banner6

Ekonomi için ciddi uyarı!

banner37

Ocakta genel, haziranda da yerel seçimlerin yapılacağı önümüzdeki yılın ilk yarısının çok ciddi bir bölümü seçim yasaklarıyla geçecek. Ekonomistler, 2022’den fazla bir şey beklemiyor ancak hükümetin yasaklar dışında kalacak süreyi çok iyi değerlendirmesi gerektiğini vurguluyor

Ekonomi için ciddi uyarı!
banner8

“ZAMAN DOĞRU DEĞERLENDİRİLMELİ”… Maliye eski bakanlarından Kamu Maliyesi Uzmanı Zeren Mungan, hedeflenen erken genel seçimin ardından göreve gelecek hükümetin yerel seçim için devreye girecek seçim yasaklarına kadar olan sürede çalışmalara başlaması için bir ya da iki ayı olacağından söz ederek, bu sürenin iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Mungan “Oluşturulan hükümetin ardından Türkiye ile gerçekçi, uygulanabilir protokollerin hayata geçirilmesi gerekiyor. Ayrıca bir dönüşüm hükümeti beklentim var” dedi.

“KISA, ORTA VE UZUN VADELİ PROGRAMLAR YAPILMALI”… Ekonomist Göksel Saydam, genel seçimin ardından yerel seçim olacağını hatırlattı ve burada artık çok sağlam, kısa, orta ve uzun vadeli plan yapılması gerektiğini vurguladı. Bu programın da meclisten oybirliği ve konsensüsle geçmesi gerektiğini kaydeden Saydam, “Seçim yasağı da devreye girse, o pusuladan şaşılmaması gerekir. 2022 kayıp sene olacak” şeklinde konuştu.

“İCRAAT YAPMA ŞANSI YOK”… Ekonomist Erdal Güryay, seçim yasakları döneminde fazla bir icraat yapma şansı olmayacağını ifade ederek bunun alınması gereken birçok kararın gecikmesine neden olabileceğini belirtti. Güryay, erken seçimden sonra bir hükümetin kurulacağını ve bu hükümetin de kurulup rutin işleri yapacağını ifade ederek aciliyet gerektiren sorunların çözümünde pürüz çıkabileceğini söyledi.

Ceren ÖZBİL


 Ülkede 2022, seçimler yılı olacak gibi görünüyor. Peş peşe iki seçimi barındıracak 2022 yılının ilk yarısının, “yasaklar” nedeniyle “kayıp yıl” olacağı değerlendiriliyor.


 Ocak 2022’de yapılması hedeflenen genel seçimlerin ardından haziran ayında da yerel seçimler var. 


Bu durumda 2022 yılının ciddi bir bölümünün seçim yasakları ile geçeceği ortada.


Seçim yasaklarının ülke ekonomisini olumsuz etkilememesi için hem şu anki, hem de seçimden sonra
  kurulacak hükümetin seçim yasakları dışında kalacak süreyi doğru değerlendirmesi büyük önem taşıyor.


Konuyla ilgili KIBRIS Gazetesi’ne konuşan maliye eski bakanlarından Kamu Maliyesi Uzmanı Zeren Mungan, ekonomist Göksel Saydam ve ekonomist Erdal Güryay değerlendirmede bulundu.


Mungan, seçim yasaklarına kadar olan sürenin verimli kullanılması, Saydam, mecliste oybirliği ile kısa, orta ve uzun vadeli planlar yapılması ve Güryay da seçim barajının yükseltilerek, partileri bir ya da iki vekille parlamentoya girmesinin önüne geçilip, daha kalıcı koalisyonlar kurulabilmesi gerektiğini söyledi.

Mungan: Seçim yılları sıkıntılı dönemler


Maliye eski bakanlarından Kamu Maliyesi Uzmanı Zeren Mungan, seçim yıllarının sıkıntılı dönemler olduğundan söz etti ve seçim öncesinin, hükümette olan partilerin haliyle çok verimli olmadığı dönemler olduğunu belirtti. Kısa süre içerisinde yapılabilecek işlerin oldukça sınırlı olduğunu ifade eden Mungan, yakın zamanda yaşananların da herkesin bilincinde olduğunu söyledi. Mungan, “Sıkıntılı bir süreç geçirdik. Hem ülke içerisinde ekonominin ve bütçenin yönetimi ile ilgili, hem de Türkiye ile olan ilişkiler ve Türkiye ile yapılan protokolün yönetilmesi ile ilgili sıkıntılar yaşadık. Türkiye’den ekonomimiz için gerekli kaynakların gelişinde sıkıntılar oldu. Türkiye ile yapılan protokoller tam olarak uygulanamadı ve bununla birlikte Türkiye’den gelmesi öngörülen kaynaklar da yeterli düzeyde gelemedi” dedi.

“Seçim yasaklarına kadar olan sürenin verimli kullanılması gerekiyor”

banner134


Pandeminin yarattığı, ayrıca ülkedeki yönetsel sorunlar ve bunların hepsinin birleşerek yarattığı sorunlarla gerçekten oldukça zor bir dönem geçirildiğinden söz eden Zeren Mungan, şöyle konuştu: “Şimdi yeni bir hükümet oluşturuldu. Yapılan açıklamalarda seçim hükümeti olduğu belirtildi. Erken seçim tarihi de henüz kesinleşmedi. Seçim tarihi henüz belirlenmediği ve seçim yasakları da henüz başlamadığı için ülkeyi sıkıntılı bir süreç bekliyor. Bu dönemi mevcut hükümetin çok doğru yönetmesi gerekiyor.


Tüm kesimlerle temas halinde kısa vadede yapılacak işlerin doğru planlanarak acil konularda bir takım çıkışların yakalanması gerekiyor. İnşallah seçim yasaklarına kadar yanlış bir takım adımlar atılmaz.


Toplumda yalnızca belirli kesimlere, ya da belirli kişilere avantaj sağlayacak uygulamalardan kaçınılır. Toplumun tüm kesimlerini kucaklayıcı adımlar atılır. Ancak çok umutlu olduğumu da söyleyemem.


Bildiğiniz gibi ciddi reformlar, toplumsal dönüşümler için bir sürece ihtiyaç var. Bunun içinde seçimin bir an önce tamamlanması, seçim hükümetinin kurulması ve uzun soluklu bir hükümet kurulmasına ihtiyaç var.

 Oluşturulan hükümetin ardından da Türkiye ile gerçekçi, uygulanabilir protokollerin hayata geçirilmesi gerekiyor.Bir dönüşüm hükümeti beklentim var.Ülkede dönüşüm sağlayabilecek bir hükümet yapısının hayat bulmasını bekliyorum. Ben de bir vatandaş olarak bekliyorum.”

“Genel seçimle yerel seçim arasındaki süreyi iyi değerlendirmek gerek”


Hedeflenen erken genel seçimin ardından göreve gelecek hükümetin yerel seçim için devreye girecek seçim yasaklarına kadar olan sürede çalışmalara başlaması için bir ya da iki ayı olacağından söz eden Mungan, şöyle devam etti:


“Halkın oylarıyla bir yapının oluşması gerekiyor. Yaşanan süreçler ortadadır. Keşke ardı ardına bir seçim oluşmasaydı. Ama maalesef hayatın gerçekleri böyle… Ocak ayında bir seçim beklentisi var. Ocak sonuna kadar bu süreç tamamlanacak. Şubat ayı yine yeni hükümetin kurulma çalışmalarıyla devam edecek.

Yani kurulacak hükümetin yerel seçimin için devreye girecek seçim yasaklarına kadar bir ya da iki aylık bir süresi olacak. İnşallah ileriye yönelik hedefleri olan bir hükümet yapısı oluşur. Bu yapı içerisinde yerel seçimleri de popülist bir yapı içerisinde değerlendirmeden, ülkedeki reform hareketlerini dönüşüm hareketlerini hayata geçirecek bir yapı oluşur. Bu yapı içerisinde de yerel seçimler tamamlanır. Yerel yönetimlere de bu dönüşüm yapısı yansır. O şekilde yerel yönetimlerde de ciddi bir dönüşüm yakalanır diye umut ediyorum.


Yerel yönetimler de ülkemiz için çok önemlidir. Yerel yönetim, yerinden yönetimdir ve yerel yönetimler, daha etkin, yani merkezi hükümetin yaptığı işleri de üzerine alan daha geniş kapsamlı faaliyetlerin yapıldığı alanlar olarak düzenlenmelidir.


Bu süreçleri hep birlikte yaşayacağız. Vatandaş olarak da oyumuzu kullanırken bu süreçlerin doğru yönetilmesini düşünerek oylarımızı kullanmalıyız. En azından mutlaka ve mutlaka gidip seçimde oyumuzu kullanarak doğru gördüğümüz siyasetçilerin görev almasını sağlamalıyız”.

Saydam: Şu an hazırlanan hükümet programı uygulanamayacak


Ekonomist Göksel Saydam, 23 Ocak’ta seçim olacağının konuşulduğunu söyledi ve bu durumda da şu anda hazırlanan hükümet programının çok çok azının uygulanabileceğini belirtti.


Bu programın başarılı olacağını tahmin etmediğini kaydeden Saydam, şunları kaydetti:


“Seçimler ocak ayı sonunda bitecek, şubat ayı, hükümet kurma çalışmalarıyla geçecek, ardından hükümet kurulacak. Geriye mart ayı kalacak. Peki martta hangi hükümet oturup da yeni bir program yapacak? Bu hükümet, Türkiye ile yapacağı protokole uyacağının garantisini veriyor mu? Türkiye, taahhüt ettiği paranın sadece yüzde 29’unu verdi. Bunun nedeni de Cumhurbaşkanlığı seçiminde desteklediği adayın kazanması içindi.


Bu şimdi yapılan hükümet programı, ‘Anayasa’da hükümet programı okunur’ denildiği içindir.”

Genel seçimin ardından yerel seçim olacağından söz eden Göksel Saydam, burada artık çok sağlam, kısa, orta ve uzun vadeli plan yapılması gerektiğini vurguladı. Bu programın da meclisten oybirliği ve konsensüsle geçmesi gerektiğini kaydeden Saydam, “Seçim yasağı da devreye girse, o pusuladan şaşılmaması gerekir. Bu sene kayıp sene olacak” dedi.


Ülkede belirsizliğin hat safhada olduğunu söyleyen Saydam, şunları anlattı:


“Bir yandan Covid belası, diğer yandan dövizin fırlaması çok ciddi bir sorundur. Belirsizlik hat safhadadır.Bu işten en zararlı çıkan da dar ve sabit gelirlilerdir. Bu sene çok zor bir yıl olacak. Geçen yıl geçmişin biraz mirasını yedik ve borçlandık. Borç miktarı da çok fazladır. Bütün kalemler yüzde 19 artırıldı. Tek yapılan budur. Bu yılın bütçe açığı nasıl kapanacak?”

Güryay: Seçim yasakları döneminde fazla bir icraat şansı olmaz


Ekonomist Erdal Güryay, hükümet kim olursa, seçim yasakları döneminde fazla bir icraat yapma şansı olmayacağını ifade etti ve bunun alınması gereken birçok kararın gecikmesine neden olabileceğini belirtti.

Güryay, sonuçta seçimden sonra bir hükümetin kurulacağını ve bu hükümetin de kurulup rutin işleri yapacağını kaydetti ancak aciliyet gerektiren sorunların çözümünde pürüz çıkabileceğini ifade etti.


Ayrıca seçimden sonra nasıl bir hükümet modelinin de ortaya çıkacağının önemli olduğuna dikkat çeken Erdal Güryay, şöyle dedi:


“Barajın çok düşük olması küçük partilerin de bir, ya da iki kişi olarak meclise girmesine olanak sağlıyor. Bu partilerle kurulacak hükümetlerde yine mecliste bir kilitlenme olabilir. Barajın yükseltilmesi gerekiyor ki bir, ya da iki kişiden ibaret partiler meclise girmesin. Zaten partilerin görüşleri arasında da çok ciddi bir fark yok. Böylece koalisyonlar da daha sağlam olur, bir kişinin istifası ile koalisyon bozulmaz.”

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner104