabilmektir. Büyükkonuk Belediyesi’nde de diğer tüm işyerlerimizde de hep bu prensibi kendimize hedef edindik. 2019 yılının ilk üç ayında gerçekleşen fedakarlık sürecinden sonra belediye yine düze çıkmamış ve bu noktada çeşitli dönemlerde personelin maaş ve diğer haklarında gecikmeler yaşanmış ve bunun sonucunda geçtiğimiz yaz aylarında 7 günlük bir grev sürecimiz daha gerçekleşmiştir.”
   Belediyenin ekonomik sıkıntıya girdiği ilk günden içinde bulunulan bugüne kadar sendikanın tavrının çok net olduğunu kaydeden Naşit, sendikanın çalışandan “fedakarlık” istenen her işyerinde olduğu gibi hesapların, gelir-gider dengesinin açık bir şekilde önüne konmasını, belediyenin hesapları konusundaki iddiaların açıklığa kavuşturulması için tüm hesapların kendilerine ve/veya meclis üyelerine sunulmasını istediğini ifade etti.
   Ömer Naşit, bu hesaplardan yapılacak inceleme ile belediyenin gelir-gider dengesinin kurulması için o şartlarda personelin üzerine düşen fedakarlıktan kaçınmayacağını belirttiklerini de vurguladı.

 

1.3 milyon TL borç


   Naşit şöyle devam etti:
   “Hal böyle iken, hiçbir zaman bu taleplerimiz yerine getirilmedi. Bizlerin ötesinde aynı talepte bulunan Meclis üyeleri de bu konuda tatminkar bir cevap alamadığı için bütçeye onay vermemiş durumdadır. Belediyenin şu anda Aralık, 13. Maaş, Ocak ve Şubat maaşları geriliği vardır. Bununla birlikte Toplu İş Sözleşmesinden kaynak Bayramlık, Öğrenim Yardımı vb. sosyal haklarla birlikte şu anda personele 1.3 milyon TL civarında borç bulunmaktadır. Belediye Yönetimi 2019 yılında Nisan ayından Aralık ayına kadar itibaren çalışanların sigorta ve ihtiyat sandıklarını gerçek maaşları üzerinden değil, neredeyse asgari ücret üzerinden yapılmıştır. Bu konu tespitine mukabil sendikamız hemen gerekli devlet kurumlarına şikayette bulunmuş ve bunun tespiti ile birlikte ki “teknik hata” olarak adlandırılan bu durumun aslında bilinçli bir şekilde yapıldığını da herkesin malumunda olmuştur. Bu beyanların düzeltilmesi ile birlikte Ocak ve Şubat devlet katkıları bu farklara kesilmiş ve 2 aydır Belediyeye devlet katkısı gelmemektedir. Bu iki katkıdan yapılan kesintilerle birlikte Belediye’nin bankalarda bulunan borçlarının taksitleri yatırılamamış olup önümüzdeki iki aylık devlet katkısının da banka borçlarına gidecektir. Dolayısıyla Mart ve Nisan devlet katkılarından da neredeyse belediye kasasına herhangi bir giriş olamayacaktır.
   Tüm bu süreç içerisinde herhangi bir yasal dayanağı olmayan ve tek taraflı olarak yapılmak istenen işten durdurma kararı sendika ile bir protokol imzalanmış ve buna mukabil durdurma gerçekleşmiş gibi göstermeye çalışmak da Başkan’ın sendikamız ile iletişimini koparan örneklerden biri olmuştur. Süreç bizim haklılığımızı ortaya koymuş ve zaten durmamış olan 14 arkadaşımızda bugün işlerinin başındadırlar.
   Bütçe geçer geçmez 540 bin TL gelecek söylemi yeni bir borçlanma talebinden başka bir şey değildir. Tıpkı 2019 Mart ayının maaşlarını ödemek için alınan 2019 13.Maaş devlet katkısının avans alınması gibi, 2020 13.maaş ödeneğinin avans olarak alınması ile 440 bin TL’lik gelir ile belediyenin önümüzdeki 13.maaş ödeneğini şimdiden kullanılması istenmektedir.  Burada belediyenin bütçesi geçer geçmez alacağı tek gerçekçi rakam 100 bin TL’dir. Bu rakamda 1.3 milyon TL alacağı olan personel için devede kulak demektir.”
   “Kendi partililerinin bile tepki koyduğu bir durumda Sn. Başka’na tavsiyemiz suçu başkasında aramaktansa kendisini sorgulamasıdır” diyen Naşit, “DEV-İŞ’in örgütlü bulunduğu 10 belediyede 6 CTP’li 2 UBP’li 2 de Bağımsız belediye başkanlarımız bulunmaktadır. Belediyelerde yaşanan genel maddi sorunlara rağmen Büyükkonuk dışında maaş geriliği olan herhangi bir belediyemiz bulunmamaktadır. Bizler yetkili sendika olarak bulunduğumuz belediyelerin başarılı olmasından ancak gurur ve onur duyarız, mutlu oluruz. Bizler için emeğin değerini savunmak ve çalışanın refahını artırmaktan başka bir siyaset yoktur” dedi.

 

Süresiz grev ile ilgili toplantı

Sendika olarak belediye başkanı ile son görüşme taleplerinin 20.02.2020 tarihli Belediye Başkanı’nın yazılı cevabıyla bütçe geçmesinden sonraki döneme aktarıldığını kaydeden Naşit şöyle devam etti:
   “Sendikamız Belediye Personeli ile süresiz grev süreci ile ilgili 10 gün içerisinde 3’üncü toplantısını yapmıştır. Yapılan toplantılar sonucunda süresiz greve çıkmak isteyenlerin imza ile bu isteklerini belirtmesini, çoğunluğun vereceği karara azınlığın uyacağı buna uymayanların ise sendikanın kararına uymamış olacağı konuşulmuştur. Tüm bu konuşulanlar sonucunda bugün gelinen noktada çoğunluk arkadaş süresiz grevden yana tavır koymuş ve sendikası ile birlikte hareket edeceğini belirtmiştir. Burada sendikamızın isteği ise tüm personelin greve saygı duymasıdır.
   Umuyoruz ki Sn. Başkan, çalışanların sendikanın ilan ettiği greve katılmaması için uğraştığı kadar belediyenin düze çıkması adına da uğraşır ve en kısa zamanda Büyükkonuk Belediyesi’nin yeniden ayağa kalktığını görmekten mutluluk duyacağımızı belirtmek isterim.
   Sn. Başkan greve çıkılması halinde personelin ödenip ödenemeyeceğini hatta ödenecekse kendisinin de greve çıkacağından bahsetmiştir. Öncelikle DEV-İŞ’in Büyükkonuk Belediyesi özelinde herhangi bir grev fonu olmaması sebebiyle grevde maaş ödemesi yapılamayacağını dürüstçe çalışanlarına belirtmiştir. DEV-İŞ üyelerinden topladığı aidatlarla kendini var eden bir sendikadır. Kendisinin de saygı ile bahsettiği eski başkanımız Mehmet Seyis’de olmak üzere birçok saygı değer sendikacı zaman zaman DEV-İŞ’te asgari ücret ile çalışırken de sendikacılık yaptığını belirtmek isterim. Kendi kafasında nasıl bir DEV-İŞ hayal ettiğini bilemesem de bağımsız murakıp tarafından denetlenen, her sene sendikalar mukayyidine teslim ettiğimiz, genel kurulumuzda oy birliği ile aklanan her kuruşunun hesabını yaptığımız sendika hesaplarının da seve seve kendisine gösterebileceğimizi belirtirken, 2016 Ağustos ayından beri çalışandan sendikası için kesilen check-off sistemi ile sendikaya ödenmesi gereken sendika aidatlarını gasp ettiğini ve bu konuda da yasal haklarımız için başvurduğumuzu bir kez daha kamuoyu önünde kendisine hatırlatmak isteriz.”

 

Sorumlu davranış


   DEV-İŞ olarak hep sorumlu davrandıklarını, bundan sonra da ciddiyetlerini DEV-İŞ’in ilkeleri ve sınıf sendikacılığı temelinde korumaya devam edeceklerini belirten Ömer Naşit, “Sn. Başkan, 1 saat boyunca yaptığınız sosyal medya seslenişinde kendiniz hariç herkesi hedef göstererek kendinizde yarattığınız gerginliği tüm bölgeye yaymaya çalışıyorsunuz. Büyükkonuk beldesini geren ve bölen sizin bu saldırgan tavrınızdır. “1 maaş dahi ödeyemezsem giderim” lafı size aittir. Çalışanın 4 maaş almadığı ve 2 maaşını da alamayacağı gözüken ve tünelin ucunda ışık olamayan bir durumda sendikası ile süresiz greve çıkması kadar doğal bir durum yoktur” ifadelerini kullandı.
   “Belde insanının acil ve/veya cenaze gibi insani durumlarında hizmetinin aksamayacağını bildirmek isterim” diyen Naşit şöyle devam etti:
   “DEV-İŞ olarak bizlerin tek istediği 4 maaş geride olan çalışanlarımızın evlerine ekmek götürmesidir. Tüm belde insanı ve kamuoyundan isteğim, bırakın 4 maaşı 1 maaşın 10 gün geciktiğinde bile alt üst olan aile bütçesi ile bu zor şartlar altında bulunan Büyükkonuk Belediyesi emekçileri ile empati yapmasıdır. Sn. Başkan lütfen belediyenin hesaplarını tüm kamuoyunun bilgisine getirin. Şeffaf bir şekilde belediyenin gelir ve gider kalemlerini açıklayın, bu yaşananların tek sebebi personelin göç yasasında ki en düşük barem tablosundan çektiği maaşlarsa eğer bizler fedakarlık yapmaya hazırız. Peki bu oluşan durumun sebebi bütçedeki sizlerin hatalı harcamalarınızla ilgili iddiaların doğru çıkması durumunda sizin bu konudaki tavrınızı kamuoyuna açıklamanızı bekliyoruz. 1976 yılından beri sınıf sendikacılığı temelinde ödemediği bedel kalmayan DEV-İŞ’in 4 maaş geriliği olan üyelerinin haklarını için ne gerekirse yapacaktır, yapmaya da devam edecektir. Sizin bize dönük olarak savurduğunuz tehditler geçmişte birçok işveren tarafından da yapılmıştır. O işverenlerin isimleri tarih olup hatırlanmazken DEV-İŞ 44 yıldır dimdik ayaktadır, ve unutulmamalıdır ki “mücadele edenler her zaman kazanamazlar ancak kazananlar her zaman mücadele edenlerdir.”

 

Çalışanlar ne dedi? Çalışanlar ne dedi? Çalışanlar ne dedi?
 

Ali Yiğit:
   “Maaşlarımızı alamıyoruz. Açız. Maaşlarımızı alamadığımız için eylem yapıyoruz. Bizim politik bir beklentimiz ya da eylemimiz yoktur. Personel emeklerinin karşılığı olan maaşlarını almak için eylem yapıyor.”

Cemil Sönmez:
   “2006 yılından beri Büyükkonuk Belediyesi’nde memur olarak çalışmaktayım. Bu son durumlardan dolayı dershaneyi ödeyemediğim için oğlumu aldım, küçük oğlumu kreşe gönderiyordum onu da almak zorunda kaldım çünkü kreş parasını ödeyemiyorum. 4 aydır evimize ekmek götüremiyoruz. Marketler de bize artık borç bir şey vermiyor. Halimiz çok kötü bir an önce gereken yapılsın ve bu olayın bir an önce çözüme kavuşsun.”

 

Cebrail Akıllıoğlu:
   “2009 yılından beri belediyede çalışmaktayım. 4 aydır evimize ekmek götüremiyoruz. Geçen gün çocuğum hasta oldu doktora götürecek para bulamadım. Bu sorunun bir an önce çözüme kavuşmasını bekliyoruz. Çünkü elektriğimizi ödeyemiyoruz, marketler bize veresiye vermiyor, gerçekten çok güç durumdayız yetkililer artık sesimizi duysun ve bize yardımcı olsun.”

 

Güneş Barışsal:
   “2009 yılından beri belediyede çalışıyorum. Bu başkanı biz getirdik bu makama her şey daha güzel olacak diye bizi eski durumlardan daha da kötü duruma düşürdü. Başkandan ricamız, lütfen artık çizmesini giyip, mandırasına dönmesidir. Evimize ekmek götüremiyoruz geçinebilmek için ailemizden ve borçlanarak geçinmeye çalışıyoruz. Bizim kavgamız ekmek kavgasıdır.”

 

Erhan Cihangir:
   “Grev nedenimiz maaşlarımızı alamadığımızdan dolayıdır. Geçen hafta bir uyarı eylemi yaptık hiçbir değişiklik olmadığı için artık süresiz grev başlattık. Elektrik parasını ödeyemiyoruz. Bazı arkadaşlarımızın elektriği kesildi. Evimize hiç bir şey alamıyoruz. Hastamız oluyor doktora götürecek paramız yok. İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars’a seslenmek istiyorum. Yaşadıklarımızı görüyor, duyuyor musunuz yoksa Cumhurbaşkanı seçimleri var diye onlarla mı ilgileniyorsunuz? Bizim sigortalarımızı evrak sahteleyerek 8 ay boyunca düşükten yatırdılar, hiç birinizin gıkı çıkmıyor.”

Ahmet Dursun:
   “İçişleri Bakanımıza bir şeyler söylemek istiyorum. Seçimde bu ülkeyi yönetmeye talip olduklarında manifesto diye açıkladıkları hiçbir şeyi bu güne kadar yerine getirmedikleri gibi Büyükkonuk Belediyesi özelinde diğer belediyelerle birlikte birçok belediyede sorun olmasına rağmen görmezden geldiler. İçişleri Bakanı’nın belediyelerde bunca sorun varken açıklama yapmaması çok üzücü. Aslında birçok belediyede problemler var ama diğerlerinin tam olarak ne olduğunu bilmediğimiz için kendi özelimizden bahsedebiliriz.”

Mehmet Bulduk (Büyükkonuk Belediyesi Meclis Üyesi)
  
“2018 yılında göreve geldik. Belediye başkanı sosyal medyada meclis üyelerini bütçeyi onaylamadığımız için eleştiriler yapıyor. Bütçeye onaya vermememizin nedeni ne partizanlık ne de art niyettir. Bize kendi şeffaf olmadığı için biz onay vermiyoruz. Karavan alanından alınan karavan paralarının belediyeye tümünün yatmadığını fark ettik. Öte yandan birçok bankalarda olan hesapların ne olduğunu sorduğumuzda bize hiçbir bilgi vermedi. Belediye çalışanlarının 4 maaş geriliğinin olmaması gerekiyor. Çünkü belediyede para olması gerekirken para ortada yok.”

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75