banner6

Ekonomi depremini durdurun!

banner37

İş dünyası, seçim sonra işbaşına gelecek hükümetten, istikrar ve ekonomideki kötü gidişata “dur” demesini bekliyor

Ekonomi depremini durdurun!
banner150 banner150 banner151 banner152

Eniz ORAKCIOĞLU

Ülkemizde yaşanan derin ekonomik kriz giderek daha da büyürken, pahalılığın katmerlenerek her geçen artması, en çok da halkı canından bezdiriyor. Vatandaşlar, giderek yoksullaşmanın kötü kaderini yaşarken, iş insanları da benzer sorunlarla boğuşuyor.

23 Ocak’ta yapılacak erken genel seçimden sonra iş başına gelecek hükümetten en büyük beklenti de ekonomideki kötü gidişatın önüne geçmek. Pandemi kaynaklı sağlıkta yaşanan sorunlar da en üst sırada bulunuyor.

İş insanları, yeni kurulacak hükümetten beklentilerini KIBRIS’a anlattı.

İş dünyası en başta istikrarlı bir hükümet istiyor ve bu hükümetin, ekonomideki ve sağlıktaki sorunları çözmesini bekliyor.

Tulga: Gün, gerçek sorunlara, gerçek müdahale günüdür

Esnaf ve Zanaatkarlar Odası (KTEZO)Genel Koordinatörü Hürrem Tulga, odanın, ekonomik krizden çıkış için kısa ve orta vadede alması gereken bir öneri listesi bulunduğunu anlatarak, bunu, KIBRIS okuyucuları ile paylaştı.

Tulga, ekonominin yıllardır yapısal sorunlardan dolayı kronik sıkıntı içerisinde olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

“Dönemsel olarak kendini sıkıntılarla beraber döndürebilmiş olsa da, son 12-13 yıldır reel olarak, ya yerinde saymakta, ya da gittikçe gerilemektedir.

Cari olarak şişkin görülen ekonomik göstergeler,  sabit fiyatlarla değerlendirildiğinde, sürdürülemez bir yapıdadır.

Bu çürük temel, Covid ve TL devalüasyonunun yarattığı yüksek enflasyon sebebiyle de tamamen yıkılmıştır.

Hükümet edenlerin meseleyi sadece finansal bir kriz olarak ele alması ve olayı devlet giderlerinin finanse edilmesi için kaynak gereksinimi noktasında değerlendirmesi, bu yıkımın boyutlarını daha da arttıracaktır”.

  “Gün, gerçek sorunlara, gerçek müdahale günüdür” diyen Tulga, ekonomik kaynakların, bu müdahaleleri başarıya ulaştıracak, bu süreçte ortaya çıkabilecek sıkıntıları aşabilme amaçlı kullanılmasının hedeflenmesi gerektiğine dikkat çekti.

“Harçlar, vergiler artırılmamalı ya da cüzi miktarda artırılmalı”

Ocak ayı başında harçların ya hiç arttırılmaması, ya da çok düşük bir seviyede, enflasyonun altında yapılması gerektiğine dikkat çeken Tulga, belediyelerden kaynaklanan küçük işletmelere yönelik harç ve vergilerin de sabit kalması, ya da cüzi miktarda arttırılması gerektiğinin altını çizdi.

Tulga, alınabilecek diğer tedbirleri de şöyle sıraladı:

“Başta vakıflar olmak üzere, devletten kiralanan tüm işletmelerin kiraları TL’ye çevrilmeli ve krizin aşıldığı resmen ilan edilene dek, anlamlı oranda düşürülmelidir.

Kayıt dışılığa engel olunmalıdır.

Yurtdışından ithal edilen mallar üzerinden alınan vergiler daha düşük bir kur seviyesinden hesaplanarak alınmalı, ya da Türk Lirası’na çevrilerek yıllık olarak sabit bir miktarda tutulmalıdır”.

“Devlet, ciddi bir tasarrufa gitmeli, gereksiz harcamalardan uzaklaşmalıdır” diyen Tulga, engelli, dul, yetim, sosyal yardım alanlar ve benzeri kesimlere verilen maaş ve desteklerin derhal arttırılması gerektiğini söyledi.

Tulga, tarımsal üretimde girdi maliyetlerinin çok yükseldiğini, bu sorunun, üretici ve tüketiciyi aynı anda koruyacak bir formülle çözülmesi gerektiğini kaydetti.

Tulga, Covid sürecinde faiz destekli kredi programları ile desteklenen küçük ve orta boy işletmelerin, ötelenen borçlarının ödeme noktasında ekonomide henüz toparlanma emareleri yeterince görünmediği için işletmelerin ciddi sıkıntıya girdiğini, bu alanda işletmeleri rahatlatacak ek önlemlere ihtiyaç olduğunu söyledi.

“Bu önlemlerin başında borçların yeni bir yasa ile yeniden yapılandırılması da var” diyen Tulga, ülkede yeni bir Faiz Yasası’nın çıkarılması ve bileşik faiz soygununa derhal son verilmesi gerektiğini belirtti.

Tulga, önlemler arasındaki diğer maddelerin bazılarının başlıklarını da şöyle sıraladı:

“Mesleki eğitim ciddi biçimde desteklenmeli.

Yerli istihdamı özendirmek için oluşturulan fon, Covid önlemleri ile neredeyse sıfırlanmıştır. Bu fonun ve uygulamaların canlandırılması için mali destek sağlanmalıdır.

Yabancı işçi getirme noktasında ciddi ihtiyaç analizleri yapılmalı, ülkedeki sektörler korunmalıdır”.

Kamacıoğlu: En başta istikrarlı bir hükümet istiyoruz

Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) Başkanı Ali Kamacıoğlu, yeni kurulacak hükümetin, en başta “istikrarlı bir hükümet” olmasını beklediklerini, sonrasında, üretimin devlet politikası haline getirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Kamacıoğlu, ekonomik kalkınmanın, ancak üretim ve sanayi ile mümkün olabileceğine işaret ederek, bunun devlet politikası haline getirilmesi, değişen hükümetler ile popülizm adına kalkınma modelinin değiştirilmesinin önüne geçilmesi gerektiğini belirtti.

Yeni oluşacak hükümetten beklentileri madde madde sıralayan Kamacıoğlu, tüm sanayicilerin finansmana erişimine destek olunması gerektiğine dikkat çekti; şunları söyledi:

“Sanayicimizin hammadde tedarik sıkıntısının çözülmesinin yanında, sanayi bölgelerinin düzenlenmesi ile sanayicinin çalışma verimliliğinin artırılmasını önemlidir.

Sanayi sektörü ihracatının artırılması hedeflenmeli, sanayi şirketlerimizin sürdürülebilir rekabet gücü ve yetkinliklerini artırarak, Kıbrıs Türk sanayisinin uluslararası standartlarda üretim yapmasını sağlamak gerekmektedir”.

Sanayinin rekabet edebilirliğinin yükseltilmesi ve ürün kalitesinin artırılması için girdi maliyetlerinin düşürülmesinin şart olduğuna işaret eden Kamacıoğlu, personel girdi maliyetlerinin da azaltılmasını talep etti.

Kamacıoğlu, yerli üretimin geliştirilmesi için desteğin yanı sıra kamu – özel işbirliği projelerinin geliştirilmesinin de hükümetten beklentileri arasında olduğunu söyledi.

Kamacıoğlu, kayıt dışılıkla mücadele ve daha adil vergi sistemi kurulmasının sağlanmasının da büyük önemi olduğunu vurgulayarak, “Üretim standartları, teknoloji seviyesi ve inovasyon geliştirilmeli, bürokrasi azaltılmalı ve e-devlet projeleri hızlandırılmalıdır. Bilanço affı/barışı sağlanmalıdır” şeklinde konuştu.

“Makine – ekipman alımlarında mali düzenlemeler yapılmalıdır” diyen Kamacıoğlu, sanayi sektöründe yatırım indiriminin düzenlenmesi, sanayide kooperatifleşme/kümelenmenin desteklenmesi gerektiğini kaydetti.

Kamacıoğlu, tarımsal üretimin de desteklenmesinin beklentileri içerisinde olduğundan bahsederek, sanayicinin, istihdam sorunlarının çözümü için çalışmalar beklediklerini de ekledi.

Deniz: En büyük beklentimiz yapısal reformlar

Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO)Başkanı Turgay Deniz, kurulacak hükümettin en başta uzun soluklu bir hükümet olmasını beklediklerinin altını çizerek, ufukta, yine bir koalisyon hükümeti görüldüğünü ama sayının 26-27’lerde değil, en azından 30 olmasını umduklarını kaydetti.

Deniz, en büyük beklentileri içerisinde yapısal reformların cesaretle ele alınarak hayata geçirilmesi olduğuna dikkat çekerek, e-devletin de bir an önce tamamlanması gerektiğinin altını çizdi.

Artık siyasetle ekonominin iç içe girdiğini söyleyen Deniz,  ekonominin önündeki engelin de siyaset olduğuna vurgu yaptı.

Deniz, pandemi ile doğan ve büyüyen sıkıntıların ortada olduğuna işaret ederek, bu sıkıntıların en büyük sebebinin yapısal reformları hayata geçirmemek olduğunu belirtti.

“E-devlet ve yapısal reform olmazsa olmazımızdır” diyen Deniz, kamu reformu, vergi reformu ve bunları ek olarak sağlıkta ve eğitimde de reformlara ihtiyaç olduğunu kaydetti.

Mamülcü: Ülkeye sıcak para gelmesini sağlamak gerek

Kıbrıs Türk İş İnsanları Derneği (İŞAD) Yönetim Kurulu Başkanı Enver Mamülcü, yeni kurulacak hükümetten beklentileri ile ilgili “Aynı yöntemle farklı sonuç elde edilmez” diyerek, söze başladı.

Mamülcü, başlıca beklentilerinin, sağlıkta ve ekonomide sorunları çözmek üzere odaklanan ve çalışan bir hükümet modeli olduğunu ifade etti.

Mamülcü, sağlıkta her gün sorunların biraz daha büyüdüğünü ve oluşan sıkıntıların ekonomiye yansıdığını kaydederek, alışverişin azalması, durması ve fiyatların artma sebebinin bir noktada sağlığa dayandığını belirtti.

  Döviz bazlı bir ekonomiye bağlı olmamız sebebiyle her şeyin ateş pahası olduğuna dikkat çeken Mamülcü, yeni kurulacak hükümetin yapacağı çalışmalar arasında, dövize endeksli ürünleri minimum maliyete düşürmek olduğunu söyledi.

Mamülcü, yapılacaklar arasında gümrük vergilerini düzenlemek ve döviz olan girdileri Türk Lirası’na çevirmek olduğunu belirterek, ülkeye sıcak para girişini sağlamanın da ekonomi için çok önemli olduğunun altını çizdi.

Güney Kıbrıs’tan ülkemize akışın daha fazla sağlanması, aynı şekilde deniz ve hava yolu girişlerinin de kolaylaştırılması gerektiğini vurgulayarak, bunun, ülkeye girecek sıcak para için gerekli olduğunu ifade etti.

Mamülcü, sıcak paranın akışını sağlamak için özellikle ülkeye gelen paradan vergi alınmaması ve “nerden buldun” noktasında sorgulanmaması olduğunu işaret ederek, Güney Kıbrıs’ın bu yöntemle ülkeyi finans merkezine çevirip ekonomisini toparladığına dikkat çekti.

“Yapacak çok iş var” diyen Mamülcü, ülkeye daha çok turist gelmesini sağlamak ve Ercan Havalimanı’na gelen uçak şirketi sayısını artırmak gerektiğini vurguladı.

banner350 banner343
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110